Fussilet suresi

Fussilet suresi, 18. ayet

Fussilet suresi, 18. ayet. وَنَجَّيْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

venecceyne-lleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

Diyanet İşleri

İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 15–21 · surenin 18. ayeti / 54
  1. Fussilet 15

    Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi inkar ediyorlardı.

  2. Fussilet 16

    Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.

  3. Fussilet 17

    Semud kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.

  4. 18

    İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.

  5. Fussilet 19

    Allah'ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!

  6. Fussilet 20

    Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.

  7. Fussilet 21

    Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. Yani Allah, Salih aleyhisselam’ı ve ona uyup da şirk ve masiyetlerden sakınan mü’minleri kurtarmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'a ve resulüne iman edenleri kurtardık. Bu kimseler emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takvalı olan kişilerdi. Kavimlerine isabet eden azaptan onları kurtardık.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَجَّيْنَا ve necceyna ve kurtardık kök: نجو
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananları kök: امن
  4. وَكَانُوا۟ ve kanu ve kök: كون
  5. يَتَّقُونَ yettekune korunanları kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ama Biz, iman eden ve sorumluluk bilinciyle kuşananları kurtardık.

Muhammed Esed

Biz, (yalnızca) imana ermiş olan ve Bize karşı sorumluluk bilinci duyanları kurtardık.

Ahmed Hulusi

İman edip korunanları kurtardık.

Ali Bulaç

İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık.

Ali Özek ve heyeti

İnananları kurtardık. Onlar (Allah'tan) korkuyorlardı.

Ali Rıza Safa

İnananları ve sorumluluk bilinci taşıyanları da kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

İnananları ve Allah'tan sakınanları kurtardık.

Edip Yüksel

İman Edenleri ve erdemli davrananları ise kurtardık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananları ve erdemli davrananları ise kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip de korunanları ise kurtardık.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edip de korunur olanları ise kurtardık

Erhan Aktaş

Biz, iman eden ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, inanan ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, inanan ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.

Gültekin Onan

İnananları ve sakınanları ise kurtardık.

Hasan Basri Çantay

(İçlerinden) iman edib de (Allahdan) korkanları ise kurtardık.

İbni Kesir

İman edip de korkar olanları da kurtardık.

Mehmet Alagaş

(13-18) Eğer ki sırt çevirirlerse deki Ad’ın yıldırımı gibi Semud’un yıldırımı gibi sizi uyardım, önlerinden ve artlarından Allah’a ibadet edin diye resullerimiz geldiği zaman , dediler ki Rabbimiz eğer isteseydi melekler indirirdi (insan indirmezdi) Onunla (insan resulle) bize gönderilenleri yok sayıyoruz / görmezden geliyoruz. Daha sonra da Ad kavmi haksız yere kibirlendiler ve bizden kuvvetçe kim daha şiddetlidir ki? Dediler, görmediler mi? Muhakkak ki kuvvetçe onlardan daha şiddetli olan Allah, onları yarattı. A yetlerimize karşı çıktılar, Onların aleyhine, kavurucu rüzgârı, uğursuz günlerde, rezillik azabını dünya hayatında tattırmak için gönderdik, ahiretteki azap daha da rezil edici ve onlara yardım da edilmeyecek. Semud’a gelince; onları da yola ilettik onlar ise hidayet yerine körlüğü sevdiler onları da kazandıklarından ötürü, onur kırıcı / aşağılayıcı yıldırım azabı çarptı, iman edenleri kurtardık, onlar sakınanlar idiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip sakınanları kurtardık.

Süleyman Ateş

İnananları ve korunanları kurtardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenmiş ve kendilerini korumuş olanları daha önce kurtardık.

Şaban Britch

İman edenleri ise, Allah’tan sakınmaları/takvaları sebebiyle kurtarmıştık.

Şaban Piriş

İman edenleri ise, Allah'tan sakınmaları sebebiyle kurtarmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

İnananları kurtardık, onlar korunuyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We saved those whose hearts were impressed with the image of religious and spiritual virtues and had entertained the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

We saved those who believed and were mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

But We delivered those who believed and practised righteousness.

Abul A'la Maududi

Yet We delivered those who believed and were God-fearing. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For the details of the story of Thamud see (Surah Al- Aaraf, Ayats 73-79); (Surah Houd, Ayats 61-68);(Surah Al- Hijr, Ayats 80-84);(Surah Bani-Israil, Ayat 59);(Surah AshShuaara, Ayats 141-159);(Surah An-Naml, Ayats 45-53) and the E.Ns.

Aisha Bewley

And We rescued those who had iman and taqwa.

Al-Hilali & Khan

And We saved those who believed and used to fear Allâh, keep their duty to Him and avoid evil.

Ali Quli Qarai

And We delivered those who had faith and were Godwary.

Amatul Rahman Omar

Yet We delivered those who believed and guarded against evil.

Arthur John Arberry

And We delivered those who believed and were godfearing.

Bijan Moeinian

Only [a few] righteous ones among them were spared.

E. Henry Palmer

but we saved those who believed and who did fear.

Edip-Layth

We saved those who acknowledged and were righteous.

George Sale

but We delivered those who believed, and feared God.

Hamid S. Aziz

And We delivered those who believed and did their duty to Allah.

Mahmoud Ghali

And We safely delivered the ones who believed and were pious.

Marmaduke Pickthall

And We delivered those who believed and used to keep their duty to Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

But We saved those who believed and took heed for themselves.

Muhammad Asad

and We saved [only] those who had attained to faith and were conscious of Us.

Mustafa Khattab

And We delivered those who were faithful and were mindful ˹of Allah˺.

Progressive Muslims

And We saved those who believed and were righteous.

Rashad Khalifa

We always save those who believe and lead a righteous life.

Sahih International

And We saved those who believed and used to fear Allah.

Sam Gerrans

And We delivered those who heeded warning and were in prudent fear.

Shabbir Ahmed

And We preserved those who had believed and walked aright. (The believers heeded the forewarning of their Messenger and had followed him to safety).

Syed Vickar Ahamed

And We saved those who believed and practiced righteousness (and those who had truest Trust in Allah).

Taqi Usmani

And We saved those who believed and used to be God-fearing.

The Monotheist Group

And We saved those who believed and were righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩