Diyanet İşleri
Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.
Kasas suresi
Kasas suresi, 24. ayet. فَسَقَىٰ لَهُمَا ثُمَّ تَوَلَّىٰٓ إِلَى ٱلظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ إِنِّى لِمَآ أَنزَلْتَ إِلَىَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
feseḳâ lehümâ ŝümme tevellâ ile-żżilli feḳâle rabbi innî limâ enzelte ileyye min ḫayrin feḳîr.
Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Medyen ve Şu'ayb'ın kızları Kasas 22–28 3
Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.
(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa, onun (Şu'ayb'ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu'ayb, "Korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.
Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.
Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. Mûsâ aleyhisselam onların bu hallerine acıdı ve “Onların yerine (hayvanlarını) suladı.” onlardan herhangi bir ücret istemeksizin ve Yüce Allah’ın rızasından başka hiçbir maksat gözetmeksizin davarlarını onlara suladı. Davarlarını suladığı vakit oldukça sıcak bir gün ortası idi. Zira Allah’ın: “Sonra bir gölgeye çekilip” buyruğu buna delildir. Yani yorulduktan sonra dinlenmek üzere o gölgeye çekildiğinde Rabbinden rızık isteyerek: “Rabbim, gerçekten bana göndereceğin her tür hayra muhtacım, dedi.”
enim, Senin bana doğru yönlendireceğin ve bana elde etmeyi kolaylaştıracağın her hayra ihtiyacım var. Bu, Mûsâ’nın hali ile bir dileğini ifade etmesidir. Hal ile yapılan dilek ise şüphesiz dil ile yapılan dilekten daha ileridir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O ikisine merhamet ederek onların koyunlarını suladı. Sonra da yanlarından ayrılıp bir gölgeye giderek orada dinlendi. Sonra da Rabbine ihtiyacını sunarak şöyle dedi: "Rabbim! Senin bana göndereceğin her türlü hayra muhtacım.''
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayır
Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.
Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: ظلل (33 geçiş)
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Al-Bad' çevresindeki tarihî kuyulardan biri.
Bu kuyunun Şuayb kıssasındaki kuyu olduğuna dair bir kanıt yoktur; bölgedeki su yapılarının bir örneğidir.
Ayet: Kasas 23-24
Wikkiwooki · Own work · CC BY-SA 4.0
Harita
Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.
Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.
Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28
Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bunun üzerine (Musa) hemen onların yerine (davarlarını) sulamıştı. Daha sonra bir gölgeye çekilmiş ve "Rabbim! Doğrusu bana vereceğin her lütfa öyle muhtacım ki!" demişti.
Bunun üzerine (Musa) onların (hayvanlarını) suladı; ardından gölgeye çekilip şöyle yalvardı: "Rabbim! Bana bahşetmiş olduğun bu tür bir hayra öylesine muhtacım ki!"
Bunun üzerine, (Musa) onların (hayvanlarını) suvardı; sonra gölgeye çekilip, "Ey Rabbim, bana bahşedeceğin her hayra öylesine muhtacım ki!" diye niyazda bulundu.
Bunun üzerine (Musa), onlar namına suladı. . . Sonra gölgeye geri dönüp niyaz etti: "Rabbim, şüphesiz ki, bana nasip ettiğin hayırdan (kaçıp kurtulduktan) sonra, çok yoksul kaldım!"
Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.
Bunun üzerine, onlarınkini de suladı. Sonra gölgeye çekilip, şöyle dedi: "Efendim! Kuşkusuz, bana indireceğin her iyiliğe gereksinimim var!"
Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Ey Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her iyiliğe muhtacım" dedi.
Onlar için suladı, sonra gölgeye çekildi ve "Efendim, senin bana bağışlayacağın her şeye muhtacım" dedi.
Onlar için suladı, sonra gölgeye çekildi ve, 'Rabbim, senin bana bağışlayacağın her şeye muhtacım,' dedi.
Bunun üzerine ikisine hayvanlarını suladı, sonra gölgeye çekildi ve: "Ey Rabbim, ben gerçekten bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim!" dedi.
Bunun üzerine ikisine sulayıverdi, sonra gölgeye çekildi de "ya rabbi! dedi: ben cidden bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim"
Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak bağışlayacağın her şeye muhtacım." dedi.
Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım." dedi.
Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım." dedi.
Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
Bunun üzerine (Musa) onlarınkini sıvarıverdi. Sonra gölgeye dönüb dedi ki: "Rabbim, hakıykat ben, bana indirdiğin hayırdan dolayı muhtacım".
Bunun üzerine onlarınkini suladı. Sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: Rabbım; doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım.
(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.
Bunun üzerine Mûsâ, onların (davarlarını) sulayıp bir gölgeye çekilerek: “Rabbim doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım” dedi.
Hemen (Musa) onlarınkini de suladı, sonra gölgeye çekildi: "Rabbim, dedi, doğrusu bana indireceğin bir hayra muhtacım, (azıcık azık indir de şu karnımı doyur)."
Musa hemen onların hayvanlarına su verdi. Sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: "Rabbim, bana vereceğin her iyiliğe ihtiyacım var!"
Musa hemen onların hayvanlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi de dedi ki; "Rabbim! Bana vereceğin her hayra ihtiyacım var".
Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıp,bir gölgeye çekilerek: Rabbim ben, bana indireceğin hayra muhtacım, dedi.
Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıp, bir gölgeye çekilerek: -Rabbim, ben, bana indireceğin hayra muhtacım dedi.
Bunun üzerine Musa, onların sulama işini yaptı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: "Rabbim, bana indireceğin her nimeti bekleyen bir çaresizim."
Mussa watered for them their flocks then assumed a place in the shade and prayed: "O Allah, my Creator," "with all Your grace that abounds in me I am indigent and-lonely".
He watered their flocks for them, withdrew into the shade, and prayed, ‘My Lord, I am in dire need of whatever good thing You may send me,’
So he watered (their flocks) for them; then he turned back to the shade, and said:"O my Lord! truly am I in (desperate) need of any good that Thou dost send me!"
On hearing this Moses watered their flocks for them, and then returned in a shaded place and said: "My Lord, I am truly in great need of any good that You might send down to me."
So he drew water for them and then withdrew into the shade and said, ‘My Lord, I am truly in need of any good You have in store for me. ’
So he watered (their flocks) for them, then he turned back to shade, and said: "My Lord! truly, I am in need of whatever good that You bestow on me!"
So he watered [their flock] for them. Then he withdrew toward the shade and said, ‘My Lord! I am indeed in need of any good You may send down to me!’
So (Moses) watered (their flock) for them. Then he retired to (a place with) the shade and said, `My Lord! I stand in need of whatever good You may bestow on me.'
So he drew water for them; then he turned away to the shade, and he said, 'O my Lord, surely I have need of whatever good Thou shalt have sent down upon me.
Moses then stepped in and helped them to water their animals. Then he retired to a shady place to relax and said: "O my Lord, this poor creature of yours will appreciate any provision that you send down to him."
So he watered for them; then he turned back towards the shade and said, 'My Lord! verily, I stand in need of what Thou sendest down to me of good. '
So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said, "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."
So Moses watered their sheep for them; and afterwards retired to the shade, saying, O Lord, verily I stand in need of the good which thou shalt send down unto me.
And when he came unto the water of Midian he found thereat a group of people watering their flocks. And he found apart from them two women keeping back their flocks. Said he, "What is the matter with you?" They said, "We cannot water our flocks until the herdsmen have finished; for our father is a very old man."
So he watered (their flocks) for them. Thereafter he turned away to the shade. Then he said, "Lord! Surely I have need (Literally: I am poor) of whatever charity You will have sent down to me."
So he watered (their flock) for them. Then he turned aside into the shade, and said: My Lord! I am needy of whatever good Thou sendest down for me.
So he watered (their flock), and moved into the shade and prayed: "My Lord, I have need of whatever good you send me. "
So he watered [their flock] for them: and when he withdrew into the shade and prayed: "O my Sustainer! Verily, in dire need am I of any good which Thou mayest bestow upon me!"
So he watered ˹their herd˺ for them, then withdrew to the shade and prayed, "My Lord! I am truly in ˹desperate˺ need of whatever provision You may have in store for me."[1]
So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said: "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down. "
He watered for them, then turned to the shade, saying, "My Lord, whatever provision you send to me, I am in dire need for it."
So he watered [their flocks] for them; then he went back to the shade and said, "My Lord, indeed I am, for whatever good You would send down to me, in need. "
So he watered for them; then he turned away to the shade and said: “My Lord: I am in need of what Thou hast sent down to me of good.”
So he watered their flocks for them; then he turned back to the shade (of the tree he had been relaxing under). And he said, "My Lord! I am in dire need of any good that You bestow upon me and any opportunity that You provide me for doing good."
So, he watered (their herds) for them; Then he turned back to the shade, and said: "O my Lord! Truly, I am in need of any good that you will send me!"
So he (Mūsā) watered (their animals) for them, then he turned to a shade and said, "My Lord, I am in need of whatever good you send down to me."
So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said: "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."