Hicr suresi

Hicr suresi, 20. ayet

Hicr suresi, 20. ayet. وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

vece`alnâ leküm fîhâ me`âyişe vemel lestüm lehû birâziḳîn.

Diyanet İşleri

Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 17–23 · surenin 20. ayeti / 99

Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3

  1. Hicr 17

    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

  2. Hicr 18

    Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

  3. Hicr 19

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  4. 20

    Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

  5. Hicr 21

    Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

  6. Hicr 22

    Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

  7. Hicr 23

    Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “Orada sizin için hem birçok geçim kaynakları” ekinler, davarlar, türlü kazanç şekilleri ve meslekler “hem de rızıklarını sizin vermediğiniz kimseler yarattık.” Faydanıza ve maslahatınıza olmak üzere sizlere köleler, cariyeler ve davarlar ihsan ettik. Bütün bunların rızkını karşılamak sizin vazifeniz değildir. Aksine Yüce Allah, sizlere bunları ihsan etmiş ve aynı zamanda onların rızkını vermeyi de kendisi üstlenmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Dünya hayatında olduğunuz sürece sizleri yaşatacak olan yiyecekler ve içecekler var ettik. Sizden başka sizin rızıklandırmadığınız insan ve hayvanlar için de yeryüzünde onları yaşatacak rızık var ettik.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَا ve cealna ve var ettik kök: جعل
  2. لَكُمْ lekum sizin için
  3. فِيهَا fiha orada
  4. مَعَـٰيِشَ meaayişe geçimlikler kök: عيش
  5. وَمَن ve men ve canlılar için
  6. لَّسْتُمْ lestum olmadığınız kök: ليس
  7. لَهُۥ lehu onları
  8. بِرَٰزِقِينَ birazikine rızıklandırıcı kök: رزق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عيش (8 geçiş)

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: عيش (8 geçiş)

    "Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."

  • Aynı kök: عيش (8 geçiş)

    Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada hem sizin için hem de kendi(leri)ni sizin rızıklandırmadığınız kişiler için geçim kaynakları yarattık.

Mustafa İslamoğlu

Yine orada hem sizin için, hem de rızık vericisi siz olmadığınız bütün (diğer) varlıklar için geçinme imkanları sağladık.

Muhammed Esed

Ve yine orada hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim vasıtaları sağladık.

Ahmed Hulusi

Orada hem sizin için ve hem de yaşam gıdası size ait olmayanlar için geçim yolları oluşturduk.

Ali Bulaç

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.

Ali Rıza Safa

Hem sizin için hem de geçimliklerini sizin vermediğiniz kimseler için geçim kaynakları oluşturduk.

Bayraktar Bayraklı

Orada hem sizin için hem de sizin rızık veremeyeceğiniz varlıklar için geçimlikler var ettik.

Edip Yüksel

Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Biz astronotları uzaya gönderdiğimizde onlar için gerekli yiyecek, içecek ve oksijeni titizlikle ölçüp hazırlarız. Tanrı, bir uzay gemisi olan bu yerküreyi çalışan ve üreyen, bakterilerden balinaya kadar milyarlarca astronot için oksijen, su, sayısız lezzetli yiyeceklerle donatmış ve bu sayısız nimeti, kendi kendini besleyen bir eko-sistemle bereketlendirmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada size ve sizin rızıklarını vermediğiniz kimselere geçim yolları sağladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem sizin için, hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik

Erhan Aktaş

Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizin için de, geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de, orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Gültekin Onan

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

Hasan Basri Çantay

Orada hem sizin için, hem rızıklarını te'min edemeyeceğiniz kimseler için bir çok geçim (sebeb) ler (i) yaratdık.

İbni Kesir

Orada hem sizin için, hem de rızıklarını temin edemeyecekleriniz için geçimlikler meydana getirdik.

Mehmet Alagaş

(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.

Süleyman Ateş

Orada sizin için ve (beslediğinizi sandığınız, fakat aslında) sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler var ettik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde sizin için de rızkı size ait olmayan kimseler (akıllı varlıklar) için de yaşam alanları oluşturduk.

Şaban Britch

Orda sizler için ve kendisine rızık vermekten sorumlu olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.

Şaban Piriş

Orada sizin için ve sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler belirledik.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We provisioned you thereon with livelihood and We provisioned those creatures for which you are not responsible for furnishing with the necessities of life. -see introduction-

Abdul Haleem

We have provided sustenance in it for you and for all those creatures for whom you do not provide.

Abdullah Yusuf Ali

And We have provided therein means of subsistence,- for you and for those for whose sustenance ye are not responsible.

Abul A'la Maududi

And We have provided sustenance for you on it and also for those of whom you are not the providers.

Aisha Bewley

And We put livelihoods in it both for you and for those you do not provide for.

Al-Hilali & Khan

And We have provided therein means of living, for you and for those whom you provide not [moving (living) creatures, cattle, beasts, and other animals].

Ali Quli Qarai

and made in it [various] means of livelihood for you and for those whom you do not provide for.

Amatul Rahman Omar

And We have provided in it means of livelihood for you and even for (all) others whom it is not for you to provide.

Arthur John Arberry

and there appointed for you livelihood, and for those you provide not for.

Bijan Moeinian

On earth, I have provided your necessities (food, water, air) as well as whatever the other creatures (that you do not take care of them) need to continue their lives.

E. Henry Palmer

And we have made for you means of livelihood therein, and for those for whom ye have not to provide.

Edip-Layth

We made for you in it a habitat, as well as those whom you are not required to provide for.

George Sale

And we have provided therein necessaries of life for you, and for him whom ye do not sustain.

Hamid S. Aziz

And We have made for you means of livelihood therein, and for those for whom you provide not (or for whom you are not responsible).

Mahmoud Ghali

And We have made for you (means of) subsistence therein and for the ones you do not even provide for (Literally: for whom you are not providers).

Marmaduke Pickthall

And we have given unto you livelihoods therein, and unto those for whom ye provide not.

Mohamed Ahmed - Samira

We have provided on it sustenance for you, and for those you cannot provide.

Muhammad Asad

and provided thereon means of livelihood for you [O men] as well as for all [living beings] whose sustenance does not depend on you.

Mustafa Khattab

And We made in it means of sustenance for you and others, who you do not provide for.

Progressive Muslims

And We made for you in it a habitat, as well as those whom you are not required to provide for.

Rashad Khalifa

We made it habitable for you, and for creatures you do not provide for.,

Sahih International

And We have made for you therein means of living and [for] those for whom you are not providers.

Sam Gerrans

And We made therein livelihoods, for you and those for whom you are not providers.

Shabbir Ahmed

And We have given you means of livelihood, as well as for all whose sustenance does not depend on you.

Syed Vickar Ahamed

And in it We have provided the means to live— For you and for those for whom you do not provide (the means to live).

Taqi Usmani

and created in it sources of sustenance for you and those (creatures) for whom you are not the sustainers.

The Monotheist Group

AndWe have made for you in it a habitat, and for those to whom you are not providers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩