Diyanet İşleri
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 34. ayet. وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ
velâ testevi-lḥasenetü vele-sseyyieh. idfa` billetî hiye aḥsenü feiẕe-lleẕî beyneke vebeynehû `adâvetün keennehû veliyyün ḥamîm.
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu En güzel söz; kötülüğü en güzel şekilde savmak Fussilet 33–36 3
(31-32) "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah'tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var."
Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
34. “İyikle kötülük bir olmaz.” Yani Yüce Allah’ın rızası için iyilikleri ve itaatleri işlemek ile O’nu gazaplandıran ve razı etmeyen kötülük ve masiyetleri işlemek birbirine eşit değildir. İnsanlara iyilikte bulunmak ile onlara kötülük yapmak da ne özü itibari ile ne nitelikleri itibari ile ne de karşılıkları itibari ile bir değildir: “İyiliğin karşılığı iyilikten başkası olabilir mi?” (er-Rahmân, 55/60)
Daha sonra Yüce Allah, çok önemli bir yeri olan özel bir iyilik türünü emretmektedir ki bu da sana kötülük yapana senin iyilik yapmandır: “Sen (kötülüğü) en güzel şekliyle uzaklaştır.”
Yani insanlardan herhangi bir kimse, özellikle de akraba, arkadaş vb. gibi senin üzerinde büyük hakkı olan bir kişi, söz ya da davranışları ile sana kötülükte bulunacak olursa, sen ona iyilikte bulunarak karşılık ver. O seninle bağını koparırsa sen ilişkini sürdür. Sana haksızlık ederse sen onu affet. Gıyabında veya huzurunda senin aleyhinde konuşursa sen ona aynısıyla karşılık verme, aksine onu affet ve yumuşak söz ile karşılık ver. Sana darılır ve seninle konuşmayacak olursa sen onunla güzel bir şekilde konuş ve ona selâm ver.
Kötülüğe iyilikle karşılık verirsen pek büyük faydalar ortaya çıkacaktır. Zira
“O zaman seninle kendisi arasında düşmanlık olan kimse sanki candan bir dost oluverir.” Sana adeta pek yakın ve şefkatli bir kimse gibi davranır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ı razı eden itaat ve iyilikleri yapan ile Allah'ın öfkesini getiren günah ve kötü amelleri işleyen bir olmaz. İnsanlardan sana kötülük edenin kötülüğünü en güzel bir şekilde defet. Senin ile kendisi arasında geçmişte düşmanlık olan kimsenin - kötülüğünü ihsanda bulunarak defedersen- sanki o şefkatli bir dost gibi olur.
Aynı kök: دفع (10 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı…
Aynı kök: دفع (10 geçiş)
Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…
Aynı kök: دفع (10 geçiş)
(166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…
Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel şekilde sav! dipnot 1 Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sımsıcak bir dost olur.
Madem ki iyilik de bir olmaz, kötülük de; (o halde) sen tezini en güzel biçimde savun! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir.
(Madem ki) İyilik ile kötülük bir değil, sen (kötülüğü) daha güzel olan ile sav; bak, o zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse, (eski bir) dostun, gerçek bir arkadaşınmış gibi davranır!
İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır. . . O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.
İyilik ile kötülük bir olmaz; en güzel biçimde uzaklaştır. Böyle yaptığında, seninle aranızda düşmanlık olan kimse, yakın bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, en iyi olanla karşılık ver! Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kişi sanki candan bir dostmuş gibi olur.
İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen en iyi bir biçimde karşılık ver. O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kişi belki en iyi dostun oluverir.
İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen en iyi bir biçimde karşılık ver. O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kişi belki en iyi dostun oluverir.
Hem hasene (güzellik, iyilik) de bir değildir kötülük de. Kötülüğü, en güzel olan hasene ile önle. O zaman bakarsın ki, seninle arasında bir düşmanlık bulunan kimse yakılgan (şefkatli) bir hısım gibi olmuş!
Hem hasene de müsavi olmaz seyyie de, seyyieyi en güzel olan hasene ile def'et! O vakıt bakarsın ki seninle arasında bir adavet bulunan kimse yakılgan bir hısım gibi olmuştur
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, candan velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, candan velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü iyilikle sav. dipnot 1 Bir de bakmışsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi, velin dipnot 2 oluvermiş.
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel (haslet ne ise) onunla önle. O zaman (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile sanki yakın dost (un olmuş) dur.
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, fenalığı en iyi şekilde sav. O zaman göreceksin ki; seninle arasında düşmanlık bulunan kişi bile yakın bir dost gibi oluvermiştir.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir olmaz. (Sen kötülüğü) En güzel olan şeyle sav. O zaman bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dosttur.
İyilikle kötülük bir olmaz; sen kötülüğü en güzel şekilde sav. Bir de bakarsın ki aranızda düşmanlık olan kişi sıcak bir dost gibi oluvermiş dipnot 1 .
İyilikle kötülük bir olmaz; sen kötülüğü iyilikle karşıla. O zaman aranda düşmanlık olan kişinin can dostun olduğunu görürsün.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost gibi olur.
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost gibi olur.
Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.
Nor does a deed crowned with equity and good will compare with a deed tinted with evil and ill - will. Therefore repel what affects you with distaste and aversion by what is morally and spiritually sublime, and there you will find that he who harbours to you enmity and ill - will has come to be as though he were a friend actuated with the feeling of sincerity.
Good and evil cannot be equal. [Prophet], repel evil with what is better and your enemy will become as close as an old and valued friend,
Nor can goodness and Evil be equal. Repel (Evil) with what is better: Then will he between whom and thee was hatred become as it were thy friend and intimate!
(O Prophet), good and evil are not equal. Repel (evil) with that which is good, and you will see that he, between whom and you there was enmity, shall become as if he were a bosom friend (of yours). dipnot 1
A good action and a bad action are not the same. Repel the bad with something better and, if there is enmity between you and someone else, he will be like a bosom friend.
The good deed and the evil deed cannot be equal. Repel (the evil) with one which is better (i.e. Allâh orders the faithful believers to be patient at the time of anger,[2] and to excuse those who treat them badly) then verily he, between whom and you there was enmity, (will become) as though he was a close friend.
Good and evil [conduct] are not equal. Repel [evil] with what is best. [If you do so, ] behold, he between whom and you was enmity, will be as though he were a sympathetic friend.
And good and evil are not alike. Repel (evil) with that (benign and graceful way) which is best, and lo, the person between whom and you there is enmity will behave as if he were your warm-hearted friend.
Not equal are the good deed and the evil deed. Repel with that which is fairer and behold, he between whom and thee there is enmity shall be as if he were a loyal friend.
(Mohammad), know that goodness and evil are not equal. Therefore resort to the nicest response [to the worse treatment]. It is only then that your worse enemy may turn to be your best friend one day.
Good and evil shall not be deemed alike; repel (evil) with what is best, and lo! He between whom and thyself was enmity is as though he were a warm patron.
Not equal are the good and the bad response. You shall resort to the one which is better. Thus, the one who used to be your enemy may become your best friend.
Good and evil shall not be held equal. Turn away evil with that which is better; and behold, the man between whom and thyself there was enmity, shall become, as it were, thy warmest friend:
And not alike are the good and the evil. Repel evil with what is best, when lo! He between whom and you was enmity would be as if he were an intimate friend.
And not equal are the fair deed and the odious deed. Repel with that which is fairest; then, only then, he between whom and you there is enmity will be as if he were an intimate constant patron.
The good deed and the evil deed are not alike. Repel the evil deed with one which is better, then lo! he, between whom and thee there was enmity (will become) as though he was a bosom friend.
Good and evil are not alike. Repel evil with what is good. Then you will find your erstwhile enemy like a close. affectionate friend.
But [since] good and evil cannot be equal, repel thou [evil] with something that is better and lo! he between whom and thyself was enmity [may then become] as though he had [always] been close [unto thee], a true friend!
Good and evil cannot be equal. Respond ˹to evil˺ with what is best, then the one you are in a feud with will be like a close friend.
Not equal are the good and the bad response. You shall resort to the one which is better. Thus, the one who used to be your enemy, may become your best friend.
Not equal is the good response and the bad response. You shall resort to the nicest possible response. Thus, the one who used to be your enemy, may become your best friend.
And not equal are the good deed and the bad. Repel [evil] by that [deed] which is better; and thereupon the one whom between you and him is enmity [will become] as though he was a devoted friend.
And not equal are the good and the evil. Repel thou with that which is better, and then is he between whom and thee is enmity like a loyal friend;
Since good conduct and bad conduct cannot be alike, repel evil words and deeds in a way that is decent. And, behold, he, between whom and you there was enmity, may become as though he was your bosom friend!
And good deeds and evil deeds cannot be equal. (So) give up (evil) with what is better: Then verily, he (the one) between whom and you, was hatred, will become like your friend and close companion (to you as a Muslim brother)!
Good and evil are not equal. Repel (evil) with what is best, and you will see that the one you had mutual enmity with him will turn as if he were a close friend.
Not equal are the good and the bad response. You shall resort to the one which is better. Thus, the one who used to be your enemy, may become your best friend.