Diyanet İşleri
O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 13. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُنَزِّلُ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ رِزْقًا وَمَا يَتَذَكَّرُ إِلَّا مَن يُنِيبُ
hüve-lleẕî yürîküm âyâtihî veyünezzilü leküm mine-ssemâi rizḳâ. vemâ yeteẕekkeru illâ mey yünîb.
O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnkâr edenlere nida ve buluşma günü Mü'min 10–20 3
İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?"
"Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah'a çağrıldığında inkar etmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük Allah'a aittir."
O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.
O halde, kafirlerin hoşuna gitmese de, siz dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin.
O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir.
O gün onlar ortaya çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hakimiyeti altında tutan Allah'ındır
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Yüce Allah, hakkı batıldan ayırt etmek sureti ile kulları üzerindeki pek büyük nimetlerini hatırlatmaktadır. Bunu kullarına gösterdiği gerek nefsi ve âfâkî (hem iç hem de dış dünyalarındaki) âyetleri ile gerekse de Kur’ânî âyetleri ile gerçekleştirmektedir.
Bu âyetler, arzulanan her türlü maksada delalet ettiği gibi hidâyeti sapıklıktan da açıkça ayırt etmektedir. Öyle ki bunlar üzerinde düşünüp tefekkür eden herhangi bir kimsenin içinde hakikatleri bilme hususunda en ufak bir şüphe ve tereddüt kalmaz. Bu, Yüce Allah’ın kulları üzerindeki en büyük nimetlerindendir. Çünkü bunun sonucunda hak ile ilgili herhangi bir şüphe ortada kalmamakta, doğru ile eğri birbirine karışmamaktadır.
Aksien Yüce Allah, buna dair delilleri türlü türlü açıklamakta, âyetleri izah etmiş bulunmaktadır. Tâ ki helâk olan apaçık bir delil üzere helak olsun, hayatta kalan da apaçık bir delil üzere hayat sürsün.
Açıklanan meseleler ne kadar büyük ve değerli olursa, onlara dair deliller de o kadar çok ve kolay anlaşılır olur.
Mesela tevhidi ele alalım; tevhid meselesi en büyük ve en önemli meselelerden biridir. Hatta en büyük meseledir. Bundan dolayı buna dair aklî ve naklî deliller de pek çok ve çeşitlidir. Yüce Allah buna dair çokça misaller vermiş ve pek çok istidlâllerde bulunmuştur.
İşte bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki ayette tevhidi söz konusu etmiş ve tevhide dair birtakım delillere dikkat çekerek “dini yalnız Allah’a halis kılarak O’na dua/ibadet edin” buyurmuştur.
Yüce Allah, kullarına âyetlerini gösterdiğini söz konusu ettikten sonra da pek büyük bir âyete (işaret ve delile) dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır:
“Gökten size rızık indiren O’dur.” Yani O, size kendisi vasıtası ile rızık elde edebildiğiniz, hem sizlerin hem de sahip olduğunuz hayvanların kendisi vasıtasıyla yaşama imkânı bulduğu yağmuru indirir. Bu da bütün nimetlerin O’nun tarafından verildiğine delildir.
Din nimetleri O’ndandır ki bunlar, dini meseleler, onlara dair deliller ve onlaırn gereğince amel etme nimetleridir. Bütün dünyevi nimetler de O’ndandır. Kendisi ile kulların da toprağın da hayat bulduğu yağmur sayesinde çıkan nimetler gibi.
İşte bu, kesin olarak şunu göstermektedir: Nimet veren yalnızca O olduğu gibi, dinin sadece kendisine halis kılınması gereken yegane mabûd da O’dur.
“Ama” bu âyetler kendisine hatırlatıldığı vakit “ancak” Yüce Allah’a “yönelenler düşünüp öğüt alır.” Allah’a, O’nu sevmeye, O’na saygı ile boyun eğmeye, itaate, O’na yalvarıp yakarmaya yönelenler düşünür ve öğüt alır. İşte ilâhî âyetlerden gereği gibi yararlananlar bu kimselerdir. İlahî rahmet böyleleri için söz konusu olur ve bu âyetlerle bunların basiretleri artar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Vahdaniyetine ve kudretine delil olması için nefislerinizdeki ve etrafınızdaki ayetlerini gösteren Yüce Allah'tır. Bitki, ekin ve diğer rızkınızı temin ettiğiniz şeylere sebep olması için bulutlardan yağmur suyunu O indirmiştir. Allah'ın ayetlerinden ancak ihlaslı bir şekilde tövbe ederek O'na yönelen kimse ibret alır.
Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
Çünkü İbrahim çok içli ve Allah'a yönelen bir kimseydi.
Aynı kök: نوب (18 geçiş)
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Size delillerini gösteren ve sizin için gökten rızık indiren O'dur. dipnot 1 Allah'a yönelenden başkası (gerçeği) hatırlamaz. dipnot 2
O'dur size (varlık) delillerini gösteren ve size semadan rızık indiren: Yönünü O'na çevirenlerden başkası bundan ders almaz.
Size (her türlü) işaretlerini gösteren, sizin için gökten rızık indiren O'dur. Ama Allah'a yönelmiş olanlardan başkası (bundan) bir ders çıkarmaz.
"HU" ki, işaretlerini size gösteriyor ve semadan (bilincinize) sizin için bir rızık (hakikatine dair ilim) indiriyor. . . (Bunun ne demek olduğunu hakikatine) yönelenden başkası hatırlayıp üzerinde derin düşünemez!
O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. İçten (Allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp düşünmez.
Size âyetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indiren O'dur. Allah'a yönelenden başkası ibret almaz.
O, size ayetlerini gösteren ve gökten sizin için geçimlikler indirendir. İçtenlikle yönelenden başkası zaten öğüt almaz.
Ayetlerini size gösteren ve gökten size rızık indiren O'dur. Ancak O'na yönelenler öğüt alır.
O ki size ayetlerini (kanıtlarını ve işaretlerini) göstermekte ve sizin için gökten bir rızık indirmektedir. Tümüyle yönelip teslim olandan başkası ibret almaz.
O ki size ayetlerini (kanıtlarını ve işaretlerini) göstermekte ve sizin için gökten bir rızık indirmektedir. Tümüyle yönelip teslim olandan başkası ibret almaz.
Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren O'dur. Fakat, ancak gönül veren anlar.
Odur ki size ayetlerini gösteriyor ve sizin için Semadan bir rızık indiriyor, fakat ancak gönül veren anlar
O, size ayetlerini dipnot 1 gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar.
O, size ayetlerini dipnot 1 gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar.
O, size ayetlerini dipnot 1 gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar.
O size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor; içten (Tanrı'ya) yönelenden başkası öğüt alıp düşünmez.
Ki O, ayetlerini size göstermekde, sizin için gökden rızık indirmekde olandır. (Şirkden tevbe ile imana) dönecek kimseden başkası (ayatı Hakdan) ibret almaz.
Size ayetlerini gösteren ve sizin için gökten rızık indiren O'dur. O'na yönelenden başkası ibret almaz.
(10-22) Kafirlere seslenilir / nida edilir, Allah’ın nefreti sizin kendinizden duyduğunuz nefretten daha büyüktür, siz imana çağrılıyordunuz da o vakit yok sayıyordunuz / küfrediyordunuz . Derler ki Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki kere de dirilttin günahlarımızı da itiraf ettik, bize, çıkmak için bir yol var mıdır? (Yaratılmadan önceki ölü hâl, dünya diriliği dünyada ölüm ahiret dirilişi) Siz tek olan Allah’a çağrıldınız ve ona ortak koşmaya iman ettiniz, artık hüküm vermek yüce ve büyük olan Allaha aittir, size ayetlerini gösteren, semadan erzak / rızık indiren O’ dur, işte bunu ancak gönülden yönelen hatırlayıp anar. Kafirler hoşlanmasa dahi siz, dini O’na has kılanlar olarak Allah’a dua edin. Tahtın / arşın sahibi dereceleri yükseltir, Onun emrinden olan Ruhla, kullarından istediğini , buluşma günü ile uyarmak için buluşturur. O gün onlar ortaya çıkar / bariz hale gelirler, onlara ait hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz, O gün mülk kimindir? Tek ve ezici otorite sahibi / kahhar olan Allah’ındır. O gün her birey kazandığı ile karşılıklan dırılacaktır, o gün zulüm yoktur , muhakkak ki Allah hesabı seri görür / çabuk bitirir. Yaklaşan günden onları uyar, o vakit kalpler konuşamaz haldeki gırtlaklara / boğazlara dayanmıştır, zalimler için samimiyet / içtenlik ve tabi olunacak bir aracı da yoktur. O, bakışların hainliğini ve kalplerin gizlediğini bilir. Allah hak ile / hakikatle hükmünü gerçekleştirir, O’nun dışında çağrıda / duada bulundukları ise herhangi bir şey gerçekleştiremezler, Allah kesinlikle işitendir, görendir. Arzda gezinmediler mi? Onlardan öncekilerin sonucu / akıbeti nasıl olmuş bakmadılar mı? Onlar arzda kuvvetçe, eserlerce onlardan daha şiddetli idiler, Allah onları günahları nedeniyle onları yakaladı , Allah’tan onları koruyan da olmadı. İşte bunun nedeni , onlara Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldi, onlar da yok saydılar / küfrettiler. Allah ta onları yakaladı ve muhakkak ki O sağlamdır şiddetli sonuçlandırır.
O; size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O’na yönelen, düşünüp ibret alır.
O'dur ki, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor, (rızkın sebebi olan yağmur, güneş ve hava veriyor). Ancak (O'na) yönelen öğüt alır.
O, size ayetlerini gösteren dipnot 1 ve gökten sizin için rızık indirendir dipnot 2 . Doğru bilgileri, sadece Allah'a yönelen kişi gereği gibi kullanır dipnot 3 .
Size ayetlerini gösteren, gökten sizin için rızık indiren O'dur. Allah'a yönelenden başkası, bu bilgiyi doğru kullanamaz.
Size ayetlerini göstermek için gökten size rızık indiren O’dur. Ama (Allah'a) yönelenden başkası düşünmez.
Size belgelerini göstermek için gökten size rızık indiren O'dur. Ama hakka yönelenden başkası düşünmez.
O odur ki size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten bir rızık indiriyor. O'na yönelenden başkası öğüt alamaz.
He is it Who exhibits to you His signs, His marvels and revelations and sends down to you from His realm His divine influence and efficacious grace free and unmerited, and from the floor of the vault of heaven rainfall*, the intermediary agent or instrument of sustaining life and providing livelihood; but no one reflects except those who lift to Him their inward sight *see v. 164c2 - v5,c45and commentary
It is He who shows you [people] His signs and sends water down from the sky to sustain you, though only those who turn to God will take heed.
He it is Who showeth you his Signs, and sendeth down sustenance for you from the sky: but only those receive admonition who turn (to Allah).
He it is Who shows you His Signs dipnot 1 and sends down provision for you from the sky. dipnot 2 Yet none takes heed except he who constantly turns to Allah. dipnot 3
It is He who shows you His Signs and sends down provision to you out of heaven. But none pay heed save those who make tawba.
It is He Who shows you His Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and sends down (rain with which grows) provision for you from the sky. And none remembers but those who turn (to Allâh in obedience and) in repentance (by begging His Pardon and by worshipping and obeying Him Alone and none else).
It is He who shows you His signs and sends down for you provision from the sky. Yet no one takes admonition except him who returns penitently [to Allah].
It is He Who shows you His signs and sends down for you provision from above (for your physical and spiritual well-being), yet none heed (His revelations) except one who turns (to Him) again and again.
It is He who shows you His signs and sends down to you out of heaven provision; yet none remembers but he who repents.
God is the One Who continuously reminds you of Himself [by exposing you to the interesting phenomena of His domain of creation] and sends down your provision from the sky above [without rain water no provision of man grows]; only those who contact God frequently appreciate His Kingdom.
He it is who shows you His signs, and sends down to you from heaven provision; but none is mindful except him who turns repentant;
He is the One who shows you His signs, and He sends down to you provisions from the sky. But none do remember except those who repent.
It is He who sheweth you his signs, and sendeth down food unto you from heaven: But none will be admonished, except he who turneth himself unto God.
He it is Who shows you His signs and sends down for you sustenance from heaven. None pays heed but he who turns (to Him).
He is (The one) Who shows you His signs and keeps sending down to you from the heaven provision; and in no way does anyone remind himself except him who turns penitent.
He it is Who showeth you His portents, and sendeth down for you provision from the sky. None payeth heed save him who turneth (unto Him) repentant.
It is He who shows you His signs, and sends you food from the heavens. Yet none takes a warning except him who turns to Him.
HE IT IS who shows you His wonders [in all nature], and sends down sustenance for you from the sky: but none bethinks himself [thereof] save those who are wont to turn to God.
He is the One Who shows you His signs and sends down ˹rain as˺ a provision for you from the sky. ˹But˺ none will be mindful except those who turn ˹to Him˺.
He is the One who shows you His signs, and He sends down to you provisions from the sky. But none do remember except those who repent.
He is the One who continuously shows you His proofs, and sends down to you from the sky provisions. Only those who totally submit will be able to take heed.
It is He who shows you His signs and sends down to you from the sky, provision. But none will remember except he who turns back [in repentance].
(He it is that shows you His proofs and sends down for you from the sky provision; and there takes heed only whoso turns in repentance.
He it is Who shows you His Signs in the Universe and sends down sustenance for you from the sky. Yet none learns a lesson except those who turn to seek the Truth.
He, it is Who shows you His Signs, and sends down the (rain and) provision for you from the sky; But only those who receive guidance will turn (to Allah).
It is He who shows you His signs and sends down provision for you from the sky; and no one takes lesson but the one who turns to Him.
He is the One who shows you His signs, and He sends down to you provisions from the heaven. But none do remember except those who repent.