Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 9. ayet

Mücâdele suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَنَٰجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَٰجَوْا۟ بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَمَعْصِيَتِ ٱلرَّسُولِ وَتَنَٰجَوْا۟ بِٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ tenâceytüm felâ tetenâcev bil'iŝmi vel`udvâni vema`ṣiyeti-rrasûli vetenâcev bilbirri vettaḳvâ. vetteḳu-llâhe-lleẕî ileyhi tuḥşerûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 6–12 · surenin 9. ayeti / 22

Konu Gizli konuşma âdâbı ve meclislerde yer açmak Mücâdele 8–13 3

  1. Mücâdele 6

    Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.

  2. Mücâdele 7

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

  3. Mücâdele 8

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

  4. 9

    Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

  5. Mücâdele 10

    O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.

  6. Mücâdele 11

    Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Mücâdele 12

    Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.

8-9. Fısıldaşma, iki ya da daha çok kişinin kendi aralarında gizlice konuşmalarıdır. Bu hayır için de olabilir, şer için de olabilir. Yüce Allah, mü’minlere iyilik hususunda fısıldaşmalarını emretmektedir. İyilik (البر); her türlü hayır ve itaati ifade eden, Allah’ın ve kulların haklarını yerine getirme anlamına gelen kapsamlı bir isimdir. Takvâ ise burada bütün haram ve günahları terk etmeyi ifade eden kapsamlı bir isimdir.

Mü’min ilâhî emre uyar. Bu yüzden onun ancak kendisini Allah’a yakınlaştıracak ve gazabından uzaklaştıracak şeyleri fısıldaştığını ve konuştuğunu görmek mümkündür.

Günahkâr ise Allah’ın emrini önemsemez. Günah, düşmanlık ve peygambere isyan olan şeyleri fısıldaşır. Nitekim münafıkların Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı takınageldikleri tavırları ve durumları da işte böyledir.

"Onlar yanına geldiklerinde seni, Allah’ın seni selâmlamadığı şekilde selâmlarlar” Yani onlar, sana selâm verdiklerinde edebe aykırı hareket ederler.

"Ve kendi aralarında da: “Hani, söylediklerimiz sebebiyle Allah bize azap etse ya!” derler.” Onlar bu fısıldaşmaları esnasında gizliyi ve açığı bilenin, onların söylediklerini naklettiği bu sözü gizlice söylerler. Bunun anlamı da şudur: Onlar bu işi önemsememektedirler. Kendilerine cezanın çabucak verilmeyişini, söyledikleri sözlerin sakıncalı olmadığına delil görürler.

Yüce Allah ise mühlet vermekle birlikte, ihmal etmediğini açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: “Cehennem onlara yeter! Oraya girip yanacaklar.” Yani her türlü azap ve bedbahtlığı kendisinde toplamış olan cehennem onlara yeter. O, onları kuşatacak, onlar da cehennemde azap göreceklerdir. “O” cehennem “ne kötü bir dönüş yeridir!” Ne kötü bir sondur!

Bu buyruklarda sözü edilen kimseler ya iman ettiklerini açıklamakla birlikte Allah Rasûlü’ne bu şekilde hitap eden ve hayır murad ettikleri izlenimi verip bu hususta yalan söyleyen bir grup münafıktır yahut da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e selâm verdiklerinde: “es-Sâmu aleyke ya Muhammed/Ölüm sana olsun, ey Muhammed” diye selam veren Kitap ehlinden birtakım kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِذَا iza zaman
  5. تَنَـٰجَيْتُمْ tenaceytum aranızda gizli konuştuğunuz kök: نجو
  6. فَلَا fela
  7. تَتَنَـٰجَوْا۟ tetenacev konuşmayın kök: نجو
  8. بِٱلْإِثْمِ bil-ismi günah üzerinde kök: اثم
  9. وَٱلْعُدْوَٰنِ vel'udvani ve düşmanlık kök: عدو
  10. وَمَعْصِيَتِ ve mea'siyeti ve karşı gelme kök: عصي
  11. ٱلرَّسُولِ r-rasuli Elçiye kök: رسل
  12. وَتَنَـٰجَوْا۟ vetenacev (fakat) konuşun kök: نجو
  13. بِٱلْبِرِّ bil-birri iyilik üzerinde kök: برر
  14. وَٱلتَّقْوَىٰ ۖ ve ttekva ve takva kök: وقي
  15. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  16. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  17. ٱلَّذِىٓ llezi
  18. إِلَيْهِ ileyhi huzuruna
  19. تُحْشَرُونَ tuhşerune toplanacağınız kök: حشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş)

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Allah'ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar (kıyamet günü) toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibadetlerini de inkar ederler.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Aranızda özel konuşacağınız zaman günah, düşmanlık ve Elçi'ye isyan konusunda gizlice konuşmalar yapmayın! İyilik ve takvâyı (duyarlılığı) konuşun! dipnot 1 Yalnızca kendi huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Nisâ 4:114. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Gizli görüşme yapacaksanız (bile), günah, düşmanlık ve Rasul'e isyan hususunda gizli görüşme yapmayın da, bari iyilik ve takva üzre gizli görüşme yapın! Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!

Muhammed Esed

(O halde,) ey iman etmiş olanlar, gizli konuşmalarınızda, kötü fiiller, saldırgan davranışlar ve Elçi'ye itaatsizlik niyetiyle fesat kurmayı bırakın; (bunun yerine) fazilet ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci üzerinde görüşmeler yapın ve (her zaman) huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Birbirinizle fısıldaştığınızda kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşmayın. . . (Allah'a) yakınlığı sağlayıcı fiiller ve korunmayı getirici davranışlar hakkında fısıldaşın! O'na haşrolunacağınız Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için yanlış yapmaktan) korunun!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı fısıldaşıp konuşmayın; birri (iyiliği) ve takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Aranızda gizli konuştuğunuzda, suç işlemek, düşmanlık ve elçiye karşı gelmek konusunda artık fısıldaşmayın. İyilik ve sorumluluk bilinci konusunda konuşun ve karşısında toplanacağınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Gizlice toplanıp konuşursanız; günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelme hususunda toplanmayınız. Ancak iyilik ve takva konusunda toplanıp konuşunuz. Huzurunda toplanacağınız Allah'a saygı duyunuz.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, gizli görüştüğünüz vakit günah, düşmanlık ve elçiye isyan için konuşmayın; iyilik ve erdemlilik için konuşun. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, gizli görüştüğünüz vakit günah, düşmanlık ve elçiye isyan için konuşmayın; iyilik ve erdemlilik için konuşun. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizler fısıldaştığınız zaman, aranızda günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takvayı fısıldaşın! Allah'tan korkun ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Sizler fısıldaştığınız vakıt günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşmayın iyilik ve takva fısıldaşın ve Allahdan korkun ki ona haşrolunacaksınız

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Bir araya geldiğiniz zaman, aranızda günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla görüşme yapmayın. Görüşmelerinizi birr dipnot 1 ve takva dipnot 2 konusunda yapın. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, yararlı ve doğru olan her şey, bütün iyilikler, bağışlamak, sadakat, samimiyet, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Bir araya geldiğiniz zaman, aranızda günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla görüşme yapmayın. Görüşmelerinizi birr dipnot 1 ve takva dipnot 2 konusunda yapın. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Bir araya geldiğiniz zaman, aranızda günah, düşmanlık ve Rasul'e karşı gelmek amacıyla görüşme yapmayın. Görüşmelerinizi birr dipnot 1 ve takva dipnot 2 konusunda yapın. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birr; hayır, iyilik, ihsan, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklilik, sevgi demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve Peygambere isyanı fısıldaşıp konuşmayın; birri (iyiliği) ve takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Tanrı'dan sakının.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, aranızda gizli konuşacağınız vakit günahı, düşmanlığı, peygambere isyanı fısıldaşmayın. iyiliği, takvayı fısıldasın ve ancak huzuurunda toplanacağınız Allahdan korkun.

İbni Kesir

Ey iman edenler; aranızda gizli konuşacağınız zaman; günahı, düşmanlığı ve Peygambere isyanı fısıldaşmayın. Birr'i, takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

Mehmet Alagaş

(7-10) Muhakkak ki Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi her neyi fısıldaşıyor olursa / neyi gizli konuşuyorlarsa O, onların dördüncüsüdür, hayır beş kişi iseler, O, onların altıncısıdır, bundan daha az ve de daha fazla olsalar bile ve her nerede olsalar dahi, O, onlarla beraberdir , sonra onlara yaptıkları kıyamet günü haber veri lir, muhakkak ki Allah her şeyi bilendir. Fısıldaşmaları / gizli konuşmaları yasak edildiği halde tekrar yasaklandıkları şeye geri dönenleri görmedin mi? Kötülük ve düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşıyorlar, sana geldiklerinde ise sana, Allah’ın seni selamlamadığı şekilde selam veriyorlar (Güya biz anlamıyoruz) kendilerince diyorlar ki; bu dediğimiz nedeniyle Allah bize azap etsin ya? Onlara cehennem yeterlidir , oraya salınacaklar, ne kötü bir varış yeridir. Ey iman edenler, siz fısıldaştığınızda, kötülük, düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşmayın, dürüstlük ve sakınma üzerine fısıldaşın, Onunla bir araya getirileceğiniz Allah’tan sakınınız. Muhakkak ki fısıldaşma şeytandandır, iman edenlerin üzülmesi içindir , Allah’ın izni hariç müminlere herhangi bir zarar verecek değildir, Müminler Allah’ı vekil tayin etsinler / Allah’a tevekkül etsinler. 11,12,13, EY İMAN EDENLER MECLİS ADAPLARINA UYUN RESULLE ÖZEL BİR GÖRÜŞME ÖNCESİNDE SADAKA VERİN) Ey iman edenler; meclislerde yer açın denildiğinde hemen yer verin ki Allah’ta size yer açsın. Kalkın gidin denildiğinde de kalkın gidin ki Allah ta sizden, iman edenlerin ve ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler; Resulle gizlilik içeren bir konuşma istediğiniz de elinizle sadaka / bağlılık göstergesi sunun, bu sizin için hayırlıdır ve daha temizdir. (Hayatta da “biraz özel görüşebilir miyiz” teklifi geldiğinde sadaka ödenmesi vurgulanmalıdır) Eğer sadaka bulamaz iseniz muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Ellerinizle gizli konuşma sadakasını sunmaya kıyamadınız mı? Madem yapamadınız, Allah sizin vazgeçmenizi kabul etti , artık namazınızı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne uyun / itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun!

Süleyman Ateş

Ey inananlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Elçiye karşı gelme üzerinde konuşmayın; iyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Gizli konuşma yapacağınızda, o konuşmayı sakın günah işleme, düşmanlık etme ve elçiye karşı gelme konularında yapmayın. Ama erdemlilik ve takva /yanlışlardan sakınma konusunda gizli konuşma yapabilirsiniz dipnot 1 . Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Sakın günah, düşmanlık, elçiye karşı gelme konularında aranızda gizli konuşma yapmayın dipnot 1 . Ama iyilik ve takva (kendinizi koruma) dipnot 2 konusunda yapabilirsiniz. Bir gün topluca huzuruna çıkarılacağınız Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her mümin, her an yoldan çıkabilir. Bu sebeple gizli açık, her türlü davranışlarımızda dikkatli olmak zorundayız.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'tan çekinerek kendini ve fıtratı koruma. Bakınız Bakara 2/2 ve dipnotu.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun!

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Aranızda fısıldaştığınız zaman, günah, düşmanlık ve resule isyan hususlarında fısıldaşmayın; hayırda erginlik/dürüstlük ve takva konusunda fısıldaşın. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan sakının!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the Divine hand: if you secretly counsel with each other and you are reticent about your intentions, do not entertain the thoughts of evil and aggression nor of disobedience to the Messenger, but let your principles and your practice together accord. Your purpose should be the promotion of piety and habitual reverence and obedience to Allah and faithfulness to the duties naturally owed to Him, and entertain the profound reverence dutiful to Allah since to Him you shall be thronged.

Abdul Haleem

You who believe, when you converse in secret, do not do so in a way that is sinful, hostile, and disobedient to the Messenger, but in a way that is good and mindful [of God]. Be mindful of God, to whom you will all be gathered.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! When ye hold secret counsel, do it not for iniquity and hostility, and disobedience to the Prophet; but do it for righteousness and self-restraint; and fear Allah, to Whom ye shall be brought back.

Abul A'la Maududi

Believers, when you converse in secrecy, let that not be concerning sin and transgression and disobedience to the Messenger; rather, converse concerning virtue and piety. And fear Allah to Whom all of you shall be mustered. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that najwa (talking secretly together) by itself is not forbidden, but it s being lawful or unlawful depends upon the character of the people who hold secret consultations and upon the circumstances under which such consultations are held, and upon nature of the consultations themselves, If the people whose sincerity, righteousness and purity of character are well known, are seen talking secretly together, nobody would have any misgiving that they were planning mischief. On the contrary, the whispering and secret consultations of the people who are notorious for their evil and wicked character, produce in every mind, the suspicion that they are engaged in a new conspiracy. Likewise, if a couple of persons talk for some time together on some matter secretly, it is not objectionable, but if some people have formed themselves into a gang and constantly engaged in a whispering campaign against the Muslim community, this would indeed be a prelude to some mischief. If nothing else, it would at least stir up divisions among the Muslims. Above all, the thing that decides whether najwa (secret counsel) is lawful or unlawful is the nature of the things talked of it. If two men hold a secret counsel in order to bring a dispute the an end, and to restore a person’s right, or to bring a dispute to an end, or to restore a person’s right, or to promote a good cause, it is no evil, but rather and an act of virtue, On the contrary, if the same secret counsel between two men is held with a view to creating mischief, or usurping the rights of others, or committing a sin, obviously the object itself would be evil and the secret counsel about it evil added to evil.

Aisha Bewley

You who have iman! when you confer together secretly, do not do so in wrongdoing and enmity and disobedience to the Messenger; rather confer together in goodness and taqwa of Allah. Have taqwa of Allah – Him to Whom you will be gathered.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you hold secret counsel, do it not for sin and wrong-doing, and disobedience towards the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), but do it for Al-Birr (righteousness) and Taqwâ (virtues and piety); and fear Allâh unto Whom you shall be gathered.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you talk secretly, do not hold secret talks [imbued] with sin and aggression and disobedience to the Apostle, but talk secretly in [a spirit of] piety and Godfearing, and be wary of Allah toward whom you will be mustered.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you hold secret counsels do not confer to promote sin, transgression and disobedience to the Messenger. Rather confer (to promote) piety, and righteousness and restrain from evil. And take Allâh as a shield, (Allâh) before whom you shall be gathered together.

Arthur John Arberry

O believers, when you conspire secretly, then conspire not together in sin and enmity and disobedience to the Messenger, but conspire in piety and godfearing. Fear God, unto whom you shall be mustered.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, when you have a private party, do not confess your sins, lack of respect to God’s orders and disobedience of the prophet. Talk about virtue, piety and greatness of God before whom you shall be gathered together in the Day of Judgment.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when ye discourse together, then discourse not in sin and enmity and rebellion against the Apostle; but discourse together in righteousness and piety: and fear God, for unto Him ye shall be gathered!

Edip-Layth

O you who acknowledge, if you must meet secretly, then you shall not meet to commit sin, transgression, and to disobey the messenger. You shall meet to work righteousness and piety. Be aware of God, before whom you will be summoned.

George Sale

O true believers, when ye discourse privily together, discourse not of wickedness, and enmity, and disobedience towards the apostle; but discourse of justice, and piety: And fear God, before whom ye shall be assembled.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When you confer together in private, do not give to each other counsel of sin and revolt and disobedience to the Messenger, and give to each other counsel of goodness and self-restraint against evil; and be careful of your duty to Allah, to Whom you shall be gathered.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when you confer privately together, then do not confer privately in vice and all-pervading hostility and disobedience to the Messenger; and confer privately (together) in benignacy and piety; and be pious to Allah, to Whom you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! When ye conspire together, conspire not together for crime and wrongdoing and disobedience toward the messenger, but conspire together for righteousness and piety, and keep your duty toward Allah, unto whom ye will be gathered.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, when you converse privately, do not talk of iniquity, rebellion, and disobedience to the Prophet, but talk of goodness and piety, and fear God before whom you will be gathered.

Muhammad Asad

[Hence, ] O you who have attained to faith, when you do hold secret confabulations, do not conspire with one another with a view to sinful doings, and aggressive conduct, and disobedience to the Apostle, but [rather] hold counsel in the cause of virtue and God-consciousness: and [always] remain conscious of God, unto whom you all shall be gathered.

Mustafa Khattab

O believers! When you converse privately, let it not be for sin, aggression, or disobedience to the Messenger, but let it be for goodness and righteousness. And fear Allah, to Whom you will ˹all˺ be gathered.

Progressive Muslims

O you who believe, if you must meet secretly, then you shall not meet to commit sin, transgression, and to disobey the messenger. You shall meet to work righteousness and piety. And be aware of God, before whom you will be summoned.

Rashad Khalifa

O you who believe, if you have to confer secretly, you shall not confer to commit sin, transgression, and to disobey the messenger. You shall confer to work righteousness and piety. You shall reverence GOD, before whom you will be summoned.

Sahih International

O you who have believed, when you converse privately, do not converse about sin and aggression and disobedience to the Messenger but converse about righteousness and piety. And fear Allah, to whom you will be gathered.

Sam Gerrans

O you who heed warning: when you converse confidentially, converse not confidentially in sin and enmity, and disobedience to the Messenger, but converse confidentially in virtue and prudent fear. And be in prudent fear of God to whom you will be gathered.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! When you consult with one another confidentially, never consult aiming hampering progress of the community, nor in creating wedges of discord therein, and disobedience of the Messenger. But consult together for expansion of individual and social potential and seeking ways to facilitate collective right conduct. And always remain mindful of Allah unto Whom you all shall be gathered. (And all your actions end up facing His Law of Requital in both lives).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you hold secret discussions, do it not for injustice and hostility, and disobedience to the Messenger; But do it for good reasons and self-control; And fear Allah, to Whom you shall be brought back.

Taqi Usmani

O you who believe, when you hold secret counsel, do not whisper for sinful act and wrongdoing and disobedience of the prophet, and do whisper for righteousness and taqwā (piety). And fear Allah, before whom you will be gathered together.

The Monotheist Group

O you who believe, if you must meet secretly, then you shall not meet to commit sin, transgression, and to disobey the messenger. You shall meet to work righteousness and piety. And be aware of God, before whom you will be summoned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩