Diyanet İşleri
"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."
Kasas suresi
Kasas suresi, 77. ayet. وَٱبْتَغِ فِيمَآ ءَاتَىٰكَ ٱللَّهُ ٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَلَا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنَ ٱلدُّنْيَا وَأَحْسِن كَمَآ أَحْسَنَ ٱللَّهُ إِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ ٱلْفَسَادَ فِى ٱلْأَرْضِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُفْسِدِينَ
vebtegi fîmâ âtâke-llâhü-ddâra-l'âḫirate velâ tense neṣîbeke mine-ddünyâ veaḥsin kemâ aḥsene-llâhü ileyke velâ tebgi-lfesâde fi-l'arḍ. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lmüfsidîn.
"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kārûn Kasas 76–84 3
Allah'ın, onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım"? diyeceği günü hatırla.
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."
"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."
Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir" dediler.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, "Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
77. “Allah’ın sana verdikleri ile âhiret yurdunu (kazanmaya) gayret et!” Yani sen başkalarının sahip olmadığı mallar dolayısı ile âhiret yurdunu kazanma imkânına sahipsin. Bu sahip olduğun servetle Allah’ın nezdindeki mükâfatları ara. Tasaddukta bulun. Sadece arzuladığın şeyleri elde etmekle, lezzet verici şeyleri ele geçirmekle yetinme.
“Dünyadan da nasibini unutma.” Yani biz, sana malının tümünü sadaka vererek beş parasız kal demiyoruz. Aksine âhiretin için infak et, ama dünyadan da dinine dokunmayacak, âhiretine zarar vermeyecek şekilde faydalan.
u mallarla “Allah sana ihsan ettiği gibi sen de” Allah’ın kullarına “ihsan et!” Büyüklük taslayarak, Allah’a isyanı gerektiren işler yaparak ve nimetlere dalıp o nimetleri ihsan edeni unutarak “yeryüzünde fesat peşinde koşma! Çünkü Allah fesatçıları sevmez.” Bilakis bundan dolayı onları en ağır bir şekilde cezalandırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah’ın sana verdiği mallarla, hayır yolunda infak ederek ahiret yurdunun sevabını kazanmayı arzula. Ama sakın israfa kaçma ve kibirli olma. Yemekten, içmekten, giymekten ve bunların dışındaki nimetlerden yana nasibini de unutma. Rabbin -Subhânehu ve Teâlâ-'nın sana güzel davrandığı gibi, senin de Rabbine ve kullarına karşı muamelen güzel olsun. Günah işleyerek ve ibadetleri terk ederek yeryüzünde fesat çıkarmayı isteme. Şüphesiz Allah, yeryüzünde böyle fesat çıkaranları sevmez. Tam aksine onlara gazaplanıp, öfkelenir.
Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: دور (55 geçiş)
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir…
Aynı kıssa: Kārûn · Ortak kavram: Dünya
Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz)…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.
Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın sana verdiği şeyler sayesinde ahiret yurdunu iste; dünyadan payını unutma! dipnot 1 Allah sana iyilik yaptığı gibi, sen de (insanlara) iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuğu arzulama! Şüphesiz ki Allah bozguncuları sevmez."
Gel sen Allah'ın sana verdiklerini doğru yolda harcayarak ahiret yurdunun (mutluluğunu) ara, üstelik dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de (başkalarına) iyilik yap ve sakın ola yeryüzünde haddi aşarak bozgunculuk edeyim deme: çünkü Allah bozguncuları asla sevmez!"
Öyleyse, Allah'ın sana verdiklerinden yararlanarak yalnızca ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara; bu arada, pek tabii, bu dünyadaki nasibini de unutma; ve Allah nasıl sana iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) öyle iyilikte bulun; ve sakın yeryüzünde bozgunculuk, karışıklık çıkarmaya çalışma: çünkü, şüphesiz, Allah bozguncuları sevmez!" dedikleri zaman,
"Allah'ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu (kazandıracaklarını) iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları sevmez!"
"Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez."
Allah’ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.
"Allah'ın sana verdikleriyle, Sonsuz Yaşam Ülkesi'ni bulmaya çalış; dünyadan da payını unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk yapma. Kuşkusuz, Allah, bozgunculuk yapanları sevmez!"
"Allah'ın sana verdiğinden ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana iyilik ettiği gibi, sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."
"ALLAH'ın sana verdiği nimetlerle, dünyadaki payını unutmadan ahiret yurdunu ara. ALLAH sana nasıl iyilikte bulunmuşsa sen de iyilikte bulun. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı arama. ALLAH bozguncuları sevmez."
'ALLAH'ın sana verdiği nimetlerle, dünyadaki payını unutmadan ahiret yurdunu ara. ALLAH sana nasıl iyilikte bulunmuşsa sen de iyilikte bulun. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı arama. ALLAH bozguncuları sevmez.'
Allah'ın sana bu vergisi içinde ahiret evini ara ve dünyadan nasibini de unutma; Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah, bozguncuları sevmez!"
Ve Allahın sana bu vergisi içinde sen Ahıret evini ara ve Dünyadan nasibini unutma da Allahın sana ihsan ettiği gibi ihsan et ve Yer yüzünde fesad arama, çünkü Allah müfsidleri sevmez
"Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de İnsanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez."
"Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez."
Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez.
"Tanrı'nın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Tanrı'nın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Tanrı, bozgunculuk yapanları sevmez."
"Allahın sana verdiği (maldan harcayıb) ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasıybini de unutma. Allahın sana ihsan etdiği gibi sen de (insanlara sadaka vererek) ihsanda bulun. Yer (yüzün) de fesad arama. Çünkü Allah fesadcıları sevmez".
Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu gözet. Dünyadaki nasibini de unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan da bulun. Yeryüzünde bozgunculuk arama. Doğrusu Allah; bozguncuları sevmez.
(76-84) Muhakkak ki Karun Musa kavmindendi, onlara karşı azıttı, Ona hazineler / servetler vermiştik, öyleydi ki anahtarlarını kuvvetlice bir kalabalık (usbe) ancak taşırdı, (Servet insan ilişkisi at süvari ilişkisi gibidir) Bir vakit kavmi ona demişti ki şımarıklık içinde olma / ferahlanma Allah şımaranları / ferahlananları sevmez, Allah’ın ahiret yurdunda vereceklerinin peşinden koş, dünyadan da nasibini unutma Allah’ın sana güzelce verdiği gibi sende güzelce ver / ihsanda bulun, Arzda bozuculuğun / ifsadın peşinde koşma, Allah bozguncuları sevmez. Karun dedi ki yanımdaki ilim sayesinde o bana verildi, peki gerçekten bilmiyor mu ki önceki nesilleri helak ettiğimizi , onlar ki kuvvetçe ondan daha şiddetli, topluluk olarak daha fazla idiler, suçlulara günahlarından sorulmaz / sual olunmaz. Karun, servetiyle süslenerek kavminin karşısına çıktı ve dünya hayatını dileyenler / murat edenler dedi ki keşke Karun’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi ya, o kocaman bir haz / pay içerisindedir. İlim verilenler ise dediler ki yazıklar olsun size Allah ’ın sevabı Allaha inanan ve salih amel işleyenler için daha hayırlıdır. Onunla da / sevapla da ancak sabırlılar buluşur / kavuşur. Onu ve yerdeki yurdunu yerin dibine geçirdik, Allah’tan başka ona yardım edebilecek bir adam dahi yoktu, o, yardım edilenlerden olmadı, dün onun yerinde olmayı umanlar şöyle d er hale geldiler , vay be d emek ki Allah kullarından istediğine rızkı seriyor / bol bol veriyor ya da kısabiliyor, eğer Allah’ın ihsanı olmasaydı kesin biz de yerin dibine batmıştık , vay be demek ki kafirler kurtulmuyorlar / iflah olmuyorlar. İşte bu ahiret yurdu , biz onu, arzda büyüklenme ve bozgun muradı olmayanlara yaptık, netice / akıbet korunanlarındır, kim güzel işlerle gelir ise ondan daha hayırlısı onundur, kim de kötülükle gelirse ona da yaptığı kötülük kadar ceza verilir.
Allah’ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu kazanmayı arzula. Fakat dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de başkalarına ihsanda bulun. Sakın yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.
"Allah'ın sana verdiği (bu servet) içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez."
Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu kazanmaya çalış. Dünyadan da payını unutma. Allah sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde düzeni bozmaya çalışma. Allah bozguncuları sevmez."
Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurduna yönel. Dünyadan da payını unutma. Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa sen de başkalarına, o şekilde iyilikte bulun. Buralarda bozgunculuk yapmaya çalışma, Allah bozguncuları sevmez."
Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu arzula, dünyadan da nasibini de unutma. Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de başkalarına ihsanda bulun. Yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Allah, bozguncuları sevmez.
Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana nasıl verdiyse, sen de başkalarına ver. Yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Allah, bozguncuları sevmez.
"Allah'ın sana verdikleri içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah'ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."
"And betake yourself", they added, "to Providence for the grace He made to abound in you seeking His satisfaction -to ensure spiritual relish- Hereafter, and do not neglect your share of worldly enjoyment of what is lawful, And be kindly disposed and benevolent to others as Allah has been to you and do not pursue mischief nor create discord on earth. Allah detests those who have ill- will and mischief is natural to them".
Seek the life to come by means of what God has granted you, but do not neglect your rightful share in this world. Do good to others as God has done good to you. Do not seek to spread corruption in the land, for God does not love those who do this,’
"But seek, with the (wealth) which Allah has bestowed on thee, the Home of the Hereafter, nor forget thy portion in this world: but do thou good, as Allah has been good to thee, and seek not (occasions for) mischief in the land: for Allah loves not those who do mischief."
Seek by means of the wealth that Allah has granted you the Abode of the Hereafter, but forget not your share in this world and do good as Allah has been good to you and do not strive to create mischief in the land, for Allah loves not those who create mischief."
Seek the abode of the Next World with what Allah has given you, without forgetting your portion of this world. And do good as Allah has been good to you. And do not seek to cause corruption in the earth. Allah does not love corrupters.’
"But seek, with that (wealth) which Allâh has bestowed on you, the home of the Hereafter, and forget not your portion of lawful enjoyment in this world; and do good as Allâh has been good to you, and seek not mischief in the land. Verily, Allâh likes not the Mufsidûn (those who commit great crimes and sins, oppressors, tyrants, mischief-makers, corrupters)."
By the means of what Allah has given you, seek the abode of the Hereafter, while not forgetting your share of this world. Be good [to others] just as Allah has been good to you, and do not try to cause corruption in the land. Indeed Allah does not like the agents of corruption.’
`And seek the home of the Hereafter by means of that which Allâh has given you. And do not neglect (to acquire) your portion (of righteous deeds) in the present life. And do good to others as Allâh has done good to you. And do not seek to promote evil in the land, for Allâh does not love the evil doers who create mischief.'
but seek, amidst that which God has given thee, the Last Abode, and forget not thy portion of the present world; and do good, as God has been good to thee. ' And seek not to work corruption in the earth; surely God loves not the workers of corruption.'
Then they said: "Use your wealth, which is given to you by God at first place, as a mean to please God and secure your life in Hereafter without neglecting your fair share of this world. Be good to the others as God has been good to you and do not spread corruption on earth as God does not like the corrupt people."
but crave, through what God has given thee, the future abode; and forget not thy portion in this world, and do good, as God has done good to thee; and seek not evil doing in the earth; verily, God loves not the evildoers!'
"Seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. Do not seek corruption in the land. God does not like the corruptors."
But seek to attain, by means of the wealth which God hath given thee, the future mansion of paradise. And forget not thy portion in this world; but be thou bounteous unto others, as God hath been bounteous unto thee: And seek not to act corruptly in the earth; for God loveth not the corrupt doers.
Qarun (Korah) was of the people of Moses, but he behaved insolently (oppressed them); and We gave him so much treasure that the keys thereof would have been a burden on men endowed with strength. When his people said to him, "Exult not; verily, Allah loves not those who exult in riches,
And seek, in whatever Allah has brought you, the Last Home, and do not forget your assignment of the present (life); (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) and be fair (to others) as Allah has been fair to you. And do not inequitably seek to work corruption in the land; surely Allah does not love the corruptors."
But seek the abode of the Hereafter in that which Allah hath given thee and neglect not thy portion of the world, and be thou kind even as Allah hath been kind to thee, and seek not corruption in the earth; lo! Allah loveth not corrupters,
So seek the abode of the Hereafter through what God has given you, and do not forget your part in this world. Do good to others as God has done good to you, and do not try to spread corruption in the land. Surely God does not like corrupters."
Seek instead, by means of what God has granted thee, [the good of] the life to come, without forgetting, withal, thine own [rightful] share in this world; and do good [unto others] as God has done good unto thee; and seek not to spread corruption on earth: for, verily, God does not love the spreaders of corruption!"
Rather, seek the ˹reward˺ of the Hereafter by means of what Allah has granted you, without forgetting your share of this world. And be good ˹to others˺ as Allah has been good to you. Do not seek to spread corruption in the land, for Allah certainly does not like the corruptors."
"And seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. And do not seek corruption in the land. God does not like the corruptors."
"Use the provisions bestowed upon you by GOD to seek the abode of the Hereafter, without neglecting your share in this world. Be charitable, as GOD has been charitable towards you. Do not keep on corrupting the earth. GOD does not love the corruptors."
But seek, through that which Allah has given you, the home of the Hereafter; and [yet], do not forget your share of the world. And do good as Allah has done good to you. And desire not corruption in the land. Indeed, Allah does not like corrupters."
“But seek thou, in what God has given thee, the abode of the Hereafter; and forget thou not thy portion in the World; and do thou good, as God has done good to thee; and seek thou not corruption in the land; God loves not the workers of corruption,”
"But seek with the wealth Allah has bestowed upon you, the Home of the Hereafter. And do not forget your portion in this world. Be kind to people, as Allah has been kind to you. Do not create corruption and disorder in the land (such that the poor becomes poorer). Allah does not love the corrupters."
"But search out, with the (wealth) that Allah has given to you, the Home of the Hereafter, and do not forget your lawful (and good) fortune in this world: But you do good, like Allah has been good to you, and do not search (to make) mischief in the land: Verily, Allah loves not those who do mischief. "
And seek the (betterment of) the Ultimate Abode with what Allah has given to you, and do not neglect your share from this world, and do good as Allah did good to you, and do not seek to make mischief in the land. Surely, Allah does not like the mischief-makers."
"And seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. And do not seek corruption in the land. God does not love the corrupters."