Kasas suresi

Kasas suresi, 27. ayet

Kasas suresi, 27. ayet. قَالَ إِنِّىٓ أُرِيدُ أَنْ أُنكِحَكَ إِحْدَى ٱبْنَتَىَّ هَٰتَيْنِ عَلَىٰٓ أَن تَأْجُرَنِى ثَمَٰنِىَ حِجَجٍ فَإِنْ أَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِندِكَ وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أَشُقَّ عَلَيْكَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

ḳâle innî ürîdü en ünkiḥake iḥde-bneteyye hâteyni `alâ en te'cüranî ŝemâniye ḥicec. fein etmemte `aşran femin `indik. vemâ ürîdü en eşüḳḳa `aleyk. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri

Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 24–30 · surenin 27. ayeti / 88

Konu Medyen ve Şu'ayb'ın kızları Kasas 22–28 3

  1. Kasas 24

    Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.

  2. Kasas 25

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa, onun (Şu'ayb'ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu'ayb, "Korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.

  3. Kasas 26

    Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.

  4. 27

    Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın" dedi.

  5. Kasas 28

    Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."

  6. Kasas 29

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.

  7. Kasas 30

    Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi olan Allah'ım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. Medyenli olan o zat Mûsâ aleyhisselam’a “dedi ki: Sekiz yıl bana ücretle çalışmana karşılık” benim yanımda ücretle çalışman şartı ile “bu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer (bu süreyi) on yıla tamamlarsan bu, senin bir iyiliğin olur.” Bu, senin kendiliğinden yapacağın bir bağış olur. Senin bir görevin değildir.

“Bununla beraber sana zorluk çıkarmak istemem” yani on yıl ücretli çalışmanı kesinleştirmek sureti ile seni zora sokmak istemem. Ya da ben, çok ağır işlerle seni yükümlü tutayım diye seni ücretle tutmak istemiyorum. Aksine hiçbir zorluğu bulunmayan, gâyet kolay bir iş için seni tutmak istiyorum.

“İnşaallah benim iyi biri olduğumu göreceksin.” Bu sözleri ile işin kolaylığını ve ona güzel davranacağını belirterek bu işi kabul etmeye onu teşvik etti. Bu da salih insanın huyunu mümkün olduğunca güzelleştirmesi gerektiğine ve bu konuda ondan beklenenin, salih olmayan kimseden beklenenden daha ileri olduğuna delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kadınların babası, Musa -aleyhisselam-'a hitap ederek şöyle dedi: "Ben, mehir olarak bu koyunlara sekiz sene çobanlık etmen karşılığında, bu iki kızımdan biriyle seni evlendirmek istiyorum. Eğer bunu on seneye tamamlarsan, bu senin lütfun olur. Bunu yapmakta mecbur değilsin. Çünkü anlaşma sekiz sene üzerinedir. Bunun üstünde iki sene daha çalışırsan gönüllü olarak yapmış olursun. Sana meşakkat olacak bir işi yapmaya seni mecbur bırakmak istemem.-İnşallah- Beni, seninle yaptığım bu anlaşmayı bozmadan ona bağlı kalan salih bir kimse olarak bulacaksın.”

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. إِنِّىٓ inni elbette
  3. أُرِيدُ uridu istiyorum kök: رود
  4. أَنْ en
  5. أُنكِحَكَ unkihake sana nikahlamak kök: نكح
  6. إِحْدَى ihda birini kök: احد
  7. ٱبْنَتَىَّ bneteyye kızımdan kök: بني
  8. هَـٰتَيْنِ hateyni şu iki
  9. عَلَىٰٓ ala karşılığında
  10. أَن en
  11. تَأْجُرَنِى te'curani bana hizmet etmen kök: اجر
  12. ثَمَـٰنِىَ semaniye sekiz kök: ثمن
  13. حِجَجٍۢ ۖ hicecin yıl kök: حجج
  14. فَإِنْ fein eğer
  15. أَتْمَمْتَ etmemte tamamlarsan kök: تمم
  16. عَشْرًۭا aşran on(yıl)a kök: عشر
  17. فَمِنْ femin artık
  18. عِندِكَ ۖ indike o sendendir kök: عند
  19. وَمَآ ve ma
  20. أُرِيدُ uridu ben istemem kök: رود
  21. أَنْ en
  22. أَشُقَّ eşukka zahmet vermek kök: شقق
  23. عَلَيْكَ ۚ aleyke sana
  24. سَتَجِدُنِىٓ seteciduni beni bulacaksın kök: وجد
  25. إِن in eğer (İnşallah)
  26. شَآءَ şa'e dilerse (İnşallah) kök: شيا
  27. ٱللَّهُ llahu Allah (İnşallah) kök: اله
  28. مِنَ mine -den
  29. ٱلصَّـٰلِحِينَ s-salihine iyiler- kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.

  • Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: حجج (33 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Harita1
  • Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Harita

    Al-Bad' bölgesi — uydu görüntüsü

    Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.

    Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Wyvern Inc.
    Tarih
    Taken on 2 June 2025, 07:05:12
    Lisans
    CC BY

    Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Şuayb, Musa'ya) şöyle demişti: "Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. dipnot 1 Süreyi on yıla tamamlarsan o sana kalmış bir şeydir; seni sıkıntıya düşürmek istemem. İnşallah beni dürüst olanlardan bulacaksın."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet evlilikte teklifin kız tarafından gelebileceğinin delilidir. Ayrıca sekiz yıllık teklif başlık parası gibi algılanmamalıdır; çünkü Hz. Musa evsiz ve yurtsuz kalmıştı. Bu durum onun arayışına ve ihtiyacına verilmiş bir cevap olarak kabul edilmelidir.

Mustafa İslamoğlu

(Kızların babası Musa'ya): "Bana bak!" dedi, "İşte şu iki kızımdan birisini, bana sekiz yıl işçilik yapman karşılığında seninle evermek istiyorum; fakat bu süreyi on yıla tamamlarsan, artık o da senin bileceğin iştir; zira ben seni zahmete koşmak istemem; inşaallah sen beni hep dürüst ve erdemli davranan bir (işveren) olarak bulacaksın!"

Muhammed Esed

(Bir süre sonra, kızların babası, Musa'ya:) "Bak," dedi, "seni, sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık bu iki kızımdan biriyle evlendirmek istiyorum; bu süreyi on (yıl)a tamamlarsan artık bu senin bileceğin bir iş; sana fazladan yük yüklemek istemem; (tersine), eğer Allah dilerse, beni hep dürüst davranan biri olarak bulacaksın."

Ahmed Hulusi

(Şuayb Musa'ya) dedi ki: "Ben, sekiz sene bana çalışman karşılığında şu iki kızımdan birini sana nikahlamayı diliyorum... Eğer on seneye tamamlarsan, senin derununun getirisidir! Sana zorluk vermek istemem... İnşaAllah beni salihlerden bulacaksın."

Ali Bulaç

(Babaları) Dedi ki: "Doğrusu ben, sekiz yıl bana hizmet etmene karşılık olmak üzere, şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum; şayet on (yıl)a tamamlayacak olursan, artık o da senden. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaallah salih olanlardan bulacaksın."

Ali Özek ve heyeti

(Şuayb) dedi ki: Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendinden; yoksa sana ağırlık vermek istemem. İnşallah beni iyi kimselerden (işverenlerden) bulacaksın.

Ali Rıza Safa

Şöyle dedi: "Aslında, sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık, bu iki kızımdan birisini seninle evlendirmek istiyorum. On yıla tamamlarsan, artık o da senden. Sana zorluk çıkarmak istemem. Allah dilerse, erdemli bir kişi olduğumu göreceksin!" dipnot 321

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 321
    Musa peygamberi yıllarca yanında çalıştıran ve sonra kızlarından biriyle evlendiren kişinin, Medyen'de yaşayan Şuayb peygamber olduğu öne sürülmüştür. Tevrat'ta "Midyanlı bir kahin" olarak bildirilen bu kişiye ilişkin, Kur'an'da bilgi verilmemiştir. Musa peygamberin, Medyen'de çalışması ve evlenmesi, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 2:16-21 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Midyan'lı bir kahinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için, sulukları dolduruyorlardı. Ama kimi çobanlar, onları kovmak istedi. Musa, kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı. Sonra, kızlar, babalarının yanına döndüler. Babaları; ‘Nasıl oldu da bugün böyle kısa sürede geldiniz?' diye sordu. Kızlar ‘Mısırlı bir adam, bizi çobanların elinden kurtardı; üstelik bizim için su çekip, hayvanlara verdi.' dedi. Babaları; ‘Nerede o; adamı neden dışarıda bıraktınız? Gidin, onu yemeğe çağırın.' dedi. Musa, yanlarında kalmayı kabul etti; o da kızını onunla evlendirdi."

Bayraktar Bayraklı

Kızların babası, "Bana sekiz yıl çalışmana karşılık bu iki kızdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan, o senden bir lütuf olur. Ama sana bir sıkıntı vermek istemem. İnşaallah beni iyi kimselerden bulacaksın" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Bana sekiz konferans boyunca çalışman koşuluyla seni şu kızlarımdan biriyle nikahlamak istiyorum. Dilersen onu on (yıl)a tamamlayabilirsin. Sana zorluk çıkarmak istemiyorum. ALLAH dilerse, beni erdemli davranan biri olarak bulacaksın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Bana sekiz hac boyunca çalışman koşuluyla seni şu kızlarımdan biriyle nikahlamak istiyorum. Dilersen onu on (yıl)a tamamlayabilirsin. Sana zorluk çıkarmak istemiyorum. ALLAH dilerse, beni erdemli davranan biri olarak bulacaksın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O: "Haberin olsun ben, bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. On yıla tamamlarsan o da kendinden. Ben, sana zorluk göstermek istemiyorum; inşallah beni iyi kimselerden bulacaksın." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: haberin olsun ben şu iki kızımın birini sana nikah etmek istiyorum, sen bana sekiz sene ecirlik etmek üzere ki eğer onu doldurursan, o da kendinden, maamafih seni zorlamak istemiyorum inşaallah beni salihinden bulacaksın

Erhan Aktaş

Bu iki kızımdan birini, bana sekiz hacc dipnot 1 boyunca çalışmana karşılık seninle evlendirmek istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan sen bilirsin. Sana rahatsızlık vermek istemem. İnşaallah beni salihlerden dipnot 2 bulacaksın." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sekiz yıl.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sulh edenlerden, arayı bulanlardan, düzelticilerden.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu iki kızımdan birini, bana sekiz hacc dipnot 1 boyunca çalışmana karşılık seninle evlendirmek istiyorum. Eğer ona tamamlarsan sen bilirsin. Sana rahatsızlık vermek istemem. İnşaallah beni salihlerden dipnot 2 bulacaksın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sekiz yıl.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sulh edenlerden, arayı bulanlardan, düzelticilerden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu iki kızımdan birini, bana sekiz yıl çalışmana karşılık seninle evlendirmek istiyorum. Eğer on yılı tamamlarsan sen bilirsin. Seni zorlamak istemem. İnşaallah beni salihlerden dipnot 1 bulacaksın." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst.

Gültekin Onan

(Babaları) Dedi ki: "Doğrusu ben, sekiz yıl bana hizmet etmene karşılık olmak üzere, şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum; şayet on (yıl)a tamamlayacak olursan, artık o da senden. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşallah salih olanlardan bulacaksın."

Hasan Basri Çantay

(O zat Muusaya) dedi ki: "Ben iki kızımdan birini — sen bana sekiz yıl ecirlik etmek üzere — sana nikahlamayı arzu ediyorum. Eğer (hizmetini) on (yıl) a tamamlarsan o da kendinden. (Bununla beraber) arzu etmem ki sana zorluk çekdireyim. inşaallah beni saalihlerden bulacaksın".

İbni Kesir

O da dedi ki: Bana sekiz yıl çalışmana karşılık, bu iki kızımdan birini sana nıkahlamak istiyorum. Şayet on yıla tamamlarsan o, senden bir lutuf olur. Ama sana zorluk çektirmek istemem. İnşaallah beni salihlerden bulacaksın.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ben, sekiz yıl bana ücretle çalışman karşılığında şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer bunu on yıla tamamlarsan da, bu sendendir. Sana zorluk çıkarmak istemem. İnşallah beni, salih kimselerden bulacaksın.” dedi.

Süleyman Ateş

O zat, (Musa'ya) dedi ki: "(Bak), bana sekiz yıl hizmet etmen şartıyle şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer (bu süreyi) on (yıl)a tamamlarsan artık o, senin tarafından (bir iyilik)dir. Ben sana zahmet vermek istemem. İnşallah beni iyilerden bulacaksın."

Süleymaniye Vakfı

Babaları şöyle dedi: "Yanımda sekiz yıl ücretle çalışman şartıyla dipnot 1 şu iki kızımdan birini sana nikahlamak isterim. On yıla tamamlarsan bu senin ikramın olur. Sana güçlük çıkarmak istemem. İnşaallah iyi biri olduğumu göreceksin."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O kişinin, kızını Musa ile evlendirmesi Tevrat'ta, Musa'nın çalışmasından ziyade Medyen'de kalmayı kabul etmesiyle ilişkilendirilir: "Musa o adamla kalmaya razı oldu. O da kızı Tsippora'yı ona verdi" (Çıkış 2:21). Bu kişi, Tevrat'ta Medyenli kahin Yitro (Çıkış 3:1) diye anılır. Onun Şuayb (a.s) olduğuna dair Tevrat'ta da Kur'an'da da bir delil yoktur. Mısır'da kaçak durumda olan Musa (as) ile çalışamayacak durumdaki yaşlı bir adam arasında yapılan bu anlaşma, şeriatın bir hükmü değil, özel şartlara sahip iki kişi arasında yapılan bir anlaşmadır. Bunun mehir ile bir ilgisi yoktur. Çünkü mehir, evlenecek kişilerin karşılıklı anlaşması ile belirlenir (Nisa 4/24) ve kızın kendine verilir (Nisa 4/4). Kızın ailesi, hiçbir ad altında erkek tarafından bir şey alamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Babaları dedi ki; "Bu iki kızımdan birini sana nikahlamak isterim; karşılığında bana sekiz yıl çalışırsın. Eğer on yıla tamamlarsan iyiliğin olur. Sana güçlük çıkarmak istemem. Allah fırsat verirse benim iyi bir kimse olduğumu görürsün."

Şaban Britch

Ben, sekiz yıl bana ücretle çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer bunu on yıla tamamlarsan, bu senden bir iyiliktir. Sana zorluk çıkarmak istemem. İnşaallah beni, iyi ve dürüst kimselerden bulacaksın, dedi.

Şaban Piriş

-Ben, sekiz yıl bana ücretle çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer bunu on yıla tamamlarsan, bu senden bir iyiliktir. Sana zorluk çıkarmak istemem. İnşaallah beni, iyi ve dürüst kimselerden bulacaksın, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

İhtiyar dedi ki: "Bana sekiz yıl çalışman şartıyla şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan, o da senden. Seni zora sürmek gibi bir niyetim yok. Allah dilerse beni, barış ve iyilik sever insanlardan bulacaksın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The father said to Mussa: "I wish to offer you one of my daughters in matrimonial union on contrition that you serve me for eight years and should you like to add two more years to make them ten, it will be of your own accord". "I do not wish," he added, "to make things difficult for you and you will find me, Allah willing, one of these in whose hearts reigns piety".

Abdul Haleem

The father said, ‘I would like to marry you to one of these daughters of mine, on condition that you serve me for eight years: if you complete ten, it will be of your own free will. I do not intend to make things difficult for you: God willing, you will find I am a fair man.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "I intend to wed one of these my daughters to thee, on condition that thou serve me for eight years; but if thou complete ten years, it will be (grace) from thee. But I intend not to place thee under a difficulty: thou wilt find me, indeed, if Allah wills, one of the righteous."

Abul A'la Maududi

Her father said to Moses: dipnot 1 "I want to marry one of these two daughters of mine to you if you serve me for eight years. But if you complete ten years, that will be of your own accord (but not an obligation). I do not intend to treat you harshly. If Allah wills, you will find me an upright man."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is also not necessary that the father should have said this to Moses (peace be upon him) immediately at the daughter’s counsel. One feels that he must have formed this opinion after due consideration. He must have thought: "No doubt he is a noble person, but employing a healthy and strong young man like him as a servant in a house where there are grown up daughters would not be the right thing. When he is a gentle, educated and civilized man of a noble family (as he must have come to know from the story told by Moses), why shouldn’t he be kept as a son-in-law in the house?" After reaching such a decision, he might have spoken to Moses at a suitable time.

Aisha Bewley

He said, ‘I would like to marry you to one of these two daughters of mine on condition that you work for me for eight full years. If you complete ten, that is up to you. I do not want to be hard on you. You will find me, Allah willing, to be one of the salihun.’

Al-Hilali & Khan

He said: "I intend to wed one of these two daughters of mine to you, on condition that you serve me for eight years; but if you complete ten years, it will be (a favour) from you. But I intend not to place you under a difficulty. If Allâh wills, you will find me one of the righteous."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Indeed I desire to marry you to one of these two daughters of mine, on condition that you hire yourself to me for eight years. And if you complete ten, that will be up to you, and I do not want to be hard on you. God willing, you will find me to be one of the righteous.’

Amatul Rahman Omar

He (their father) said (to Moses), `I intend to marry one of these two daughters of mine to you, provided you stay in my service for eight years. But if you extend (your stay) making it complete ten (years) it will be an act of grace on your part. I have no desire to be hard on you by laying any more burden (of responsibility) on you. Allâh willing, you will find me an upright person.'

Arthur John Arberry

He said, 'I desire to marry thee to one of these my two daughters, on condition that thou hirest thyself to me for eight years. If thou completest ten, that shall be of thy own accord; I do not desire to' press hard 'upon thee. Thou shalt assuredly find me, if God wills, one of the righteous.'

Bijan Moeinian

The father said: "I would like to offer the hand of one of my daughters in marriage to you. In return, I expect you to work for me at least eight years. I will appreciate your working for me for ten years, but I do not want to make this matter too difficult for you. God willing, in due time, you will find me a righteous man."

E. Henry Palmer

Said he, 'Verily, I desire to marry thee to one of these daughters of mine, on condition that thou dost serve me for hire eight years; and if thou shalt fulfil ten it is of thyself; for I do not wish to make it wretched for thee; thou wilt find me, if it please God, of the righteous!'

Edip-Layth

He said, "I wish you to marry one of my two daughters, on condition that you work for me through eight pilgrimage periods; if you complete them to ten, it will be voluntary on your part. I do not wish to make this matter too difficult for you. You will find me, God willing, of the righteous."

George Sale

And Shoaib said unto Moses, verily I will give thee one of these my two daughters in marriage, on condition that thou serve me for hire eight years: And if thou fulfill ten years, it is in thine own breast; for I seek not to impose a hardship on thee: And thou shalt find me, if God please, a man of probity.

Hamid S. Aziz

One of the two women said, "O my father! Hire him; verily, the best of those whom you can hire is the strong and faithful. "

Mahmoud Ghali

He said, "Surely I would like to marry you to one of these, my two daughters, on (condition) that you hire yourself to me for eight pilgrimages (i. e., years). Yet, in case you perfect (i.e., complete) ten, then it will be of your own accord; (Literally: providing) and in no way would I like to press arduously upon you. You will soon find me, if Allah decides, one of the righteous."

Marmaduke Pickthall

He said: Lo! I fain would marry thee to one of these two daughters of mine on condition that thou hirest thyself to me for (the term of) eight pilgrimages. Then if thou completest ten it will be of thine own accord, for I would not make it hard for thee. Allah willing, thou wilt find me of the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "I would like to marry one of these two daughters of mine to you if you agree to work for me on hire for eight years. And if you stay on for ten, it is up to you. I do not wish to impose any hardship on you. God willing you will find me a man of honour."

Muhammad Asad

[After some time, the father] said: "Behold, I am willing to let thee wed one of these two daughters of mine on the understanding that thou wilt remain eight years in my service; and if thou shouldst complete ten [years], that would be [an act of grace] from thee, for I do not want to impose any hardship on thee: [on the contrary,] thou wilt find me, if God so wills, righteous in all my dealings. "

Mustafa Khattab

The old man proposed, "I wish to marry one of these two daughters of mine to you, provided that you stay in my service for eight years. If you complete ten, it will be ˹a favour˺ from you, but I do not wish to make it difficult for you. Allah willing, you will find me an agreeable man."

Progressive Muslims

He said: "I wish you to marry one of my two daughters, on condition that you work for me through eight pilgrimage periods; if you complete them to ten, it will be voluntary on your part. I do not wish to make this matter too difficult for you. You will find me, God willing, of the righteous."

Rashad Khalifa

He said, "I wish to offer one of my two daughters for you to marry, in return for working for me for eight pilgrimages; if you make them ten, it will be voluntary on your part. I do not wish to make this matter too difficult for you. You will find me, GOD willing, righteous."

Sahih International

He said, "Indeed, I wish to wed you one of these, my two daughters, on [the condition] that you serve me for eight years; but if you complete ten, it will be [as a favor] from you. And I do not wish to put you in difficulty. You will find me, if Allah wills, from among the righteous."

Sam Gerrans

Said he: “I desire to marry thee to one of these two daughters of mine, provided that thou hire thyself to me eight years. And if thou shouldst complete ten, be that up to thee. And I desire not to create hardship for thee. Thou wilt find me, if God wills, among the righteous.”

Shabbir Ahmed

He (the father) said, "Behold, I am willing to let you marry one of these two daughters of mine on the understanding that you will remain eight pilgrimages (years) in my service. Then if you make it ten, it will be a grace from you. I do not want to impose any hardship on you. God Willing, you will find me righteous in all my dealings."

Syed Vickar Ahamed

He (the father) said: "I want to marry one of these (two) daughters of mine to you, provided you serve me for eight years; But if you complete ten years, it will be (kindness) from you. But I do not want to put you under a difficulty: You will truly find me, if Allah wills, one of the righteous."

Taqi Usmani

He (the father) said (to Mūsā), "I wish to marry to you one of these two daughters of mine on condition that you act as my employee for eight years. Then if you complete ten (years) it will be of your own accord. And I do not want to put you in any trouble; you will find me, Inshā’allah (God-willing) one of the righteous."

The Monotheist Group

He said: "I wish you to marry one of my two daughters, on condition that you work for me through eight pilgrimage periods; if you complete them to ten, it will be voluntary on your part. I do not wish to make this matter too difficult for you. You will find me, God willing, of the righteous."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩