A'râf suresi

A'râf suresi, 97. ayet

A'râf suresi, 97. ayet. أَفَأَمِنَ أَهْلُ ٱلْقُرَىٰٓ أَن يَأْتِيَهُم بَأْسُنَا بَيَٰتًا وَهُمْ نَآئِمُونَ

efeemine ehlü-lḳurâ ey ye'tiyehüm be'sünâ beyâtev vehüm nâimûn.

Diyanet İşleri

Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 94–100 · surenin 97. ayeti / 206

Konu Memleketlerin sınanması ve Allah'ın tuzağından emin olmak A'râf 94–102 3

  1. A'râf 94

    Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.

  2. A'râf 95

    Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): "Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı" dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık.

  3. A'râf 96

    Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler(in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik.

  4. 97

    Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  5. A'râf 98

    Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  6. A'râf 99

    Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.

  7. A'râf 100

    Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

97. “Acaba o ülkelerin halkı” ayetlerin gelişinden de anlaşılacağı üzere bunlar peygamberleri yalanlan kavimlerdir “geceleyin uyurlarken” yani gafil bir halde dinlenmekte iken, hiç beklemedikleri bir anda o çetin ”azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yoksa yalanlayan o ülkelerin halkı azabımızın geceleyin, onlar uykuda rahat ve tam sükûnet içerisinde iken başlarına gelmesinden güvende mi oldular?

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَأَمِنَ efeemine emin midirler? kök: امن
  2. أَهْلُ ehlu halkı kök: اهل
  3. ٱلْقُرَىٰٓ l-kura (o) ülkelerin kök: قري
  4. أَن en
  5. يَأْتِيَهُم ye'tiyehum kendilerine gelmeyeceğinden kök: اتي
  6. بَأْسُنَا be'suna azabımızın kök: باس
  7. بَيَـٰتًۭا beyaten geceleyin kök: بيت
  8. وَهُمْ vehum ve onlar
  9. نَآئِمُونَ naimune uyurlarken kök: نوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır,…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: نوم (9 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O şehirlerin halkı, uyurlarken geceleyin kendilerine azabımızın gelmesinden güvende miydi!

Mustafa İslamoğlu

Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?

Muhammed Esed

O halde, artık hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin daha onlar uykudayken ansızın başlarına kopmayacağından emin olabilirler?

Ahmed Hulusi

O bölgelerin halkları, gecenin bir vakti uyurlarken, kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden eminler mi?

Ali Bulaç

O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?

Ali Özek ve heyeti

Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Ali Rıza Safa

Yoksa o kentlerin halkının, geceleyin onlar uykudayken, cezamızın gelmeyeceğine ilişkin güvenceleri mi var?

Bayraktar Bayraklı

Yoksa o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin miydiler?

Edip Yüksel

Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi şu köy, kasaba halkı geceleyi uyurlarken, kendilerine azabımızın baskın halinde gelmeyeceğinden emin miydiler?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya şimdi şu köy, kasaba ahalisi geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine baskın halinde gelivermiyeceğinden emin mi oldular?

Erhan Aktaş

O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Gültekin Onan

O ülkeler ehli, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvencede (emin) miydiler?

Hasan Basri Çantay

O memleketlerin halkı, kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelib çatmasından (korkmayıb) emin mi oldu (lar)?

İbni Kesir

Kasabaların halkı; kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelip çatmasından emin mi oldular?

Mehmet Alagaş

(94-102) Resul gönderdiğimiz her memlekette ehlini / mensuplarını zorlu sıkıntılar ve zararlar ile aldık, böylelikle belki yalvarırlar / yakarırlar. Sonra da kötülüğün yerine güzelliği getirdik, Bir zaman geldi şımardılar ve dediler ki babalarımıza da böylesi zararlar da dokundu ve kolaylıklar da dokundu (zaman içerisinde böyle şeyler olur) biz de onları ansızın, bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında yakalayıverdik. Şayet iman ederlerse ve sakınırlarsa, biz de onlara göklerden ve yerden bolluk / bereket açarız ve lakin onlar yalanladılar ve böylece bizde onları, kazandıklarından dolayı yakaladık. Memleketlerin halkları, onlara gece vakti uyurlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Memleketlerin halkları, onlara gündüzleyin oyalanırlarken / oynarlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Allah’ın kurduğu tuzak planından / mekrinden emin mi oldular ? Allah’ın kurduğu tuzak planından, hasara uğramış kavimler hariç, kim emin olabilir ki ? Halkından sonra arza , varis olan kimseler , hâlâ hidayete eremediler mi? Eğer ki biz isteseydik , onlara günahlarından dolayı musibet uğratırdık / yaralardık , kalplerini tab ederiz / mühürleriz de onlar işitmezler. İşte ş u memleketler ki başlarına gelenleri sana anlatıyoruz / kıssa ediyoruz , gerçekten onlara Resulleri açık delillerle geldiler, daha önceden yalanlamış olmaları nedeniyle iman etmediler, böylece Allah, kafi rlerin kal plerini mühürlüyor / tab ediyor. Onların çoğunu / ekserisini sözleşmeleri üzre bulamadık, onların çoğunu yoldan çıkmışlar olarak bulduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

Acaba o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine geleceğinden güvende mi oldular?

Süleyman Ateş

Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

Süleymaniye Vakfı

O kentlerin ahalisi, gece yatarken baskınımıza karşı güvende miydiler?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu gibi kentlerin ahalisi gece uykuda iken baskınımıza uğramayacaklarından emin midirler?

Şaban Britch

Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelivermesinden emin mi oldular?

Şaban Piriş

(97-99) Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah'ın tuzağından emin midirler? Allah'ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

O kentlerin halkı, uyudukları bir sırada, şiddetimizin bir gece kendilerine gelmeyeceğinden emin mi idiler?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Are the town's folk certain in their minds they are secure against Our wrath which may speak thunder and be displayed in action at night while they are asleep!

Abdul Haleem

Do the people of these towns feel secure that Our punishment will not come upon them by night, while they are asleep?

Abdullah Yusuf Ali

Did the people of the towns feel secure against the coming of Our wrath by night while they were asleep?

Abul A'la Maududi

Do the people of those towns feel secure that Our punishment will not come to them at night while they are asleep?

Aisha Bewley

Do the people of the cities feel secure against Our violent force coming down on them in the night while they are asleep?

Al-Hilali & Khan

Did the people of the towns then feel secure against the coming of Our punishment by night while they were asleep?

Ali Quli Qarai

Do the people of the towns feel secure from Our punishment overtaking them at night while they are asleep?

Amatul Rahman Omar

Do the people of these townships feel secure against the coming of Our punishment upon them by night while they are asleep?

Arthur John Arberry

Do the people of the cities feel secure Our might shall not come upon them at night while they are sleeping?

Bijan Moeinian

How can today's citizens be sure that they will not be subject to My sudden punishment at night?

E. Henry Palmer

Were the people of these cities then secure that our violence would not come on them by night, while they slept?

Edip-Layth

Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping?

George Sale

Are the people of these towns then secure from the coming of Our punishment upon them by night while they are asleep?

Hamid S. Aziz

Were, then, the people of these cities secure that Our Wrath would not come on them by night, while they slept?

Mahmoud Ghali

So, do the population of the towns feel secure that Our violence will not come up to them (in their homes) at night (while) they are sleeping?

Marmaduke Pickthall

Are the people of the townships then secure from the coming of Our wrath upon them as a night-raid while they sleep?

Mohamed Ahmed - Samira

Are the people of the region so secure that they lie asleep unaware as Our punishment overtakes them?

Muhammad Asad

Can, then, the people of any community ever feel secure that Our punishment will not come upon them by night, while they are asleep?

Mustafa Khattab

Did the people of those societies feel secure that Our punishment would not come upon them by night while they were asleep?

Progressive Muslims

Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping

Rashad Khalifa

Did the people of the present communities guarantee that our retribution will not come to them in the night as they sleep?

Sahih International

Then, did the people of the cities feel secure from Our punishment coming to them at night while they were asleep?

Sam Gerrans

Did then the people of the cities feel secure from Our might coming upon them by night while they slept?

Shabbir Ahmed

Can the people of any community ever feel secure that Our Requital will not come upon them at night, while they are asleep?

Syed Vickar Ahamed

Did the people of the towns feel safe against the coming of Our anger (on them) during the night while they slept?

Taqi Usmani

So, do the people of the towns feel themselves immune from Our punishment that may befall them at night while they are asleep?

The Monotheist Group

Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 97. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 97. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 97. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩