Diyanet İşleri
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 99. ayet. قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَآءُ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
ḳul yâ ehle-lkitâbi lime teṣuddûne `an sebîli-llâhi men âmene tebgûnehâ `ivecev veentüm şühedâ'. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İyiliğe ermek; Kâbe ve hac Âl-i İmrân 92–99 3
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Ka'be'dir.
Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.)
De ki: "Ey kitab ehli! Allah, yaptıklarınızı görüp dururken Allah'ın ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?"
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kafir yaparlar.
Size Allah'ın ayetleri okunup dururken ve Allah'ın Resulü de aranızda iken dönüp nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle o, doğru yola iletilmiştir.
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 98–99. ayetler için yazılmıştır.
98-99. Bundan önceki buyruklarda Kitap ehline karşı deliller ortaya konmuştur. Ancak onlar bu delillerden önce de peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tıpkı kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlardı. İşte bu delillerin ortaya konulmasından sonra Yüce Allah, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri sebebi ile Kitap ehlinden inada giden kimseleri azarlamakta, insanları Allah’ın yolundan alıkoyduklarından ötürü yaptıklarını kötülemektedir. Çünkü bu kitap ehlinin avamı, onların alimlerinin arkasından gitmektedir. Ancak Yüce Allah onların bütün hallerini bilmektedir ve bu yaptıklarından ötürü onları eksiksiz olarak cezalandıracaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- De ki: Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey kitap ehli! İnsanlardan iman edenleri haktan batıla meyletmelerini ve haktan habersiz dalalet ehli olmasını isteyerek Allah'ın dininden neden alıkoyuyorsunuz? Sizler muhakkak ki bu dinin hak olduğunu kitaplarınızın tasdik ettiğine şahitlersiniz. Allah bu dini inkâr etmek için yaptıklarınızdan habersiz değildir. O'nun yolundan engellemeye çalıştığınızdan dolayı sizlere bunun karşılığını verecektir.
Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.
Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Ey kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde onu (Allah'ın yolunu) eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri niçin Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki: "Ey önceki vahyin takipçileri! Doğru olduğuna bizzat şahit olduğunuz halde, onu eğri göstermeye çalışarak, iman edenleri niçin Allah yolundan döndürmeye çabalıyorsunuz? Ama Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! (Doğru olduğuna) bizzat kendiniz şahit olduğunuz halde onu eğri göstermeye çalışarak, (bu ilahi kelama) iman edenleri neden Allah yolundan alıko(ymaya çabalı)yorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
De ki: "Ey kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar. . . Sizler (hakikate) şahit olduğunuz halde niçin onu yanlış göstererek, iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Allah amellerinizden gafil değildir. "
De ki: "Ey Kitap Ehli, sizler şahidler olduğunuz halde, ne diye iman edenleri Alah yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
De ki: Ey ehli kitap! (İslam'ın hak din olduğunu kendi kitaplarınızda) görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
De ki: "Ey kitap halkı! Tanık olmanıza karşın, Onu çarpık göstermeye çalışarak, inananları, Allah'ın yolundan alıkoymak için neden uğraşıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir!"
De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, Allah'ın yolunu niçin eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki: "Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın yolunu değiştirmeye yeltenerek iman edenleri saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki, 'Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın yolunu değiştirmeye yeltenerek inananları saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.'
De ki: "Ey kitap verilenler, niçin inananları Allah'ın doğru yolundan engelliyorsunuz? Görüp durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki ey ehli kitab! niçin Allahın doğru yolundan iman edenleri men'ediyorsunuz, görüb durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir
De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman etmek isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.".
De ki "Ey Kitap ehli, sizler şahidler olduğunuz halde ne diye inananları Tanrı yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir."
De ki: "Ey Kitablılar, kendiniz (İslam dininin hak olduğunu Kitablarınızda okuyan) şahidler olduğunuz halde, neye iman edenleri Allah yolundan, kendiniz onda bir eğrilik aramıya yellenerek, döndürmiye çalışıyorsunuz? Allah ne yaparsanız gaafil değil".
De ki: Ey Ehl-i Kitab, siz gerçeği gördüğünüz halde Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman edenleri niçin ondan çeviriyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
(95-100) De ki Allah’ın onayladığı ve doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini topluluğuna / İbrahim milletine siz de uyun. O / İbrahim müşriklerden değildi. Muhakkak ki insanlar için yerleştirilen ilk ev , bereketli / mübarek Kâbe’dir, O, Alemlere kılavuzdur, Onda açık ve net ayetler vardır, İbrahim makamı vardır, her kim oraya girdi güvende oldu / emniyette oldu, oraya gitmeye kapasitesi / gücü yeten her kişi için haccetmesi Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır, her kim görmezden gelirse / üzerini örterse, Muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. De ki Ey kitap halkı niçin Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz. Allah yaptıklarınızı görmektedir. De ki ey kitap ehli, İman eden kişiyi niçin Allah’ın yolundan saptırıyorsunuz. (Doğruluğuna) Şahit olduğun uz halde niçin Onun eğrilmesini istiyorsunuz? Yaptıklarınız Allah’ın dikkatinden kaçmaz / yaptıklarınızdan gafil değildir. Ey İman edenler Kitap verilenlerin bir bölümüne eğer uyarsanız sizi imanınızdan sonra küfre döndürürler.
De ki: Ey Ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek Müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
De ki: "Ey Kitap ehli, gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek, inanmak isteyenleri Allah yolundan çevirmeğe çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki: "Ey ehlikitap /kitaplarında uzman kişiler! Niçin inanmış kimseleri Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? O yolun gerçekliğine şahit olduğunuz halde onda kolayca anlaşılamayacak bir eğrilik dipnot 1 oluşturmanın peşinde koşuyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
De ki "Ey Ehl-i Kitap! dipnot 1 İnanmış kimseleri neden Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? Neden o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik dipnot 2 oluşturmaya çalışıyorsunuz? Üstelik bunu bile bile yapıyorsunuz. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz."
De ki: Ey kitap ehli! Niçin iman edenleri Allah’ın yolunda eğrilik arayarak çevirmeye çalışıyorsunuz? (Oysa siz de onun doğru olduğunu) görüp duruyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
De ki: -Ey kitap ehli, niçin iman edenleri Allah'ın yolunda eğrilik arayarak saptırmaya çalışıyorsunuz? (Oysa siz de onun doğru olduğunu) görüp duruyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Şunu da söyle: "Ey Ehlikitap! Neden iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Gözünüzle gördüğünüz halde, Allah yolunu neden çarpıtmak istiyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
And ask them: "Why do you stand in the way, preventing Allah’s spirit of truth from guiding people into all truth? Why do you make it your aim to pervert the truth and crook the path of righteousness to your own ends when you bear witness to the fact that this is the path where Providence is the Guide? Allah is not unmindful of all that you do. "
Say, ‘People of the Book, why do you turn the believers away from God’s path and try to make it crooked, when you yourselves [should be] witnesses to the [truth]? God is not heedless of anything you do.’
Say: "O ye People of the Book! Why obstruct ye those who believe, from the path of Allah, Seeking to make it crooked, while ye were yourselves witnesses (to Allah's Covenant)? but Allah is not unmindful of all that ye do."
Say: 'People of the Book! Why do you hinder one who believes from the way of Allah, seeking that he follow a crooked way, even though you yourselves are witness to its being the right way?' Allah is not heedless of what you do.
Say, ‘People of the Book, why do you bar those who have iman from the Way of Allah, desiring to make it crooked, when you yourselves are witnesses to it? Allah is not unaware of what you do. ’
Say: "O people of the Scripture (Jews and Christians)! Why do you stop those who have believed, from the Path of Allâh, seeking to make it seem crooked, while you (yourselves) are witnesses [to Muhammad صلى الله عليه وسلم as a Messenger of Allâh and Islâm (Allâh’s religion, i.e. to worship none but Him Alone)]? And Allâh is not unaware of what you do."
Say, ‘O People of the Book! why do you bar the faithful from the way of Allah, seeking to make it crooked, while you are witnesses [to its truthfulness]? And Allah is not oblivious of what you do. ’
Say, `O people of the Scripture! Why do you hinder him who believes, from (following) the path of Allâh? You try to seek crookedness in it, while you yourselves are witnesses (to its truth). And Allâh is not at all unmindful of what you do.'
Say: 'People of the Book, why do you bar from God's way the believer, desiring to make it crooked, yourselves being witnesses? God is not heedless of the things you do. '
Say to those who believe in the Scripture: "Why do you stand in the way of the people who seek [the truth in] the revelations of God and want them to follow your crooked way while you know the truth (about the authenticity of Qur’an and the fabrication of the existing Scriptures)? Know that God is never unaware of what you are doing.
Say, 'O people of the Book! why do ye turn from the way of God him who believes, craving to make it crooked, while ye are witnesses? But God is not careless of what ye do. '
Say, "O people of the book, why do you repel from the path of God those who acknowledge? You wish to twist it while you were witness. God is not oblivious to what you do."
Say, O ye who have received the scriptures, why do ye keep back from the way of God, him who believeth? Ye seek to make it crooked, and yet are witnesses that it is the right: But God will not be unmindful of what ye do.
Say, "O people of the Book! Why do you turn from the way of Allah him who believes, craving to make it crooked, when you are yourselves witnesses (of Allah's covenant)? But Allah is not unmindful of what you do. "
Say, "O Population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) why do you bar from the way of Allah him who has believed (while you) inequitably seek to make it crooked, and you are witnesses?" And in no way is Allah ever heedless of whatever you do.
Say: O People of the Scripture! Why drive ye back believers from the way of Allah, seeking to make it crooked, when ye are witnesses (to Allah's guidance)? Allah is not unaware of what ye do.
Then say: "O people of the Book, why do you turn the believers away from the path of God, looking for obliquities in the way when you are witness to it? And God is aware of all that you do. "
Say: "O followers of earlier revelation! Why do you [endeavour to] bar those who have come to believe [in this divine writ] from the path of God by trying to make it appear crooked, when you yourselves bear witness [to its being straight]? For, God is not unaware of what you do. "
Say, "O People of the Book! Why do you turn the believers away from the Way of Allah—striving to make it ˹appear˺ crooked, while you are witnesses ˹to its truth˺? And Allah is never unaware of what you do."
Say: "O people of the Scripture, why do you repel from the path of God those who believe You wish to twist it while you were witness. And God is not unaware of what you do."
Say, "O followers of the scripture, why do you repel from the path of GOD those who wish to believe, and seek to distort it, even though you are witnesses?" GOD is never unaware of anything you do.
Say, "O People of the Scripture, why do you avert from the way of Allah those who believe, seeking to make it [seem] deviant, while you are witnesses [to the truth]? And Allah is not unaware of what you do. "
Say thou: “O doctors of the Law: why turn you away from the path of God him who believes, seeking its deviation when you are witnesses? And God is not unmindful of what you do.”
Say, "O People of the Book! Why do you repel believers from the Path of God, seeking to make it crooked, even though you are witnesses to the Divine Guidance?" Allah is not unaware of what you do.
Say: "O you People of the Book! Why do you obstruct those who believe, from the Path of Allah trying to make it crooked, when you were yourselves witness (to Allah’s Promise)? But Allah is not unmindful of all that you do. "
Say, "O people of the Book, why do you hinder the believers from the way of Allah, trying to create crookedness in it, while you yourselves are witnesses (to its being the right way)? Allah is not oblivious of what you do."
Say: "O people of the Book, why do you repel from the path of God those who believe? You wish to twist it while you are witnesses. And God is not unaware of what you do."