Hadîd suresi

Hadîd suresi, 29. ayet

Hadîd suresi, 29. ayet. لِّئَلَّا يَعْلَمَ أَهْلُ ٱلْكِتَٰبِ أَلَّا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَىْءٍ مِّن فَضْلِ ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْفَضْلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

liellâ ya`leme ehlü-lkitâbi ellâ yaḳdirûne `alâ şey'im min faḍli-llâhi veenne-lfaḍle biyedi-llâhi yü'tîhi mey yeşâ'. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

Diyanet İşleri

Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hadîd 26–29 · surenin 29. ayeti / 29

Konu Peygamberlerin gönderilişi, ruhbanlık ve Kitap ehli Hadîd 25–29 3

  1. Hadîd 26

    Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

  2. Hadîd 27

    Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah'ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükafatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.

  3. Hadîd 28

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  4. 29

    Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. Yani bizler genel olarak iman eden, Allah’tan korkan ve O’nun Rasûlüne iman eden kimselere olan lütuf ve ihsanımızı şunun için açıkladık: Kitap ehli bilsin ki, kendileri Allah’ın lütfundan hiçbir paya sahip değildirler. Yani kendi hevâlarına ve bozuk akıllarına göre Allah’ın lütfuna sınır koyamazlar. Dolayısı ile: “Yahudi ve hristiyan olandan başkası asla cennete giremez” (el-Bakara, 2/111) diyemezler ve Allah’tan olmadık dileklerde ve esası boş kuruntu olan temennilerde bulunamazlar.

Yüce Allah böylelikle Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman eden, Allah’tan korkup sakınan kimselere rahmetinden iki kat bağışlayıp bir nur vereceğini ve onlara mağfirette bulunacağını -Kitap ehline rağmen ve onlar hoşlanmasa da- haber vermektedir.

Yine onlar, “lütfun Allah’ın elinde olduğunu, onu” hikmeti gereği lütfundan kime vermesi gerekiyor ise ona “verdiğini bilsinler. Allah” hiçbir şekilde ölçüsü ve miktarı tespit edilemeyecek kadar “büyük lütuf sahibidir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Sizin için kat kat mükâfat olarak hazırladığımız büyük lütfu beyan ettik ki, Ehlikitaptan önce gelmiş olan Yahudi ve Hristiyanlar, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi dilediğine bahşedip dilediklerine de yasaklayamazlar. Şunu da iyi bilsinler ki lütuf, ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir, kullarından dilediğine bahşeder. Yüce Allah, dilediği kullarına karşı büyük lütuf sahibidir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِّئَلَّا liella diye
  2. يَعْلَمَ yea'leme bilsinler kök: علم
  3. أَهْلُ ehlu ehli kök: اهل
  4. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap kök: كتب
  5. أَلَّا ella
  6. يَقْدِرُونَ yekdirune malik olmadıklarını kök: قدر
  7. عَلَىٰ ala hiçbir
  8. شَىْءٍۢ şey'in şeye kök: شيا
  9. مِّن min -ndan
  10. فَضْلِ fedli lutfu- kök: فضل
  11. ٱللَّهِ ۙ llahi Allah'ın kök: اله
  12. وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz
  13. ٱلْفَضْلَ l-fedle lutfun kök: فضل
  14. بِيَدِ biyedi elinde olduğunu kök: يدي
  15. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  16. يُؤْتِيهِ yu'tihi onu vereceğini kök: اتي
  17. مَن men kimseye
  18. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediğine kök: شيا
  19. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  20. ذُو zu sahibidir
  21. ٱلْفَضْلِ l-fedli lutuf kök: فضل
  22. ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Kader

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini, lütfun tamamen Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine (layık olana) vereceğini bilmezlik etmesinler. Allah büyük lütuf sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Böylece önceki vahiyleri izleyenler kendilerinin Allah'ın lutfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini düşünmesinler; dahası, bu lutfun Allah'ın yetkisinde olup onu dilediğine verdiğini bilsinler: zira Allah muazzam ikram sahibidir.

Muhammed Esed

Ve geçmiş vahiylerin mensupları bilsinler ki Allah'ın lütfu üzerinde hiçbir güçleri yoktur; bütün lütuf (yalnızca) Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah sonsuz lütuf sahibidir.

Ahmed Hulusi

Ta ki ehl-i kitap (din - hakikat ilmi verilmiş olanlar) Allah'ın lütfundan bir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. . . (Biline ki) kesinlikle lütuf Allah'ın eliyledir (onların kazanması değil), onu dilediğine verir. . . Allah, "Zül Fadlil Aziym"dir.

Ali Bulaç

Öyle ki, Kitap Ehli (yahudi ve hristiyanlar) Allah'ın fazlından hiçbir şeye 'güç yetirip sahip olmadıklarını' ve fazlın muhakkak Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine verdiğini bilip öğrensin. Allah, büyük fazl (üstün lütuf ve ihsan) sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah’ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Ali Rıza Safa

Kitap halkı artık bilsin ki, Allah'ın lütfu üzerinde hiçbir güçleri yoktur. Lütuf, Allah'ın elindedir; onu, dilediğine verir. Çünkü Allah, Büyük Lütuf Sahibidir.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ehli, Allah'ın, mesajını kime vereceği üzerinde hiçbir yetkilerinin olmadığını bilmelidirler. Allah, kendi yetkisinde olan peygamberlik görevini dilediğine verir. Allah sonsuz lütuf sahibidir.

Edip Yüksel

Böylece kitap halkı bilsin ki onlar ALLAH'ın lütfunu tekelleştiremezler, tüm lütuf ALLAH'ın elindedir, onu dilediğine ve/ veya dileyene verir. ALLAH Büyük Lütuf Sahibidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece kitap halkı bilsin ki, onlar ALLAH'ın lütfunu tekelleştiremezler, tüm lütuf ALLAH'ın elindedir, onu dilediğine ve/veya dileyene verir. ALLAH Büyük Lütuf Sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü kendilerine kitap verilenler bilmeyecekler mi ki, Allah'ın lütfundan birşey(i elde etmey)e güç yetiremezler ve gerçekten lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah çok büyük lütuf sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Ehli kitab bilmiyecek mi ki Allahın fadlından bir şey'e güç yetiremezler ve hakıkat fadıl, Allahın yedindedir, onu dilediğine verir ve Allah çok büyük fadıl sahibidir

Erhan Aktaş

Kitap Ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini; lütfun Allah'ın elinde olduğunu ve onu hak edene vereceğini bilmezlik etmesin! Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap Ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini; lütfun Allah'ın elinde olduğunu ve onu hak edene vereceğini bilmezlik etmesin! Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilediğine. Uygun gördüğüne. Kimi layık görmüşse, kim hak etmişse ona.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap Ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini; lütfun Allah'ın elinde olduğunu ve onu dilediğine dipnot 1 vereceğini bilmezlik etmesin! Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğüne. Kimi layık görmüşse ona.

Gültekin Onan

Öyle ki, Kitap ehli Tanrı'nın fazlından hiçbir şeye 'güç yetirip sahip olmadıklarını' ve fazlın muhakkak Tanrı'nın elinde olduğunu, onu dilediğine verdiğini bilip öğrensin. Tanrı büyük fazl sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Ehl-i kitab, hakıykaten Allahın fazl (-u kerem) inden hiçbir şey'e nail olamayacaklarını, muhakkak bütün inayetin Allahın elinde bulunduğunu, onu (ancak) dileyeceği kimselere vereceğini bilmedikleri için mi (küfürde inad ediyorlar? Halbuki bunu pek a'la biliyorlar da). Allah büyük fazl (-u kerem) saahibidir.

İbni Kesir

Böylece kitab ehli, Allah'ın lutfundan hiç bir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Muhakkak ki lutuf, bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Ve Allah; büyük lutuf sahibidir.

Mehmet Alagaş

(26-29) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u ve İbrahim’i gönderdik , her ikisinin soyunda da / zürriyetinde de nübüvvet ve kitap yaptık ve onlardan birileri yola girdi, onlardan çokları ise yoldan çıktılar, sonra onların izleri / eserleri üzerine Resullerimizi ard arda sıraladık / kafiyeli ve artlarından da Meryem oğlu İsa’yı sıraladık , Ona incili verdik ve Ona uyanların kalbinde de şefkat (Ra’fe, Rauf) ve esirgeme yaptık. Üzerlerine farz kılmadığımız Ruhbaniyet bidati. Bunu sadece Allah’ın hoşnutluğunu aramak amacıyla yapt ılar. Ona da hakiki bir riayetle riayet edemediler , biz de onlardan iman edenlere ödüllerini verdik, onların çoğu da yoldan çıkanlardı . Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve O’nun Resulüne iman edin , size esirgemesinden / rahmetinden iki pay versin , sizin için nur yapsın da onunla yürüyün , sizi bağışlasın , Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Kitap halkı artık Allah’ın hazinesinden / fazlından hiçbir şeyi güç yetirip ayarlayamacaklarını bilsinler. Hazine / fazıl kesinlikle Allah’ın elindedir, istediği kişiye verir ve Allah büyük bir hazinenin sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece, kitap ehli Allah’ın lütfundan bir şeye güç yetiremediklerini, lütfun tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu dilediğine verdiğini bilsinler. Allah büyük lütuf sahibidir.

Süleyman Ateş

Böylece Kitap ehli, kendilerinin, Allah'ın lutfundan hiçbir şeye malik olmadıklarını, bütün lutfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine vereceğini bilmezlik etmesinler. Allah, büyük lutuf sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Böylece, ehlikitap /Kitaplarında uzman olanlar, Allah'ın lütfundan dipnot 1 herhangi bir şeyi elde edemeyeceklerini, bütün lütfun Allah'ın elinde olduğunu, onu tercih ettiğine vereceğini bilmezden gelmesinler dipnot 2 . Allah büyük lütuf sahibidir dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın insanlara en büyük lütfu, kitap göndermesidir (A'raf 7/157).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bilmezden gelmesinler" meali verilen ifadenin kelime tercümesi "bilmesinler" şeklindedir. Bu gerçek kitaplarda bildirilmiştir. Ehlikitap, kitap üzerinde uzmanlaşmış kişiler olduğu için, bu gerçeğin onlara bildirilmemiş olması mümkün değildir (Bakara 2/40-41). Nitekim gelmesini bekledikleri Kur'an kendilerine gelince onu bilmezden gelmişlerdi (Bakara 2/89, 101). Anlam buna göre verilmiştir.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ehl-i Kitap dipnot 1 , Allah'ın yapacağı lütfu kendilerinin belirleyemeyeceğini bilmelidir. Bütün lütuf Allah'ın elindedir; onu doğru tercihte bulunana yapar; Allah büyük lütuf sahibidir. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitaplarında uzman olan kişiler
  2. metne dön, dipnot 2
    Lütuf (TDK): Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet

Şaban Britch

Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir

Şaban Piriş

Kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi takdir edemeyeceklerini ve lütfun Allah'ın elinde olup, onu dilediğine verebileceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Böylece, Ehl-i Kitap, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kotarma gücünde olmadıklarını bilsinler. Lütuf, Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah, büyük lütfun sahibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So that Ahl AL-Kitab (people of the Book) would realize that they cannot force Allah's hands to confer on them His grace or a free and unmerited favour and that grace, be it sufficient or efficacious, rests with Allah; He confers it on whom He will, and Allah is the source of abounding munificence and all grace.

Abdul Haleem

The People of the Book should know that they have no power over any of God’s grace and that grace is in the hand of God alone: He gives it to whoever He will. God’s grace is truly immense.

Abdullah Yusuf Ali

That the People of the Book may know that they have no power whatever over the Grace of Allah, that (His) Grace is (entirely) in His Hand, to bestow it on whomsoever He wills. For Allah is the Lord of Grace abounding.

Abul A'la Maududi

(You should do this) so that the People of the Book know that they have no control over Allah's Bounty, and that all bounty is in Allah's Hand; He bestows it on whomsoever He pleases. Allah is the Lord of abounding bounty.

Aisha Bewley

So that the People of the Book may know that they have no power at all over any of Allah’s favour and that all favour is in the Hand of Allah. He gives it to anyone He wills. Allah’s favour is indeed immense.

Al-Hilali & Khan

So that the people of the Scripture (Jews and Christians) may know that they have no power whatsoever over the Grace of Allâh, and that (His) Grace is (entirely) in His Hand to bestow it on whomsoever He wills. And Allâh is the Owner of Great Bounty.

Ali Quli Qarai

so that the People of the Book may know that they have no power over anything of Allah’s grace, and that all grace is in Allah’s hand which He grants to whomever He wishes and Allah is dispenser of a great grace.

Amatul Rahman Omar

(You will be so treated) lest the people of the Scripture should think that they (- the Muslims) have no control over the attainment of the grace and bounty of Allâh and (so that they should know) that grace and bounty is entirely in the hands of Allâh; He bestows it upon such as wishes to be granted it (and strives for it). And Allâh is the Lord of immense grace and bounty.

Arthur John Arberry

that the People of the Book may know that they have no power over anything of God's bounty, and that bounty is in the hand of God; He gives it unto whomsoever He will; and God is of bounty abounding.

Bijan Moeinian

May the followers of the previous Scriptures know that they do not have the monopoly to God’s mercy and grace and that all grace is in God’s possession which He may shower upon whoever He desires. The Grace of God does not have any limit.

E. Henry Palmer

That the people of the Book may know that they cannot control aught of God's grace; and that grace is in God's hands, He gives it to whom He will; for God is Lord of mighty grace!

Edip-Layth

So that the followers of the book should know that they have no power over God's grace, and that all grace is in God's hand. He bestows it upon whoever/whomever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

George Sale

That those who have received the scriptures may know that they have not power over any of the favours of God, and that good is in the hand of God; He bestoweth the same on whom He pleaseth, for God is endued with great beneficence.

Hamid S. Aziz

So that the followers of the Book may know that they do not control aught of the grace of Allah, and that Grace is in Allah's hand. He gives it to whom He pleases; and Allah is the Lord of abundant Grace.

Mahmoud Ghali

Lest that the Population of the Book (Or: The Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) should know that they are able to estimate anything of the Grace of Allah, and that the Grace is in the Hand of Allah; He brings it to whomever He decides; and Allah is The Owner of the magnificent Grace.

Marmaduke Pickthall

That the People of the Scripture may know that they control naught of the bounty of Allah, but that the bounty is in Allah's hand to give to whom He will. And Allah is of Infinite Bounty.

Mohamed Ahmed - Samira

So that the people of the Book may know that they have not the least power over the bounty of God, and that the bounty is wholly in the hands of God to give whosoever He please, for God is the master of infinite bounty.

Muhammad Asad

And the followers of earlier revelation should know that they have no power whatever over any of God’s bounty, seeing that all bounty is in God’s hand [alone]: He grants it unto whomever He wills - for God is limitless in His great bounty.

Mustafa Khattab

˹This is so˺ that the People of the Book ˹who deny the Prophet˺ may know that they do not have any control over Allah’s grace, and that all grace is in Allah’s Hands. He grants it to whoever He wills. For Allah is the Lord of infinite bounty.

Progressive Muslims

So that the followers of the Scripture should know that they have no power over God's grace, and that all grace is in God's hand. He bestows it upon whomever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

Rashad Khalifa

Thus, the followers of previous scripture should know that they have not monopolized GOD's mercy and grace, and that all grace is in GOD's hand. He bestows it upon whomever He wills. GOD is Possessor of Infinite Grace.

Sahih International

[This is] so that the People of the Scripture may know that they are not able [to obtain] anything from the bounty of Allah and that [all] bounty is in the hand of Allah ; He gives it to whom He wills. And Allah is the possessor of great bounty.

Sam Gerrans

That the doctors of the Law might know that they have no power over the bounty of God, and that bounty is in the hand of God; He gives it to whom He wills; and God is possessor of tremendous bounty.

Shabbir Ahmed

And the People of the Scripture should know that they have no power whatsoever over the Bounty of Allah. All Bounty is in Allah's hand and He grants it according to His Laws. And Allah is the Lord of a tremendous bounty. (He is the Lord of the Worlds and the Lord of all mankind and discriminates not between people (1:1), (114:1)).

Syed Vickar Ahamed

That the People of the Book may know that they do not have any power over the Grace of Allah, that (His) Grace is (entirely) in His Hand, to (grant) it on anyone He wills. For Allah is the Owner of Gifts, great, (plentiful) and abounding.

Taqi Usmani

- so that the People of the Book may know that they have no control over any thing from Allah’s bounty, and that bounty is in Allah’s hand; He gives it to whom He wills, and Allah is the Lord of the great bounty.

The Monotheist Group

So that the followers of the Book should know that they have no power over the grace of God, and that all grace is in the hand of God. He bestows it upon whoever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩