Diyanet İşleri
İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 18. ayet. وَنَجَّيْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ
venecceyne-lleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.
İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd ve Semûd Fussilet 13–18 3
Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi inkar ediyorlardı.
Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.
Semud kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.
İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.
Allah'ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!
Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.
Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. Yani Allah, Salih aleyhisselam’ı ve ona uyup da şirk ve masiyetlerden sakınan mü’minleri kurtarmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'a ve resulüne iman edenleri kurtardık. Bu kimseler emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takvalı olan kişilerdi. Kavimlerine isabet eden azaptan onları kurtardık.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edip takvâlı (duyarlı) davranmış olanları ise kurtarmıştık. dipnot 1
Ama Biz, iman eden ve sorumluluk bilinciyle kuşananları kurtardık.
Biz, (yalnızca) imana ermiş olan ve Bize karşı sorumluluk bilinci duyanları kurtardık.
İman edip korunanları kurtardık.
İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık.
İnananları kurtardık. Onlar (Allah'tan) korkuyorlardı.
İnananları ve sorumluluk bilinci taşıyanları da kurtardık.
İnananları ve Allah'tan sakınanları kurtardık.
İman Edenleri ve erdemli davrananları ise kurtardık.
İnananları ve erdemli davrananları ise kurtardık.
İman edip de korunanları ise kurtardık.
İyman edip de korunur olanları ise kurtardık
Biz, iman eden ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.
Biz, inanan ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.
Biz, inanan ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.
İnananları ve sakınanları ise kurtardık.
(İçlerinden) iman edib de (Allahdan) korkanları ise kurtardık.
İman edip de korkar olanları da kurtardık.
(13-18) Eğer ki sırt çevirirlerse deki Ad’ın yıldırımı gibi Semud’un yıldırımı gibi sizi uyardım, önlerinden ve artlarından Allah’a ibadet edin diye resullerimiz geldiği zaman , dediler ki Rabbimiz eğer isteseydi melekler indirirdi (insan indirmezdi) Onunla (insan resulle) bize gönderilenleri yok sayıyoruz / görmezden geliyoruz. Daha sonra da Ad kavmi haksız yere kibirlendiler ve bizden kuvvetçe kim daha şiddetlidir ki? Dediler, görmediler mi? Muhakkak ki kuvvetçe onlardan daha şiddetli olan Allah, onları yarattı. A yetlerimize karşı çıktılar, Onların aleyhine, kavurucu rüzgârı, uğursuz günlerde, rezillik azabını dünya hayatında tattırmak için gönderdik, ahiretteki azap daha da rezil edici ve onlara yardım da edilmeyecek. Semud’a gelince; onları da yola ilettik onlar ise hidayet yerine körlüğü sevdiler onları da kazandıklarından ötürü, onur kırıcı / aşağılayıcı yıldırım azabı çarptı, iman edenleri kurtardık, onlar sakınanlar idiler.
İman edip sakınanları kurtardık.
İnananları ve korunanları kurtardık.
İnanıp güvenmiş ve kendilerini yanlışlardan korumuş olanları ise kurtardık dipnot 1 .
İnanıp güvenmiş ve kendilerini korumuş olanları daha önce kurtardık.
İman edenleri ise, Allah’tan sakınmaları/takvaları sebebiyle kurtarmıştık.
İman edenleri ise, Allah'tan sakınmaları sebebiyle kurtarmıştık.
İnananları kurtardık, onlar korunuyorlardı.
And We saved those whose hearts were impressed with the image of religious and spiritual virtues and had entertained the profound reverence dutiful to Allah.
We saved those who believed and were mindful of God.
But We delivered those who believed and practised righteousness.
Yet We delivered those who believed and were God-fearing. dipnot 1
And We rescued those who had iman and taqwa.
And We saved those who believed and used to fear Allâh, keep their duty to Him and avoid evil.
And We delivered those who had faith and were Godwary.
Yet We delivered those who believed and guarded against evil.
And We delivered those who believed and were godfearing.
Only [a few] righteous ones among them were spared.
but we saved those who believed and who did fear.
We saved those who acknowledged and were righteous.
but We delivered those who believed, and feared God.
And We delivered those who believed and did their duty to Allah.
And We safely delivered the ones who believed and were pious.
And We delivered those who believed and used to keep their duty to Allah.
But We saved those who believed and took heed for themselves.
and We saved [only] those who had attained to faith and were conscious of Us.
And We delivered those who were faithful and were mindful ˹of Allah˺.
And We saved those who believed and were righteous.
We always save those who believe and lead a righteous life.
And We saved those who believed and used to fear Allah.
And We delivered those who heeded warning and were in prudent fear.
And We preserved those who had believed and walked aright. (The believers heeded the forewarning of their Messenger and had followed him to safety).
And We saved those who believed and practiced righteousness (and those who had truest Trust in Allah).
And We saved those who believed and used to be God-fearing.
And We saved those who believed and were righteous.