Diyanet İşleri
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Haşr suresi
Haşr suresi, 20. ayet. لَا يَسْتَوِىٓ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ وَأَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
lâ yestevî aṣḥâbü-nnâri veaṣḥâbü-lcenneh. aṣḥâbü-lcenneti hümü-lfâizûn.
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yarın için ne hazırladığına bak Haşr 18–20 3
Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da, görünen alemi de bilendir. O, Rahman'dır, Rahim'dir.
O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. Şimdi Allah’tan korkup takvaya önem veren, yarın için ne hazırladığına bakan, bundan dolayı da Allah’ın kendilerine nimet ihsan ettiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve salihlerle birlikte nimet dolu cennetlere ve esenlikli bir yaşama hak kazanan kimseler ile Allah’ı anmaktan gaflete düşen, O’nun haklarını unutan böylelikle de dünyada bedbaht olup âhirette de azabı hak eden kimseler hiç bir olurlar mı? Elbette olmazlar. Zira ilk grup gerçek kurtuluşa erenlerdir, sonrakiler ise hüsrana uğrayanların ta kendileridirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli ile cehennem ehli, dünyadaki amellerinde farklı oldukları gibi ahirette alacakları karşılıklarda da birbirlerinden farklıdırlar. İsteklerine kavuşup korktukları şeylerden güvende olarak asıl kurtuluşa erenler cennet ehli kimselerdir.
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet
Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet
Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı elbette kurtulanlardır.
Ateşe layık olanlarla cennete layık olanlar, asla bir tutulamazlar: cennete layık olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenler.
Ateşe mahkum edilmiş olanlar ile cenneti hak etmiş olanlar bir olamaz. Cenneti hak etmiş olanlar, (Hesap Günü) kurtuluşa erecek olanlardır!
Nar ehli ile Cennet ehli bir olmaz. . . Cennet ehli kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı 'umduklarına kavuşup mutluluk içinde olanlardır.'
Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir.
Ateşin yoldaşları ve cennetin yoldaşları aynı değildir. Cennetin yoldaşları, kazananlardır.
Ateşe mahkum olanlar ile cenneti hak edenler eşit olamazlar. Cenneti hak edenler kurtuluşa erenlerdir.
Bahçe halkıyla cehennem halkı bir olamaz; kazananlar ancak bahçe halkıdır.
Cennet halkıyla cehennem halkı bir olamaz; kazananlar ancak cennet halkıdır.
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler, hep muratlarına ermişlerdir.
Eshabı Nar ile eshabı Cennet müsavi olmaz, eshabı Cennettir ki hep murada irmişlerdir
Cehennemlikler ile Cennetlikler bir değildir. Cennetlikler, kurtuluşa eren kimselerdir.
Cehennemlikler ile Cennetlikler bir değildir. Cennetlikler, kurtuluşa eren kimselerdir.
Cehennemlikler ile Cennetlikler bir değildir. Cennetlikler, kurtuluşa eren kimselerdir.
Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı 'umduklarına kavuşup mutluluk içinde olanlardır'.
Ateş (cehennem) yaranı ile cennet yaranı bir olmaz. Cennet yaranı, (ancak) onlar muradlarına erenlerdir.
Cehennem ashabı ile cennet ashabı bir değildir. Cennet ashabı; işte onlardır kurtuluşa erenler.
(18-20) Ey iman edenler Allah’tan sakının, her kişi / her nefis yarın için ne sunduğuna / takdim ettiğine bir baksın , Allah’tan sakının muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Allah’ı unutanlar gibi olmayın , onlar kendilerini de unutmuşlardır (Allah’ı unutanlar kendilerini de unuturlar) işte onlar yoldan çıkmış olanlardır . Ateş ashabı ile cennet ashabı aynı seviyede olabilir mi? Cennet ashabı, işte onlar başarılı olanlardır.
Cehennem ehli ile Cennet ehli bir değildir. Cennet ehli; onlar, kurtulacak olanlardır.
Ateş halkıyle cennet halkı bir olmaz. Kurtulanlar, ancak cennet halkıdır.
Cehennem ahalisi ile cennet ahalisi bir değildir. Cennet ahalisi başarılı olmuş kimselerdir dipnot 1 .
Ateş ahalisi ile cennet ahalisi bir değildir. Cennet ahalisinin tamamı başarılı olmuş kimselerdir.
Cehennem ehli ile Cennet ehli bir değildir. Cennet ehli... Onlar, kurtulacak olanlardır!
Cehennem ehli ile cennet ehli bir değildir. Cennet ehli.. Onlar, kurtulacak olanlar!
Ateşin dostlarıyla cennetin dostları bir olmaz. Cennetin dostları, kurtuluşu/zaferi elde edenlerin ta kendileridir.
Never will the inmates of Hell compare to those in the beatitude of heaven. Those beheld in bliss are the blessed who have won the victory.
there is no comparison between the inhabitants of the Fire and the inhabitants of Paradise- and the inhabitants of Paradise are the successful ones.
Not equal are the Companions of the Fire and the Companions of the Garden: it is the Companions of the Garden, that will achieve Felicity.
Those destined for the Fire and those destined for Paradise cannot be alike. Verily it is those destined for Paradise who shall triumph.
The Companions of the Fire and the Companions of the Garden are not the same. It is the Companions of the Garden who are the victors.
Not equal are the dwellers of the Fire and the dwellers of the Paradise. It is the dwellers of Paradise that will be successful.
Not equal are the inmates of the Fire and the inhabitants of paradise. It is the inhabitants of paradise who are the successful ones.
The inmates of the Fire and the owners of the Garden of (Paradise) are not alike. It is the owners of the Garden that have achieved their goal.
Not equal are the inhabitants of the Fire and the inhabitants of Paradise. The inhabitants of Paradise -- they are the triumphant.
Those who will end up in Hell are not equal to those who are going to live in Paradise. The inhabitants of Paradise are the true successful ones.
Not deemed alike shall be the fellows of the Fire and the fellows of Paradise: the fellows of Paradise they are the blissful!
Not equal are the dwellers of the fire and the dwellers of Paradise; the dwellers of Paradise are the winners.
The inhabitants of hell fire, and the inhabitants of paradise shall not be held equal. The inhabitants of paradise are they who shall enjoy felicity.
Not alike are the inmates of the Fire and the dwellers of the Garden: the dwellers of the Garden are they that are the successful (or achievers or victorious).
Not equal are the companions (i. e., inhabitants) of the Fire and the companions of the Garden; the companions of the Garden are they who are the triumphant
Not equal are the owners of the Fire and the owners of the Garden. The owners of the Garden, they are the victorious.
Alike are not the inmates of Hell and the residents of Paradise. The men of Paradise will be felicitous.
Not equal are those who are destined for the fire and those who are destined for paradise: those who are destined for paradise - it is they, they [alone] who shall triumph [on Judgment Day]!
The residents of the Fire cannot be equal to the residents of Paradise. ˹Only˺ the residents of Paradise will be successful.
Not equal are the dwellers of the Fire and the dwellers of Paradise; the dwellers of Paradise are the winners.
Not equal are the dwellers of the Hellfire and the dwellers of Paradise; the dwellers of Paradise are the winners.
Not equal are the companions of the Fire and the companions of Paradise. The companions of Paradise - they are the attainers [of success].
Not equal are the companions of the Fire and the companions of the Garden. The companions of the Garden, they are the attainers of success.
Not equal are the dwellers of the Fire and the dwellers of the Garden. Dwellers of the Garden - it is they, they who are crowned with honor.
The companions of the Fire are not equal to the companions of the Garden; They will achieve the true happiness.
The people of Hell and the people of Paradise are not equal. The people of Paradise are the successful.
Not equal are the dwellers of the Fire and the dwellers of the Paradise; the dwellers of the Paradise are the winners.