Fussilet suresi

Fussilet suresi, 20. ayet

Fussilet suresi, 20. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَأَبْصَٰرُهُمْ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

ḥattâ iẕâ mâ câûhâ şehide `aleyhim sem`uhüm veebṣâruhüm vecülûdühüm bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 17–23 · surenin 20. ayeti / 54

Konu Derilerin şahitliği ve başa sarılan arkadaşlar Fussilet 19–25 3

  1. Fussilet 17

    Semud kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.

  2. Fussilet 18

    İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.

  3. Fussilet 19

    Allah'ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!

  4. 20

    Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.

  5. Fussilet 21

    Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."

  6. Fussilet 22

    "Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lakin, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz."

  7. Fussilet 23

    "İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “Nihâyet oraya geldiklerinde” cehenneme getirildiklerinde ve işledikleri masiyetleri inkâr ettiklerinde yahut da inkâra kalkışacakları sırada “kulakları, gözleri ve derileri işlemekte oldukları (günahları bildirerek) onların aleyhinde şahitlik eder.” Yani onların her bir organı, kendi aleyhlerine tanıklık edecektir. Her bir organ “Ben filan günü şunu şunu yaptım” diyecektir.

Özellikle bu üç azanın söz konusu edilmesi ise günahların çoğunluğunun bunlarla yahut bunlar sebebi ile işlenmesindendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sürüldükleri ateşe geldiklerinde ve dünyada yaptıklarını kabullenmediklerinde kulakları, gözleri, derileri dünyada işledikleri küfür ve günahlara dair onlar aleyhinde şahitlik ederler.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  2. إِذَا iza zaman
  3. مَا ma
  4. جَآءُوهَا ca'uha oraya vardıkları kök: جيا
  5. شَهِدَ şehide şahidlik ettiler kök: شهد
  6. عَلَيْهِمْ aleyhim aleyhlerine
  7. سَمْعُهُمْ sem'uhum kulakları kök: سمع
  8. وَأَبْصَـٰرُهُمْ ve ebsaruhum ve gözleri kök: بصر
  9. وَجُلُودُهُم ve culuduhum ve derileri kök: جلد
  10. بِمَا bima hakkında
  11. كَانُوا۟ kanu oldukları (işler) kök: كون
  12. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جلد (13 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü…

  • Aynı kök: جلد (13 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar…

  • Aynı kök: جلد (13 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme (duyu)ları, gözleri ve derileri işledikleri şeylerle ilgili olarak onların aleyhine şahitlik edecektir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: İsrâ 17:36; Nûr 24:24; Yâsîn 36:65.

Mustafa İslamoğlu

hatta ateşe vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri yapa geldikleri şeyler sebebiyle onlar aleyhine şahitlik eder.

Muhammed Esed

ve onlar (ateşe) yaklaştıklarında, kulakları, gözleri ve derileri onlara karşı tanıklık yapacak ve onların (yeryüzünde) yaptıklarını anlatacaklar.

Ahmed Hulusi

(Allah'ın düşmanları bilinçler) oraya geldiklerinde, onların sem'leri (işitme hassaları), basarları (görme hassaları) ve derileri (altındaki tüm bedenleri), tüm yaptıklarıyla onların aleyhine olarak şahitlik etti.

Ali Bulaç

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

Ali Özek ve heyeti

Nihayet oraya geldikleri zaman kulakları, gözleri ve derileri, işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.

Ali Rıza Safa

Sonunda oraya geldiklerinde, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları edimler için kendilerine karşı tanıklık edecektir.

Bayraktar Bayraklı

Oraya geldiklerinde kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları amellere karşı onların aleyhine şahitlik ederler.

Edip Yüksel

Nihayet oraya vardıklarında, onların işitme, görme organları ve derileri yaptıkları hakkında tanıklık eder.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nihayet oraya vardıklarında, onların işitme, görme organları ve derileri yaptıkları hakkında tanıklık eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hatta ona vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri neler yaptıkları konusunda aleyhlerine şahitlik ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hatta ona vardıklarında aleyhlerine kulakları ve gözleri ve derileri şehadet eder: neler yapıyor idiyseler.

Erhan Aktaş

Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.

Gültekin Onan

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

Hasan Basri Çantay

Nihayet oraya geldikleri zaman onlar ne yapıyor idiyseler, kulakları, gözleri, derileri kendilerinin aleyhinde şahidlik edecekdir.

İbni Kesir

Nihayet oraya varınca; kulakları, gözleri ve derileri yapar oldukları şeye aleyhlerinde şehadet ederler.

Mehmet Alagaş

(19-25) O gün Allah’ın düşmanları ateşte bir araya getirilmek üzere sevk olunurlar, ona (ateşe) getirildiklerinde kulakları gözleri ve ciltleri yaptıklarından dolayı aleyhlerine tanıklık ede rler, c iltlerine diyecekler ki niçin aleyhimize şahitlik ettiniz? Derler ki her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu, ilk keresinde sizi yaratan O dur, gerisin geri O’na dönülür / rücu edilir. İşitmelerinizi görmelerinizi ciltlerinizi aleyhinize şahitlik eder diye korumuyordunuz , bilakis Allah’ın yaptıklarınızın çoğunu / ek serisini bilmediğini sanıyordunuz. Rabbiniz hakkında sandığınız bu düşünceler sizi daha kötüsüne sürükledi ve yıkılmış halde sabahladınız. Eğer sabredebilirseniz ateş sizin yerinizdir. (Ateşe sabredilir mi?) eğer hoş görülmelerini talep etseler bile hoş görülmezler. Onların etrafında yakın arkadaşlar nasip etmiştik onlara ellerindekileri ve artlarındakileri süslü / cafcaflı göstermişlerdi ve aleyhlerine olacak olan, kendilerinden önce gelip geçen insan ve cin toplumlara / ümmetlere olan söz, gerçekleşti, onlar kesinlikle hasara uğradılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nihayet onlar oraya geldiklerinde kulakları, gözleri, derileri işlediklerini bildirerek aleyhlerine şahitlik edecektir.

Süleyman Ateş

Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahidlik ettiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ateş için bir araya getirilince kulakları, gözleri ve derileri, yapıp ettikleriyle aleyhlerinde şahitlik edecektir.

Şaban Britch

Oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, onların yaptıklarına şahitlik edecektir.

Şaban Piriş

Oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, onların yaptıklarına şahitlik edecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, oraya geldiklerinde kulakları, gözleri, derileri, yapıp-ettikleri hakkında onlar aleyhine tanıklık edecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they have all reached the intended end, there and then shall their senses: hearing, sight and touch or skin bear witness to their deeds of iniquity.

Abdul Haleem

their ears, eyes, and skins will, when they reach it, testify against them for their misdeeds.

Abdullah Yusuf Ali

At length, when they reach the (Fire), their hearing, their sight, and their skins will bear witness against them, as to (all) their deeds.

Abul A'la Maududi

and when all have arrived, their ears, their eyes, and their skins shall bear witness against them, stating all that they had done in the life of the world. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The explanation of this given in the Hadith is that when a stubborn culprit will go on denying his crimes, and will even belie all the witnesses, then the limbs of his body will bear the witness, one after the other, by the command of Allah, and will tell what offenses he had committed through them. This thing has been reported by Anas, Abu Musa Ashari, Abu Said Khudri and Ibn Abbas from the Prophet (peace be upon him), and traditionists like Muslim, Nasai, Ibn Jarir, Ibn Abi Hatim, Bazzar and others have related these in their books. (For further explanation, see(E.N. 55 of Surah YaSeen).

Aisha Bewley

when they reach it, their hearing, sight and skin will testify against them concerning what they did.

Al-Hilali & Khan

Till, when they reach it (Hell-fire), their hearing (ears) and their eyes, and their skins will testify against them as to what they used to do.

Ali Quli Qarai

When they come to it, their hearing will bear witness against them and their sight and their skins concerning what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Till, when they all reach it (- the Hell) their hearing and their eyes and their skins will be (testifying to and) bearing witness against them as to their (mis)deeds.

Arthur John Arberry

till when they are come to it, their hearing, their eyes and their skins bear witness against them concerning what they have been doing,

Bijan Moeinian

Their own ears, eyes and skins will testify against what they have been doing in this world [after all who can deny the video of his own actions?]

E. Henry Palmer

until when they come to it, their hearing and their eyesight and their skins shall bear witness against them of that which they have done.

Edip-Layth

When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.

George Sale

until, when they shall arrive thereat their ears, and their eyes, and their skins shall bear witness against them of that which they shall have wrought.

Hamid S. Aziz

Until when they come to it, their ears and their eyes and their skins shall bear witness against them as to what they did.

Mahmoud Ghali

Till, just when they come to it, their hearing, and their beholdings, (i. e., eyesight (s) and their skins testify against them concerning whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Till, when they reach it, their ears and their eyes and their skins testify against them as to what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

So that when they reach it their ears and eyes and persons will testify to what they did.

Muhammad Asad

till, when they come close to it, their hearing and their sight and their [very] skins will bear witness against them, speaking of what they were doing [on earth].

Mustafa Khattab

When they reach it, their ears, eyes, and skin will testify against what they used to do.[1]

Progressive Muslims

When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.

Rashad Khalifa

Once they get there, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.

Sahih International

Until, when they reach it, their hearing and their eyes and their skins will testify against them of what they used to do.

Sam Gerrans

When they have reached it, their hearing and their sight and their skins will bear witness against them as to what they did.

Shabbir Ahmed

Till, when they reach it, their hearing and their sight and their skins will bear witness against them, about all they had been doing.

Syed Vickar Ahamed

At length, when they reach the (Fire), their hearing, their sight, and their skins will speak up against them, as to (all) their actions.

Taqi Usmani

until when they will come to it, their ears and their eyes and their skins will testify against them about what they used to do.

The Monotheist Group

When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩