Diyanet İşleri
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
Mâide suresi
Mâide suresi, 26. ayet. قَالَ فَإِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ أَرْبَعِينَ سَنَةً يَتِيهُونَ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْفَٰسِقِينَ
ḳâle feinnehâ müḥarrametün `aleyhim erbe`îne seneh. yetîhûne fi-l'arḍi felâ te'se `ale-lḳavmi-lfâsiḳîn.
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve kutsal toprak Mâide 20–26 3
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."
Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. Yüce Allah azze ve celle Mûsâ’nın duasına cevap vermek üzere: “Buyurdu ki: Artık orası onlara kırk yıl haram edildi. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır.” Yani onlara verilen cezanın bir bölümü de şudur: Allah’ın kendilerine yazıp takdir etmiş olduğu bu şehire girmelerini biz kırk yıl süre ile haram (yasak) kılacağız. Yine bu müddet zarfında yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar, yollarını bulamayacaklar ve rahat edemeyecekler. Bu dünyevi bir ceza idi. Muhtemeldir ki Allah bununla onların günahlarını örtmüş ve bundan daha büyük cezayı bu yolla onlardan uzaklaştırmıştır. Bu buyrukta işlenen günahın cezasının, mevcut nimetin zeval bulması ile yahut varlık sebebi meydana gelmiş bir nimetin engellenmesi ile yahut da bir başka zamana ertelenmesi ile gerçekleşebileceğine delil vardır. Bu sürenin hikmeti de bu sözlerin sahiplerinin çoğunun ölmesi olabilir. Zira o sözler ne sabrı ne de sebatı bulunmayan, aksine düşmanına köleliğe alışmış, kendisini yüceltecek, bulunduğu halden yükseltip ilerletecek herhangi bir gayretten yoksun kalplerden sadır olmuştu. O habis nesil ölünce, kalpleri ve akılları ile düşmanlarını kahretmeye talip olan, köleliği kabul etmeyen, mutluluğa engel olan zillete razı olmayan, eğitilmiş yeni bir nesil oluşacaktı.
Allah kulu Mûsâ aleyhisselam’ın genel olarak bütün insanlara, özellikle de kavmine karşı çok merhametli olduğunu bildiği, onlara karşı kalbinin oldukça yumuşayacağını ve kendisini böyle bir ceza dolayısı ile onlar hakkında üzüntü duymaya itecek bir şefkate sahip olduğunu yahut da bu cezanın kalkması için -Allah onu kesin ve kaçınılmaz kılmakla birlikte- dua edebileceği ihtimali dolayısı ile de: “Artık sen de o fasıklar topluluğu için üzülme” buyurdu. Yani onlar için esef duyma, kederlenme. Çünkü onlar fasıklık edip yoldan çıkmışlardır. Onların fasıklıkları da başlarına bu musibetin gelmesini gerektirmiştir. Yoksa biz onlara bu yolla zulmetmiş olmuyoruz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah, peygamberi Musa -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: Allah, İsrailoğulları'nın mukaddes yere girmelerini kesin olarak kırk sene boyunca haram etti. Bu müddet içerisinde çölde şaşkın, yollarını kaybetmiş olarak dolaşacaklar. -Ey Musa!- Allah'ın itaatine karşı gelenler hakkında üzüntü duyma. Muhakkak başlarına gelen ceza ve ukubet, yapmış oldukları isyanlar ve işlemiş oldukları günahlar sebebiyledir.
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu,…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Fısk
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…
Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: ربع (22 geçiş)
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…
Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve…
Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) "Orası (kutsal toprak) onlara kırk sene yasaklanmıştır. (Bu sürede) yeryüzünde (o topraklarda) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen yoldan çıkmış o toplum için üzülme!" demişti.
Allah şöyle icabet etti: "O halde, onlar o topraklardan kırk yıl mahrum yaşayacak ve şaşkın şaşkın malum arazide dolaşmaya mahkum olacaklar: Artık bu sapkın halk için kendini üzme!"
"Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır, bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!" diye cevap verdi Allah.
Buyurdu ki: "Artık orası onlara kırk sene haram edilmiştir. . . Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. . . Artık sen de o fasıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğu için üzülme. "
(Allah) Dedi: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme."
Allah, «Öyleyse orası (arzı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi.
"Madem öyle, orası kırk yıl onlara yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Yoldan çıkmış toplum için, artık üzülme!" dipnot 101
Eski Ahit · Çölde Sayım 32:13
İsraillilere öfkelenen RAB, gözünde kötülük yapan o kuşak büsbütün yok oluncaya dek kırk yıl onları çölde dolaştırdı. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Allah, "Öyle ise orası, onlara kırk yıl yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasık/yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.
Dedi ki: Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.
Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.
Allah şöyle buyurdu: "Artık orası, onlara kırk yıl yasak edildi. Oldukları yerde sersem sersem dönüp duracaklardır. Artık o yoldan çıkmış topluluğa acıma!"
Buyurdu ki artık orası onlara kırk yıl haram kılındı, oldukları yerde sersem sersem dönüb duracaklar, artık acıma o fasık kavme
"Onlar, oradan kırk yıl dipnot 1 yoksun kalacaklar." dedi. "Onlar, o yerde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan halkın durumuna üzülme."
"Onlar, oradan kırk yıl dipnot 1 yoksun kalacaklar." dedi. Onlar, o yerde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan halkın durumuna üzülme.
"Onlar, oradan kırk yıl dipnot 1 yoksun kalacaklar." dedi. Onlar, yeryüzünde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fasık olan toplumun durumuna üzülme.
(Tanrı) Dedi ki: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar kavmine üzülme.
(Allah) buyurdu ki: "Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmişdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o faasıklar güruhuna karşı tasalanma".
Buyurmuştur ki: Orası onlara kırk yıl haram edildi. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasıklar güruhu için tasalanma.
(20-26) Musa kavmime dedi ki Ey kavmin, Allah’ın üzerinizde ki nimetlerini hatırlayın, sizin içinizden Resuller yaptı, sizi egemen olanlar / melikler yaptı, alemlerde kimseye verilmemiş olan şeyler size verdi. (İçlerinden resul ve melikler çıkarmanın dışındaki diğer nimetleri; firavundan kurtuldular, denizi onlara yardı, menn ve selva verdi, taştan içilebilir on iki pınardan akan su çıkardı, bulutları onlara gölge etti, alemlere üstün kıldı,) Ey kavmim Allah’ın size yazdığı / farz kıldığı kutsal arza / yere girin, (Filistin, Eriha, Şam, Ürdün) ardınız üzere geri dönmeyin, hasara uğrayanlara dönüşürsünüz. Dediler ki ey Musa muhakkak ki orada zor kullanan / cebbar bir kavim var, oradan onlar çıkana değin oraya girmeyeceğiz, eğer ki onlar oradan çıkarlar, kesinlikle hemen gireriz. (Amelika kavmi) Allah’ın üzerlerinde nimeti olan iki adam dedi ki (Kalib ve Yuşa b. Nun) onların üzerine belirli bir kapıdan girin, oraya girdiğiniz zaman muhakkak ki siz galipsiniz (siz yeter ki şehre girin, ödlek onlar) eğer iman ediyorsanız , Allah’ı vekil tayin edin. Dediler ki ey Musa kesinlikle biz onlar orada kalmaya devam ettikleri sürece ebediyyen oraya girmeyiz, git, sen ve Rabbin her ikiniz savaşın biz işte burada oturup kalacağız. Musa da Ey Rabbim dedi, ben kendim ve kardeşim dışında birine egemen olamıyorum, yoldan çıkmış kavimle bizim aramızı ayır, Allah dedi ki muhakkak ki onlara / İsrail oğullarına kırk sene orası haram edildi. Yer yüzünde sersem vaziyette gezinsinler, yoldan çıkmış kavim için de ümitsizliğe düşme / tasalanma / ye’se düşme.
Allah da: Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için tasalanma! dedi.
(Allah) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme."
Allah dedi ki: "Artık orası onlara kırk yıl yasaktır dipnot 1 . Onlar burada şaşkın şaşkın dolaşıp duracaklar. Yoldan çıkmış bu topluluk için dertlenme dipnot 2 !"
Allah buyurdu ki "Artık orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır. Oturdukları yerde şaşkın şaşkın dönüp dolaşsınlar. Sakın o yoldan çıkmışlar topluluğuna acıma."
Allah da: Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.
Allah da - Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.
Allah dedi ki: "Orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde sersem sersem dolaşacaklar. Sen o sapıklar topluluğu için kederlenme."
In response Allah said: "Forbidden unto them shall this land be for forty years, wandering restlessly not knowing where to go nor in quest shall they know of what, Therefore, do not grieve O Mussa over those who grow daily more and more wicked".
God said, ‘The land is forbidden to them for forty years: they will wander the earth aimlessly. Do not grieve over those who disobey.’
Allah said: "Therefore will the land be out of their reach for forty years: In distraction will they wander through the land: But sorrow thou not over these rebellious people.
Allah said: 'This land will now be forbidden to them for forty years and they will remain wandering about on the earth. dipnot 1 Do not grieve over the condition of these transgressing people. dipnot 2
Eski Ahit · Çölde Sayım 14:1
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
He said, ‘The land will be forbidden to them for forty years during which they will wander aimlessly about the earth. Do not waste grief on this deviant people.’
(Allâh) said: "Therefore it (this holy land) is forbidden to them for forty years; in distraction they will wander through the land. So be not sorrowful over the people who are the Fâsiqûn (rebellious and disobedient to Allâh)."
He said, ‘It shall be forbidden them for forty years: they shall wander about in the earth. So do not grieve for the transgressing lot.’
(God) said, `Verily, it (- the Holy Land) is forbidden to them for forty years. They shall wander about in the earth distracted and in confusion, so grieve not over these disobedient people.'
Said He, 'Then it shall be forbidden them for forty years, while they are wandering in the earth; so grieve not for the people of the ungodly. '
The Lord replied: "Do not be sorry for these corrupt people, they will be punished by staying homeless and wondering in this desert for some forty years.
He said, 'Then, verily, it is forbidden them; for forty years shall they wander about in the earth; so vex not thyself for the sinful people. '
He said, "Then it has become forbidden for them for forty years, and they will be lost in the land." Do not be sorrowful over the wicked people.
God answered, verily the land shall be forbidden them forty years; during which time they shall wander like men astonished in the earth; therefore be not thou solicitous for the ungodly people.
He (the Lord) said, "Then, verily, this land is forbidden them for forty years; in bewilderment shall they wander about in the earth; so grieve not yourself for these sinful people. "
Said He, "Then surely it will be prohibited for them for forty years (while) they go astray in the earth. So do not feel sad about the immoral people."
(Their Lord) said: For this the land will surely be forbidden them for forty years that they will wander in the earth, bewildered. So grieve not over the wrongdoing folk.
(And God) said: "Then verily this land is forbidden them for forty years, and they shall wander perplexed over the earth. So do not grieve for these, the wicked people."
Answered He: "Then, verily, this [land] shall be forbidden to them for forty years, while they wander on earth, bewildered, to and fro; and sorrow thou not over these iniquitous folk. "
Allah replied, "Then this land is forbidden to them for forty years, during which they will wander through the land. So do not grieve for the rebellious people."
He said: "Then it has become forbidden for them for forty years, and they will be lost in the land. " Do not be sorrowful over the wicked people.
He said, "Henceforth, it is forbidden them for forty years, during which they will roam the earth aimlessly. Do not grieve over such wicked people."
[ Allah ] said, "Then indeed, it is forbidden to them for forty years [in which] they will wander throughout the land. So do not grieve over the defiantly disobedient people."
He said: “Then shall it be forbidden them forty years; they shall wander in the earth; and grieve thou not over the perfidious people.”
Their Lord said, "This land will be forbidden for them for forty years. They will wander in the earth, bewildered. So grieve not over these people who keep drifting away from the Right Path."
Allah said: "For this reason the land will be out of their reach for forty years: They will wander aimlessly through the land: But you do not feel sorry over of these defiant people. "
He (Allah) said, "This (land) is prohibited to them for forty years. They shall be wandering around the earth. So, do not grieve for the sinning people."
He said: "It has become restricted to them for forty years, and they will be lost in the land." Do not be sorrowful over the wicked people.