Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 45. ayet

Mü'minûn suresi, 45. ayet. ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

ŝümme erselnâ mûsâ veeḫâhü hârûne biâyâtinâ vesülṭânim mübîn.

Diyanet İşleri

(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 42–48 · surenin 45. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 42

    Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

  2. Mü'minûn 43

    Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

  3. Mü'minûn 44

    Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  4. 45–46

    (45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

  5. Mü'minûn 47

    Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

  6. Mü'minûn 48

    Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Sonra” İmran’ın oğlu “Mûsâ” Kelimullah’ı “ve kardeşi Hârûn’u” Rabbinden onu bu işinde ortak kılmasını dileyip de onun bu dileğini kabul ettikten sonra “mucizelerimizle” ikisinin de doğru söylediklerine, getirdiklerinin sıhatine dair delillerimizle “ve apaçık bir delil ile gönderdik.” Bu delilin niteliği, kalplere boyun eğdirmesi, gücü dolayısı ile onlara egemen olmasıydı ki böylelikle mü’minlerin kalpleri itaat etmiş, inat edenlere karşı da apaçık delil ortaya konmuş oldu. Bu da bu delilin gücünü göstermektedir. Bu ayet, Allah’ın: “Andolsun ki biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik.” (el-İsra, 17/101) buyruğunu andırmaktadır. İşte bundan dolayı o inatçıların başı (Firavun), hakkı bildiği halde inat etmişti. “İşte İsrailoğullarına sor, o onlara” bu apaçık mucizelerle “geldiğinde Firavun, ona: Ey Mûsâ, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum, demişti. O da demişti ki: “Sen bunları, birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” (el-İsra, 17/101-102) Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Kalpleri onlara inandığı halde zulüm ve büyüklenmeleri sebebiyle onları inkâr ettiler.” (en-Neml, 27/14) Burada da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u âyetlerimizle ve apaçık belge ile gönderdik.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u dokuz ayet (asa, el, çekirge, bit, kurbağa, kan, tufan, kıtlık ve mahsullerin azalması) ve açık deliller ile gönderdik.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. أَرْسَلْنَا erselna gönderdik kök: رسل
  3. مُوسَىٰ musa Musa'yı
  4. وَأَخَاهُ ve ehahu ve kardeşi kök: اخو
  5. هَـٰرُونَ harune Harun'u
  6. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizle kök: ايي
  7. وَسُلْطَـٰنٍۢ ve sultanin ve bir delille kök: سلط
  8. مُّبِينٍ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(45, 46) Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve yöneticilerine göndermiştik. Fakat onlar, kibirlenmiş ve yücelik taslayan bir toplum olmuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

Daha sonra, Musa ve kardeşi Harun'u mesajlarımızla ve kendilerini açık ara önde kılan bir güçle,

Muhammed Esed

Ve sonra, Musa ve kardeşi Harun'u, mesajlarımızla ve apaçık bir yetkiyle

Ahmed Hulusi

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u, delillerimiz ve karşı konulamaz potansiyel olarak, karşılarına çıkardık.

Ali Bulaç

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Ali Özek ve heyeti

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u âyetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik.

Ali Rıza Safa

Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u, ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve ileri gelenlerine ayetlerimizle ve kesin delillerimizle gönderdik. Kibirlendiler ve zaten büyüklük taslayan bir topluluktular.

Edip Yüksel

Sonra biz, Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra biz, Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra bir takım ayetlerimiz ve açık bir ferman ile Musa'yı ve kardeşi Harun'u gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra bir takım ayetlerimiz ve açık bir ferman ile Musayı ve kardeşi Harunu gönderdik

Erhan Aktaş

Sonra da Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir görevle gönderdik;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra da Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir görevle gönderdik;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra da Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir görevle gönderdik;

Gültekin Onan

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Hasan Basri Çantay

(45-46) Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apaçık hüccetimizle Fir'avne ve onun ileri gelenlerine gönderdik de (iman etmeyi bir türlü) kibirlerine yediremediler. Onlar mütekebbir ve müstebid adamlardı.

İbni Kesir

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik.

Mehmet Alagaş

(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik.

Süleyman Ateş

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;

Süleymaniye Vakfı

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle /mucizelerimizle, apaçık ve güçlü bir delil ile elçi olarak gönderdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve açık bir kanıtla elçi gönderdik,

Şaban Britch

Sonra, Musa ve kardeşi Harun’u ayetlerimiz ve apaçık bir delil ile göndermiştik.

Şaban Piriş

Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimiz ve apaçık belge ile göndermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, Musa ile kardeşi Harun'u mucizelerimizle, açık bir kanıtla gönderdik;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We sent Mussa and his brother Harun (Aaron) well equipped with divine signs serving to demonstrate delegated divine power and Authority.

Abdul Haleem

Then We sent Moses and his brother Aaron, with Our signs and clear authority,

Abdullah Yusuf Ali

Then We sent Moses and his brother Aaron, with Our Signs and authority manifest,

Abul A'la Maududi

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our Signs and a clear authority dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The use of a manifest Authority along with Our signs may either mean that the signs were a clear proof that they were Messengers of Allah, or the signs may refer to all other miracles of Prophet Moses (peace be upon him) than the staff, which may stand here for a clear authority, because the miracles shown by means of it were a clear proof that the two brothers had been sent by Allah.

Aisha Bewley

Then We sent Musa and his brother Harun with Our Signs and clear authority

Al-Hilali & Khan

Then We sent Mûsa (Moses) and his brother Hârûn (Aaron), with Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and manifest authority,

Ali Quli Qarai

Then We sent Moses and Aaron, his brother, with Our signs and a manifest authority,

Amatul Rahman Omar

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our Messages and a clear authority,

Arthur John Arberry

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs and a manifest authority

Bijan Moeinian

Eventually, I sent Moses and his brother Aaron with undeniable miracles and delegated authority.

E. Henry Palmer

Then we sent Moses and his brother Aaron with our signs,

Edip-Layth

Then We sent Moses and his brother Aaron. With Our signs and a clear authority.

George Sale

Afterwards We sent Moses, and Aaron his brother, with our signs and manifest power,

Hamid S. Aziz

Then We sent Our messengers one after another. Whenever its messenger came unto any nation they denied him; so We caused them to follow one another (to disaster); and We made them bywords. Away then with a people who believe not!

Mahmoud Ghali

Thereafter We sent Mûsa (Moses) and his brother Harûn (Aaro) with Our signs and an evident, all-binding authority.

Marmaduke Pickthall

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our tokens and a clear warrant

Mohamed Ahmed - Samira

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our miracles and clear proofs

Muhammad Asad

AND THEN We sent forth Moses and his brother Aaron with Our messages and a manifest authority [from Us]

Mustafa Khattab

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs[1] and compelling proof

Progressive Muslims

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs and a clear authority.

Rashad Khalifa

Then we sent Moses and his brother Aaron with our revelations and a profound proof.

Sahih International

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs and a clear authority

Sam Gerrans

Then sent We Moses and his brother Aaron with Our proofs and a clear authority

Shabbir Ahmed

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our Messages and a clear authority from Us.

Syed Vickar Ahamed

Then We sent Musa (Moses) and his brother Haroon (Aaron), with Our Signs and clear authority,

Taqi Usmani

Thereafter, We sent Mūsā and his brother Hārūn with Our signs and a clear proof

The Monotheist Group

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs and a clear authority.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩