Diyanet İşleri
Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
Fussilet suresi · 33–36. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Fussilet suresi, 33. ayet. وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلًا مِّمَّن دَعَآ إِلَى ٱللَّهِ وَعَمِلَ صَٰلِحًا وَقَالَ إِنَّنِى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ
Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
Allah'a davet eden, dipnot 1 iyi iş(ler) yapan ve "Ben müslümanlardanım!" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki! dipnot 2
Allah'a davet eden, dürüst ve erdemli davranan ve "Ellbette ben kayıtsız şartsız Allah'a teslim olanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
(İnsanları) Allah'a çağıran, doğru ve adil olanı yapan ve "Şüphesiz ben Allah'a teslim olanlardanım!" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Allah'a çağıran, imanın gereğini uygulayan ve: "Muhakkak ki ben mutlak teslimiyeti yaşayanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
Allah'a davet eden, sâlih amel işleyen ve "ben müslümanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Allah'a çağıran, erdemli edimler yapan ve "Kesinlikle, teslim olanlar arasındayım!" diyenden, daha güzel sözlü kim vardır?
Allah'a çağıran, yararlı iş yapan ve "Ben, kesinlikle Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
ALLAH'a çağıran, erdemli davranan ve "Ben teslim olanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
ALLAH'a çağıran, erdemli davranan ve 'Ben teslim olanlardanım,' diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
"Ben şüphesiz müslümanlardanım." deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir?
Ben şübhesiz müslimanlardanım deyip salah ile çalışarak Allaha da'vet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir?
Allah'a çağıran, salihatı yapan ve "Ben Müslüm dipnot 1 olanlardanım." diyen kimseden daha iyi sözlü kim vardır?
Allah'a çağıran, salihatı yapan ve "Ben Müslüman olanlardanım." diyen kimseden daha iyi sözlü kim vardır?
Allah'a çağıran, salihatı yapan dipnot 1 ve "Ben teslim olanlardanım." diyen kimseden daha iyi sözlü kim vardır?
Tanrı'ya çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
(İnsanları) Allaha da'vet ve (kendisi de) iyi amel (ve hareket) eden ve "ben şübhesiz müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kimdir?.
Muhakkak ki ben müslümanlardanım, diyerek salih amel işleyen ve Allah'a çağıran kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve: “Şüphesiz ki ben Müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?
(İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
Allah'a çağıran, iyi işler yapan ve "Ben Allah'a tam teslim olanlardanım!" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir dipnot 1 !
Allah'a çağıran, iyi işler yapan ve "Ben Allah'a tam teslim (müslüman) olanlardanım" diyen kişinin sözünden daha güzelini kim söyleyebilir?
Allah’a davet eden, salih amel yapan ve “Ben Müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Allah'a davet eden, doğruları yapan ve "Ben Müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Allah'a çağırıp/yakarıp hayra ve barışa yönelik iş yapan ve "Ben, Müslümanlardanım/Allah'a teslim olanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?!
Fussilet suresi, 34. ayet. وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel şekilde sav! dipnot 1 Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sımsıcak bir dost olur.
Madem ki iyilik de bir olmaz, kötülük de; (o halde) sen tezini en güzel biçimde savun! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir.
(Madem ki) İyilik ile kötülük bir değil, sen (kötülüğü) daha güzel olan ile sav; bak, o zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse, (eski bir) dostun, gerçek bir arkadaşınmış gibi davranır!
İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır. . . O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.
İyilik ile kötülük bir olmaz; en güzel biçimde uzaklaştır. Böyle yaptığında, seninle aranızda düşmanlık olan kimse, yakın bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, en iyi olanla karşılık ver! Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kişi sanki candan bir dostmuş gibi olur.
İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen en iyi bir biçimde karşılık ver. O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kişi belki en iyi dostun oluverir.
İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen en iyi bir biçimde karşılık ver. O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kişi belki en iyi dostun oluverir.
Hem hasene (güzellik, iyilik) de bir değildir kötülük de. Kötülüğü, en güzel olan hasene ile önle. O zaman bakarsın ki, seninle arasında bir düşmanlık bulunan kimse yakılgan (şefkatli) bir hısım gibi olmuş!
Hem hasene de müsavi olmaz seyyie de, seyyieyi en güzel olan hasene ile def'et! O vakıt bakarsın ki seninle arasında bir adavet bulunan kimse yakılgan bir hısım gibi olmuştur
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, candan velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, candan velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel (haslet ne ise) onunla önle. O zaman (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile sanki yakın dost (un olmuş) dur.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, fenalığı en iyi şekilde sav. O zaman göreceksin ki; seninle arasında düşmanlık bulunan kişi bile yakın bir dost gibi oluvermiştir.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir olmaz. (Sen kötülüğü) En güzel olan şeyle sav. O zaman bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dosttur.
İyilikle kötülük bir olmaz; sen kötülüğü en güzel şekilde sav. Bir de bakarsın ki aranızda düşmanlık olan kişi sıcak bir dost gibi oluvermiş dipnot 1 .
İyilikle kötülük bir olmaz; sen kötülüğü iyilikle karşıla. O zaman aranda düşmanlık olan kişinin can dostun olduğunu görürsün.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost gibi olur.
Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.
Fussilet suresi, 35. ayet. وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٍ
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük payı olan kimse kavuşturulur.
Ne ki bu (meziyete) sadece sabırda direnenler ulaşabilir; yine buna, ancak kendisine büyük bir pay ayrılanlar ulaşabilir.
Ama (bu mazhariyet) sadece sıkıntıya karşı sabredenlere verilmiştir; yalnızca (faziletten) en büyük payı almış olanlara verilmiştir.
(Bu özelliğe) sadece sabredenler kavuşturulur. . . (Bu sabıra da) sadece büyük nasip sahipleri kavuşturulur.
Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.
Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Dirençli olanlardan başkası buna eriştirilmez. Büyük paya hak kazanmış olanlardan başkası buna eriştirilmez.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.
Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.
O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak (fazilette) büyük pay sahibi olan kavuşturulur.
O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak büyük bir hazz sahibi olan kavuşturulur
Buna dipnot 1 ancak sabredenler kavuşturulur ve buna büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna dipnot 1 ancak sabredenler kavuşturulur ve buna büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna dipnot 1 ancak sabredenler ve büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna da sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.
Bu (en güzel haslete) sabredenlerden başkası kavuşdurulmaz. Buna büyük bir hazza malik olandan gayrisi erişdirilmez.
Bu, ancak sabredenlere vergidir. Ve buna ancak o büyük hazzı tadanlar kavuşturulur.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur.
Bu (kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük şansı olan kavuşturulur.
Buna ancak sabırlı olanlar /duruşunu bozmayanlar ulaştırılır. Buna ancak (iyi işlerden) büyük bir pay sahibi olanlar ulaştırılır dipnot 1 .
Bu davranışı ancak sabırlı olanlar gösterebilirler. Bu seviyeye ancak hayırda büyük pay sahibi olanlar ulaşabilirler.
Buna sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Buna sabredenlerden başkası ulaşamaz. Buna, büyük hazzı tadanlardan başkası ulaşamazlar.
Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz.
Fussilet suresi, 36. ayet. وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ نَزْغٌ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Sana şeytandan bir kışkırtma gelirse hemen Allah'a sığın! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir. dipnot 1
Ve eğer Şeytan tarafından ısrarlı bir ayartmaya maruz kalırsan, hemen Allah'a sığın: Çünkü O her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Bu nedenle, eğer Şeytandan gelen bir vesvese seni (anlamsız, sebepsiz bir öfkeye) sürükleyecek olursa, hemen Allah'a sığın, şüphesiz yalnız O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir!
Eğer şeytandan bir etki seni tahrik ederse, hemen Esma'sıyla nefsinin hakikati olan Allah'a sığın (Esma'sının, hakikatin olan kuvvelerini harekete geçir)! Muhakkak ki O, "HU"; Semi'dir, Aliym'dir.
Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.
Ve şeytandan gelen kötü bir düşünce seni etkisine alırsa, hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz, O, Duyandır; Bilendir.
Şeytan senin içine bir vesvese düşürürse hemen Allah'a sığın! Çünkü O, her şeyi duyandır; bilendir.
Sapkından herhangi bir düşünce seni etkisi altına alırsa ALLAH'a sığın. O İşitendir, Bilendir.
Şeytandan herhangi bir düşünce seni etkisi altına alırsa ALLAH'a sığın. O İşitendir, Bilendir
Şayet seni şeytandan (gelen) bir dürtüş dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın! O'dur ancak işiten, bilen.
Şayed seni Şeytandan bir dürtüş dürtecek olursa hemen Allaha sığın (istiaze et) çünkü odur ancak işiden bilen
Ne zaman şeytan kötü bir dürtüş dipnot 1 ile seni dürtülecek olursa hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Eğer şeytan, bir dürtüş dipnot 1 ile seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın dipnot 2 . O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Eğer şeytan, bir dürtüş dipnot 1 ile seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın dipnot 2 . O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Tanrı'ya sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer seni şeytandan bir dürtüş fitlerse hemen Allaha sığın. Çünkü O, (senin sığındığını) bizzat hakkıyle işiden, (niyyetini, salahını) çok iyi bilendir.
Şeytan, seni bir vesvese ile dürtecek olursa; Allah'a sığın. Doğrusu O; Semi, Alim olanın kendisidir.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
Şeytan'dan sana bir vesvese gelirse, hemen Allah’a sığın. Allah her şeyi işitendir. Her şeyi bilendir.
Eğer şeytandan kötü bir düşünce, seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Şeytandan bir dürtü seni dürterse hemen Allah'a sığın. Şüphesiz ki o, daima dinleyen ve her şeyi bilendir dipnot 1 .
Eğer seni Şeytan dürtecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O (Allah), dinler ve bilir.
Eğer şeytandan bir vesvese sana gelecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O, her şeyi işitendir, bilendir.
Eğer şeytandan bir vesvese seni dürtüklerse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, her şeyi işiten ve bilendir.
Eğer şeytandan gelen kötü bir dürtü seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın! Çünkü en iyi işiten O'dur, en iyi bilen O...
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.