Diyanet İşleri
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Mâide suresi
Mâide suresi, 104. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَإِلَى ٱلرَّسُولِ قَالُوا۟ حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ
veiẕâ ḳîle lehüm te`âlev ilâ mâ enzele-llâhü veile-rrasûli ḳâlû ḥasbünâ mâ vecednâ `aleyhi âbâenâ. evelev kâne âbâühüm lâ ya`lemûne şey'ev velâ yehtedûn.
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.
(Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
104. Bununla birlikte onlar, ancak cehalet ve zulme dayalı görüşlerini beğenmişlerdir. Bu nedenle de onlar “Allah’ın indirdiğine ve Rasûlüne” davet olunduklarında yüz çevirir ve bunu kabul etmeyerek: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter” derler.” Doğru olmasa bile, Allah’ın azabından kurtaracak bir din olmasa dahi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol, din bizim için yeterlidir. Eğer ataları yetkin dirâyet ve bilgi sahibi kimseler olsaydı sorun yoktu. Ancak ataları da hiçbir şey bilmeyen kimselerdi. Ataları akli bakımdan da hiçbir özelliğe sahip değillerdi. İlim ve hidâyet namına da ellerinde hiçbir şeyleri yoktu. O halde sağlıklı bir bilgisi bulunmayan, üstün bir akla sahip olmayan kimseleri taklit ederek Allah’ın indirdiği şeylere ve kalpleri ilim, iman, hidâyet ve yakîn ile dolduran peygamberlere uymayı terk eden kimselere yazıklar olsun!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bazı hayvanları haram kıldı diyerek Allah'a yalan yere iftira atanlara; Allah'ın indirdiği Kuran'a ve resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine gelin ki, helali haramdan ayırt edebilin denildiği zaman; "Bize atalarımızdan miras olarak aldığımız inanç, sözler ve fiiller yeter" diyerek cevap verdiler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve hak yolu da bulamazken bu onlara nasıl yeterli olur? Onlara ancak kendilerinden daha cahil ve daha sapık olanlar tabi olur. Şüphesiz onlar sapık cahillerdir.
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: علو (70 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: علو (70 geçiş)
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara "Allah'ın indirdiğine (kitaba) ve Elçi'ye gelin!" dendiği zaman, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter!" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi? dipnot 1
Ve onlara "Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin!" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz inanç bize yeter!" diyorlar. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse de mi?
Zira onlara, "Allahın indirdiğine ve Elçisine gelin!" denildiğinde, "Atalarımızdan gördüğümüz inançlar ve fiiller bizim için kafidir" diye cevap verirler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yoldan uzak kimseler idiyseler de mi?
Onlara: "Allah'ın inzal ettiğine ve Rasule geliniz" denildiğinde, "Babalarımızdan gördüğümüz bize yeter" dediler. . . Babaları bir şey bilmeyen ve hidayet üzere olmayanlarsa da mı?
Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?
Onlara, «Allah'ın indirdiğine ve Rasûl'e gelin» denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter» derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
"Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin!" denildiğinde, şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayanlar olsa bile mi?
Onlara, "Allah'ın indirdiğine ve peygamberine geliniz" denildiğinde, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
Kendilerine, "ALLAH'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!" derler. Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Kendilerine, 'ALLAH'ın indirdiğine ve elçiye gelin,' denildiğinde, 'Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!,' derler. Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Bunlara: "Gelin Allah'ın indirdiği hükümlere ve peygambere." denildiği zaman: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Ya ataları birşey bilmeyen ve doğru yolda bulunmayan kimseler idiyseler de mi?
Bunlara gelin Allahın indirdiği ahkama ve Peygambere denildiği zaman da "bize atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler yeter" diyorlar, ya ataları bir şey bilmez ve doğru yola gitmezler idi ise de mi?
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve Resul'e gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse?
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse?
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve rasule gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler ise?
Onlara: "Tanrı'nın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?
Onlara: "Allahın indirdiğine ve o peygambere gelin" denildiği zaman "Atalarımızı üstünde bulduğumuz şeyler bize yeter" dediler. Ya ataları hiç bir şey bilmiyorlar ve doğru yola gitmiyorlar idiyse?..
Onlara; Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin, denildiği zaman; atalarımızı üstünde bulunduğumuz şey bize yeter, dediler. Ya ataları, bir şey bilmiyor ve doğru yola gitmiyorlar idiyse?
(104-105) Allah’ın indirdiklerine ve Resule hadi gelin denildiği vakit derler ki, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeterlidir, şayet babaları bir şey bilmeyen ve yola iletilmemiş kimseler olsa bile mi? Ey iman edenler, sizler kendinizle ilgilenin, sapmış kişi siz hidayette iken size zarar veremez, hepinizin gerisin geri döneceği yer Allah’tır, size yaptıklarınızı haber verecektir.
(Onlara, “Allah'ın indirdiği kitaba uyunuz!” dendiği zaman, “Hayır, biz atalarımızın yoluna uyarız” derler. Ya ataları akıl erdiremeyen ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iselerde mi?
Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Onlara "Allah'ın indirdiğine yani dipnot 1 resulün getirdiğine gelin!" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Ya ataları bir şey bilememiş ve doğru yola da girmemişlerse dipnot 2 ?
Onlara: "Allahın indirdiğine ve Elçisine gelin" dense, "Atalarımızda gördüğümüz bize yeter" derler. Ya ataları bir şeyi bilememiş ve doğru yolu bulamamışlarsa?
Onlara: Allah’ın indirdiğine ve rasûle gelin, denildiğinde: Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (din) bize yeter.” derler. Ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse?
Onlara: -Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin, denildiğinde: -Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter." derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayanlar idiyse ya?
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?
When told to recourse to what Allah has sent down of divine revelations, and to the Messenger for help and advice, they simply refuse. They say: "We are quite satisfied with the particular system of faith and worship our fathers were bent on. But how will it be if their fathers had lacked the soundness of judgement and had missed the path of righteousness.
when it is said to them, ‘Come to what God has sent down, and to the Messenger,’ they say, ‘What we inherited from our forefathers is good enough for us,’ even though their forefathers knew nothing and were not guided.
When it is said to them: "Come to what Allah hath revealed; come to the Messenger": They say: "Enough for us are the ways we found our fathers following." what! even though their fathers were void of knowledge and guidance?
When they are asked: 'Come to what Allah has revealed, and come to the Messenger', they reply: 'The way of our refathers suffices us.' (Will they continue to follow their forefathers) even though their forefathers might have known nothing, and might have been on the wrong way?
When they are told, ‘Come to what Allah has sent down and to the Messenger,’ they say, ‘What we found our fathers doing is enough for us. ’ What! Even if their fathers did not know anything and were not guided!
And when it is said to them: "Come to what Allâh has revealed and unto the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم for the verdict of that which you have made unlawful)." They say: "Enough for us is that which we found our fathers following," even though their fathers had no knowledge whatsoever nor guidance.
And when they are told, ‘Come to what Allah has sent down and [come] to the Apostle,’ they say, ‘Sufficient for us is what we have found our fathers following. ’ What, even if their fathers did not know anything and were not guided?!
And when it is said to them, `Come to what Allâh has revealed and to this perfect Messenger. ' They say, `Sufficient for us is that (tradition) whereon we have found our forefathers.' What! (would they follow them blindly) even though their forefathers had no knowledge whatsoever and had no guidance?
And when it is said to them, 'Come now to what God has sent down, and the Messenger, they say, 'Enough for us is what we found our fathers doing. ' What, even if their fathers had knowledge of naught and were not guided?
When it is said to them: "Follow the laws of the Lord which is revealed to the Prophet, " they reply: “We prefer to follow our forefathers way of life [even though it implies nonsense such as the above mentioned practices. ]” What if their forefathers knew nothing and their “way of life” would lead them nowhere?
And when it is said to them, 'Come round to what God has revealed unto His Apostle,' they say, 'Enough for us is what we found our fathers agreed upon. ' What! though their fathers knew nothing and were not guided.
If they are told, "Come to what God has sent down, and to the messenger;" they say, "We are content with what we found our fathers doing." What if their fathers did not know anything nor were they guided?
And when it is said to them, 'Come to what Allah has revealed, and to the Messenger,' they say, 'Sufficient for us is that wherein we found our fathers. ' What! even though their fathers had no knowledge and had no guidance.
And when it is said to them, "Come round to what Allah has revealed unto His Apostle," they say, "Enough for us is that wherein we found our fathers. " What! Even though their fathers had no knowledge whatever and no guidance?
And when it is said to them, "Come to what Allah has sent down and to the Messenger, " they say, "Enough (Literally: enough reckoning) for us is what we found our fathers (doing). " And even if their fathers did not know anything and were not guided?
And when it is said unto them: Come unto that which Allah hath revealed and unto the messenger, they say: Enough for us is that wherein we found our fathers. What! Even though their fathers had no knowledge whatsoever, and no guidance?
When you say to them: "Come to what God has revealed, and the Prophet," they say: "Sufficient to us is the faith that our fathers had followed," even though their fathers had no knowledge or guidance.
for when they are told, "Come unto that which God has bestowed from on high, and unto the Apostle" - they answer, "Enough for us is that which we found our forefathers believing in and doing. " Why, even though their forefathers knew nothing, and were devoid of all guidance?
When it is said to them, "Come to Allah’s revelations and to the Messenger," they reply, “What we found our forefathers practicing is good enough for us.” ˹Would they still do so,˺ even if their forefathers had absolutely no knowledge or guidance?
And if they are told: "Come to what God has sent down, and to the messenger;" they Say: "We are content with what we found our fathers doing. " What if their fathers did not know anything nor were guided
When they are told, "Come to what GOD has revealed, and to the messenger," they say, "What we found our parents doing is sufficient for us." What if their parents knew nothing, and were not guided?
And when it is said to them, "Come to what Allah has revealed and to the Messenger," they say, "Sufficient for us is that upon which we found our fathers. " Even though their fathers knew nothing, nor were they guided?
And when it is said to them: “Come to what God has sent down, and to the Messenger,” they say: “Sufficient for us is that upon which we found our fathers.” Even though their fathers knew not anything and were not guided?
When it is said to them, "Come to that which Allah has revealed and to His Messenger, they say, "Enough for us is what we found our parents doing. " What! Even though their parents had no knowledge whatsoever and no guidance?
When it is said to them: "Come to what Allah has revealed, and come to the Messenger (Muhammad):" They say: "The ways we found our fathers following are enough for us. " What! Even though their fathers did not have the knowledge and guidance?
When it is said to them, "Come to what Allah has sent down, and to the Messenger;" they say, “Sufficient for us is that on which we have found our forefathers.” Is it so, even though their forefathers knew nothing, and had no guidance either?
And if they are told: "Come to what God hassent down, and to the messenger;" they say: "We are content with what we found our fathers doing." What if their fathers did not know anything nor were guided?