Mâide suresi

Mâide suresi, 37. ayet

Mâide suresi, 37. ayet. يُرِيدُونَ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنَ ٱلنَّارِ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنْهَا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

yürîdûne ey yaḫrucû mine-nnâri vemâ hüm biḫâricîne minhâ. velehüm `aẕâbüm müḳîm.

Diyanet İşleri

Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 34–40 · surenin 37. ayeti / 120

Konu Vesile aramak; hırsızlık cezası ve tövbe Mâide 35–40 3

  1. Mâide 34

    Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah'ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.

  2. Mâide 35

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya vesile arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

  3. Mâide 36

    Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

  4. 37

    Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.

  5. Mâide 38

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Mâide 39

    Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Mâide 40

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 36–37. ayetler için yazılmıştır.

36-37. Yüce Allah Kıyamet gününde kâfirlerin durumlarının oldukça feci olacağını ve onlar için çok şiddetli bir azap bulunduğunu haber vermektedir. Şayet O’nun azabından kurtulmak için yeryüzü dolusu altını ve bir o kadarını daha feda edecek olsalar dahi bunun onlardan kabul olunmayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlamayacağını bildirmektedir. Çünkü fidye verecek yer artık geçmiştir. Geriye yalnızca ebediyyen içinden çıkamayacakları, aksine sonsuza dek içinde kalmaya devam edecekleri sürekli ve can yakıcı azaptan başka bir şey kalmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cehenneme girdikten sonra oradan çıkmak isterler. Onların cehennemden çıkmaları nasıl olacaktır? Ve asla oradan çıkamayacaklar. Cehennemde onlar için daimî bir azap vardır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُرِيدُونَ yuridune isterler kök: رود
  2. أَن en
  3. يَخْرُجُوا۟ yehrucu çıkmak kök: خرج
  4. مِنَ mine -ten
  5. ٱلنَّارِ n-nari ateş- kök: نور
  6. وَمَا vema ve değillerdir
  7. هُم hum onlar
  8. بِخَـٰرِجِينَ biharicine çıkacak kök: خرج
  9. مِنْهَا ۖ minha oradan
  10. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  11. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  12. مُّقِيمٌۭ mukimun sürekli kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  • Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

  • Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ateşten çıkmak isteyecekler fakat onlar oradan asla çıkamayacaklar. dipnot 1 Onlar için kalıcı bir azap vardır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:167; Hacc 22:22; Mü'minûn 23:108; Secde 32:20; Fâtır 35:37; Mü'min 40:11; Câsiye 45:35.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cehennemin ebedî oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:39, 81, 162, 217, 257, 275; Al-i İmrân 3:88, 116; Nisâ 4:14, 56, 93, 169; Mâide 5:80; En‘âm 6:128; A‘râf 7:36; Tevbe 9:17, 63, 68; Yûnus 10:27, 52; Hûd 11:8, 107; Ra‘d 13:5; Nahl 16:29; Tâhâ 20:101; Enbiyâ 21:99; Mü'minûn 23:103; Furkân 25:69; Secde 32:14; Ahzâb 33:65; Sâffât 37:9; Zümer 39:72; Mü'min 40:76; Fussilet 41:28; Zuhruf 43:74; Muhammed 47:15; Mücâdele 58:17; Haşr 59:17; Teğâbun 64:10; Cinn 72:23; Müddessir 74:28; Nebe' 78:23; İnfitâr 82:16; Beyyine 98:6.

Mustafa İslamoğlu

Ateşten çıkmak isterler; fakat asla oradan çıkacak değiller; ve sürekli bir azaba mahkum edilirler.

Muhammed Esed

Onlar ateşten kurtulmak isterler, ama kurtulamazlar; uzun sürecek bir azap bekler onları.

Ahmed Hulusi

Ateşten çıkmak isterler ama oradan dışarı çıkamazlar. . . Onlar için daimi bir azap vardır!

Ali Bulaç

(Orda) Ateşten çıkmak isterler, ama ondan çıkacak değiller. Onlar için sürekli bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Ateşten çıkmak isterler, fakat onlar oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Ateşten çıkmak isterler; oysa çıkamazlar. Onlar için, sürekli bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Ateşten çıkmak isterler, fakat onlar oradan çıkamazlar. Onlar için devamlı bir azap vardır.

Edip Yüksel

Ateşten çıkmak isterler; ama çıkamazlar. Onlar sürekli bir cezaya mahkûm olmuşlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ateşten çıkmak isterler; ama çıkamazlar. Onlar sürekli bir cezaya mahkum olmuşlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, ateşten çıkmak isteyecekler, fakat ondan çıkacak değillerdir. Onlara boyuna sürüp gidecek bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ateşten çıkmak istiyecekler, fakat ondan çıkacak değillerdir, onlara boyuna gidecek bir azab vardır

Erhan Aktaş

Ateşten çıkmak isterler. Onlar, o ateşten asla çıkamayacaklar. Onlar için kalıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ateşten çıkmak isterler. Onlar, o ateşten asla çıkamayacaklar. Onlar için kalıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ateşten çıkmak isterler. Onlar o ateşten asla çıkamayacaklar. Onlar için sürekli bir azap vardır.

Gültekin Onan

(Orada) Ateşten çıkmak isterler ama oradan çıkacak değiller. Onlar için sürekli bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar ateşden çıkmalarını dilerler. Halbuki onlar bundan çıkıcılar değildir. Onlar için kendilerini tutub durduracak (salıvermeyecek) bir azab vardır.

İbni Kesir

Ateşten çıkmak isterler, ama oradan çıkacak değillerdir. Ve onlar için sürekli bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(35-37) Ey iman edenler, Allah’tan sakının, ona ulaştıran vesileler arayın, O’nun yolunda gayret edin / cihat edin, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Kafirlere gelince, şayet yeryüzündeki her şey ve bir misli daha / bir o kadarı daha onların olsa, onu da kıyamet günü azabına fidye olarak verseler, onlardan kabul edilmez, onlara acıtıcı bir azap vardır , ateşten çıkabilmeyi dilerler, ama ondan çıkacak değildirler, sürekli bir azap onlarındır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ateşten çıkmak isterler, ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli, daima bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Ateşten çıkmak isterler ama oradan çıkacak değillerdir. Onlar için sürekli bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

O ateşten çıkmak isterler ama çıkamazlar. Onların hak ettikleri kalıcı bir azaptır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ateşten çıkmak isteyecekler ama çıkamayacaklardır. Onların hak ettiği kalıcı bir azaptır.

Şaban Britch

Ateşten çıkmak isterler, ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli, daima bir azap vardır.

Şaban Piriş

Ateşten çıkmak isterler, çıkamazlar. Onlara sürekli azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkamayacaklardır. Onlar için tepelerinden hiç inmeyecek bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They eagerly wish to get out of Hell, but never shall they succeed and therein shall they suffer excruciating pain.

Abdul Haleem

They will wish to come out of the Fire but they will be unable to do so: theirs will be a lasting torment.

Abdullah Yusuf Ali

Their wish will be to get out of the Fire, but never will they get out therefrom: their penalty will be one that endures.

Abul A'la Maududi

They will wish to come out of the Fire, but they will not. Theirs will be a long-lasting chastisement.

Aisha Bewley

They will want to get out of the Fire but they will not be able to. They will have an everlasting punishment.

Al-Hilali & Khan

They will long to get out of the Fire, but never will they get out therefrom; and theirs will be a lasting torment.

Ali Quli Qarai

They would long to leave the Fire, but they shall never leave it, and there is a lasting punishment for them.

Amatul Rahman Omar

They would wish to come out of the Fire but they will not be able to come out of it (of themselves). There awaits them a long-lasting punishment.

Arthur John Arberry

They will desire to come forth from the Fire, but they will not come forth from it; for them awaits a lasting chastisement.

Bijan Moeinian

They wish to get out of Hellfire but it will be impossible for them to do so. They have to stay and suffer forever.

E. Henry Palmer

They may wish to go forth from the Fire, but they shall not go forth therefrom, for them is lasting woe.

Edip-Layth

They want to get out of the fire, but they can never leave it; and they will have a lasting retribution.

George Sale

They shall desire to go forth from the fire, but they shall not go forth from it, and their punishment shall be permanent.

Hamid S. Aziz

They may wish to go forth from the Fire, but they shall not go forth there from. For them is lasting woe.

Mahmoud Ghali

They would like to go out of the Fire, and in no way will they be going out of it; and they will have a perpetual torment.

Marmaduke Pickthall

They will wish to come forth from the Fire, but they will not come forth from it. Theirs will be a lasting doom.

Mohamed Ahmed - Samira

They would like to escape from the Fire, but will never succeed, and their suffering will be constant

Muhammad Asad

They will wish to come out of the fire, but they shall not come out of it; and long-lasting suffering awaits them.

Mustafa Khattab

They will be desperate to get out of the Fire but they will never be able to. And they will suffer an everlasting punishment.

Progressive Muslims

They want to get out of the Fire, but they can never leave it; and they will have a permanent retribution.

Rashad Khalifa

They will want to exit Hell, but alas, they can never exit therefrom; their retribution is eternal.

Sahih International

They will wish to get out of the Fire, but never are they to emerge therefrom, and for them is an enduring punishment.

Sam Gerrans

They will wish to come forth from the Fire, but they will not come forth from it; and they have a lasting punishment.

Shabbir Ahmed

They will wish to come out of the Fire, but they will not be able to come out of it. Theirs will be a lasting punishment.

Syed Vickar Ahamed

Their wish will be to come out of the Fire, but they will never come out from there: Their Penalty will be one that continues (on and on).

Taqi Usmani

They will wish to come out of the Fire, but they will not be able to come out from there. For them there will be a lasting punishment.

The Monotheist Group

They want to exit from the Fire, but they can never exit from it; and they will have a permanent retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩