Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 187. ayet

Âl-i İmrân suresi, 187. ayet. وَإِذْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَتُبَيِّنُنَّهُۥ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۥ فَنَبَذُوهُ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ وَٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

veiẕ eḫaẕe-llâhü mîŝâḳa-lleẕîne ûtü-lkitâbe letübeyyinünnehû linnâsi velâ tektümûneh. fenebeẕûhü verâe żuhûrihim veşterav bihî ŝemenen ḳalîlâ. febi'se mâ yeşterûn.

Diyanet İşleri

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 184–190 · surenin 187. ayeti / 200

Konu "Allah fakirdir" diyenler; her canlı ölümü tadacak Âl-i İmrân 181–189 3

  1. Âl-i İmrân 184

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

  2. Âl-i İmrân 185

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

  3. Âl-i İmrân 186

    Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

  4. 187

    Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

  5. Âl-i İmrân 188

    Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  6. Âl-i İmrân 189

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  7. Âl-i İmrân 190

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

187. “Misak”, ağır ve pekiştirilmiş söz demektir. Bu, Yüce Allah’ın kendisine kitap verdiği ve ilim öğrettiği herkesten aldığı bir sözdür. Bu söz, onlardan insanlara Allah’ın kendisine öğrettiklerinden gerek duyacakları şeyleri öğreteceklerine, bu konuda onlardan bir şey gizlemeyeceklerine, bu bilgiyi cimrilik ederek onlardan saklamayacaklarına, özellikle de bir şey sorulduğunda yahut da açıklamada bulunması gereken bir hal olduğunda, bu bilgiyi açıklayacaklarına dair alınmış bir sözdür. Buna göre bir bilgiye sahip olan herkesin böyle bir durumda o bilgiyi açıklaması ve hakkı batıldan ayırt etmesi icab eder.

Bu hususta Allah’ın kendilerine muvaffakiyet verdiği kimseler, bu emri tam anlamıyla yerine getirmiş, Allah’ın kendilerine öğrettiklerinden, Rablerinin rızasını arayarak, insanlara merhamet duyarak ve öğretilen bilgiyi gizleme günahından korkarak Allah’ın kendilerine öğrettiğini insanlara öğretmişlerdir. Kendilerine kitap verilmiş olan yahudiler, hıristiyanlar vb. kimseler ise bu sözleri arkalarına atmışlar, ona hiçbir şekilde önem vermemişlerdir. Aksine hakkı gizlemişler, batılı açığa vermişlerdir. Bunu Allah’ın yasaklarına karşı cüretkârca bir tutumla, Yüce Allah’ın haklarını önemsemeyerek ve insanların haklarına riâyet etmeyerek yapmışlar, bu gizleme karşılığında da az bir bedel almaya razı olmuşlardır. Söz konusu bu az bedel ise -o da eğer tahakkuk ederse- başkanlık ve üstün mevkiler, onların aşağılık takımlarından hevalarına uyan ve arzularını hakkın önüne geçiren kimselerden aldıkları önemsiz mallardır.

“O aldıkları bedel ne kötüdür.” Çünkü bu bedellerin en değersizidir. Yüz çevirdikleri şey ise -ki o da hakkı açıklamaktır- ebedi mutluluğu ihtiva eden, dini ve dünyevi maslahatları taşıyan, arzulanan en büyük, en üstün ve değerli amaçtır. Ancak onların bu değersiz dünyevi menfaatleri tercih edip üstün ve son derece değerli şeyleri terk etmelerinin tek sebebi de kötülükleri, değersizlikleri ve bu işlerden başka hiçbir şeye elverişli olmayışlarıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Allah'ın kitabını insanlara açıklayacaksınız, ondaki hidayeti ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine delalet eden şeyi gizlemeyeceksiniz diye Allah'ın Yahudi ve Hristiyan ehlikitap âlimlerinden aldığı sapasağlam sözü hatırla! Onlardan bazısı verdiği bu sözü reddederek önemsemediler. Hakkı gizleyip batılı izhar ettiler. Allah'a verdikleri sözü makam ve mal gibi ulaşabilecekleri az bir bedele değiştiler. Allah'a verdikleri söz ile değiştirdikleri bu değer ne kötüdür.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz hani
  2. أَخَذَ ehaze almıştı kök: اخذ
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. مِيثَـٰقَ misaka söz kök: وثق
  5. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  6. أُوتُوا۟ utu verilenlerden kök: اتي
  7. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  8. لَتُبَيِّنُنَّهُۥ letubeyyinunnehu onu mutlaka açıklayacaksınız kök: بين
  9. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  10. وَلَا ve la
  11. تَكْتُمُونَهُۥ tektumunehu gizlemeyeceksiniz kök: كتم
  12. فَنَبَذُوهُ fenebezuhu fakat onlar (verdikleri sözü) attılar kök: نبذ
  13. وَرَآءَ vera'e ardına kök: وري
  14. ظُهُورِهِمْ zuhurihim sırtlarının kök: ظهر
  15. وَٱشْتَرَوْا۟ veşterav ve aldılar kök: شري
  16. بِهِۦ bihi karşılığında
  17. ثَمَنًۭا semenen bir para kök: ثمن
  18. قَلِيلًۭا ۖ kalilen azıcık kök: قلل
  19. فَبِئْسَ fe bi'se ne kötü kök: باس
  20. مَا ma şey
  21. يَشْتَرُونَ yeşterune satın alıyorlar kök: شري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kök: نبذ (12 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz" dipnot 1 diye söz almıştı. Onlar ise bunu sırtlarının arkasına atmışlar; dipnot 2 onu az bir değer karşılığında satmışlardı. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeklerin ilan edilmesi ve gizlenmemesi gerektiğiyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:140, 159-162, 174-175, 283.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Bakara 2:101.

Mustafa İslamoğlu

Allah, (daha önceden) vahye muhatap olanlardan "Onu insanlara açıklayacaksınız ve kesinlikle gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar bunu kulak ardı ettiler ve değersiz bir menfaat karşılığı pazarladılar: ne kötü bir alışverişti bu!

Muhammed Esed

Allah, geçmişte kendilerine vahiy verilenlere, "Bunu insanlara açıklayın ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyin!" (buyurduğunda, bunu yapacaklarına) dair onlardan güçlü bir taahhüt almıştı. Ama onlar bu taahhütlerini kulak arkasına attılar ve küçük bir kazançla değiştirdiler: Ne kötü bir alışverişti bu!

Ahmed Hulusi

Hani Allah, kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden, "Onu kesinlikle insanlara açıklayacak, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Derken onlar sözlerini geride bırakıp, karşılığında az bir bedel aldılar. Ne kötü bir alışveriş!

Ali Bulaç

Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötü!

Ali Rıza Safa

Allah, kitap verilenlerden kesin söz almıştı: "Onu, kesinlikle insanlara açıklayacaksınız ve Onu gizlemeyeceksiniz!" Fakat Onu, arkalarına attılar ve az bir değere sattılar. Oysa ne kötü bir alışveriş yaptılar.

Bayraktar Bayraklı

Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: "Onu insanlara açıklayınız ve hiçbir şey gizlemeyiniz." Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!

Edip Yüksel

ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alışveriş!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, 'Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemiyeceksiniz,' diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alış veriş!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vaktiyle Allah, kitap verilen okur yazarlardan: "Andolsun ki, onu insanlara anlatacaksınız ve gizlemeyeceksiniz." diye söz almıştı. Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar. Ne kötü bir alışverişti bu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktile Allah kendilerine kitab verilen okur yazarların şöyle misakını aldı: celalim hakkı için onu nasa anlatacaksınız, ketmetmeyeceksiniz, derken onlar onu omuzlarının arkasına attılar da mukabilinde biraz para aldılar, bakın ne kötü alış veriş

Erhan Aktaş

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığında, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Gültekin Onan

Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Allah bir zaman kendilerine Kitab verilenlerden "Onu (Celalim hakkı için) behemehal insanlara açıklayıb anlatacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye te'minat almışdı. Onlar ise o sözü sırtlarının arkasına atdılar. Onun mukaabilinde az bir menfeati satın aldılar. Müşteri oldukları o şey ne kötüdür!..

İbni Kesir

Hani Allah, kendilerine kitab verilenlerden; onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz, diye söz almıştı. Onlar ise bunu arkalarına attılar ve az bir değere değiştiler. Satın aldıkları şey ne kötüdür.

Mehmet Alagaş

(187-188) Bir vakit Allah , kitap verilenlerden onu açıklayacaksınız ve saklamayacaksınız şeklinde söz almıştı , O sözü sırtlarının arkalarına attılar , az bir menfaatin müşterisi oldular , ne kötü bir şeyin müşterisi oldular , verdiklerinden dolayı rahatlayıp şımaranların ve yapmadıklarıyla övülmeyi sevenlerin azaptan kurtulacaklarını hesap etme, onlar da hesap etmesinler, onlar için acıtıcı bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir bedele sattılar. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

Süleyman Ateş

Allah, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah, kendilerine kitap verilenlerden "Bu kitabı insanlara kesinlikle açık açık anlatacak, asla gizlemeyeceksiniz!" diye söz aldı. dipnot 1 Fakat onlar verdikleri sözü göz ardı edip karşılığında geçici bir çıkar elde ettiler. Yaptıkları bu alış-veriş ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, gönderdiği bütün resullerine, kitabı açık açık anlatma görevi yüklemiştir (Maide 5/15, Nahl 16/43-44, 64). Bu ayet, aynı görevin, kendilerine kitap verilen müminlere de yüklendiğini bildirmektedir (Bakara 2/101,159-162, 174-175)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldığında "Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!" dedi. Verdikleri sözü göz ardı ettiler ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey, ne kötüdür dipnot 1 !

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. (Bakara 2/159,160), (Bakara 2/174)

Şaban Britch

Allah kitap verilenlerden, “Kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı da, onlar kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değiştirip, tahrif ettiler. Bu alışverişleri ne kötüdür.

Şaban Piriş

Allah kitap verilenlerden, "kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı da, onlar, kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değişmişlerdi, alış verişleri ne kötüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda misak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For once did Allah make a covenant with Ahl AL-Kitab. They should make the Book genuinely known to everyone and not hide the least part of its text and its precepts. However they cast it behind their backs and exchanged the truth for the worthless vanity of the fleeting and ephemeral world. How evil and how ill indeed is the advantage they gained.

Abdul Haleem

God took a pledge from those who were given the Scripture- ‘Make it known to people; do not conceal it’- but they tossed the pledge over their shoulders, they bartered it for a small price: what a bad bargain they made!

Abdullah Yusuf Ali

And remember Allah took a covenant from the People of the Book, to make it known and clear to mankind, and not to hide it; but they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And vile was the bargain they made!

Abul A'la Maududi

And recall when Allah took a covenant from those who were given the Book: 'You shall explain it to men and not hide it. dipnot 1 Then they cast the Book behind their backs, and sold it away for a trivial gain. Evil indeed is their bargain.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Although the Jews remembered that some Prophets had been endowed with the miracle of consuming fire, they conveniently forgot their covenant with God at the time they were entrusted with the Scripture, and their mission as the bearers of the Scripture. The 'covenant' to which this verse alludes is mentioned at several places in the Bible. In the last sermon of Moses, cited in Deuteronomy, he again and again calls the attention of Israel to the covenant in the following words: 'Hear, O Israel: The Lord our God is one Lord; and you shall love the Lord your God with all your heart, with all your soul, with all your might. And these words which I command shall be upon your heart; and you shall teach them diligently to your children, and shall talk of them when you sit in your house, and when you walk by the way, and when you lie down, and when you rise. And you shall bind them as a sign upon your hand, and they shall be as frontlets between your eyes. And you shall write them on the doorposts of your house and on your gates.' (
    Deuteronomy 6: 4-9 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 6:4

    “Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RABdir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .)Then, in his last testament Moses said: 'And on the day you pass over the Jordan to the land which the Lord your God gives you, you shall set up large stones, and plaster them with plaster and you shall write upon them all the words of this law, when you pass over to enter the land which the Lord your God gives you, a land flowing with milk and honey, as the Lord, the God of your fathers, has promised you. And when you have passed over the Jordan, you shall set up these stones, concerning which I command you this day, on Mount Ebal, and you shall plaster them with plaster.' (
    Deuteronomy 27: 2-4 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 27:2

    Şeria Irmağından Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye geçince, büyük taşlar dikip kireçleyeceksiniz.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .) When the Levites were handed a copy of the Torah, they were instructed to gather men, women and children every seventh year on the occasion of the Feast of Tabernacles and to recite the entire text to them. But their indifference to the Book of God grew to such a point that seven hundred years later even the priests of the Temple of Solomon and the Jewish ruler of Jerusalem did not know that they had the Book of God with them. (See
    2 Kings 22: 8-13 — Eski Ahit, 2. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 2. Krallar 22:8

    Başkâhin Hilkiya Yazman Şafana, “RABbin Tapınağında Yasa Kitabını buldum” diyerek kitabı ona verdi. Şafan kitabı okudu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .)

Aisha Bewley

Allah made a covenant with those given the Book: ‘You must make it clear to people and not conceal it. ’ But they toss it in disdain behind their backs and sell it for a paltry price. What an evil sale they make!

Al-Hilali & Khan

(And remember) when Allâh took a covenant from those who were given the Scripture (Jews and Christians) to make it (the news of the coming of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and the religious knowledge) known and clear to mankind, and not to hide it, but they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And indeed worst is that which they bought.

Ali Quli Qarai

When Allah made a covenant with those who were given the Book: ‘You shall explain it for the people, and you shall not conceal it,’ they cast it behind their backs and sold it for a paltry gain. How evil is what they buy!

Amatul Rahman Omar

Recall the time when Allâh took a covenant from those who were given the Scripture that, `You must explain (the teachings of) this (Scripture) to the people and not conceal it. ' But they threw it away behind their backs, and accepted a paltry price for it. How evil is that which they have chosen!

Arthur John Arberry

And when God took compact with those who had been given the Book: 'You shall make it clear unto the people, and not conceal it. ' But they rejected it behind their backs and sold it for a small price -- how evil was that their selling!

Bijan Moeinian

Recall that God took a covenant from the followers of the Scripture that they should not hide the truth and that they should spread it [Deuteronomy (4:2), (6:7-9). Unfortunately they broke their promise [up to the point that years after Moses they did not know that there was such book known as Torah (see II Kings, 22:8-13)] and traded their faith for a hand full of money. What a loss their deal was.

E. Henry Palmer

When God took the compact from those who have had the Book brought them that 'Ye shall of a surety manifest it unto men, and not hide it,' they cast it behind their backs, and bought therewith a little price,- but evil is what they buy.

Edip-Layth

God took the covenant of those who were given the book: "You will proclaim to the people and not conceal it." However, they threw it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

George Sale

And when God accepted the covenant of those to whom the book of the law was given, saying, ye shall surely publish it unto mankind, ye shall not hide it: Yet they threw it behind their backs, and sold it for a small price; but woful is the price for which they have sold it.

Hamid S. Aziz

When Allah took the covenant from those who have received the Scripture, (and said), "You shall of a surety manifest it unto men, and not hide it", they cast it behind their backs, and bought therewith a little gain, but evil is what they buy therewith.

Mahmoud Ghali

And as Allah took Compact with the ones to whom the Book was brought: "Indeed you shall definitely make it evident to mankind and not keep it back. " Yet, they flung it off beyond their backs and traded it for a little price. Miserable then is that which they traded!

Marmaduke Pickthall

And (remember) when Allah laid a charge on those who had received the Scripture (He said): Ye are to expound it to mankind and not to hide it. But they flung it behind their backs and bought thereby a little gain. Verily evil is that which they have gained thereby.

Mohamed Ahmed - Samira

And remember when God took a promise from the people of the Book to make its (truth) known to mankind, and not keep back any part of it, they set aside (the pledge), and sold it away for a little gain but how wretched the bargain that they made!

Muhammad Asad

AND LO, God accepted a solemn pledge from those who were granted earlier revelation [when He bade them]: "Make it known unto mankind, and do not conceal it!" But they cast this [pledge] behind their backs, and bartered it away for a trifling gain: and how evil was their bargain!

Mustafa Khattab

˹Remember, O  Prophet,˺ when Allah took the covenant of those who were given the Scripture to make it known to people and not hide it, yet they cast it behind their backs and traded it for a fleeting gain. What a miserable profit!

Progressive Muslims

And God took the covenant of those who were given the Scripture: "You will make it clear to the people and not conceal it. " But they threw it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

Rashad Khalifa

GOD took a covenant from those who received the scripture: "You shall proclaim it to the people, and never conceal it." But they disregarded it behind their backs, and traded it away for a cheap price. What a miserable trade.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], when Allah took a covenant from those who were given the Scripture, [saying], "You must make it clear to the people and not conceal it. " But they threw it away behind their backs and exchanged it for a small price. And wretched is that which they purchased.

Sam Gerrans

And when God took an agreement of those given the Writ: “You are to make it plain to mankind, and not to conceal it,” then they cast it behind their backs, and sold it at a cheap price; and evil is what they bought.

Shabbir Ahmed

Allah took a Covenant from those who received the Scripture, "You shall convey the Message to people and never conceal it. " But they flung it behind their backs, and traded it away for a little gain. What a miserable bargain!

Syed Vickar Ahamed

And (remember) Allah took holy Promise from the People of the Book, to make it known and clear to Mankind, and not to hide it; But they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And false was the bargain that they made (by it)!

Taqi Usmani

When Allah took a pledge from those who were given the Book: "You shall make it known to people, and you shall not conceal it," they threw it away behind their backs, and acquired a small price for it. So, evil is what they acquire.

The Monotheist Group

And God took the covenant of those who were given the Book: "You will make it clear to the people and not conceal it." But they placed it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 187. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 187. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 187. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩