Mâide suresi

Mâide suresi, 15. ayet

Mâide suresi, 15. ayet. يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ قَدْ جَآءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثِيرًا مِّمَّا كُنتُمْ تُخْفُونَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَيَعْفُوا۟ عَن كَثِيرٍ قَدْ جَآءَكُم مِّنَ ٱللَّهِ نُورٌ وَكِتَٰبٌ مُّبِينٌ

yâ ehle-lkitâbi ḳad câeküm rasûlünâ yübeyyinü leküm keŝîram mimmâ küntüm tuḫfûne mine-lkitâbi veya`fû `an keŝîr. ḳad câeküm mine-llâhi nûruv vekitâbüm mübîn.

Diyanet İşleri

Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur'an) gelmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 12–18 · surenin 15. ayeti / 120

Konu İsrâiloğullarından ve Hıristiyanlardan alınan söz Mâide 12–19 3

  1. Mâide 12

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."

  2. Mâide 13

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

  3. Mâide 14

    "Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

  4. 15

    Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur'an) gelmiştir.

  5. Mâide 16

    Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir.

  6. Mâide 17

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah'a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

  7. Mâide 18

    (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah yahudi ve hristiyanlardan oluşan kitap ehlinden almış olduğu sözü ve onların -pek azı müstesna- bu sözü bozduklarını söz konusu ettikten sonra hepsine Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmelerini emretmiş ve onlara karşı onun nübüvvetinin doğruluğuna dair kesin bir belgeyi delil olarak göstermiştir ki o da şudur: Bu peygamber onlara insanlardan -hatta kendi dinlerine mensup olan avamdan bile- sakladıkları pek çok şeyi beyan etmektedir. İlim konusunda parmakla gösterilecek kimseler oldukları halde ve o dönemde başkaları da ancak onlar kadar bilgi sahibi iken ve ilim sahibi olmaya istekli olan kimseler ilmi ancak onlar vasıtası ile öğrenebilecek durumda iken Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in gelip kendi aralarında gizlemeye çalıştıkları hususları beyan eden bu Kur’ân-ı Azim’i getirmesi -üstelik okuması ve yazması olmayan bir ümmi iken bunu gerçekleştirmesi- onun risaletinin kesin oluşunun en açık delillerindendir. Onların kitaplarında Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in sıfatlarının bulunması, ona dair müjdelerin yer alması, recm âyetini açıklaması ve benzeri hususlar bu delillere verilebilecek örnekler arasındadır.

“Birçoğunu da affediyor” Hikmetin, açıklanmasını gerektirmediği hususları açıklamaksızın bırakıyor. “Şüphesiz ki size Allah’tan bir nur” yani bilgisizliğin karanlıklarına ve sapıklığın körlüğüne karşı kendisiyle aydınlanılan Kur’ân-ı Kerîm “ve apaçık bir Kitap gelmiştir.” Allah’ı, isimlerini, sıfatlarını, fiillerini bilmek, şer’i hükümler ve cezai hükümler gibi insanların din ve dünya ile ilgili gerek duyacakları bilgileri açıklayan bir kitaptır bu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Tevrat ehli Yahudiler ve İncil ehli Hristiyanlardan oluşan ey Ehlikitap! Resulümüz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- size indirilen kitaptan gizlediklerinizin bir çoğunu açıklamaya geldi. Sizlere yarar sağlamayanları ise açıklamadan geçti. Rezilliklerinizi ise ortaya koydu. Kur'an size onunla aydınlanacağınız kitap olarak geldi. Aynı zamanda Kur'an, insanların dünyevi ve uhrevi işlerinde ihtiyaç duydukları her şeyi açıklayan bir kitaptır.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَهْلَ ya ehle ehli kök: اهل
  2. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap kök: كتب
  3. قَدْ kad muhakkak
  4. جَآءَكُمْ ca'ekum size geldi kök: جيا
  5. رَسُولُنَا rasuluna elçimiz kök: رسل
  6. يُبَيِّنُ yubeyyinu açıklıyor kök: بين
  7. لَكُمْ lekum size
  8. كَثِيرًۭا kesiran çoğunu kök: كثر
  9. مِّمَّا mimma şeylerin
  10. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  11. تُخْفُونَ tuhfune gizlemiş kök: خفي
  12. مِنَ mine -tan
  13. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap- kök: كتب
  14. وَيَعْفُوا۟ ve yea'fu vaz geçiyor kök: عفو
  15. عَن an -ndan
  16. كَثِيرٍۢ ۚ kesirin çoğu- kök: كثر
  17. قَدْ kad gerçekten
  18. جَآءَكُم ca'ekum size gelmiştir kök: جيا
  19. مِّنَ mine -tan
  20. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  21. نُورٌۭ nurun bir nur kök: نور
  22. وَكِتَـٰبٌۭ ve kitabun ve bir Kitap kök: كتب
  23. مُّبِينٌۭ mubinun açık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar,…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey kitap ehli! Elbette size gelen Elçimiz, dipnot 1 kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklıyor; birçoğunu da geçiyor. Elbette size Allah'tan bir nûr dipnot 2 (ışık) ve apaçık bir kitap gelmiştir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Peygamberler ve kitaplar, daha önce gizlenen gerçekleri/mesajları açığa çıkarmakta ve onları ilan etmektedirler. Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:187.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:174; A‘râf 7:157; Tevbe 9:32; Hacc 22:8; Nûr 24:35; Lokmân 31:20; Şûrâ 42:52; Saff 61:8; Teğâbun 64:8.

Mustafa İslamoğlu

Ey önceki vahyin mensupları (olan Yahudiler)! Kitaptan gizlediğiniz bir çok hakikati size açıklamak ve (zaten bilinen) bir kısmından da geçmek üzere elçimiz gelmiştir. Artık size Allah'tan bir ışık ve net bir mesaj ulaşmıştır.

Muhammed Esed

Ey Kitab-ı Mukaddesin izleyicileri! Şimdi size, (kendi kendinizden) gizlediğiniz Kitabın birçoğunu açıklamak ve bir kısmını da bağışlamak amacıyla Elçimiz gelmiştir. Şimdi Allahtan size bir ışık ve apaçık bir ilahi kelam ulaşmıştır,

Ahmed Hulusi

Ey hakikat bilgisi verilmiş olanlar. . . Hakikat bilgisinden gizlediklerinizin birçoğunu size açıklayan ve birçoğunu (gizlemenizi de) affeden Rasulümüz geldi. . . Gerçekten size Allah'tan bir Nur ve Kitab-ı Mubiyn (açık seçik Sünnetullah bilgisi) gelmiştir.

Ali Bulaç

Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.

Ali Özek ve heyeti

Ey ehli kitap! Rasûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.

Ali Rıza Safa

Ey kitap halkı! Kitaptan gizlediklerinizin çoğunu size açıklayan ve çoğunu da geçen elçimiz gelmiştir. Allah'tan, size bir aydınlık ve apaçık bir Kitap gelmiştir. dipnot 99

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 99
    "Çoğunu geçen" olarak yazdığımız söylem, kimi Kur'an çevirilerinde, "Çoğunu yüzünüze vurmayan" veya "Çoğunu açıklamaya gerek görmeyen" veya "Çoğunu affeden" veya "Çoğunu yürürlükten kaldıran" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ey kitap ehli! Peygamberimiz,kitaptan gizlediklerinizin çoğunu açıklamak üzere size geldi; birçok kusurunuzdan da vazgeçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap gelmiştir.

Edip Yüksel

Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz birçok bölümünü açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. ALLAH'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz bir çok bölümünü açığa çıkaran ve bir çoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. ALLAH'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kitap verilenler, şimdi size, kitabınızın gizlemekte olduğunuz birçok yerlerini sizlere açıklayan birçoğunu da geçiveren Peygamberimiz geldi. İşte size Allah'tan bir nur, bir parlak kitap geldi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Ehli kitab, şimdi size Resulümüz geldi, kitabınızın gizlemekte olduğunuz bir çok yerlerini sizlere beyan ediyor, bir çoğundan da geçiyor, işte size Allahdan bir nur, bir parlak kitab geldi

Erhan Aktaş

Ey Kitap Ehli! Doğrusu, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen Resul'ümüz geldi. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen resulümüz geldi. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz geldi. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.

Gültekin Onan

Ey kitap ehli, kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Tanrı'dan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.

Hasan Basri Çantay

Ey ehl-i kitab, size — kitabdan gizlemekde olduğunuz şeylerin bir çoğunu meydana vuran, bir çoğundan da geçiveren — peygamberimiz gelmişdir. Size Allahdan hakıyki bir nur ve apaçık bir kitab gelmişdir.

İbni Kesir

Ey Ehl-i Kitab; size peygamberimiz gelmiştir, kitabtan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatır ve çoğundan da geçiverir. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitab gelmiştir.

Mehmet Alagaş

(14-17) Yine bizler Hristiyan’ız / nasarayız (Hz. İsa’nın yardımcıları olmaları hasebiyle) diyenlerden de söz almıştık, onlar da anılan / zikredilen şeylerden haz almayı / nasiplenmeyi unuttular, aralarında kıyamete kadar sürecek bir düşmanlık ve kin / buğz meşgul bıraktık, Allah, ilerde onlara ne ürettiklerini haber verecektir. Ey kitap halkı, (Hem yahudiler hem nasaralar) size kesin olarak elçimiz geldi, (Hz. Muhammed) kitaptan sakladığınız şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da açıklamayıp vazgeçiyor, Allah’tan kesin olarak size bir nur ve apaçık bir kitap geldi, Allah onunla yola iletir / yola girmenize rehberlik eder, O ’nun hoşnut olmasına / rızasına uyanlara / tabi olanlara hidayet eder ve izniyle de teslimiyet yollarına iletir, onları düzgün yola sokar. Kesin olan şu ki, Meryem oğlu Mesih Allah’tır diyenler kafir oldular, deki Allah’tan başka kim egemenlik hakkına sahiptir? eğer dilerse, Meryem oğlu Mesihi ve annesini ve de yeryüzünde olan herkesi, toptan yok eder / helak eder, semaların, arzın ve her ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti (onlar hakkında dilediğini yapabilme özgürlüğü) Allah’a aittir, istediğini yaratır, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kitap'dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğunu da (açıklamadan) geçiveren rasûlümüz gelmiştir. Doğrusu size Allah’tan bir aydınlatıcı ve apaçık/açıklayıcı bir kitap gelmiştir.

Süleyman Ateş

Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Ey ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar! Size, kitabınızdan gizlemekte olduğunuz dipnot 1 şeylerin çoğunu ortaya çıkaran dipnot 2 , birçoğuna da dokunmayan dipnot 3 elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve açık bir kitap geldi.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Yahudiler kitaplarında olanın çoğunu gizliyorlardı (En'am 6/91).
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada Kur'an'ın önceki kitapları nasıl nesh ettiği anlatılmaktadır. Nesh, bir kitaptaki yazıyı diğer kitaba aktarmaktır. (el-Ayn) İki kitabın yazarı aynı şahıs ise yazıların büyük bir kısmını olduğu gibi bir kısmını da daha iyi şekilde aktarır. Onun için nesih ya dengiyle ya da daha iyisiyle olur. (Bakara 2/106) Allah, önceki kitapların hükümlerini son kitabında korumuştur (Şura 42/13). Yukarıdaki ayet, önceki kitaplarda bulunan bazı emirlerin gizlendiğini, Allah'ın onları Kur'an'a almadığını bildirir. O hükümlerin Kur'an'a alınmamış olması, önceki kitaba inananlar üzerindeki sorumluluğu kaldırmaz. O kitapların bazı hükümleri ise daha iyisi ile değiştirilmiştir. Mesela Müslümanlar ilk başta orucu, önceki ümmetler gibi tutarken (Bakara 2/183) daha sonra bazı hafifletmeler yapılmıştır (Bakara 2/187).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Ehl-i Kitap! dipnot 1 size, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi ortaya çıkaran, birçoğuna da dokunmayan Elçimiz (Kitabımız) geldi. Size Allah'tan bir nur ve açık bir kitap geldi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitaplarında uzman olan kişiler!

Şaban Britch

Ey kitap ehli! Rasûlümüz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin birçoğunu size açıkça anlatıyor ve bir çoğunu da (hikmet gereği) bırakıp, geçiyor. Doğrusu size Allah’tan bir aydınlatıcı ve apaçık/açıklayıcı bir kitap gelmiştir.

Şaban Piriş

Ey kitap ehli, Resulümüz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin bir çoğunu size açıkça anlatıyor ve bir çoğunu da geçiyor. Doğrusu size Allah'tan bir aydınlatıcı ve apaçık bir kitap gelmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Ehlikitap! Resulümüz size geldi. Kitap'tan saklamış olduklarınızın çoğunu size ayan-beyan açıklıyor; çoğundan da geçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir ışık ve apaçık bir Kitap gelmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you Ahl AL-Kitab: There came to you Our Messenger to make intelligible to you much of what you have concealed of the Scriptures so that. You apprehend what is purely spiritual and intellectual, and to repeal much of what is now irrelevant. Indeed there came to you intellectual illumination and enlightenment and a Book standing manifest of glory, knowledge and spiritual light.

Abdul Haleem

People of the Book, Our Messenger has come to make clear to you much of what you have kept hidden of the Scripture, and to overlook much [you have done]. A light has now come to you from God, and a Scripture making things clear,

Abdullah Yusuf Ali

O people of the Book! There hath come to you our Messenger, revealing to you much that ye used to hide in the Book, and passing over much (that is now unnecessary): There hath come to you from Allah a (new) light and a perspicuous Book, -

Abul A'la Maududi

People of the Book! Now Our Messenger has come to you: he makes clear to you a good many things of the Book which you were wont to conceal, and also passes over many things. dipnot 1 There has now come to you a light from Allah, and a clear Book.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    God discloses some of the dishonest and treacherous dealings of theirs where He deems it necessary in order to strengthen the cause of the true religion, and ignores the disclosure of those which are not truly indispensable.

Aisha Bewley

People of the Book! Our Messenger has come to you, making clear to you much of the Book that you have kept concealed, and passing over a lot. A Light has come to you from Allah and a Clear Book.

Al-Hilali & Khan

O people of the Scripture (Jews and Christians)! Now has come to you Our Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) explaining to you much of that which you used to hide from the Scripture and pass over (i.e. leaving out without explaining) much. Indeed, there has come to you from Allâh a light (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) and a plain Book (this Qur’ân).

Ali Quli Qarai

O People of the Book! Certainly Our Apostle has come to you, clarifying for you much of what you used to hide of the Book, and excusing many [an offense of yours]. Certainly there has come to you a light from Allah, and a manifest Book.

Amatul Rahman Omar

O people of the Scripture! Our Messenger, who has come to you, unfolds many teachings of the Scripture which you had kept hidden, and many a thing he passes over. There has come to you, indeed, from Allâh a Light and the perspicuous Book (- the Qur'ân) that distinguishes the right from the wrong.

Arthur John Arberry

People of the Book, now there has come to you Our Messenger, making clear to you many things you have been concealing of the Book, and effacing many things. There has come to you from God a light, and a Book Manifest

Bijan Moeinian

You people who believe in the Scriptures, My Prophet has come to reveal lots of commandments which has been hidden from you and to inform you of My forgiveness for many wrongdoings of yours. Indeed a beacon and a profound Book has come to you from the Lord.

E. Henry Palmer

O ye people of the Book! our Apostle has come to you to explain to you much of what ye had hidden of the Book, and to pardon much. There has come to you from God a light, and a perspicuous Book;

Edip-Layth

People of the book, Our messenger has come to you to proclaim for you much of what you were hiding from the book, and to ignore over much. A light has come to you from God and a clarifying book.

George Sale

O ye who have received the scriptures, now is our apostle come unto you, to make manifest unto you many things which ye concealed in the scriptures; and to pass over many things. Now is light and a perspicuous book of revelations come unto you from God.

Hamid S. Aziz

O you people of the Book! Now has Our Messenger come to you to expound unto you much of what you used to hide in the Book, and forgiving (or abolishing) much. Now has come unto you light from Allah, and a perspicuous Book -

Mahmoud Ghali

O you Population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) our Messenger has already come up to you; he makes evident to you many things you have been concealing of the Book, and he is clement about many things. A light has already come up to you from Allah, and an evident Book.

Marmaduke Pickthall

O People of the Scripture! Now hath Our messenger come unto you, expounding unto you much of that which ye used to hide in the Scripture, and forgiving much. now hath come unto you light from Allah and plain Scripture,

Mohamed Ahmed - Samira

O people of the Book, Our Apostle has come to you, announcing many things of the Scriptures that you have suppressed, passing over some others. To you has come light and a clear Book from God

Muhammad Asad

O followers of the Bible! Now there has come unto you Our Apostle, to make clear unto you much of what you have been concealing [from yourselves) of the Bible, and to pardon much. Now there has come unto you from God a light, and a clear divine writ,

Mustafa Khattab

O People of the Book! Now Our Messenger has come to you, revealing much of what you have hidden of the Scriptures and disregarding much. There certainly has come to you from Allah a light and a clear Book

Progressive Muslims

O people of the Scripture, Our messenger has come to you to clarify for you much of what you were hiding from the Scripture, and to pardon over much. A light has come to you from God and a clarifying Book.

Rashad Khalifa

O people of the scripture, our messenger has come to you to proclaim for you many things you have concealed in the scripture, and to pardon many other transgressions you have committed. A beacon has come to you from GOD, and a profound scripture.

Sahih International

O People of the Scripture, there has come to you Our Messenger making clear to you much of what you used to conceal of the Scripture and overlooking much. There has come to you from Allah a light and a clear Book.

Sam Gerrans

O doctors of the Law: Our messenger has come to you, making clear to you much of what you hid of the Writ, and pardoning much. There has come to you light from God, and a clear Writ

Shabbir Ahmed

O People of the Book! Now has come to you Our Messenger, to make clear to you much of what you have been concealing from yourselves and others. He ignores much of the irrelevant accounts and pardons much of your misdeeds. Now has come to you from Allah a Beacon of Light and a Clear Book.

Syed Vickar Ahamed

O People of the Book! Our Messenger (Muhammad) has come to you (now), making it known to you much what you used to hide in the Book, and bypassing much (that is now not necessary): There has come to you a (new) Light from Allah and a (very) clear Book (the Quran)—

Taqi Usmani

O people of the Book, there has come to you Our Messenger disclosing to you much of what you have been concealing of the Book, while He overlooks much. There has come to you, from Allah, a Light and a clear Book;

The Monotheist Group

O people of the Book, Our messenger has come to you to clarify for you much of what you were hiding from the Book, and to pardon over much. A light has come to you from God and a clarifying Book.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩