Diyanet İşleri
Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.
Haşr suresi
Haşr suresi, 13. ayet. لَأَنتُمْ أَشَدُّ رَهْبَةً فِى صُدُورِهِم مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ
leentüm eşeddü rahbeten fî ṣudûrihim mine-llâh. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.
Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların verdiği söz ve şeytan benzetmesi Haşr 11–17 3
Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin."
Kitap ehlinden o inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz" diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
Andolsun, eğer (kardeşleri Medine'den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.
Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.
Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Halbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan inkar edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Onları böyle davranmaya iten sebep ise şudur: Ey mü’minler! “İçlerinde size karşı duydukları korku, Allah korkusundan çok daha fazladır.” Allah’tan çok sizden korkarlar. Ne kendisine ne da başkalarına herhangi bir fayda sağlayamayan, bir zararı da önleyemeyen yaratılmışların korkusunu, fayda ve zararı elinde bulunduran ve istediğine verip istediğinden de alan Yaratıcının korkusunun önüne geçirmişlerdir.
"Bu da onların anlamayan bir topluluk olmalarındandır.” İşlerin önem mertebelerini anlamazlar, eşyanın hakikatini bilmezler, akıbetleri düşünmezler. Halbuki asıl anlayış ve kavrayış, Allah’tan korkmanın, O’ndan ummanın ve O’nu sevmenin, diğer bütün hususların önüne geçirilmesi ve başka şeylerin onlara tabi kılınmasıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müminler!- Yahudi ve münafıkların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah Teâlâ'ya karşı duydukları korkudan daha şiddetlidir. Bu, onların idrak edemeyen ve anlamayan bir topluluk olmaları sebebi ile size karşı duydukları korkunun çok şiddetli olmasından ve Allah'a karşı olan korkularının zayıf olmasındandır. Eğer onlar, anlıyor olsalardı kendisinden korkulmayı ve dehşete düşülmeyi en çok hak edenin Allah Teâlâ olduğunu bilirlerdi. Sizi onların üzerine güçlü/hakim kılan da O'dur.
Aynı kök: رهب (12 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…
Aynı kök: فقه (20 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…
Aynı kök: رهب (12 geçiş)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…
Aynı kök: رهب (12 geçiş)
(Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir…
Aynı kök: فقه (20 geçiş)
Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…
Aynı kök: فقه (20 geçiş)
İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların göğüslerinde (içlerinde) size karşı duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Bunun sebebi, onların (gerçeği) anlamayan bir topluluk oluşudur.
Elbet onların içlerine Allah'tan daha çok sizin korkunuz sinmiş: bunun gerekçesi, onların sığ anlayışlı bir topluluk olmalarıdır.
Evet, (ey müminler,) siz onların kalplerine Allah (korkusun)dan da daha şiddetli bir korku salarsınız, çünkü onlar hakikati kavramaktan aciz bir topluluktur.
Muhakkak ki sizden korkuları, Allah'tan daha şiddetlidir! Bu onların anlayışı kıt bir toplum olmalarındandır!
Herhalde içlerinde 'dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından' siz, Allah'tan daha çetinsiniz. Bu, şüphesiz onların 'derin bir kavrayışa sahip olmamaları' dolayısıyla böyledir.
Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Onların yüreklerine, Allah'tan korktuklarından daha çok korku veriyorsunuz. Bu böyledir. Aslında, onlar, anlamayan bir toplumdur.
Kesinlikle, siz onların kalplerine Allah'tan daha çok korku salmaktasınız. Bunun sebebi, onların, anlamayan bir toplum olmalarıdır.
Kalplerine, ALLAH'tan daha çok siz korku salıyorsunuz. Zira onlar anlayışsız bir topluluktur.
Kalplerine, ALLAH'tan daha çok siz korku salıyorsunuz. Zira onlar anlayışsız bir topluluktur.
Kesinlikle onların yüreklerinde sizin korkunuz Allah'ın korkusundan daha fazladır. Bu, onların anlayışsız bir topluluk olmalarındandır.
Her halde onların yüreklerinde sizin korkunuz Allahınkinden ziyade, bu onların fıkıhsız bir kavm olmalarındandır.
Onların yüreklerinde, Allah'a olan korkudan daha fazla size olan korku vardır. Bu onların, gerçeği kavramayan bir halk olmalarındandır.
Onların yüreklerinde, Allah'a olan korkudan daha fazla size olan korku vardır. Bu onların, gerçeği kavramayan bir halk olmalarındandır.
Onların yüreklerinde, Allah'a olan korkudan daha fazla size olan korku vardır. Bu onların, gerçeği kavramayan bir topluluk olmalarındandır.
Herhalde içlerinde 'dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından' siz Tanrı'dan daha çetinsiniz. Bu şüphesiz böyledir (çünkü) onlar kavrayamayan (la yefkahun) bir kavimdir.
Her halde sizin, onların yüreklerinde (yaşayan) korkunuz Allahdan (korkularından) daha şiddetlidir. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar ince anlamazlar güruhudur.
Doğrusu onların kalbine korku salan; Allah'tan çok, sizlersiniz. Çünkü onlar anlamazlar güruhudur.
(11-17) Münafıkları görmedin mi? Kitap halkından kafir kardeşleri için diyorlar ki; şayet siz yurtlarınızdan çıkarılırsanız sizinle beraber bizde çıkarız, sizinle ilgili ebediyyen başka birine uymayız , sizinle savaşılırsa size elbette yardım ederiz , Allah şahitlik eder ki onlar kesinlikle yalancıdırlar. (Münafıklar kafirlere yalan söylüyorlar) Şayet onlar / kafir kardeşleri çıkarılırsalar, asla onlarla beraber çıkmazlar , şayet onlarla savaşılırsa da asla yardım etmezler , şayet onlara yardım ederlerse de arkalarını döner kaçarlar, sonra onlara da yardım olunmaz. Onların göğüslerinde ki size karşı duydukları korku / rahbet, Allah’a olması gerekenden daha şiddetlidir, bu, onların kavrayamayan / fevkinde olmayan bir topluluk olmaları nedeniyledir . Onlar sizle toplu olarak savaşamazlar ancak korunaklı şehirlerde yahut bir duvar / cidar arkasından olursa savaşırlar, kendi aralarında ki çatışmaları / sertleşmeleri daha şiddetlidir, sen onları toplu halde / bir arada hesap edersin, onların kalpleri darma dağınıktır / param p arçadır, bu, onların, akletmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır. Onların misalleri de / örneklikleri de kendilerinden öncekilere yakın benzerliktedir, işlerinin kötü sonuçlarını / vebalini tadacaklar, onlara acıtıcı / acı veren bir azap vardır. Tıpkı şeytanın misali gibidirler, O bir vakit insana küfret dedi, O da küfrettiğinde dedi ki, muhakkak ki ben senden uzağım / beride duruyorum / ötede duruyorum, muhakkak ki ben evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah’tan korkarım, her ikisinin de sonucu / akıbeti, içinde kalıcı oldukları ateş oldu, işte bu, zalimlerin karşılığıdır / cezasıdır.
Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Onların kalblerinde sizin korkunuz, Allah'ınkinden fazladır. (Allah'tan çok sizden korkarlar). Böyledir, çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.
Onların size karşı içlerinde taşıdıkları korku, Allah korkusundan çok daha güçlüdür. Bu, onların kavrayışsız bir topluluk olmaları sebebiyledir dipnot 1 .
Sizden duydukları korku, Allah korkusundan daha güçlü bir şekilde içlerini titretmektedir. Çünkü onlar, anlayışsız bir topluluktur.
Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Onların kalbine Allah'tan çok siz korku salıyorsunuz. Bu da onların anlayışsız bir topluluk olmalarındandır.
Onların gönüllerinde, korku bakımından siz, Allah'tan daha zorlusunuz. Bu böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Their hearts are impressed with the image of fear; they fear you Muslims far more than they fear. Allah, and this is on account of their dullness of comprehension.
Fear of you [believers] is more intense in their hearts than fear of God because they are people devoid of understanding.
Of a truth ye are stronger (than they) because of the terror in their hearts, (sent) by Allah. This is because they are men devoid of understanding.
Surely they have greater dread for you in their hearts than for Allah. dipnot 1 That is because they are a people who are devoid of understanding. dipnot 2
You are a greater cause of terror in their breasts than Allah! That is because they are people who do not understand.
Verily, you (believers in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) are more fearful in their (Jews of Banû An-Nadîr) breasts than Allâh. That is because they are a people who comprehend not (the Majesty and Power of Allâh).
Indeed they have a greater awe of you in their hearts than of Allah. That is because they are a lot who do not understand.
(Muslims!) the truth is that you are (held) in a greater fear than (these hypocrites hold of) Allâh. That is because they are a people who are devoid of (all) reason.
Why, you arouse greater fear in their hearts than God; that is because they are a people who understand not.
The fact is that the hypocrites are more afraid of you [a human being] than God. What kind of brain damaged people they are.
Ye indeed are a keener source of fear in their hearts than God; that is because they are a people who do not understand!
Indeed, you strike more trepidation in their hearts than God. This is because they are people who do not reason.
Verily ye are stronger than they, by reason of the terror cast into their breasts from God. This, because they are not people of prudence.
Truly, You are a greater source of terror than Allah in their heart (or you are greater than them because of the terror in their heart sent by Allah); that is because they are a people who do not understand
Indeed you (arouse) more serious awe in their breasts than Allah; that is for that they are a people who do not comprehend.
Ye are more awful as a fear in their bosoms than Allah. That is because they are a folk who understand not.
Surely they have greater fear of you in their hearts than of God, because they do not understand.
Nay, [O believers,] you arouse in their bosoms a fear more intense than [even their fear of] God: this, because they are people who fail to grasp the truth.
Indeed, there is more fear in their hearts for you ˹believers˺ than for Allah. That is because they are a people who do not comprehend.
Indeed, you strike more terror in their hearts than their fear of God. This is because they are people who do not comprehend.
Indeed, you strike more terror in their hearts than their fear of GOD. This is because they are people who do not comprehend.
You [believers] are more fearful within their breasts than Allah. That is because they are a people who do not understand.
You are a stronger fear in their breasts than God; for it is that they are people who do not understand!
Nay, you believers arouse a fear in their hearts more intense than even the fear of Allah. This is because they are a people who do not understand (that all strength comes from following Divine Laws).
(Verily), you are stronger in their breasts (and hearts of hypocrites) than Allah (because of victories won by you). That is because they are men without understanding (for the Supreme Power of Allah).
In fact, your fear in their hearts is greater than (that of) Allah. That is because they are a people who do not understand.
Indeed, you strike more terror in their hearts than their fear of God. This is because they are people who do not understand.