Haşr suresi

Haşr suresi, 18. ayet

Haşr suresi, 18. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veltenżur nefsüm mâ ḳaddemet ligad. vetteḳu-llâh. inne-llâhe ḫabîrum bimâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Haşr 15–21 · surenin 18. ayeti / 24
  1. Haşr 15

    Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.

  2. Haşr 16

    Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan inkar edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.

  3. Haşr 17

    Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

  4. 18

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  5. Haşr 19

    Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.

  6. Haşr 20

    Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  7. Haşr 21

    Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. Yüce Allah, mü’min kullarına imanın gereği olan hususları emretmektedir ki bunlar da gizli ve açık bütün hallerde takvâya sarılmak, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu emirlere bağlı kalmak, O’nun koyduğu sınırlara riâyet etmek, neyin faydalarına, neyin zararlarına olduğuna dikkat etmek ve kıyamet gününde kendilerine fayda sağlayacak yahut zarar verecek amellerini gözden geçirmeleridir.

Çünkü âhireti sürekli gözlerinin önünde bulunduracak, kalplerini ona doğru yöneltecek, oradaki kalma yerlerine gereken önemi verecek olurlarsa, oraya ulaştıracak güzel amellerinin çok olması için çalışırlar. Bu amelleri onları iptal edecek, bozacak ve bu yolda kendilerini ilerlemekten alıkoyacak hususlardan arındırıp temizlemek için olanca gayretlerini harcarlar.

Aynı şekilde Allah’ın yapıp ettiklerinden haberdar olduğunu, hiçbir amellerinin O’na gizli kalmadığını, hiçbir şeyin O’nun yanında kaybolmadığını ve O’nun hiçbir şeyi ihmal etmediğini bildikleri takdirde de çokça çalışıp gayret ederler.

Bu âyet-i kerime, kulun nefsini hesaba çekmesinin temel dayanağını oluşturur. Buna göre kul, daima kendisini gözden geçirmelidir. Eğer bir hata tespit ederse onu terk etmek, samimi bir şekilde tevbe etmek, o hataya götüren sebeplerden yüz çevirmek suretiyle onu telafi etmelidir. Eğer Allah’ın emirlerinden herhangi birini yerine getirmede kusurlu olduğunu görürse onu tamamlamak ve en güzel şekilde yapmak için bütün gayretini ortaya koymalı ve Rabbinden yardım dilemelidir. Yine kul, Allah’ın kendisine olan lütuf ve ihsanları ile kendisinin kusurları arasında da bir mukayese yapmalıdır. Çünkü bu, kaçınılmaz olarak Rabbinden haya etmesini gerektirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Her nefis, kıyamet günü için sunduğu salih amellere bir baksın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. ٱتَّقُوا۟ tteku korkun kök: وقي
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  6. وَلْتَنظُرْ veltenzur ve baksın kök: نظر
  7. نَفْسٌۭ nefsun kişi kök: نفس
  8. مَّا ma ne
  9. قَدَّمَتْ kaddemet gönderdiğine kök: قدم
  10. لِغَدٍۢ ۖ ligadin yarın için kök: غدو
  11. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  12. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  13. إِنَّ inne çünkü
  14. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  15. خَبِيرٌۢ habirun bilmektedir kök: خبر
  16. بِمَا bima şeyleri
  17. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir…

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve herkes yarın için dipnot 1 ne hazırladığına baksın! dipnot 2 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çeşitli ayetlerde geçen [ğad] kelimesi "yarın" demektir. Bu kelime gün olarak 24 saat sonrasını değil, çok yakın bir zaman anlamını içermektedir ve kastedilen "ahiret"tir. Ahirete "yarın" denmesinin muhtemel sebebi, Me‘âric 70:7 ve Nebe' 78:40. ayetler gereği çok yakın olduğu bilincini vermektir. Son Saat'in ne zaman geleceğini Yüce Allah'tan başka hiç kimse bilemediği için ölüm de Son Saat de "yarın" denecek kadar yakındır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet müslümanın hayata ve mahşere karşı hazırlıklı ve bilinçli olması gerektiği mesajını içerir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Mâide 5:8.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumlu olduğunuzu bilin! Şimdi herkes, (kendisine) malum olmayan bir yarın için ne hazırladığına bir baksın! Ve (bir kez daha): Allah'a karşı sorumlu olduğunuzu bilin! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Ve (bir kez daha) Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır;

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler Allah'tan korunun! Bir nefs yarın (vefat ötesi) için önceden ne gönderdiğine bir baksın! Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah yaptıklarınızda Esma'sıyla yaratanı olarak Habiyr'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah'tan korkun. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'tansakının ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan sakının! Çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, ALLAH'ı sayıp dinleyin. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. ALLAH'ı sayıp dinleyin. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, ALLAH'ı sayıp dinleyin. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. ALLAH'ı sayıp dinleyin. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için önceden ne gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, her ne yaparsanız haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Hep Allaha korunun ve baksın bir nefis yarın için ne takdim etmiş, hem Allahdan korkun, çünkü Allah her ne yaparsanız şübhesiz habirdir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'dan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Tanrı'dan korkun. Hiç şüphesiz Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahdan korkun. Herkes, yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Allahdan korkun. Çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'tan korkun. Ve herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah'tan korkun, şüphesiz ki Allah; işlediklerinizden haberdardır.

Mehmet Alagaş

(18-20) Ey iman edenler Allah’tan sakının, her kişi / her nefis yarın için ne sunduğuna / takdim ettiğine bir baksın , Allah’tan sakının muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Allah’ı unutanlar gibi olmayın , onlar kendilerini de unutmuşlardır (Allah’ı unutanlar kendilerini de unuturlar) işte onlar yoldan çıkmış olanlardır . Ateş ashabı ile cennet ashabı aynı seviyede olabilir mi? Cennet ashabı, işte onlar başarılı olanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah'tan korkup sakının. Herkes yarın için neyi takdim edip gönderdiğine baksın. Allah’tan sakının. Çünkü Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızı bilmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın; Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun çünkü Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Allah’tan sakının! Her nefis, yarın için ne sunduğuna bir baksın. Allah’tan sakının. Çünkü Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Allah'tan sakının! Herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın. -Allah'tan sakının, Çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Ve her benlik, yarın için önden ne gönderdiğine bir baksın. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts reflect the Image of religious and spiritual virtues: entertain the profound reverence dutiful to Allah; every soul should call to memory and ponder what it has advanced of pious deeds toward future security, and regard Allah with breasts filled with reverential awe. Allah is well acquainted with all that you do

Abdul Haleem

You who believe! Be mindful of God, and let every soul consider carefully what it sends ahead for tomorrow; be mindful of God, for God is well aware of everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Fear Allah, and let every soul look to what (provision) He has sent forth for the morrow. Yea, fear Allah: for Allah is well-acquainted with (all) that ye do.

Abul A'la Maududi

Believers, dipnot 1 fear Allah and let every person look to what he sends forward for the morrow. dipnot 2 Fear Allah; Allah is well aware of all that you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is a rule of the Quran that whenever the hypocritical Muslims are taken to task for their hypocrisy, they are given admonition also so that whoever of them has some life left in his conscience, may feel remorse for his conduct and attitude and may make an effort, out of the fear of Allah, to come out of the pit into which his worship of the self has thrown him. This whole section (verses 18-24) consists of such admonition.
  2. metne dön, dipnot 2
    For tomorrow: for the Hereafter. That is, this whole worldly life is "today", whose “tomorrow” is the Day of Resurrection, which is going to follow it. Adopting this style Allah has, in a wise manner, made man understand the truth that just as that person is highly foolish, who gambles away his all for the enjoyment of today and does not realize whether tomorrow he would be left with anything to eat and a place of shelter or not, so is also that person only working for his own doom, who is too absorbed in making his world to pay heed to the Hereafter, whereas the Hereafter is to follow this world just as today is to be followed by tomorrow, and there he would find nothing if he has sent nothing ahead for the morrow. Besides, the other wise point here is that every person has been appointed his own censor. Unless a person develops in himself the sense of what is good for him and what is evil, he cannot appreciate whether what he is doing will make his future in the Hereafter or mar it. And when this sense becomes active in himself, he will have to calculate and see for himself whether the way in which he is spending his time, his wealth, his energies and capabilities leads to Heaven or Hell. To do so is in his own interest; for if he does not do so he will ruin his own future itself.

Aisha Bewley

You who have iman! have taqwa of Allah and let each self look to what it has sent forward for Tomorrow. Have taqwa of Allah. Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Fear Allâh and keep your duty to Him. And let every person look to what he has sent forth for the morrow, and fear Allâh. Verily, Allâh is All-Aware of what you do.[1]

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be wary of Allah, and let every soul consider what it sends ahead for tomorrow, and be wary of Allah. Allah is indeed well aware of what you do

Amatul Rahman Omar

O you who believe! be mindful of your duty to Allâh. Let every soul look to what it sends forward for the morrow (- the Day of Requital). And take Allâh as a shield (to guard against the consequences of evils and further commitment of them). Verily, Allâh is Well Aware of all that you do.

Arthur John Arberry

O believers, fear God. Let every soul consider what it has forwarded for the morrow. And fear God; God is aware of the things you do.

Bijan Moeinian

God hereby orders the believers to keep Him always in mind with the utmost respect. Be mindful that whatever (god or bad) that you plant today in this world, you will harvest tomorrow in Hereafter.

E. Henry Palmer

O ye who believe! fear God; and let each soul look to what it sends on for the morrow; and fear God; verily, God is well aware of what ye do!

Edip-Layth

O you who acknowledge, be aware of God, and let every person examine what it has put forth for tomorrow. Be aware of God; God is fully aware of everything you do.

George Sale

O true believers, fear God; and let a soul look what it sendeth before for the morrow: And fear God, for God is well acquainted with that which ye do.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Fear (or be careful of your duty to) Allah, and let every soul consider what it has sent on for the morrow, and fear (or be careful of your duty to) Allah; surely Allah is Aware of what you do.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be pious to Allah, and let (every) self look to what it has forwarded for the morrow, and be pious to Allah. Surely Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Observe your duty to Allah. And let every soul look to that which it sendeth on before for the morrow. And observe your duty to Allah. Lo! Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, be fearful of God. Let each soul consider what it has sent (of good deeds) in advance for the morrow, and fear God. Surely God is aware of what you do.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Remain conscious of God; and let every human being look to what he sends ahead for the morrow! And [once again]: Remain conscious of God, for God is fully aware of all that you do;

Mustafa Khattab

O believers! Be mindful of Allah and let every soul look to what ˹deeds˺ it has sent forth for tomorrow.[1] And fear Allah, ˹for˺ certainly Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

O you who believe, be aware of God, and let every soul examine what it has put forth for tomorrow. And be aware of God; God is fully aware of everything you do.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall reverence GOD, and let every soul examine what it has sent ahead for tomorrow. You shall reverence GOD; GOD is fully Cognizant of everything you do.

Sahih International

O you who have believed, fear Allah. And let every soul look to what it has put forth for tomorrow - and fear Allah . Indeed, Allah is Acquainted with what you do.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be in prudent fear of God. And let a soul look to what it has sent ahead for the morrow. And be in prudent fear of God; God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of Allah and watch everyday what you have invested for your 'Self' for tomorrow. Again, remain conscious of the Laws of Allah (today and every day). Behold, Allah is fully Aware of all your actions.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Fear Allah, and let every soul look to what it has put forward for the future. Yes, fear Allah! Verily, Allah knows well (all) that you do.

Taqi Usmani

O you who believe, fear Allah, and everybody must consider what he (or she) has sent ahead for tomorrow. And fear Allah. Surely Allah is fully aware of what you do.

The Monotheist Group

O you who believe, be aware of God, and let every soul examine what it has put forth for tomorrow. And be aware of God; for God is fully aware of everything you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩