Diyanet İşleri
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Hicr suresi
Hicr suresi, 23. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ
veinnâ lenaḥnü nuḥyî venümîtü venaḥnü-lvâriŝûn.
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 23–25. ayetler için yazılmıştır.
23 - 25. Yani kendilerinden söz edilmeye değer bir varlık değilken yokluktan sonra canlıları yaratan ve tespit ettiği ecelleri gelince de canlarını alan, yalnızca O’dur ve bunda hiçbir ortağı yoktur. “Yeryüzüne) vâris olacaklar da biziz.” Buyruğu, Allah’ın: “Yeryüzüne ve üzerindekilere elbet biz mirasçı oluruz ve onlar yalnız bize döndürülürler.” (Meryem, 19/40) buyruğunu andırmaktadır. Bu, Allah için zor ve imkânsız bir şey değildir. Çünkü Allah, yaratılmışların önce geçmiş olanlarını da sonra gelenlerini de bilir, yerin onlardan ne eksilttiğini, onlara ait parçaları nasıl dağıttığını da bilir. O, hiçbir gücün aciz bırakamayacağı kudret sahibidir. O, kullarını yeni bir yaratılışla tekrar var edecek ve huzurunda toplayacaktır. “Gerçekten O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.” Eşyayı yerli yerince koyar, olmaları gereken yere getirir. Amelde bulunan herkese de ameline uygun karşılık verir, hayırsa hayır şer ise şer...
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak ki ancak biz, onları yoktan var ederek ve ölümlerinin ardından da tekrar dirilterek ölülere hayat veririz ve vadeleri dolduğu zaman da dirileri öldürürüz. Yeryüzünün ve üzerinde olan her şeyin ardından mirasçı olarak kalacak olan da yalnızca biziz.
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Aynı kök: ورث (35 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: ورث (35 geçiş)
Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…
Aynı kök: ورث (35 geçiş)
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Ortak kavram: Hayat
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Ortak kavram: Hayat
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dirilten de öldüren de elbette biziz! Her şeye vâris olan biziz. dipnot 1
Ve elbette Biziz hayatı ve ölümü var eden; ve (ölümlü tüm varlıklardan) geriye kalan her şeyin tek gerçek varisi olan da Biziz.
Ve muhakkak ki, hayatı bahşeden de, ölüme hükmeden de Biziz; ve geçici olan göçüp gittikten sonra her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine Biziz!
Muhakkak ki biz, evet biziz hayat veren de öldüren de! Biz varisleriz (siz Fanisiniz biz Bakıy'ız)!
Şüphesiz biz, gerçekten biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar biziz.
Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz.
Kuşkusuz, Biz, yaşam veririz ve öldürürüz. Çünkü Biz, Her Şeyin Son Sahibiyiz.
Doğrusu biz diriltiriz, öldürürüz ve hepsinin varisi biz kalırız.
Biz, elbette biz diriltir ve öldürürüz, sonunda her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz.
Biz, elbette biz diriltir ve öldürürüz, sonunda asıl varis olanlar da biziz.
Her halde Biz, kesinlikle hem hayat verir, hem öldürürüz. Hepsine varis de Biziz.
Her halde biz, mutlak hem bir hayat veririz hem öldürürüz, hepsine varis de biziz
Sadece Biz diriltir ve Biz öldürürüz. Ve varis dipnot 1 olan da Biziz.
Sadece Biz diriltir ve Biz öldürürüz. Ve varis dipnot 1 olan da Biziz.
Sadece Biz diriltir ve Biz öldürürüz. Ve varis dipnot 1 olan da Biziz. dipnot 2
Şüphesiz biz, gerçekten biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar biziz.
Gerçek biz, mutlak biz hem diriltiriz, hem öldürürüz. Biz (Hepsinin) varisleriyizdir.
Doğrusu Biz, hem diriltiriz, hem de öldürürüz. Hepsine varis de Biziz.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Doğrusu ancak biz, hayat verir ve de öldürürüz. Hepsinin sonrasında (herşeye )varis olanlar da bizleriz.
Biziz, elbette biz ki, yaşatır, öldürürüz; gerçek varis olan da biziz (her faninin mülkü bize geçer. Ölmeyen, daima kalan yalnız biziz).
Biziz, elbette biz! Hayat veren de öldüren de! dipnot 1 Her şeyin varisi biziz! dipnot 2
Biziz hayat veren de öldüren de; biz! Ve her şeye biz mirasçı olacağız.
Şüphesiz biz, hem hayat veririz hem de öldürürüz. Varisler olanlar da bizleriz.
Şüphesiz biz, hem hayat veririz hem de öldürürüz. Ebedi olan da biziz.
Biziz, elbette biziz o hayat vermekte olan, o öldürmekte olan. Ve biziz sonunda mirasçı kalan.
And it is We Who give life and inspirit the property of animate existence and occasion the moment of death and deprive of animate existence, and indeed it is We Who are in the end the inheritors of the heavens and the earth.
It is We who give life and death; it is We who inherit [everything].
And verily, it is We Who give life, and Who give death: it is We Who remain inheritors (after all else passes away).
It is indeed We Who grant life and cause death and it is We who shall be the sole Inheritors of all. dipnot 1
It is We who give life and cause to die and We are the Inheritor.
And certainly We! We it is Who give life, and cause death,[1] and We are the Inheritors.
Indeed it is We who give life and bring death and We are the inheritors.
And surely it is We, Ourself Who give life and cause death; and it is We Who are the (sole) survivors (after every thing perishes).
It is We who give life, and make to die, and it is We who are the inheritors.
I am the One Who gives life and death. I am the One Who, at the end, inherits all (as all living species die and He alone remains; therefore, He is the only inheritor.)
And we, verily, we quicken and kill; and we are of (all things) heirs.
It is indeed We who give life and death, and We are the inheritors.
Verily we give life, and We put to death; and We are the heirs of all things.
And We, verily, We quicken and kill; and We are of all things the Inheritor.
And surely We, Ever We, indeed give life and make to die, and We are the inheritors.
Lo! and it is We, even We, Who quicken and give death, and We are the Inheritor.
It is We who give life and We who give death, and We are the One who will abide.
for, behold, it is We-We alone -who grant life and deal death, and it is We alone who shall remain after all else will have passed away!
Surely it is We Who give life and cause death. And We are the ˹Eternal˺ Successor.[1]
And it is indeed We who give life and death, and We are the inheritors.
It is we who control life and death, and we are the ultimate inheritors.
And indeed, it is We who give life and cause death, and We are the Inheritor.
And We give life, and We give death; and We are the inheritor.
For, it is We, We alone Who control the Laws of life and death, and it is We alone Who remain the Ultimate Inheritor. (Hence, Our provision must remain accessible to all (56:63-74)).
And surely, it is We Who give life, and Who give Death: It is We Who remain Inheritors (at the end).
It is indeed We, and only We, who give life and bring death, and We are the ultimate inheritor (of everything).
Andit is indeed We who bring to life and make to die, and We are the inheritors.