Fussilet suresi

Fussilet suresi, 43. ayet

Fussilet suresi, 43. ayet. مَّا يُقَالُ لَكَ إِلَّا مَا قَدْ قِيلَ لِلرُّسُلِ مِن قَبْلِكَ إِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ أَلِيمٍ

mâ yüḳâlü leke illâ mâ ḳad ḳîle lirrusüli min ḳablik. inne rabbeke leẕû magfirativ veẕû `iḳâbin elîm.

Diyanet İşleri

Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 40–46 · surenin 43. ayeti / 54
  1. Fussilet 40

    Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

  2. Fussilet 41

    Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.

  3. Fussilet 42

    Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

  4. 43

    Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

  5. Fussilet 44

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun ayetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?" derlerdi. De ki: "O, inananlar için bir hidayet ve şifadır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar)."

  6. Fussilet 45

    Andolsun! Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

  7. Fussilet 46

    Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. Yani ey peygamber! Seni yalanlayan ve sana karşı inatla direnenler tarafından “sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenmiş olanlardan başka bir şey değildir.” Onlarla aynı türdendir, hatta onların hepsi de belki aynı sözleri söylemiş bulunuyorlar.

Bütün yalanlayıcı ümmetlerin, peygamberlerin Yüce Allah’a dini halis kılmaya, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ibadet etmeye çağırmalarından dolayı hayrete düşmeleri, güç yetirebildikleri bütün yollarla bu çağrıyı reddetmeye kalkışmaları, “Siz ancak bizim gibi birer insansınız” demeleri, peygamberlerine getirmeleri için herhangi bir gerek olmayan birtakım mucizeler getirmelerini teklif etmeleri vb. gibi inkarcı sözler hep aynıdır.

Küfürde kalpleri birbirine benzediği için sözleri de birbirine benzemiştir.

Peygamberler -salât ve selâm onlara olsun- onların eziyetlerine ve yalanlamalarına sabrettiler. Senden öncekiler sabrettiği gibi sen de öylece sabret.

Daha sonra onları tevbe etmeye, mağfirete vesile olacak işleri yapmaya çağırıp sapıklık üzere devam etmekten de sakındırarak şöyle buyrulmaktadır:

“Şüphesiz senin Rabbin hem” günahından vazgeçip tevbe eden herkesin bütün günahlarını silecek kadar pek büyük bir “mağfiret sahibidir, hem de” günahı üzere ısrar edip büyüklenmeye devam eden herkes için hazırlanmış “can yakıcı bir azabın sahibidir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Yalanlama hususunda sana söylenenler senden önceki peygamberlere de söylendi, sabret. Muhakkak senin Rabbin, kullarından kendine tövbe edene karşı mağfiret sahibi ve günahında ısrar edip tövbe etmeyen için ise elem dolu azap sahibidir.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَّا ma değildir
  2. يُقَالُ yukalu söylenen kök: قول
  3. لَكَ leke sana
  4. إِلَّا illa başka bir şey
  5. مَا ma olandan
  6. قَدْ kad
  7. قِيلَ kile söylenmiş kök: قول
  8. لِلرُّسُلِ lirrusuli elçilere kök: رسل
  9. مِن min
  10. قَبْلِكَ ۚ kablike senden önceki kök: قبل
  11. إِنَّ inne kuşkusuz
  12. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  13. لَذُو lezu sahibi
  14. مَغْفِرَةٍۢ megfiratin bağışlama kök: غفر
  15. وَذُو ve zu ve sahibidir
  16. عِقَابٍ ikabin azab kök: عقب
  17. أَلِيمٍۢ elimin acı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana söylenmekte olan, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. dipnot 1 Şüphesiz ki senin Rabbin hem bağışlama sahibidir hem de elem verici bir azabın sahibidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada kavmi tarafından yalanlanan Hz. Peygamber'e moral verilmektedir. Dini öğretilerdeki amaç birliğiyle ilgili bkz. En‘âm 6:90; Nahl 16:118; Şu‘arâ 26:196; Şûrâ 42:13; Necm 53:36-37; A‘lâ 87:18-19.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Nebi!) Sana söylenenler, senden önceki elçilere söylenenlerden başka bir şey değildir. Şüphe yok ki senin Rabbinin bağışlayıcılığı kesindir, ama (aynı zamanda) can yakıcı bir cezanın da sahibidir.

Muhammed Esed

(Sana gelince, ey Muhammed,) senin için söylenenler, senden önceki (Allah'ın) elçiler(i) için söylenenlerden başka bir şey değildir. Bak, senin Rabbin bağışlayıcıdır, ama aynı zamanda en şiddetli şekilde cezalandırmaya da kadirdir!

Ahmed Hulusi

(Ey Allah Rasulü!) Senden önceki Rasullere söylenmiş olandan başkası sana söylenmiyor! Muhakkak ki Rabbin hem bağışlayıcıdır hem de feci azap yaşatandır.

Ali Bulaç

Sana söylenen şeyler, senden önceki elçilere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz, Rabbin, hem elbette mağfiret sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Sana söylenen, senden önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Elbette ki senin Rabbin, hem mağfiret sahibi hem de acı bir azap sahibidir.

Ali Rıza Safa

Senin için söylenenler, senden önceki elçiler için söylenenlerden daha değişik değildir. Kuşkusuz, Efendin, kesinlikle, hem bağışlayıcıdır hem de acı veren ağır bir cezalandırması vardır.

Bayraktar Bayraklı

Sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenenlerden başkası değildir. Şüphesiz senin Rabbin, hem affedicidir; hem de acı bir azap sahibidir.

Edip Yüksel

Senin için söylenilenler, senden önceki elçiler için söylenilenlerin aynısıdır. Kuşkusuz senin Efendin hem bağışlanma sahibi, hem de acı azap sahibidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Senin için söylenilenler, senden önceki elçiler için söylenilenlerin aynısıdır. Kuşkusuz senin Rabbin hem bağışlanma sahibi, hem de acı azap sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana senden önceki peygamberlere denilenden başkası denilmiyor ve şüphe yok ki, Rabbin hem bir bağışlama sahibidir, hem de elem verici bir azap.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana senden evvelki Resullere denilenden başka bir şey denilmiyor ve şübhe yok ki rabbın hem bir mağrifet sahibidir hem de elim bir ıkab

Erhan Aktaş

Sana, senden önceki Resullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. dipnot 1 Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önceki Resullere de aynı şekilde sataşmışlardı, itham etmişlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, senden önceki resullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. dipnot 1 Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önceki resullere de aynı şekilde sataşmışlardı, itham etmişlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, senden önceki rasullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. dipnot 1 Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önceki rasullere de ayni şekilde sataşmışlardı, itham etmişlerdi.

Gültekin Onan

Sana söylenen şeyler, senden önceki elçilere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz, rabbin, hem elbette mağrifet sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sana, senden evvelki peygamberlere de söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. Şübhe yok ki senin Rabbin hem mutlak mağfiret saahibidir, hem çok elem verici azab saahibi.

İbni Kesir

Senin için söylenenler, mutlaka senden önceki peygamberler için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbın; hem mağfiret sahibidir, hem de elim bir azab sahibidir.

Mehmet Alagaş

(37-46) Gece, gündüz, güneş, ay, O’nun ayetlerindendir, Güneşe ve aya secde etmeyin, eğer ki ibadet edecekseniz de onların (bu saydıklarımızın) hepsini yaratana secde edin. Eğer ki büyüklenirlerse (Allaha secde etmekten imtina ederlerse) Rabbinin yanındakiler zaten gece gündüz onu hiç bıkmadan üstün tutmaktadırlar / tesbih etmektedirler. (Zaten yeteri kadar kul var) (Her şeyin üstünde tutmak, tıpkı ne gibi suyun üstünde tutunma, y üzme gibi) Onun ayetlerinden biri de Arz’ın ürkmüş halde olmasıdır, Onun üzerine suyu indirdiğimiz de sarsılır, hareketlenir ve kabarır, işte ona hayat veren kesinlikle ölülere de hayat verecektir, Muhakkak ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Bizim Ayetlerimizde meyledip sapanlar bize gizli kalamaz / biliriz , ateşe atılan kişi mi daha hayırlıdır kıyamet günü emniyet içinde getirilen (hangisi daha hayırlı?) şimdilik istediğinizi /dilediğinizi yapın, muhakkak ki O yaptıklarınızı görendir. Onlara hatırlatma geldiğinde üzerini örttüler / yok saydılar, muhakkak ki O , saygın bir kitaptır. (Yok sayılacak bir kitap değildir) Ona önünden ve ardından bir geçersizlik / iptallik / batıllık getirilemez , hâkim ve övülen den indirilmedir. Sana da senden öncekilere denilenlerden başkası / farklısı söylenmiyor. (Aynı / tanıdık bilindik şeyleri söylüyorlar) Muhakkak ki Rabbin mağfiret te sahibidir acıtıcı / elim bir azap ta sahibidir. Eğer ki Onu / okunanı / Kuran ’ı yabancı / acemi yapsaydık diyeceklerdi ki; Onun ayetleri sınıf sınıf ayrıştırılarak anlatılsaydı. Arabi ye yabancı mı? (Kendi dilinizden değil mi? doğru söyleyin nasıl acemi dersiniz) De ki O yola sokar / hidayet verir ve tedavi eder / şifa verir. İman etmeyen kimselerin kulaklarında ağır işitme / sağırlık vardır , onlar da körlük te vardır, işte onlar çok uzak bir mekândan çağrılmaktadırlar. Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya da kesinlikle kitabı verdik O’nda karşıtlık oluştu , ihtilafa düşüldü, eğer ki Rabbin kendini verdiği bir kelimeyle / ver diği söz ile tutmasaydı , onlar hakkındaki hüküm gerçekleşirdi. Muhakkak ki onlar, ondan kuşkulanıyorlar ve şüphe / mürib içindeler. (Şek; kuşku Rayb, şüphe Mirye; tereddüt) Kim ıslah edici bir faaliyet icra ederse kendisi içindir, kim de kötülük icra ederse aleyhinedir, Rabbin kullarına zulmedici değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana söylenenler, senden önceki rasûllere söylenenlerden başka bir şey değildir. Süphesiz Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de elem verici bir azap sahibidir.

Süleyman Ateş

Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sahibi, hem de acı azab sahibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin için söylenenler senden önceki elçiler için söylenenlerden farklı değildir. Senin Rabbinin (Sahibinin) hem affı hem de pek acıklı azabı vardır.

Şaban Britch

Sana söylenenler, senden önceki elçilere söylenenlerden başka bir şey değildir. Süphesiz Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de acı bir azap sahibidir.

Şaban Piriş

Sana söylenenler, senden önceki elçilere söylenenlerden başka bir şey değildir. Süphesiz Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de acı bir azap sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Senin için söylenen, senden önceki resuller için söylenenden başka şey değildir. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin hem çok affedicidir hem de acıklı bir azabın sahibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nothing is said to you O Muhammad by your opponents who call you everything they could lay their tongues to that was not said to Messengers sent before you. Indeed Allah, your Creator, has on hand mercy and forgiveness and He has on hand also condign punishment.

Abdul Haleem

[should remember that] you [Prophet] are not told anything that the previous messengers were not told: your Lord is a Lord of forgiveness, but also of painful punishment.

Abdullah Yusuf Ali

Nothing is said to thee that was not said to the messengers before thee: that thy lord has at his Command (all) forgiveness as well as a most Grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), nothing is said to you but what was already said to the Messengers before you. Surely your Lord is the Lord of forgiveness dipnot 1 and the Lord of grievous chastisement.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, it is all due to His clemency and forgiveness that although His Messengers were opposed, abused and persecuted yet He went on giving respite to their opponents for years and years on end.

Aisha Bewley

Nothing has been said to you that was not said to the Messengers before you. Your Lord is the Possessor of forgiveness but also of painful retribution.

Al-Hilali & Khan

Nothing is said to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) except what was said to the Messengers before you. Verily, your Lord is the Possessor of Forgiveness, and (also) the Possessor of Painful Punishment.[1]

Ali Quli Qarai

Nothing is said to you except what has already been said [earlier] to the apostles before you. Indeed your Lord is forgiving and One who metes out a painful retribution.

Amatul Rahman Omar

Nothing is said (in the form of objection) to you what was not already said to the Messengers before you. Verily, your Lord is Master of Protection (for the believers) and (also) Master of woeful retribution (for the disbelievers).

Arthur John Arberry

Naught is said to thee but what already was said to the Messengers before thee. Surely thy Lord is a Lord of forgiveness and of painful retribution.

Bijan Moeinian

Nothing is being said to you (Mohammad) which has not already been said to the Prophets before you [Qur’an is thus being the same book which was revealed to all Prophets but lost throughout the time]. Surely your Lord is forgiving [as he gives ample time to disbelievers to contemplate] as well as harsh in punishment.

E. Henry Palmer

Naught is said to thee but what was said to the apostles before thee, 'Verily, thy Lord is Lord of forgiveness and Lord of grievous torment!'

Edip-Layth

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and a painful retribution.

George Sale

No other is said unto thee by the infidels of Mecca, than what hath been formerly said, unto the apostles before thee: Verily thy Lord is inclined to forgiveness, and is also able to chastise severely.

Hamid S. Aziz

Naught is said unto you (O Muhammad) but what was said unto the messengers before you; surely your Lord is the Lord of Forgiveness and the Lord of dire Retribution.

Mahmoud Ghali

In no way is anything said to you except what already was said to the Messengers before you. Surely your Lord is indeed The Owner of forgivenes and The Owner of painful punishment.

Marmaduke Pickthall

Naught is said unto thee (Muhammad) save what was said unto the messengers before thee. Lo! thy Lord is owner of forgiveness, and owner (also) of dire punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing is said to you which had not been said to other apostles before you. Surely your Lord is the lord of forgiveness, but also the lord of severe retribution.

Muhammad Asad

[And as for thee, O Prophet,] nothing is being said to thee but what was said to all [of God’s] apostles before thy time. Behold, thy Sustainer is indeed full of forgiveness - but He has also the power to requite most grievously!

Mustafa Khattab

˹O Prophet!˺ Nothing is said to you ˹by the deniers˺ except what was already said to the messengers before you. Surely your Lord is ˹the Lord˺ of forgiveness and painful punishment.

Progressive Muslims

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and a painful retribution.

Rashad Khalifa

What is said to you is precisely what was said to the previous messengers. Your Lord possesses forgiveness, and He also possesses painful retribution.

Sahih International

Nothing is said to you, [O Muúammad], except what was already said to the messengers before you. Indeed, your Lord is a possessor of forgiveness and a possessor of painful penalty.

Sam Gerrans

Nothing is said to thee but what has been said to the messengers before thee: — “Thy Lord is possessor of forgiveness, and possessor of painful retribution,” —

Shabbir Ahmed

Nothing is being said to you (O Messenger) but what was said to all Messengers before you. Behold, your Lord is Owner of the protecting forgiveness, and Owner of awesome grasp. ('Ghafarah' = Helmet of armor = Protecting from hurt = Absolving imperfections).

Syed Vickar Ahamed

Nothing is said to you that was not (already) said to the messengers before you: Surely, that your Lord has, at His Command, (all the) Forgiveness and also the most painful penalty.

Taqi Usmani

Nothing is being said to you but what has been said to the messengers before you. Your Lord is certainly the Lord of forgiveness and the Lord of painful punishment.

The Monotheist Group

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and He has a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩