Kehf suresi

Kehf suresi, 42. ayet

Kehf suresi, 42. ayet. وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِۦ فَأَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلَىٰ مَآ أَنفَقَ فِيهَا وَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُشْرِكْ بِرَبِّىٓ أَحَدًا

veüḥîṭa biŝemerihî feaṣbeḥa yüḳallibü keffeyhi `alâ mâ enfeḳa fîhâ vehiye ḫâviyetün `alâ `urûşihâ veyeḳûlü yâ leytenî lem üşrik birabbî eḥadâ.

Diyanet İşleri

Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 39–45 · surenin 42. ayeti / 110
  1. Kehf 39–40

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

  2. Kehf 41

    "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."

  3. 42

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."

  4. Kehf 43

    Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

  5. Kehf 44

    İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. O'nun mükafatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.

  6. Kehf 45

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgarın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. “Derken bütün serveti yok edildi.” Yani ona azap isabet etti, bu azap onu çepeçevre kuşatıp helâk etti. Bu servetinden geriye bir şey kalmadı. Servetinin kuşatılıp yok edilmesi, bütün ağaçlarının, mahsüllerinin ve ekinlerinin telef olması demektir. Bundan dolayı büsbütün pişman oldu ve çok üzüldü. “O da o bahçe için harcadıklarına pişmanlık duyarak ellerini oğuşturmaya başladı.” Yani bu bahçesinin yok olup gittiğini görünce oraya yaptığı dünyevi harcamalarına üzüldü. Zira hepsi boşa gitmiş geriye harcadıklarına karşılık olacak bir şey kalmamıştı. Şirk koşmasına ve yaptığı kötülüklerine de pişman oldu ve şöyle dedi: “Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşin sonunda Mümin kimsenin gelmesini tahmin ettiği ceza gerçekleşti ve kâfir kişinin bahçesindeki bütün mahsul yerle bir oldu. Kâfir olan kişi bahçenin verimli ve düzgün olması için yaptığı tüm harcama ve masrafların yok olmasından dolayı son derece pişmanlık ve üzüntü içine düşerek, ellerini ovuşturup oracıkta kaldı. Bağın çardaklarını çökmüş, üzüm bağlarının dallarını yere serilmiş vaziyette görünce şöyle dedi: "Ah keşke yalnız Rabbime iman edip hiçbir kimseyi ibadette O'na ortak koşmasaydım.''

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأُحِيطَ ve uhita derken yok edildi kök: حوط
  2. بِثَمَرِهِۦ bisemerihi ürünü kök: ثمر
  3. فَأَصْبَحَ feesbeha ve başladı kök: صبح
  4. يُقَلِّبُ yukallibu oğuşturmağa kök: قلب
  5. كَفَّيْهِ keffeyhi ellerini kök: كفف
  6. عَلَىٰ ala üzerine
  7. مَآ ma şeyler
  8. أَنفَقَ enfeka harcadıkları kök: نفق
  9. فِيهَا fiha ona
  10. وَهِىَ vehiye ve o
  11. خَاوِيَةٌ haviyetun yıkılmıştı kök: خوي
  12. عَلَىٰ ala üzerine
  13. عُرُوشِهَا uruşiha çardakları kök: عرش
  14. وَيَقُولُ ve yekulu ve diyordu kök: قول
  15. يَـٰلَيْتَنِى ya leyteni keşke ben
  16. لَمْ lem
  17. أُشْرِكْ uşrik ortak koşmasaydım kök: شرك
  18. بِرَبِّىٓ birabbi Rabbime kök: ربب
  19. أَحَدًۭا ehaden kimseyi kök: احد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    "Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: ثمر (24 geçiş)

    Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…

  • Aynı kök: خوي (5 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: خوي (5 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O şımarık kişinin) serveti kuşatılmıştı (yok edilmişti). Böylece, çardakları üzerine yıkılmış hâlde (bahçesiyle ilgili) yaptığı harcamalar yüzünden ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: "Ah, eyvah, keşke Rabbime kimseyi ortak koşmamış olsaydım!"

Mustafa İslamoğlu

Nihayet, berikinin bütün serveti mahvedildi; kökü göğe gelip tarumar olmuş o bağın karşısında durmuş, heba olan emeğine yanıp ellerini ovuşturarak diyordu ki: "Ah n'olaydım, keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmamış olaydım!"

Muhammed Esed

Ve (gerçekten de böyle oldu:) ürünlerle dolup taşan bahçeleri çepeçevre tarümar edildi; ve o (bahçenin) tarümar olmuş çitleri, çardakları karşısında, boşa giden emeğine yanarak ellerini oğuştura oğuştura: "Ah, n'olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım!" demekten başka söyleyecek bir şey bulamadı.

Ahmed Hulusi

Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi! Sonunda, çardakları üzerine yıkılıp kalmış bağına yaptığı harcamaları dolayısıyla, (hüsranla) ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: "Keşke Rabbime (hiç) bir şeyi ortak koşmasaydım. "

Ali Bulaç

(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."

Ali Özek ve heyeti

Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. «Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!»

Ali Rıza Safa

Ve tüm ürünü yıkıma uğratıldı. Artık, yitirdiklerine yanarak, yıkılmış çardakları karşısında ellerini ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke hiç kimseyi Efendime ortak koşmasaydım!"

Bayraktar Bayraklı

Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. "Ah, keşke,Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!" diyordu.

Edip Yüksel

Derken, ürünü yok edildi. Çardakları üzerine yığılmış olan bağına verdiği emekten ötürü matem tutmaya ve "Keşke Efendime ortak koşmasaydım" demeye başladı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Derken, ürünü yok edildi. Çardakları üzerine yığılmış olan bağına verdiği emekten ötürü matem tutmaya ve 'Keşke Rabbime ortak koşmasaydım,' demeye başladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken bütün serveti istilaya uğradı. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı; "Ah! Keşke Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!" diyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken bütün serveti istila ediliverdi, bunun üzerine ona yaptığı masraflara karşı avuçlarını oğuşturup kaldı, o, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı, ah, diyordu, nolaydım rabbıma hiç bir şerik koşmamış olaydım

Erhan Aktaş

Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.

Gültekin Onan

(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu (yukallibu). O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."

Hasan Basri Çantay

(Nihayet) onun bütün serveti istilaya uğratıldı, (bağı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını uğuşdurakaldı! (o bağın) çardakları yere çökmüşdü. Diyordu ki: "Nolaydım, Rabbime hiçbir (şey'i) ortak tutmayaydım"!

İbni Kesir

Nitekim ürünleri yok edildi. Sarfettiği emeğe içi yanarak avuçlarını oğuşturuyordu. Çardakları hep yere düşmüştü. Ve diyordu ki: Ne olaydım, Rabbıma hiç kimseyi ortak koşmasaydım.

Mehmet Alagaş

(32-49) Şu iki adamın misalini ver, onlardan her birine etrafı hurmayla çevrili üzümden iki bağ vermişiz. Bağ aralarını da ekinlik yapmışız, bahçelerden her ikisine de yemiş vermiş, herhangi bir şey eksik kalmamış , her ikisinin ortasından da nehir yapmışız, Onun ürünleri de vardı, sohbet ettiği arkadaşına, ben senden malca daha çoğum, kişilerim / neferlerim daha saygın dedi, bahçesine girdi , kendisine zulmetti ve dedi ki bunun ebediyen yok olacağını sanmam / zannetmem, kıyamet saatinin de olacağını sanmam , Rabbime de tekrar geri döndürülürsem , mutlaka döndüğüm yerde daha hayırlısını bulurum, onunla sohbet eden arkadaşı dedi ki seni topraktan , sonrasında nutfeden yaratanı sonrada adam sureti vereni yok mu saydın? Lakin O benim Rabbimdir ve ben Rabbime herhangi birini ortak koşmam , keşke bahçene girdiğinde Allah neyi istediyse / maşallah O ’ndan başka kuvvet yoktur deseydin , eğer beni, malca ve evlatça daha az görüyorsan belki de Rabbim senin bahçenden daha hayırlısını bana ver ir, g ökten seninkine bir felaket / husbânen gönderir ve bir yalçın / kaypak bir arazi olur. Yahut onun suyu dibe çekilmiş olur / su kaynağı kurur. Onu tekrar istemeye gücün yetmez / istidatın olmaz , Onun ürünlerini çepe çevre çevreledi , Ona yaptığı harcamalar üzerine avuçlarını ovuşturuyordu ki çardakları üzere çökmüş olarak kaldı ve dedi ki yazıklar olsun bana, Rabbime herhangi birini ortak koşmasaydım, Ona yardımda bulunacak Allah dışında bir insan topluluğu / fietün olmadı, k endi kendine de yardım edemedi, işte orada koruma / velayeti altına alma Allah’ın hakkıdır O, ödül olarak ve sonuç olarak daha hayırlıdır. Dünya hayatını misalinin, semadan indirdiğimiz su gibi olmasının örneğini ver, arzın bitkileri onunla /suyla karışır, derken rüzgârın savurduğu çer çöp olur, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür, geriye arta kalacak olan ıslah etmedir / salihattır , Rabbinin yanında ödül olarak / sevap olarak ve beklenti olarak daha hayırlıdır. O gün dağları yürütürüz , yer yüzünün dışa çıktığını / barizleştiğini görürsün , Hiçbir istisnasız onları biraraya toplarız, s af halinde Rabbine sunulurlar / arz edilirler , ilk kez yarattığımız haliniz le bize geldiniz. Bu vaadin / bu randevulaşmanın hiç başınıza gelmeyeceğini ileri sürmüştünüz, kitap konulur, onda olanlar nedeniyle suçluların titrediklerini / korktuklarını görürsün , derler ki yazıklar olsun bize, bu kitap ta ne ki ? küçük büyük hiçbir şeyi dışarıda bırakmamış saymış, bütün yaptıklarını hazır halde bulacaklar, Rabbin onların hiçbirine zulmetmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Birden) Onun ürünleri (afetle) kuşatılıverdi. Orası için harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturup duruyordu. Bahçenin çardakları yere çökmüştü. "Ah, keşke Rabbime hiçbir şirk koşmamış olsaydım!" diyordu.

Süleyman Ateş

Derken (o inkarcı kişinin) ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Ah nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.

Süleymaniye Vakfı

(Derken) Ürününü felaket sardı. (Nankörlük eden adam) Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine çökmüştü. "Ah, keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!" dipnot 1 diyordu.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Kehf 18/38. ayetin dipnotu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ve ürünü kuşatıldı. Bahçe, çardakları üzerinde boş bir yığın halini aldı. Yaptığı harcamaya karşılık ellerini ovuşturup şöyle demeye başladı: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak saymasaydım."

Şaban Britch

(Birden) Onun ürünleri (afetle) kuşatılıverdi. Orası için harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturup duruyordu. Bahçenin çardakları yere çökmüştü. Ah, keşke Rabbime hiçbir şirk koşmamış olsaydım! diyordu.

Şaban Piriş

Bir sabah kalktığında ürünleri yok edilmiş, çardakları ise çökmüştü: -Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım, diyerek; ona sarfettiği emeğe avuçlarını ovuşturuyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken bütün ürününe el kondu. Bağ sahibi, çardakları üzerine çökmüş bulunan bağ için harcadıklarına vahlanarak avuçlarını ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Ne olurdu, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Suddenly were his fruits not reaped but suffered to rot, rotting to nothing. There, he kept striking the palms of his hands reciprocally in token of violent grief caused by the loss of what he spent on it; there stood the orchard so desolate empty but of dilapidated trellises over hills of ruin. There and then he said: "I wish I had not incorporated with Allah, my Creator, other deities".

Abdul Haleem

And so it was: his fruit was completely destroyed, and there he was, wringing his hands over what he had invested in it, as it drooped on its trellises, and saying, ‘I wish I had not set up any partner to my Lord.’

Abdullah Yusuf Ali

So his fruits (and enjoyment) were encompassed (with ruin), and he remained twisting and turning his hands over what he had spent on his property, which had (now) tumbled to pieces to its very foundations, and he could only say, "Woe is me! Would I had never ascribed partners to my Lord and Cherisher!"

Abul A'la Maududi

Eventually all his produce was destroyed and he began to wring his hands in sorrow at the loss of what he had spent on it, and on seeing it fallen down upon its trellises, saying: "Would I had not associated anyone with my Lord in His Divinity."

Aisha Bewley

The fruits of his labour were completely destroyed and he woke up wringing his hands in grief, rueing everything that he had spent on it. It was a ruin with all its trellises fallen in. He said, ‘Oh, if only I had not associated anyone with my Lord!’

Al-Hilali & Khan

So his fruits were encircled (with ruin). And he remained clapping his hands (with sorrow) over what he had spent upon it, while it was all destroyed on its trellises, and he could only say: "Would that I had ascribed no partners to my Lord!" [Tafsir Ibn Kathîr]

Ali Quli Qarai

And ruin closed in on his produce, and he began to wring his hands for what he had spent on it, as it lay fallen on its trellises. He was saying, ‘I wish I had not ascribed any partner to my Lord.’

Amatul Rahman Omar

Now (it came to pass that) his fruit (and substance) was utterly destroyed and while it (- the vine garden) lay toppled over on its trellises, he began to wring his hands on account of what he had spent on it and said, `Would that I had associated none with my Lord. '

Arthur John Arberry

And his fruit was all encompassed, and in the morning he was wringing his hands for that he had expended upon it, and it was fallen down upon its trellises, and he was saying, 'Would I had not associated with my Lord any one!'

Bijan Moeinian

Eventually, when he saw the result of his efforts being turned into a useless land, he was overwhelmed with sadness and sorrow and said: "I wish I had never worshipped another god (referring to himself) beside the Lord. "

E. Henry Palmer

And his fruits were encompassed, and on the morrow he turned down the palms of his hands for what he had spent thereon, for it was fallen down upon its trellises. And he said, 'Would that I had never associated any one with my Lord!'

Edip-Layth

So his fruits were ruined, and he began turning his hands for what was destroyed upon its foundations though he has spent on it. He said, "I wish I did not make any partner with my Lord!"

George Sale

And his possessions were encompassed with destruction, as his companion had forewarned him: Wherefore he began to turn down the palms of his hands out of sorrow and regret for that which he had expended thereon; for the vines thereof were fallen down on their trails: And he said, would to God that I had not associated any other deity with my Lord!

Hamid S. Aziz

"Or some morning the water thereof will be deeply sunk in the earth so that you can not get thereat. "

Mahmoud Ghali

And his produce was (all) encompassed; so (in the morning) he became (remorseful), wringing his hands (Literally: turning his two palms about) for what he had expended upon it-and it was devastated upon its trellises- and saying, "Oh would that I had not associated with my Lord any one!"

Marmaduke Pickthall

And his fruit was beset (with destruction). Then began he to wring his hands for all that he had spent upon it, when (now) it was all ruined on its trellises, and to say: Would that I had ascribed no partner to my Lord!

Mohamed Ahmed - Samira

And his vines were overtaken (with disaster), and he began to wring his hands (at the loss) of what he had spent on them, for the vines had fallen upon their trellises; and he said: "Would to God that I had not associated any one with my Lord. "

Muhammad Asad

And [thus it happened:] his fruitful gardens were encompassed [by ruin], and there he was, wringing his hands over all that he had spent on that which now lay waste, with its trellises caved in; and he could but say, "Oh, would that I had not attributed divine powers to any but my Sustainer!"

Mustafa Khattab

And so all his produce was ˹totally˺ ruined, so he started to wring his hands for all he had spent on it, while it had collapsed on its trellises. He cried, "Alas! I wish I had never associated anyone with my Lord ˹in worship˺!"

Progressive Muslims

So his fruits were ruined, and he began turning his hands at that which he has spent on it while it remained destroyed upon its foundations. And he said: "I wish I did not make any partner with my Lord!"

Rashad Khalifa

Indeed, his crops were wiped out, and he ended up sorrowful, lamenting what he had spent on it in vain, as his property lay barren. He finally said, "I wish I never set up my property as a god beside my Lord."

Sahih International

And his fruits were encompassed [by ruin], so he began to turn his hands about [in dismay] over what he had spent on it, while it had collapsed upon its trellises, and said, "Oh, I wish I had not associated with my Lord anyone. "

Sam Gerrans

And encompassed were his fruits; and he began to wring his hands for all that he had spent therein, but it was desolate and in ruins. And he said: “Would that I had not ascribed a partnership with my Lord to anyone!”

Shabbir Ahmed

And thus it happened. One day, the arrogant man's fruitful gardens were indeed wiped out. And there he was, twisting and turning his hands in sorrow. He lost his property which was now tumbled to pieces in complete ruin. And he could only say, "Oh, I wish I never worshiped anyone (even my property) instead of my Lord!"

Syed Vickar Ahamed

So his fruit (and joy) were surrounded (by ruin) and he remained twisting and turning his hands over what he had spent for his property, which had (now) fallen to pieces to its very foundations, and he could only say, "Shame upon me! If I had never given partners to my Lord and Cherisher!"

Taqi Usmani

And its produce was overwhelmed by calamities and he stood wringing his hands (in anguish) over what he had invested in it, while it was fallen down on its trellises and he was saying, "I wish I had not ascribed any partner to my Lord!"

The Monotheist Group

So his fruits were ruined, and he began turning his hands at that which he had spent on it while it remained destroyed upon its branches. And he said: "I wish I had not set up any partner with my Lord!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩