Diyanet İşleri
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 115. ayet. أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ
efeḥasibtüm ennemâ ḫalaḳnâküm `abeŝev veenneküm ileynâ lâ türce`ûn.
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.
Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla kurtuluşa eremezler.
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 115–116. ayetler için yazılmıştır.
115. Ey insanlar “sizi boşuna yarattığımızı” gereksiz yere ve hiçbir maksat gözetmeksizin, yiyesiniz, içesiniz, gülüp eğlenesiniz, dünya lezzetlerinden faydalanasınız diye var ettiğimizi ve sizleri kendi halinize bırakacağımızı, hiçbir emir ve yasak buyurmayacağımızı, size mükâfat ve ceza vermeyeceğimizi, bunun için de “bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?” Bu hiç hatırınıza gelmiyor.
116. “Gerçek hükümran olan Allah ne yücedir!” O, hikmetinin tenkit edilmesi anlamına gelen böyle batıl bir zandan yücedir, büyüktür, uzaktır. O, bütün yaratılmışların hak meliki/gerçek hükümranıdır. Sözleri haktır, vaadi de tehdidi de haktır. İlah ve yegane ma’buddur. Çünkü O, sonsuz kemale sahiptir. Hem “şerefli Arş’ın Rabbidir.” Arş’ın dışındakilerin Rabbi olması ise öncelikle söz konusudur. Bu vasıfları O’nun sizi boşuna yaratmış olmasına imkan vermez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Sizi, bir hikmeti olmaksızın, sevap ve cezanın olmadığı hayvanlar gibi boş yere yarattığımızı, hesap ve ceza için kıyamet günü bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Aynı kök: عبث (2 geçiş)
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve şüphesiz ki huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" dipnot 1
Şimdi Bizim sizi boş yere ve amaçsız yarattığımız; dahası (hesap vermek için) Bize döndürülmeyeceğinizi sanıyorsunuz, öyle mi?
Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz?"
"Sizi boş yere yarattığımızı ve sizin gerçekten bize rücu ettirilmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?"
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
"Sizi boş yere yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?"
'Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?'
Yoksa siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Ya zannettiniz mi ki biz, sizi sırf bir abes yarattık? ve siz, bize irca' edilmiyeceksiniz?
"Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?"
"Ya sizi ancak boş yere yaratdığımızı ve sizin hakıykaten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız"?
Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize hiç döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
(112-118) Dedi ki sene adedi olarak yer yüzünde ne kadar kaldınız? Dediler ki; bir gün yahut birkaç gün, sayanlara sor, Allah der ki azcık kaldınız, keşke siz bilseydiniz. Sizi abes olsun diye mi / boşuna mı yarattık? Böyle mi hesap ettiniz mi? / böyle mi değerlendiriyorsunuz? Siz kesinlikle bize geri döndürüleceksiniz. Allah yücedir egemendir / mülkiyet sahibidir gerçektir, Ondan başka ilah yoktur , Tahtın / Arşın Rabbidir, ikram edendir , k im Allah’tan başka hakkında bir delil olmayan ilaha dua ederse, Onun hesabı Al lah’ın yanında olacaktır , O’da kesinlikle kafirleri kurtuluşa erdirmez. Deki: Rabbim, bağışla, affet sen merhametlilerin en hayırlısısın. (Burhan: Delil beş türlüdür, her zaman doğru olan, her zaman yalan olan, doğruya daha yakın, yalana daha yakın, doğruya ve yalana her ikisine de eşit seviyede delil)
Sizi, boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
"Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?"
Sizi boşuna yarattığımızı; huzurumuza çıkarılmayacağınızı mı hesap etmiştiniz dipnot 1 ?"
Ne zannetmiştiniz, sizi boşuna mı yaratmıştık; huzurumuza gelmeyecek miydiniz?"
Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
"Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
"Did you honesty think that We created you and brought you in the world below purposelessly or just for fun and that you would not be brought back to Us when there is much to answer for!"
Did you think We had created you in vain, and that you would not be brought back to Us?’
"Did ye then think that We had created you in jest, and that ye would not be brought back to Us (for account)?"
Did you imagine that We created you without any purpose, dipnot 1 and that you will not be brought back to Us?"
Did you suppose that We created you for amusement and that you would not return to Us?’
"Did you think that We had created you in play (without any purpose), and that you would not be brought back to Us?"
Did you suppose that We created you aimlessly, and that you will not be brought back to Us?’
`Did you then think that We had created you without purpose and that you would not be brought back to Us?'
What, did you think that We created you only for sport, and that you would not be returned to Us?'
"Did you really believe that I have created you in vain (with no mission to accomplish) and that you will not be brought back to Me (to present your accomplishments)?"
Did ye then reckon that we created you for sport, and that to us ye would not return?'
"Did you think that We have created you without purpose, and that you would not return to Us?"
Did ye think that we had created you in sport, and that ye should not be brought again before us?
He will say, "You have only tarried a little, if you but knew.
Did you then reckon that We created you only for sport and that you would not be returned to Us?"
Deemed ye then that We had created you for naught, and that ye would not be returned unto Us?
Do you think We created you for nothing, and that you will not return to Us?"
Did you, then, think that We created you in mere idle play, and that you would not have to return to Us?"
Did you then think that We had created you without purpose, and that you would never be returned to Us?"
"Did you think that We have created you without purpose, and that you would not return to Us"
"Did you think that we created you in vain; that you were not to be returned to us?"
Then did you think that We created you uselessly and that to Us you would not be returned?"
“Thought you that We only created you for amusement, and that to Us you would not be returned?”
Do you think that We have created you without purpose, and that you will not be brought before Us?"
"Then did you think that We had created you for a joke, and that you will not be brought back to Us?"
So did you think that We created you for nothing, and that you will not be brought back to Us?"
"Didyou think that We have created you without purpose, and that you would not return to Us?"