En'âm suresi

En'âm suresi, 99. ayet

En'âm suresi, 99. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَىْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ ٱلنَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّٰتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَٰبِهٍ ٱنظُرُوٓا۟ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَيَنْعِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكُمْ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

vehüve-lleẕî enzele mine-ssemâi mââ. feaḫracnâ bihî nebâte külli şey'in feaḫracnâ minhü ḫaḍiran nuḫricü minhü ḥabbem müterâkibâ. vemine-nnaḫli min ṭal`ihâ ḳinvânün dâniyetüv vecennâtim min a`nâbiv vezzeytûne verrummâne müştebihev vegayra müteşâbih.-nżurû ilâ ŝemerihî iẕâ eŝmera veyen`ih. inne fî ẕâliküm leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

Diyanet İşleri

O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 96–102 · surenin 99. ayeti / 165

Konu Taneyi yaran; gece ve gündüz; cinleri ortak koşmak En'âm 95–103 3

  1. En'âm 96

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).

  2. En'âm 97

    O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

  3. En'âm 98

    O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.

  4. 99

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.

  5. En'âm 100

    Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.

  6. En'âm 101

    O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  7. En'âm 102

    İşte sizin Rabbiniz Allah. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

99. Bu buyrukta anılanlar Âdemoğulları olsun, diğer yaratılmışlar olsun bütün mahlukatın kesinlikle ihtiyaç duyduğu pek büyük lütuflardan bazılarıdır. Çünkü Yüce Allah insanların kendisine ihtiyaç duydukları bir zamanda gökten ardı arkasına su indirir. Bununla insanların ve hayvanların yedikleri türden her türlü bitkiyi bitirir. Bu yaratılmışlar da Allah’ın lütfu ile bu bitkilerden yararlanırlar. O’nun rızkı sayesinde rahata kavuşurlar ve ihsanı ile sevinirler. Kuraklık ve kıtlıktan kurtulurlar. Böylelikle kalpler ferahlar, yüzler güler. Allah’ın kulları, Rahman ve Rahim’in rahmeti sayesinde kendisi ile yararlandıkları ve gıdalandıkları şeyleri elde etmiş olurlar. Bütün bunlar ise insanların olanca gayretlerini, kendilerine bu geniş nimetleri ihsan edene şükür, ibadet, yöneliş ve O’nu sevme yolunda harcamalarını gerektirmekdir.

Yüce Allah su ile bitip yeşeren çeşitli ağaç ve bitkileri genel olarak söz konusu ettikten sonra özel olarak da ekinleri ve hurma ağaçlarını -insanların çoğunun gıdasını teşkil etmeleri ve faydalarının da çokluğu dolayısı ile- söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “O (bitkiden) de yeşillikler çıkardık. O (yeşilliklerden) de birbirinin üstüne binmiş taneler çıkarırız” Biri diğerinin üstüne binmiş buğday, arpa, mısır, pirinç ve buna benzer çeşitli tahıllar çıkarırız. Bunların “birbirinin üstüne binmiş” olmakla nitelendirilmesi, tanelerinin pek çok olduğuna, hepsinin aynı maddeden beslendiklerine ama birbirine karışmadıklarına ve kökleri bir olmakla birlikte tanelerinin ayrı olduğuna işarettir. Aynı şekilde bunların çokluklarına, oldukça bol ve verimli olduklarına da işarettir. Öyle ki geride hem tohumluk kalır hem de yenmek ve saklanmak için önemli miktarda ayrılabilir.

“Hurma ağacının tomurcuğundan da” hurma salkımı ortaya çıkmadan önce onun içinde saklı bulunduğu kattır ki salkım bu kattan çıkar. “(toplanması) kolay hurma salkımları çıkar” yani isteyen için alınmaları kolay, sarkarak yakınlaşmış ve ne kadar uzasa da hurma ağacından toplanması zor olmayacak şekildedir. Çünkü hurma ağacında tırmanmayı kolaylaştıracak basamak gibi çıkıntılar vardır.

“Yine” bu su ile “üzüm bağları, zeytin ve nar da” bitiririz. Bu ağaçlar faydaları pek çok ve oldukça önemli ağaçlardır. Bundan dolayı Yüce Allah genel olarak bütün ağaç ve bitkileri zikrettikten sonra özellikle bunları söz konusu etmiştir. “ki bunlardan kimi birbirine benzer, kimi de benzemez” buyruğundaki nitelemenin nar ve zeytin ağaçlarına ait olma ihtimali vardır. Yani bunların ağaçları ve yaprakları birbirine benze bile mahsulleri birbirine benzememektedir. Bu nitelemenin tüm ağaç ve meyvelere ait olma ihtimali de vardır ki buna göre onların bazıları birbirine benzer, nitelikleri birbirine yakındır, bazıları da birbirine benzemez, ayrı ve farklıdır. Bununla birlikte kullar bunların hepsinden yararlanır. Kimisinin meyvesinden, kimisinin yemişinden istifade ederler, gıda maddesi olarak kullanırlar ve gerekli ibreti de alırlar. Bundan dolayı Yüce Allah ibret almayı emrederek şöyle buyurmaktadır:

“Meyvesine” bütün ağaçlara, özellikle de meyve verdiği zaman hurma ağacına “bir meyve verdiği zaman bir de olgunlaştığı zaman” hem tomurcuğundan ilk çıktığı hem de olgunlaştığı zaman, tefekkür ve ibretle “bakın.” Çünkü bunlarda birçok ibretler ve deliller vardır. Bunlarda Yüce Allah’ın rahmetinin ve ihsanının genişliğinin, cömertliğinin, mükemmel kudretinin, kullarına hidâyetinin delilleri vardır. Ama herkes ibret almaz ve tefekkür etmez. Üstelik tefekkür eden herkes de asıl maksat olan hususu idrak etmez. Bu bakımdan Yüce Allah âyet ve belgelerinden yararlanmayı, mü’min olma şartına bağlamış ve şöyle buyurmuştur:

“Şüphe yok ki bütün bunlarda iman eden bir toplum için ibretlik deliller vardır.” Mü’minlerin sahip oldukları iman, onları bu imanın gereklerini yerine getirmeye davet eder. Bunun gerekleri arasında da Allah’ın âyetleri üzerinde tefekkür etmek, bu âyetlerden gözetilen maksatları elde etmek ve onların aklen, fıtraten ve şer’an delalet ettikleri sonuçlara ulaşmaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O -Subhanehu ve Teâlâ- gökten yağmur suyunu indirendir. İşte biz o su ile yerden her çeşit nebat çıkardık. Bu nebattan da yeşil ekinler ve ağaçlar çıkardık. O yeşillikten başaklarda olduğu gibi birbiri üzerine binmiş taneler, hurma tomurcuğundan ayakta olan ya da oturan kimsenin koparması kolay salkımlar, üzüm bağları çıkardık. Yaprakları birbirlerine benzeyen ve meyveleri birbirlerinden farklı olan zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. -Ey insanlar!- Bütün bu nebatatın önce ilk meyve verdikleri ve bir de olgunlaştığı zaman meyvesine bir bakın. -Ey insanlar!- Kuşkusuz bütün bunlarda Allah'ın kudretine iman eden toplum için deliller vardır. İşte onlar bu delillerden ve burhanlardan istifade eden kimselerdir.

Kelimeler

44 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O'dur
  2. ٱلَّذِىٓ llezi kimse
  3. أَنزَلَ enzele indiren kök: نزل
  4. مِنَ mine -ten
  5. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  6. مَآءًۭ maen suyu kök: موه
  7. فَأَخْرَجْنَا feehracna çıkardık kök: خرج
  8. بِهِۦ bihi onunla
  9. نَبَاتَ nebate bitkiyi kök: نبت
  10. كُلِّ kulli her kök: كلل
  11. شَىْءٍۢ şey'in çeşit kök: شيا
  12. فَأَخْرَجْنَا feehracna ve çıkardık kök: خرج
  13. مِنْهُ minhu o (bitki)den
  14. خَضِرًۭا hadiran bir filiz kök: خضر
  15. نُّخْرِجُ nuhricu çıkarıyoruz kök: خرج
  16. مِنْهُ minhu ondan da
  17. حَبًّۭا habben daneler kök: حبب
  18. مُّتَرَاكِبًۭا muterakiben birbiri üzerine binmiş kök: ركب
  19. وَمِنَ ve mine
  20. ٱلنَّخْلِ n-nehli hurmanın kök: نخل
  21. مِن min -ndan
  22. طَلْعِهَا tal'iha tomurcuğu- kök: طلع
  23. قِنْوَانٌۭ kinvanun sarkan kök: قنو
  24. دَانِيَةٌۭ daniyetun salkımlar kök: دنو
  25. وَجَنَّـٰتٍۢ ve cennatin ve bahçeleri kök: جنن
  26. مِّنْ min
  27. أَعْنَابٍۢ ea'nabin üzüm kök: عنب
  28. وَٱلزَّيْتُونَ ve zzeytune ve zeytin kök: زيت
  29. وَٱلرُّمَّانَ ve rrummane ve nar kök: رمن
  30. مُشْتَبِهًۭا muştebihen (kimi) birbirine benzer kök: شبه
  31. وَغَيْرَ ve gayra kök: غير
  32. مُتَشَـٰبِهٍ ۗ muteşabihin (kimi) benzemez kök: شبه
  33. ٱنظُرُوٓا۟ nzuru bakın kök: نظر
  34. إِلَىٰ ila
  35. ثَمَرِهِۦٓ semerihi meyvesine kök: ثمر
  36. إِذَآ iza zaman
  37. أَثْمَرَ esmera meyve verirken kök: ثمر
  38. وَيَنْعِهِۦٓ ۚ ve yen'ihi ve olgunlaştığı kök: ينع
  39. إِنَّ inne şüphesiz
  40. فِى fi
  41. ذَٰلِكُمْ zalikum bunda
  42. لَـَٔايَـٰتٍۢ layatin çok ibret vardır kök: ايي
  43. لِّقَوْمٍۢ likavmin toplumu için kök: قوم
  44. يُؤْمِنُونَ yu'minune inananlar kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رمن (3 geçiş) · Aynı kök: زيت (7 geçiş) · Aynı kök: شبه (12 geçiş)

    O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…

  • Aynı kök: زيت (7 geçiş) · Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su…

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    (9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat…

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: ثمر (24 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: ثمر (24 geçiş)

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret…

  • Aynı kök: رمن (3 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla (topraktan bitirip) çıkarmaktayız. dipnot 1 Ondan (o bitkiden) de kendisinde üst üste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik, hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri çıkarıp (yaratmaktayız). dipnot 2 Oluşurken meyvesine ve olgunlaşmış hâline bakın! Kuşkusuz bütün bunlarda, inanan bir toplum için dersler vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Fâtır 35:27.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet En‘âm 6:141. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

O'dur gökten yağmuru indiren. İşte Biz bu yolla her türlü bitkiyi tomurcuklandırdık, ondan da yemyeşil bir çim meydana getirdik, ondan ise birbiri üzerine binmiş tahıl tanelerı çıkarıyoruz. Yine hurma ağacının tomurcuğundan sık salkımlı hurmalar, üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları; biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı. Ürün verdiği ve olgunlaştığı zaman meyvesine bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır.

Muhammed Esed

O, gökten suları indirendir; işte Biz bu yolla her türlü canlı bitkiyi yetiştirdik ve bundan çimenleri yeşerttik. Yine bundan birbirine yapışık büyüyen tahıl tanelerini yetiştiririz; ve hurma ağacının tomurcuğundan sık salkımlı hurmalar; asma bahçeler ve zeytin ağacı ve nar: (hepsi) birbirine çok benzeyen ve (hepsi) birbirinden çok farklı! Mahsul verdiği ve olgunlaştığı zaman onların meyvesine bakın! Şüphesiz bütün bunlarda inanacak insanlar için mesajlar vardır!

Ahmed Hulusi

"HU" ki semadan suyu inzal eden!. . Onunla (semadan inen su ile) HER ŞEYİN nebatını çıkardık! Ondan da bir yeşillik çıkardık. . . Ondan da birbiri üzerine gelişmiş habbeler (taneler); hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkarıyoruz. . . (Bunların) müteşabihi (birbirine benzeyenleri) ve müteşabih olmayanı da! Onun ürünlerine, bir ilk meyve verdiğinde ve bir de olgunlaştığında bakın. . . Muhakkak ki bunlarda iman eden halk için elbette işaretler vardır.

Ali Bulaç

O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

Ali Özek ve heyeti

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisinde üstüste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın! Kuşkusuz bütün bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Ali Rıza Safa

O, gökten su indirmiştir. Her türlü bitkiyi onunla çıkardık. Ondan yeşillikler; ondan da üst üste çekirdekler çıkardık. Ve hurma ağacının tomurcuklarından, sarkan salkımlar, birbirine benzeyen ve benzemeyen üzüm bahçeleri, zeytin ve nar bahçeleri çıkardık. Meyve verdiğinde ve olgunlaştığında meyvelerine bak? İşte bunlarda, inanan bir toplum için kesinlikle kanıtlar vardır.

Bayraktar Bayraklı

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisinde üstüste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik, hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman, her birinin meyvesine bakın! Şüphesiz bütün bunlarda, inanan bir toplum için dersler vardır.

Edip Yüksel

O'dur gökten su indiren. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık. O bitkiden ürettiğimiz yeşil madde ile de sayısız taneler çıkardık. Tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkardık. Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluğuna bakın. Gerçeği onaylayan bir toplum için bunda deliller ve ibretler vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O'dur gökten su indiren. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık. O bitkiden ürettiğimiz yeşil madde ile de sayısız taneler çıkardık. Tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkardık. Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluğuna bakın. İnanan bir toplum için bunda deliller ve ibretler vardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökten su indiren de O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler çıkarırız, hurma ağacının tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve narı da çıkardık. Bunların kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bakın herbirinin meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaşmasına. Şüphesiz şu size gönderilende inananlar için bir çok ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine odur, o ki Semadan bir su indirdi, derken onunla her şeyin nebatını çıkardık, derken ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üzerine binmiş daneler çıkarıyoruz, hurma ağacından da tal'ından sarkan salkımlar ve üzümlerden bağlar, zeytunu da narı da birbirine benzer benzemez, bakın her birinin meyvesine: Bir meyve verdiği vakıt, bir de kemale erişine, şüphesiz şu size gösterilende iyman ehli olanlar için bir çok ayetler vardır

Erhan Aktaş

O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın daneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen hem benzemeyen; üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve meyvesi olgunlaştığında her birine bir bakın! Bunlarda iman eden bir kavim için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge, işaret, kanıt.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen hem benzemeyen; üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve meyvesi olgunlaştığında her birine bir bakın! Bunlarda iman eden bir kavim için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gözterge, işaret, kanıt.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen hem benzemeyen; üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve meyvesi olgunlaştığında her birine bir bakın! Bunlarda iman eden bir kavim için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İşaretler, kanıtlar.

Gültekin Onan

O gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz). Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Kuşkusuz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

Hasan Basri Çantay

O, gökden (bulutla) su indirendir. Sonra biz onunla bir şey'in (her nevin) nebatını (bitirib) çıkardık, içlerinden de taze ve yeşil (fidanlar) meydana getirdik ki ondan da (büyütüb) birbirinin üstüne binmiş tane (ler), hurma domurcuğundan (el ile tutulabilecek derecede) yakın salkımlar, birbirine hem benzeyen, hem benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bağçeler yapıb çıkarıyoruz. (Her birinin) meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de kemale erişdiği vakit bakın. Şübhesiz ki bütün bunlarda iman edecekler için bir çok ibretler vardır.

İbni Kesir

O'dur; gökten su indirmiş olan. Onunla her bitkiyi çıkardık. Ondan yeşillikler çıkardık. Ondan yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen, hem benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler yapıp çıkarıyoruz. Meyvesine; bir meyve verdikleri zaman, bir de olgunlaştıkları zaman bakın. Şüphesiz ki bunlarda; iman eden bir kavim için ayetler vardır.

Mehmet Alagaş

(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökten su indiren de O’dur. O su ile her çeşit bitkiyi bitirdik. O bitkiden bir yeşillik meydana getirdik ki, bu yeşillikten üst üste binmiş taneler, hurma tomurcuğundan (koparılması kolay) sarkmış salkımlar, üzüm bağları, (yaprakları) birbirine benzeyen ve (meyveleri) benzemeyen zeytin ve nar çıkarırız. Meyve verdikleri ve bir de olgunlaştıkları zaman meyvesine bir bakın. İşte bütün bunlarda, iman eden bir toplum için ayetler vardır.

Süleyman Ateş

O'dur ki, size gökten su indirdi. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir filiz çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş daneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Her birinin meyvesine bakın: Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman. Şüphesiz bu size gösterilenlerde, inananlar toplumu için elbette çok ibret vardır.

Süleymaniye Vakfı

Gökten su indiren Allah'tır. Onunla her türlü bitkinin filizini çıkarır. Ondan yeşilliği çıkarır, ondan da üst üste binmiş daneleri, hurma tomurcuğundan sarkmış salkımları, üzüm bağlarını, birbirine benzeyen ve benzemeyen dipnot 1 zeytini ve narı çıkarır dipnot 2 . Ürün verince ürününe ve olgunlaşmasına bir bakın. Bunda, inanıp güvenen bir topluluk için ayetler /belgeler vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    İltifat, bkz En'am 6/97. ayetin dipnotu

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökten su indiren Allah'tır. O, her türlü bitkiyi onunla çıkarır dipnot 1 . Ondan yeşilliği çıkarır, ondan da üst üste binmiş taneleri, hurmanın tomurcuğundan aşağı sarkmış salkımları, üzüm bağlarını, zeytini ve narı birbirine benzeyen ve benzemeyen halde çıkarır. Meyve verince meyvesine ve meyvenin olgunlaşmasına bir bakın. Bunda, inanıp güvenen bir topluluk için kesin belgeler (ayetler) vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Türkçe'de iltifat sanatı olmadığından ayete bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

Şaban Britch

Gökten su indiren de O’dur. O su ile her çeşit bitkiyi bitirdik. O bitkiden bir yeşillik meydana getirdik ki bu yeşillikten üst üste binmiş taneler, hurma tomurcuğundan (koparılması kolay) sarkmış salkımlar, üzüm bağları, (yaprakları) birbirine benzeyen ve (meyveleri) benzemeyen zeytin ve nar çıkarırız. Meyve verdikleri ve bir de olgunlaştıkları zaman meyvesine bir bakın. İşte bütün bunlarda, iman eden bir toplum için ayetler vardır.

Şaban Piriş

Gökten su indiren de O'dur. O su ile her çeşit bitki çıkardık. Ondan da bir yeşillik meydana getirdik ki bu yeşillikten küme küme taneler, hurma tomurcuğundan koparılması kolay salkımlar, üzüm bağları, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar çıkarırız. Meyve verdikleri ve bir de olgunlaştıkları zaman meyvesine bir bakın. İşte bütün bunlarda, iman eden bir toplum için ayetler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Size gökten su indiren de O'dur! Biz o suyla her şeyin bitkisini çıkardık. Ondan da bir yeşillik çıkardık. O yeşillikten birbiri üzerine binmiş daneler çıkardık. Hurma ağacının da tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık. Birbirine benzeyeni var, benzemeyeni var. Meyve verdiğinde ve meyveler olgunlaştığında bir bakın onun ürününe! Bu size gösterilenlerde, iman eden bir topluluk için, çok ibret vardır!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And it is He Who sends down from the floor of the vault of heaven rain-water and with it do We cause vegetal activity of all -plants-*. And We prompt the green blades to spring up and develop into clusters of ears of grain which ripen and be brought to maturity. And out of the palm trees commanding a view of all that lies around, hang pinnate of fan shaped leaves and sprouting offshoots of variegated and delightful fruits. And of the fruit trees are orchards of grapes, olives and pomegranates besides similar species and -Common characteristics- and dissimilar genus -class or distinct group-. Direct you people your intellectual eye and your inward sight to the fruit trees when they bloom and put forth blossoms and when the flowers come to be fruits which grow ripe, and you shall find enough tokens representing convincing divine evidence symbolic of Allah's Omnipotence and Authority, giving insight to those whose hearts have been touched with the divine hand.

Abdul Haleem

It is He who sends down water from the sky. With it We produce the shoots of each plant, then bring greenery from it, and from that We bring out grains, one riding on the other in close-packed rows. From the date palm come clusters of low-hanging dates, and there are gardens of vines, olives, and pomegranates, alike yet different. Watch their fruits as they grow and ripen! In all this there are signs for those who would believe.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who sendeth down rain from the skies: with it We produce vegetation of all kinds: from some We produce green (crops), out of which We produce grain, heaped up (at harvest); out of the date-palm and its sheaths (or spathes) (come) clusters of dates hanging low and near: and (then there are) gardens of grapes, and olives, and pomegranates, each similar (in kind) yet different (in variety): when they begin to bear fruit, feast your eyes with the fruit and the ripeness thereof. Behold! in these things there are signs for people who believe.

Abul A'la Maududi

And it is He Who has sent down water from the heavens, and thereby We have brought vegetation of every kind, and out of this We have brought forth green foliage and then from it close-packed ears of corn, and out of the palm-tree from the sheath of it - thick clustered dates, hanging down with heaviness, and gardens of vines, and the olive tree, and the pomegranate - all resembling one another and yet so different. Behold their fruit when they bear fruit and ripen! Surely, in all this there are signs for those who believe.

Aisha Bewley

It is He Who sends down water from the sky from which We bring forth growth of every kind, and from that We bring forth the green shoots and from them We bring forth close-packed seeds, and from the spathes of the date palm date clusters hanging down, and gardens of grapes and olives and pomegranates, both similar and dissimilar. Look at their fruits as they bear fruit and ripen. There are Signs in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

It is He Who sends down water (rain) from the sky, and with it We bring forth vegetation of all kinds, and out of it We bring forth green stalks, from which We bring forth thick clustered grain. And out of the date-palm and its spathe come forth clusters of dates hanging low and near, and gardens of grapes, olives and pomegranates, each similar (in kind) yet different (in variety and taste). Look at their fruits when they begin to bear, and the ripeness thereof. Verily! In these things there are signs for people who believe.

Ali Quli Qarai

It is He who sends down water from the sky, and brings forth with it every kind of growing thing. Then from it We bring forth vegetation from which We produce the grain, in clusters, and from the palm-tree, from the spathes of it, low-hanging clusters [of dates], and gardens of grapes, olives and pomegranates, similar and dissimilar. Look at its fruit as it fructifies and ripens. Indeed there are signs in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

It is We Who pour down water from the clouds and then We bring forth every kind of vegetation, then We bring forth therefrom green foliage from which We produce clustered grain. And (We bring forth) from the date-palm out of its spathes bunches (of dates) hanging low and (We bring forth) gardens of vines and olives and pomegranate - similar (in kind) yet dissimilar (from one another in variety). Look at them when they bear fruit and look also how they ripen. Verily, in all this there are signs for a people who would believe.

Arthur John Arberry

It is He who sent down out of heaven water, and thereby We have brought forth the shoot of every plant, and then We have brought forth the green leaf of it, bringing forth from it close-compounded grain, and out of the palm-tree, from the spathe of it, dates thick-lustered, ready to the hand, and gardens of vines, olives, pomegranates, like each to each, and each unlike to each. Look upon their fruits when they fructify and ripen! Surely, in all this are signs for a people who do believe.

Bijan Moeinian

God is the One Who sends down water from the sky causing all kind of vegetation to grow. That is the way that I create date trees with hanging clusters, gardens of grapes, olives and pomegranate (all from the same origin though different in shape.) Note how their fruits grow up and become ripe. This is the way that the believers understand [and discover the nature through observation.]

E. Henry Palmer

He it is who sends down from the heavens water; and we bring forth therewith growths of everything; and we bring forth therefrom green things, where - from we bring forth grain in full ear; and the palm, from its spathe come clusters within reach; and gardens of grapes and olives and pomegranates, alike and unlike;- behold its fruit when it fruits and ripens! verily, in that ye have a sign for the people who believe.

Edip-Layth

He is the One who sent down water from the sky, and We brought out with it plants of every kind. We brought out from it the green, from which We bring out multiple seeds; and what is from the palm trees, from its sheaths hanging low and near; and gardens of grapes, olives and pomegranates, similar and not similar. Look at its fruit when it blossoms and its ripeness. In this are signs for a people that acknowledge.

George Sale

And He it is Who sends down water from the cloud; And We bring forth therewith every kind of growth; then We bring forth with that green foliage wherefrom We produce clustered grain. And from the date-palm, out of its sheaths comes forth bunches hanging low. And We produce therewith gardens of grapes, and the olive and the pomegranate -- like and unlike. Look at the fruit thereof when it bears fruit, and the ripening thereof. Surely, in this are Signs for a people who believe.

Hamid S. Aziz

He it is who sends down rain from the heavens; and We bring forth therewith growths of all kinds; and We bring forth there from green crops, from which We bring forth grain in full ear; and the palm, from its sheathes come clusters of dates within reach; and gardens of grapes and olives and pomegranates, alike and unlike; - behold its fruit when it fruits and ripens! Verily, in that you have a sign for the people who believe.

Mahmoud Ghali

And He is (The One) Who has sent down from the heaven water; so thereby We have brought out the growth of everything; so We have brought out of it greenery, from which We bring out close-compounded grains, and out of the palm-trees, from their spaces, thick-clustered (dates) within reach, and gardens of vineyards, and the olives, and the pomegranates, each similar to each, and each not (Literally: other than being cosimilar) similar to each. Look upon their produce when they have produced, and their mellowness. Surely, in that (Literally: in those) are indeed signs for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

He it is Who sendeth down water from the sky, and therewith We bring forth buds of every kind; We bring forth the green blade from which We bring forth the thick-clustered grain; and from the date-palm, from the pollen thereof, spring pendant bunches; and (We bring forth) gardens of grapes, and the olive and the pomegranate, alike and unlike. Look upon the fruit thereof, when they bear fruit, and upon its ripening. Lo! herein verily are portents for a people who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who sends down water from the skies, and brings out of it everything that grows, the green foliage, the grain lying close, the date palm trees with clusters of dates, and the gardens of grapes, and of olives and pomegranates, so similar yet so unlike. Look at the fruits, how they appear on the trees, and they ripen. In all these are signs for those who believe.

Muhammad Asad

And He it is who has caused waters to come down from the sky; and by this means have We brought forth all living growth, and out of this have We brought forth verdure. Out of this do We bring forth close-growing grain; and out of the spathe of the palm tree, dates in thick clusters; and gardens of vines, and the olive tree, and the pomegranate: [all] so alike, and yet so different! Behold their fruit when it comes to fruition and ripens! Verily, in all this there are messages indeed for people who will believe!

Mustafa Khattab

And He is the One Who sends down rain from the sky—causing all kinds of plants to grow—producing green stalks from which We bring forth clustered grain. And from palm trees come clusters of dates hanging within reach. ˹There are˺ also gardens of grapevines, olives, and pomegranates, similar ˹in shape˺ but dissimilar ˹in taste˺. Look at their fruit as it yields and ripens! Indeed, in these are signs for people who believe.

Progressive Muslims

And He is the One who sent down water from the sky, and We brought out with it plants of every kind. We brought out from it the green, from which We bring out multiple seeds; and what is from the palm trees, from its sheaths hanging low and near; and gardens of grapes and olives and pomegranates, similar and not similar. Look at its fruit when it blossoms and its ripeness. In this are signs for a people that believe.

Rashad Khalifa

He is the One who sends down from the sky water, whereby we produce all kinds of plants. We produce from the green material multitudes of complex grains, palm trees with hanging clusters, and gardens of grapes, olives and pomegranate; fruits that are similar, yet dissimilar. Note their fruits as they grow and ripen. These are signs for people who believe.

Sahih International

And it is He who sends down rain from the sky, and We produce thereby the growth of all things. We produce from it greenery from which We produce grains arranged in layers. And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low. And [We produce] gardens of grapevines and olives and pomegranates, similar yet varied. Look at [each of] its fruit when it yields and [at] its ripening. Indeed in that are signs for a people who believe.

Sam Gerrans

And He it is that sends down from the sky water; and We bring forth thereby the growth of all things; and We bring forth from it greenery, bringing forth from it grain heaped up; and from the date-palm, from its spathes, bunches of dates within reach; and gardens of grapevines and olives and pomegranates, similar yet different. Look upon the fruit thereof when it bears fruit and it ripens: in that are proofs for people who believe.

Shabbir Ahmed

(He took care of your provision even before you were created. ) He it is Who sends down water from the heights. With it We produce vegetation of all kind; green multitudes, complex grains, palm trees, from their pollens spring pendant clusters, and gardens of grapes, olives and pomegranate; fruits that are similar and diverse. Look upon the fruit thereof and look upon its ripening. These are signs for those who reach conviction through reason.

Syed Vickar Ahamed

It is He Who sends down rain from the sky: And with it We produce plants of all kinds: From some We produce green (crops), out of which We produce grain, heaped up (at harvest time); Out of the date-palm and its sheaths (or spathes) (come) clusters of dates hanging low and near: And (then there are) gardens of grapes, and olives, and pomegranates, each similar (in kind) yet different (in variety): When they begin to bear fruit and they become ripe later. Look! In these things there are the Signs for people who believe.

Taqi Usmani

He is the One who sent down water from the heavens. Then We brought forth with it vegetation of all kinds. Then from it We brought grains set upon one another. From the palm-trees, from their spathes, come forth the low hanging bunches. (We produce) vineyards and the olive and the pomegranate, either similar or not similar to each other. Look at its fruit when it bears fruit, and at its ripening. Surely, in all this there are signs for the people who believe.

The Monotheist Group

And He is the One who sent down water from the heaven, and We brought out with it plants of every kind. We brought out from it the green, from which We bring out multiple seeds; and what is from the palm trees, from its sheaths hanging low and near; and gardens of grapes and olives and pomegranates, similar and not similar. Look at its fruit when it blossoms and its ripeness. In this are signs for a people who believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 99. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 99. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 99. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩