Diyanet İşleri
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Mâide suresi
Mâide suresi, 29. ayet. إِنِّىٓ أُرِيدُ أَن تَبُوٓأَ بِإِثْمِى وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّٰلِمِينَ
innî ürîdü en tebûe biiŝmî veiŝmike fetekûne min aṣḥâbi-nnâr. veẕâlike cezâu-żżâlimîn.
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem'in iki oğlu; bir cana kıymak Mâide 27–34 3
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.
Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. “Ben isterim ki; sen kendi günahını da benim günahımı da yüklenip cehennemliklerden olasın.” Yani eğer ben katil veya maktul olmaktan birisi olacaksam, senin beni öldürmeni tercih ederim. Böylelikle her iki günahı da sen yüklenmiş olursun. “İşte zalimlerin cezası budur” Bu da öldürmenin büyük günahlardan olduğuna ve cehenneme girmeyi gerektiren suçlardan olduğuna delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hâbil, Kâbil'in gözünü korkutmak amacıyla senin daha önce işlemiş olduğun günahların ve beni zulmederek öldürmenin günahıyla Allah'ın huzuruna dönmeni istiyorum. Böylece kıyamet gününde cehennem ehlinden olup oraya girenlerden birisi olmanı istiyorum. Bu ceza haddi aşanların cezalandırıldığı bir karşılıktır. Ben ise seni öldürme günahıyla oraya dönenlerden olmak istemiyorum.
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki ben hem benim günahımı dipnot 1 hem de kendi günahını yüklenip senin ateş halkından olmanı istiyorum! Zalimlerin cezası işte budur."
Dilerim, hem benim günahımı hem de (benden dolayı) kazandığın günahı yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın: Zaten zalimlerin cezası da budur."
(Beni öldürürsen,) dilerim, hem kendi günah(lar)ını, hem de benim günahlarımı(n yükünü) yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın! Çünkü zalimlerin cezası budur.
"İsterim ki hem benim suçumun vebalini hem de kendi suçunun vebalini yüklenesin; ateş ehlinden olasın. . . İşte budur zalimlerin cezası!"
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."
«Ben istiyorum ki, sen, (beni öldürmenden dolayı) hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.»
"Aslında, hem benim suçlarımı hem de kendi suçlarını yüklenmeni; böylece, ateşin yoldaşlarından olmanı istiyorum. Çünkü haksızlık yapanların cezası, işte budur!"
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur."
"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır."
'Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır.'
Ben, hem benim hem de kendinin günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası işte budur!" dedi.
Ben isterim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenüb varasın da o ateşe layıklardan olasın, zalimlerin cezası işte budur
"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."
"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."
"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur.".
"Kuşkusuz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."
"Şübhesiz dilerim ki sen kendi günahınla birlikde benim günahımı da yüklenesin de o ateşin yaranından olasın. İşte zaalimlerin cezası budur".
Dilerim ki sen; benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası da budur.
(27-32) Onlara Hz, Adem’in iki oğlunun haberini sesli okuyarak aktar, her ikisi de birer kurban sundukları vakit, o ikisinden birinin kurbanı kabul edilmiş diğerinin ki kabul edilmemişti, seni öldüreceğim dedi, O da muhakkak ki Allah, sakınanlardan kabul eder, eğer bana katletmek için elini uzatırsan, ben sana karşı öldürmek için elimi uzatmam, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah’tan kesinlikle korkarım dedi , kesinlikle dilerim ki günahlarına beni öldürme günahını da katarsın ve (haksız yere birini öldürmekten dolayı) cehennem halkından olursun, işte bu zalimlerin cezasıdır. Nefsi onu kardeşini öldürme konusunda galeyana getirdi / kışkırttı ve o da kardeşini öldürdü, hasara uğramış halde sabahladı. Allah, yeri eşen / çukur açan bir kargayı sırf ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek amacıyla yarattı, dedi ki o kadar aciz miyim ki ben kardeşimin cesedini gömmekte bir karga kadar dahi olamadım, pişman halde / nedamet getirerek sabahladı. İşte bu nedenden dolayı, İsrail oğullarına şunu yazdık, bir başka kişin karşılığı veya arzda fesat nedeniyle olmaksızın birinin kişiyi öldürmesi tıpkı insanların tümünü öldürmesi gibidir, kim de onları yaşatırsa tüm insanları yaşatmış gibidir, onlara Resullerimiz gerçekten açıklamalarla geldiler, sonra da onlardan çokları bunun ardından arzda savurganlar / israf edenler oldular.
Ben, hem benim günahımı hem kendi günahını yüklenerek sonunda cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! zalimlerin cezası budur."
İsterim ki sen, hem benim günahımı hem kendi günahını dipnot 1 yüklenesin de o ateşin ahalisinden olasın. Yanlış yapanların cezası işte budur."
İsterim ki hem benim günahımı hem de kendi günahını sırtlanasın da cehennem ahalisinden olasın dipnot 1 . Yanlış yapanların cezası işte budur."
Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.
Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur, dedi.
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın. İşte budur zalimlerin cezası!"
"In fact", he added, "I wish you would bear the consequences of my iniquities and of your wrongs and be an inmate of Hell, for this is the reward of those, wrongful of actions".
and I would rather you were burdened with my sins as well as yours and became an inhabitant of the Fire: such is the evildoers’ reward.’
"For me, I intend to let thee draw on thyself my sin as well as thine, for thou wilt be among the companions of the fire, and that is the reward of those who do wrong."
I would desire that you be laden with my sin and with your sin, dipnot 1 and thus become among the inmates of the Fire. That indeed is the right recompense of the wrong-doers.'
I want you to take on both my wrongdoing and your wrongdoing and so become one of the Companions of the Fire. That is the repayment of the wrongdoers.’
"Verily, I intend to let you draw my sin on yourself as well as yours, then you will be one of the dwellers of the Fire; and that is the recompense of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."
I desire that you earn [the burden of] my sin and your sin, to become one of the inmates of the Fire, and such is the requital of the wrongdoers. ’
`I would rather like you to bear (the burden of) the sin (committed) against me (- the sin of the murder), and (that of) your own sin (committed previously due to which your offering was not accepted), and thus you would become of the fellows of the Fire. ' Such indeed is the recompense of the wrongdoers.
I desire that thou shouldest be laden with my sin and thy sin, and so become an inhabitant of the Fire; that is the recompense of the evildoers. '
"I prefer that you bear the consequence of your own sin [of killing me] as well as my sin [any possible harming you in defense] rather than end up in the Hell which is the punishment of unjust people. "
verily, I wish that thou mayest draw upon thee my sin and thy sin, and be of the fellows of the Fire, for that is the reward of the unjust. '
"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the fire. Such is the reward of the wicked."
I choose that thou shouldest bear my iniquity and thine own iniquity; and that thou become a companion of hell fire; for that is the reward of the unjust.
"Verily, I would rather that you draw upon yourself my sin and yours, and become of the fellows of the Fire, for that is the reward of the evil-doer (or unjust). "
Surely I would (like) that you would incur (upon yourself) my vice and your vice, (and) so you become one of the companions (i. e. inhabitants) of the Fire, and that is the recompense of the unjust."
Lo! I would rather thou shouldst bear the punishment of the sin against me and thine own sin and become one of the owners of the fire. That is the reward of evil-doers.
I would rather you suffered the punishment for sinning against me, and for your own sin, and became an inmate of Hell. And that is the requital for the unjust."
I am willing, indeed, for thee to bear [the burden of] all the sins ever done by me as well as of the sin done by thee: [but] then thou wouldst be destined for the fire, since that is the requital of evildoers!"
I want to let you bear your sin against me along with your other sins, then you will be one of those destined to the Fire. And that is the reward of the wrongdoers."
"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the reward of the wicked."
"I want you, not me, to bear my sin and your sin, then you end up with the dwellers of Hell. Such is the requital for the transgressors."
Indeed I want you to obtain [thereby] my sin and your sin so you will be among the companions of the Fire. And that is the recompense of wrongdoers."
“I wish thee to bear my sin and thy sin, and to become of the companions of the Fire; and that is the reward of the wrongdoers.”
"I would rather have you carry two sins. First, of slaying me, and second, of slaying the person inside you, and be among the dwellers of the Fire. That is the reward for the wrongdoers."
"As for me, I intend to let you take upon yourself my sin as well as yours, for you will be among the Companions of the Fire, and that is the reward of those who do wrong. "
I would rather let you bear my sin and your sin, and then become one of the people of the Fire. That is the punishment of the unjust."
"I want you to have both my sin and your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the recompense of the wicked."