Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 47. ayet

Mü'minûn suresi, 47. ayet. فَقَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ

feḳâlû enü'minü libeşerayni miŝlinâ veḳavmühümâ lenâ `âbidûn.

Diyanet İşleri

Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 44–50 · surenin 47. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 44

    Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  2. Mü'minûn 45–46

    (45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

  3. 47

    Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

  4. Mü'minûn 48

    Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

  5. Mü'minûn 49

    Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  6. Mü'minûn 50

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Kibirlenerek, serserice ve kıt akıllıları sakındırıp onlara batılı hak gibi göstererek “dediler ki: Kavimleri” İsrailoğulları “bize kul-köle iken” çeşitli ağır ve zor işleri yaptırmak sûreti ile kavimlerini kendimize köleleştirdiğimiz “bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?” Bu, tıpkı onlardan öncekilerin sözleri gibidir. Küfürde kalpleri birbirine benzeştiğinden dolayı söz ve davranışları da birbirine benzemiştir. Yüce Allah’ın bu iki peygambere risaleti vermek lütfunu da inkâr etmişlerdir. Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Oğullarınızı boğazlayıp kızlarınızı sağ bırakmakla size azabın en kötüsünü tattıran Firavun hanedanından sizi kurtardığımız zamanı hatırlayın. Bu, sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan idi.” (el-Bakara, 2/49) Biz kendilerine uyulan kimseler iken nasıl bunlara uyarız? Ve nasıl bunlar bizim başımız, başkanlarımız olurlar? Nûh kavminin söylediği şu sözler de onların sözlerini andırmaktadır: “Sana mı iman edelim! Tabilerin sıradan kimseler iken?” (eş-Şuara, 26/11); “Ve içimizden ancak ayak takımı kimselerin işin başından düşünmeden sana tâbi olduklarını görüyoruz.” (Hud, 11/27) Bilindiği gibi bu tür sözlerin hiçbiri, hakkı çürütmek için yeterli değildir. Bunlar bir yalanlama ve inatla söylenmiş sözlerden ibarettir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Onların bize üstün olacakları bir meziyetleri olmadığı ve kavimleri (İsrailoğulları) de bize boyun eğip itaat eden kimseler olduğu halde bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" dediler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَقَالُوٓا۟ fekalu dediler kök: قول
  2. أَنُؤْمِنُ enu'minu inanacak mıyız? kök: امن
  3. لِبَشَرَيْنِ libeşerayni şu iki insana kök: بشر
  4. مِثْلِنَا mislina bizim gibi kök: مثل
  5. وَقَوْمُهُمَا vekavmuhuma iki adamın kavmi kök: قوم
  6. لَنَا lena bize
  7. عَـٰبِدُونَ aabidune kölelik ederken kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar şöyle demişlerdi: "Toplumları bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki insana inanır mıyız hiç!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili bkz. Mü'minûn 23:24, dipnot 4.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar dediler ki; "Ne yani, o ikisinin kavmi bizim kölelerimiz olduğu halde, biz bizim gibi iki ölümlü insana mı inanalım?"

Muhammed Esed

Nitekim şöyle dediler: "Soydaşları bizim kölelerimiz olduğu halde, bizim gibi ölümlü olan bu iki insana mı inanacağız yani?"

Ahmed Hulusi

Hatta şöyle dediler: "Onların halkı bize kulluk ederken, bizim benzerimiz olan iki beşere mi iman edeceğiz?"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."

Ali Özek ve heyeti

Bu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken, bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" demişlerdi.

Ali Rıza Safa

Şöyle dediler: "Onların toplumu bize hizmet ederken, bizler gibi iki insanoğluna mı inanacağız?"

Bayraktar Bayraklı

Bu yüzden dediler ki: "Kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki adama inanır mıyız?"

Edip Yüksel

"O ikisinin halkı bize kölelik ederken şimdi biz tutup bizim gibi iki insanı mı onaylayalım" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O ikisinin halkı bize kölelik ederken şimdi biz tutup bizim gibi iki insana mı inanalım,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için: "Biz kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi bu iki insana inanır mıyız?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için biz, dediler, bizim gibi iki beşere iyman mı ederiz? Halbuki onların kavmi bize kulluk ediyor

Erhan Aktaş

Sonra da: "Bizden farkı olmayan, üstelik halkı da bize kulluk eden bu iki beşere mi inanacağız?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra da: "Bizden farkı olmayan, üstelik halkı da bize kulluk eden bu iki beşere mi inanacağız?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra da: "Bizden farkı olmayan, üstelik halkı da bize kulluk eden bu iki insana mı inanacağız?" dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacakmışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."

Hasan Basri Çantay

Onun için dediler ki: "Kavmleri bize kulluk edib dururlarken bizim gibi iki beşere iman mı edecek misiz"?

İbni Kesir

Bu yüzden dediler ki: Kavimleri bize kulluk edip dururken, bizim gibi şu iki insana mı inanacağız?

Mehmet Alagaş

(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken, bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" demişlerdi.

Süleyman Ateş

"Şu iki adamın kavmi bize kölelik ederken, şimdi biz kalkıp bizim gibi iki insana mı inanacağız?" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Şöyle dediler: "Tıpkı bizim gibi beşer olan şu iki kişiye mi inanacağız! Üstelik bunların kavmi bize kölelik ediyor."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki; "Hem bizim gibi birer insan hem de toplumları kölelerimiz olan şu iki kişiye mi inanacağız?"

Şaban Britch

Dediler ki: Bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz, üstelik onların kavmi de bize ibadet ederken?

Şaban Piriş

-Biz dediler; bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz, üstelik onların kavmi de bize kulluk ederken?!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Kendilerine bağlı toplum bize kulluk, kölelik ederken, biz kalkıp bizim gibi iki insan olan şu adamlara mı inanacağız?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they said to them: "Shall we submit to two men like ourselves while their people are reduced by us to a servile state?"

Abdul Haleem

They said, ‘Are we to believe in two mortals like us? And their people are our servants?’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Shall we believe in two men like ourselves? And their people are subject to us!"

Abul A'la Maududi

They said: "Shall we put faith in two mortals like ourselves dipnot 1 when their people are slaves to us?" dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words in the text may either mean: (1) They were highly arrogant and tyrannous people, or (2) They showed haughtiness and self conceit.
  2. metne dön, dipnot 2
    a For explanation, see(E.N. 26).

Aisha Bewley

They said, ‘What! Should we have iman in two human beings like ourselves when their people are our slaves?’

Al-Hilali & Khan

They said: "Shall we believe in two men like ourselves, and their people are obedient to us with humility (and we use them to serve us as we like)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Shall we believe two humans like ourselves, while their people are our slaves?’

Amatul Rahman Omar

And they said, `Shall we believe in two human beings like ourselves while their people (- the Israelites) are our bondsmen?'

Arthur John Arberry

and they said, 'What, shall we believe two mortals like ourselves, whose people are our servants?'

Bijan Moeinian

They said: "Do you want us to believe in two human beings, like us, whose people are already our slaves?"

E. Henry Palmer

And they said, 'Shall we believe two mortals like ourselves, when their people are servants of ours?'

Edip-Layth

So they said, "Shall we acknowledge two humans like us, while their people are servants to us?"

George Sale

And they said, shall we believe on two men like unto our selves; whose people are our servants?

Hamid S. Aziz

To Pharaoh and his chiefs, but they were inflated with pride, and were a despotic people.

Mahmoud Ghali

So they said, "Shall we believe two mortals like ourselves, and their people are our worshipers?"

Marmaduke Pickthall

And they said: Shall we put faith in two mortals like ourselves, and whose folk are servile unto us?

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "Should we believe in two men like yourselves, whose people are our subjects?"

Muhammad Asad

And so they said: "Shall we believe [them] two mortals like ourselves - although their people are our slaves?"

Mustafa Khattab

They argued, "Will we believe in two humans, like ourselves, whose people are slaves to us?"

Progressive Muslims

So they said: "Shall we believe to two humans like us, while their people are servants to us"

Rashad Khalifa

They said, "Shall we believe for two men whose people are our slaves?"

Sahih International

They said, "Should we believe two men like ourselves while their people are for us in servitude?"

Sam Gerrans

And they said: “Shall we believe two mortals like ourselves, and whose people serve us?”

Shabbir Ahmed

And so they said, "Shall we believe in these two mortals like us whose nation are our slaves?"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Shall we believe in two men like ourselves? And their people are obedient to us in humility!"

Taqi Usmani

So they said, "shall we believe in two humans who are like ourselves and whose people are serving us as slaves?"

The Monotheist Group

So they said: "Shall we believe to two human beings like us, while their people are servants to us?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩