Hadîd suresi

Hadîd suresi, 26. ayet

Hadîd suresi, 26. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا وَإِبْرَٰهِيمَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِمَا ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ فَمِنْهُم مُّهْتَدٍ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ

veleḳad erselnâ nûḥav veibrâhime vece`alnâ fî ẕürriyyetihime-nnübüvvete velkitâbe feminhüm mühted. vekeŝîrum minhüm fâsiḳûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hadîd 23–29 · surenin 26. ayeti / 29

Konu Peygamberlerin gönderilişi, ruhbanlık ve Kitap ehli Hadîd 25–29 3

  1. Hadîd 23

    Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.

  2. Hadîd 24

    Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

  3. Hadîd 25

    Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resullerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  4. 26

    Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

  5. Hadîd 27

    Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah'ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükafatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.

  6. Hadîd 28

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  7. Hadîd 29

    Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. Allah, genel olarak bütün peygamberlerin nübüvvetini söz konusu ettikten sonra onların arasında özel yeri olan iki üstün peygamber olan Nûh ile İbrahim’i söz konusu etmektedir. Allah, peygamberliği ve kitabı onların soyundan gelenler arasında devam ettirmiştir. Yani önceki ve sonraki bütün peygamberler hep Nûh ve İbrahim’in -ikisine de selâm olsun- soyundan gelmişlerdir. Bütün kitaplar da aynı şekilde bu iki değerli peygamberin soyundan gelenlere inmiştir.

"Onlardan” kendilerine peygamber gönderdiğimiz kimselerden “kimisi” onların davetleri ile “hidâyet bulmuştur.” Onların emirlerine uymuş, onların gösterdikleri doğru yolu takip etmişti.

“Ama birçoğu fâsıktır.” Allah’a ve rasûllerine itaatin sınırlarının dışına çıkmışlardı. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sen ne kadar arzu etsen de insanların çoğu iman etmez.” (Yusuf, 12/103)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim -aleyhimesselam-'ı (resul) olarak gönderdik. O ikisinin zürriyetine de peygamberliği ve indirilmiş kitapları verdik. O ikisinin soyundan dosdoğru yol üzere hidayete erenler olduğu gibi, çoğu Yüce Allah'a itaati terk etmişlerdir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. أَرْسَلْنَا erselna gönderdik kök: رسل
  3. نُوحًۭا nuhen Nuh'u
  4. وَإِبْرَٰهِيمَ ve ibrahime ve İbrahim'i
  5. وَجَعَلْنَا ve cealna ve koyduk kök: جعل
  6. فِى fi arasına
  7. ذُرِّيَّتِهِمَا zurriyyetihima bunların zürriyetleri kök: ذرر
  8. ٱلنُّبُوَّةَ n-nubuvvete nebiliği kök: نبا
  9. وَٱلْكِتَـٰبَ ۖ velkitabe ve Kitabı kök: كتب
  10. فَمِنْهُم fe minhum onlardan vardır
  11. مُّهْتَدٍۢ ۖ muhtedin doğru yolda olanlar kök: هدي
  12. وَكَثِيرٌۭ vekesirun ama çoğu kök: كثر
  13. مِّنْهُمْ minhum onlardan
  14. فَـٰسِقُونَ fasikune yoldan çıkmıştır kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Nübüvvet

    Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Nuh'u ve İbrahim'i (peygamber olarak) göndermiştik; onların soyuna da (bazı kişilere) peygamberlik ve Kitap vermiştik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Nuh ve İbrahim'i de (aynı amaçla) göndermiştik; ve o ikisinin soylarından gelenlere peygamberlik ve vahiy vermiştik; fakat onlardan bir kısmı hidayete erdiler, ama bir çokları da yoldan saptılar.

Muhammed Esed

Gerçekten, (aynı amaçla) Nuh'u ve İbrahim'i (elçilerimiz olarak) gönderdik ve soylarından gelenlere peygamberlik ve vahiy verdik; onların bir kısmı doğru yoldaydı, ama çoğu da yoldan sapmıştı.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Nuh'u ve İbrahim'i irsal ettik. . . Nübüvvet'i ve Kitabı (Hakikat ve Sünnetulah BİLGİsini) onların zürriyetleri içinde oluşturduk! Onlardan hakikate eren vardır. . . (Ama) onlardan çoğu inancı bozuk kişilerdir!

Ali Bulaç

Andolsun, Biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki biz, Nuh’u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, Nuh'u ve İbrahim'i de gönderdik. Onların soyundan gelenlere de peygamberlik ve Kitap verdik. Bir bölümü doğru yoldaydı; ama çoğu zaten yoldan çıkmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, Nuh ve İbrahim'i de gönderdik. Onların soylarına peygamberlik ve kitap verdik. Onların soylarından doğru yolu izleyenler oldu, içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Edip Yüksel

Biz Nuh'u, İbrahim'i gönderdik, soylarına peygamberlik ve kitap bağışladık. Bir kısmı doğruyu buldu; ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz Nuh'u, İbrahim'i gönderdik, soylarına peygamberlik ve kitap bağışladık. Bir kısmı doğruyu buldu; ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Soylarına peygamberlik ve kitap verdik; öyle iken içlerinden bazısı doğru yolu kabul etmiş, çokları ise yoldan çıkmış fasıklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem celalim hakkı için Nuhu ve İbrahimi gönderdik, zürriyyetlerinde de nübüvvet ve kitabı ata kıdık öyle iken içlerinden ba'zısı hidayeti kabul etmiş, çokları ise yoldan çıkmış fasıklardır

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan Nebiler kıldık ve onlara Kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan nebiler kıldık ve onlara kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktılar. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan nebiler kıldık ve onlara kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktılar. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır; onlardan çoğu da fasıktır.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz Nuuhu ve İbrahimi (peygamber olarak) gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların nesillerine verdik. Binnetice içlerinden doğru yolu bulanlar var (idiyse de) bir çoku da faasık kimselerdi onların.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan kimi doğru yoldadır, içlerinden bir çoğu da fasıklardır.

Mehmet Alagaş

(26-29) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u ve İbrahim’i gönderdik , her ikisinin soyunda da / zürriyetinde de nübüvvet ve kitap yaptık ve onlardan birileri yola girdi, onlardan çokları ise yoldan çıktılar, sonra onların izleri / eserleri üzerine Resullerimizi ard arda sıraladık / kafiyeli ve artlarından da Meryem oğlu İsa’yı sıraladık , Ona incili verdik ve Ona uyanların kalbinde de şefkat (Ra’fe, Rauf) ve esirgeme yaptık. Üzerlerine farz kılmadığımız Ruhbaniyet bidati. Bunu sadece Allah’ın hoşnutluğunu aramak amacıyla yapt ılar. Ona da hakiki bir riayetle riayet edemediler , biz de onlardan iman edenlere ödüllerini verdik, onların çoğu da yoldan çıkanlardı . Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve O’nun Resulüne iman edin , size esirgemesinden / rahmetinden iki pay versin , sizin için nur yapsın da onunla yürüyün , sizi bağışlasın , Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Kitap halkı artık Allah’ın hazinesinden / fazlından hiçbir şeyi güç yetirip ayarlayamacaklarını bilsinler. Hazine / fazıl kesinlikle Allah’ın elindedir, istediği kişiye verir ve Allah büyük bir hazinenin sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

-Andolsun ki biz, Nûh’u ve İbrahim’i gönderdik. Peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan hidayete erişen olduğu gibi, çoğu fâsıklardır/yoldan çıkmıştır.

Süleyman Ateş

Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve Kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan doğru yolda olanlar da vardır, ama onlardan çoğu yoldan çıkmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh'u ve İbrahim'i elçi olarak gönderen biziz. İkisinin soyundan gelenlere de nebilik ve kitap verdik. O iki soydan gelenlerin bir kısmı doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmıştır.

Şaban Britch

Nuh’u ve İbrahim’i de göndermiştik. İkisinin soyundan da peygamberlik ve kitap vermiştik. Onlardan hidayete erişen olduğu gibi, çoğu da yoldan çıkmıştır.

Şaban Piriş

Nuh'u ve İbrahim'i de göndermiştik. İkisinin soyundan da peygamberlik ve kitap vermiştik. Onlardan doğru yola giren olduğu gibi, çoğu da yoldan çıkmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, Nuh'u ve İbrahim'i de resul olarak gönderdik. Peygamberliği ve Kitap'ı bunların soyları arasına koyduk. O soylardan bir kısmı hidayete ermiştir. Ama onlardan çoğu, yoldan çıkmış olanlardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We did send Nuh and Ibrahim and We kept the Divine prerogative of prophethood and the Book in their line, Among their descendants were those who opened their hearts' ears and their minds' eyes, but also those who counselled deaf and were disposed to wickedness, and they were many.

Abdul Haleem

We sent Noah and Abraham, and gave prophethood and scripture to their offspring: among them there were some who were rightly guided, but many were lawbreakers.

Abdullah Yusuf Ali

And We sent Noah and Abraham, and established in their line Prophethood and Revelation: and some of them were on right guidance. But many of them became rebellious transgressors.

Abul A'la Maududi

Indeed We dipnot 1 sent forth Noah and Abraham and established in their line Prophecy and the Book. dipnot 2 Then some of them embraced the guidance and many of them are wicked. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Now it is being told what corruptions appeared among those who believed in the Prophets who came to the world before the Prophet Muhammad (peace be upon him) with the signs and the Book and the criterion.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, whichever Messenger came with Allah’s Book, was from the progeny of the Prophet Noah (peace be upon him) and, after him, from the progeny of the Prophet Abraham (peace be upon him).
  3. metne dön, dipnot 3
    Became transgressors and disobedient.

Aisha Bewley

We sent Nuh and Ibrahim and placed Prophethood and the Book among their descendants. Some of them are guided but many of them are deviators.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We sent Nûh (Noah) and Ibrâhîm (Abraham), and placed in their offspring Prophethood and Scripture. And among them there are some who are guided; but many of them are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly We sent Noah and Abraham and We ordained among their descendants prophethood and the Book. Some of them are [rightly] guided, and many of them are transgressors.

Amatul Rahman Omar

Indeed, We sent Noah and Abraham and We set up among their children (a system of) Prophethood and the Book. So some of them followed true guidance but many of them became transgressors.

Arthur John Arberry

And We sent Noah, and Abraham, and We appointed the Prophecy and the Book to be among their seed; and some of them are guided, and many of them are ungodly.

Bijan Moeinian

I (God) appointed Noah as a Prophet and Abraham (after him). I chose the Prophets after them from the descendants of Abraham and gave them the Scriptures. Some of their followers were righteous but most of them chose wickedness.

E. Henry Palmer

And we sent Noah and Abraham; and placed in their seed prophecy and the Book; and some of them are guided, though many of them are workers of abomination!

Edip-Layth

We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the book. Some of them were guided, while many were wicked.

George Sale

We formerly sent Noah and Abraham, and We established in their posterity the gift of prophecy, and the scripture: And of them some were directed, but many of them were evil doers.

Hamid S. Aziz

And certainly We sent Noah and Abraham and We gave to their offspring the gift of prophecy and the Book; so there are among them those who go aright, but most of them are transgressors.

Mahmoud Ghali

And indeed We already sent N?h and Ibrahîm, (Noah and Abraham, respectively) and We have made the Prophet hood and the Book in their (two) off springs. So, among them are (some) right-guided, and many of them are immoral.

Marmaduke Pickthall

And We verily sent Noah and Abraham and placed the prophethood and the scripture among their seed, and among them there is he who goeth right, but many of them are evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent Noah and Abraham, and gave prophethood to their progeny and the Book, and some of them are well-directed, but many of them are disobedient.

Muhammad Asad

And, indeed, [to the same end] We sent forth Noah and Abraham [as Our message-bearers], and established prophethood and revelation among their descendants; and some of them were on the right way, but many were iniquitous.

Mustafa Khattab

And indeed, We sent Noah and Abraham and reserved prophethood and revelation for their descendants. Some of them are ˹rightly˺ guided, while most are rebellious.

Progressive Muslims

And We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the Scripture. Some of them were guided, while many were wicked.

Rashad Khalifa

We sent Noah and Abraham, and we granted their descendants prophethood and the scripture. Some of them were guided, while many were wicked.

Sahih International

And We have already sent Noah and Abraham and placed in their descendants prophethood and scripture; and among them is he who is guided, but many of them are defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And We sent Noah, and Abraham, and placed among their progeny prophethood and the Writ. And among them is he who is guided; but many of them are perfidious.

Shabbir Ahmed

And indeed, We sent Noah and Abraham and granted their descendants Prophethood and the Scripture. And among them there is he who goes aright, but a great many of them have drifted away.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We sent Nuh (Noah) and Ibrahim (Abraham) and established in their line prophet-hood and revelation: And some of them (their people) were on right guidance but many of them became rebellious transgressors.

Taqi Usmani

Indeed We sent NūH and Ibrāhīm, and kept the Book and prophet-hood (continuing) in their progeny. So, some of those (to whom they were sent) were on the right path, and many of them were sinners.

The Monotheist Group

And We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the Book. Some of them were guided, while many were wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hadîd suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩