Furkân suresi

Furkân suresi, 72. ayet

Furkân suresi, 72. ayet. وَٱلَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا۟ بِٱللَّغْوِ مَرُّوا۟ كِرَامًا

velleẕîne lâ yeşhedûne-zzûra veiẕâ merrû billagvi merrû kirâmâ.

Diyanet İşleri

Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 69–75 · surenin 72. ayeti / 77

Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3

  1. Furkân 69

    Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.

  2. Furkân 70

    Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Furkân 71

    Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah'a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.

  4. 72

    Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

  5. Furkân 73

    Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

  6. Furkân 74

    Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.

  7. Furkân 75

    İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

72. “Yine onlar, yalana/yalan yere şahitlik etmezler.” Yani haram olan her türlü söz ve fiilin bulunduğu yerde hazır bulunmazlar. Haram sözler yahut haram fiiller ihtiva eden bütün meclislerden, sohbet yerlerinden uzak dururlar. Allah’ın âyetlerine (dil uzatarak) dalmak, batıl tartışmalar, gıybet, nemîme (laf taşıma), sövme, iftirada bulunma, alay etmek, haram şarkılar vb. gibi sözlerin bulunduğu, içki içilip ipek yaygıların döşendiği, resim, heykel vb. şeylerin bulunduğu yerlerden uzak dururlar. Onlar bu şekilde yalan söz ve fiillerin işlendiği yerde bulunmadıklarına göre bu tür sözleri söylememeleri ve o tür fiilleri işlememeleri de öncelikle söz konusudur. Yalancı şahitlik de buradaki yalan söze dahildir ve bu âyet-i kerimenin kapsamına da öncelikle girmektedir.

“Boş söz” hayırsız, dini veya dünyevi bir faydası bulunmayan, cahil ve benzeri kimselerin söylediklerine benzer sözlerin “(ve işlerin bulunduğu meclislere) rastladıklarında ona bulaşmadan onurluca geçip giderler.” Kendilerini bu gibi sözlere dalmaktan uzak tutarlar. Bu tür sözlere dalmak sûretiyle değerlerini düşürmezler. Bu gibi sözlere dalmakta bir günah bulunmasa bile bunda bir akılsızlık, insanlık ve erdem açısından bir eksiklik olduğunu düşünürler. Bu nedenle de kendilerini bu gibi sözlerden uzak tutarlar. “Boş söz… meclislere) rastladıklarında” ifadesinde böyle boş sözlerin söylendiği yerlerde hazır bulunmadıklarına ve onu dinlemediklerine işaret vardır. Ancak olur da tesadüfen bu gibi şeylere rast gelecek olurlarsa kendilerini böyle bir söü dinlemekten uzak tutarlar. Onurlarını korurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar günah işlenen, haram ve yasak olan eğlence mekânları gibi batıl yerlerde bulunmazlar. Boş laf konuşan ve boş davranışlarda bulunanlarla karşılaştıklarında vakarla geçip giderler. Kendi nefislerinin değerini bilerek onların arasına girip onlara karışmaktan kendilerini uzak tutarlar.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine onlar
  2. لَا la
  3. يَشْهَدُونَ yeşhedune şahitlik etmezler kök: شهد
  4. ٱلزُّورَ z-zura yalan ve boş söze kök: زور
  5. وَإِذَا ve iza ve ne zaman ki
  6. مَرُّوا۟ merru rastlarlar kök: مرر
  7. بِٱللَّغْوِ bil-legvi boş söze kök: لغو
  8. مَرُّوا۟ merru geçip giderler kök: مرر
  9. كِرَامًۭا kiramen vekar ile kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş) · Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    İçinizden kim Allah'a ve Resulüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.

  • Aynı kök: زور (6 geçiş)

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri…

  • Aynı kök: زور (6 geçiş)

    Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin)…

  • Aynı kök: زور (6 geçiş)

    İnkar edenler, "Bu Kur'an, Muhammed'in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir" dediler.…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Rahmân'ın kulları), yalana şahitlik etmez; dipnot 1 boş şeylerle karşılaştıklarında onurlu bir şekilde geçip giderler. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette verilmek istenen mesaj "yalancı şahitlik"le ilgilidir. "Yalan şahitlik", toplumların hayatında çok önemli bir yıkım nedenidir. Bu nedenle doğru şahitlik yapmak bir hassasiyet ve duyarlılık konusudur. Yalan şahitlik, adaletin yok olmasına veya adaletin gerçekleşmemesine sebep olmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Furkân 25:63; Kasas 28:55; Şûrâ 42:15; kâfirûn 109:6.

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar ki: yalan ve sahte olandan şahitlik etmezler; yararsız ve anlamsız olan şeylerle karşılaştıklarında vakarla geçip giderler.

Muhammed Esed

Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler; boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselere) rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.

Ahmed Hulusi

Onlar ki, yalana, aslı olmayan şeye şahitlik yapmazlar. . . Boş sözlere, dedi-koduya rastladıklarında da (onlara katılmayıp) onurlu olarak geçip giderler.

Ali Bulaç

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Ali Özek ve heyeti

(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.

Ali Rıza Safa

Onlar, yalana tanıklık etmezler. Boş sözlerle karşılaştıklarında, ağırbaşlı olarak geçip giderler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar yalan yere şahitlik etmezler, lüzumsuz şeylere rastladıklarında katılmayıp, onurlu bir şekilde geçip giderler.

Edip Yüksel

Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Boş sözlerle karşılaştıklarında önemsemeyip geçerler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Boş sözlerle karşılaştıklarında önemsemeyip geçerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, yalana şahitlik etmezler, anlamsız, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar içinde geçer (gider)ler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki yalana şahid olmazlar ve lağve rastgeldikleri vakıt kerimane geçerler

Erhan Aktaş

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Gültekin Onan

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki yalan şahidlik etmezler, boş ve kötü lakırdıya rastladıkları vakit şerefli (insanlar) olarak (ondan yüz çevirib) geçerler.

İbni Kesir

Onlar ki; yalan yere şehadet etmezler. Boş ve kötü lakırdıya rastladıkları zaman, yüz çevirip vakarla geçerler.

Mehmet Alagaş

(70-77) Ancak, dönüş yapa nı / tövbe ede ni ve iman edip salih amel işle yeni işte Allah, onların kötülüklerini iyiliklerle yer değiştirir / mübadele eder. Allah bağışlayan ve esirgeyendir. Her kim vazgeçerse / tövbe ederse ve salih amel işlerse kesinlikle o tövbesi kabul edilmiş olarak Allaha döner. Sahte ve yalana şahitlik etmezler, boş söz ve gevezelik (oyalayıcı konuşma) ile karşılaştıklarında kibarca geçip giderler. Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında onlara kör ve de sağır kesilmezler. Rabbimiz bize zevcelerimizden ve soyumuzdan / zürriyetimizden göz aydınlıkları hibe eyle. Bizi sakınanlara lider/ önder / imam eyle d erler. Onlar, sabırları dolayısıyla bir oda ile ödüllendirileceklerdir ve de orada hürmet ve selam ile karşıla nacaklar. Orada kalıcıdırlar, ne güzel durulan yer dir / konumdur ve pozisyondur / makamdır. De ki duanız olmasaydı Rabbim size değer vermezdi. Kesinlikle siz yalanladınız ve ileride de gereken olacak.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar yalancı şahitlik etmezler ve yararsız bir şeye rastladıklarında onurlu bir şekilde (yüz çevirip) geçerler.

Süleyman Ateş

Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rahmanın kulları, yalana şahitlik etmezler, boş sözlerin olduğu yerlerden hiç oralı olamadan geçerler,

Şaban Britch

Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş sözlerle karşılaştıklarında (oradan yüz çevirip) giderler.

Şaban Piriş

Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş ve kötü bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakarla geçip giderler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar yalana tanıklık etmezler/yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

f) The worshippers who do not give false evidence nor listen to it, and should they come upon someone whose mouth is full of loud futilities or upon people indulging in personal vanities or in a discourse as futile in effect as it is feeble in principle, they pass by withdrawing nicely and with self- sustained dignity.

Abdul Haleem

[The servants of the Lord of Mercy are] those who do not give false testimony, and who, when they see some frivolity, pass by with dignity;

Abdullah Yusuf Ali

Those who witness no falsehood, and, if they pass by futility, they pass by it with honourable (avoidance);

Abul A'la Maududi

(The true servants of the Merciful One) are those who do not bear witness to any falsehood dipnot 1 and who, when they pass by frivolity, pass by it with dignity; dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This also has two meanings: (1) They do not give evidence (in the court of law etc.) in regard to a false thing in order to prove it right, when in fact it is a falsehood, or at best a doubtful thing. (2) They have no intention to witness anything which is false, evil or wicked as spectators. In this sense, every sin and every indecency, every sham and counterfeit act is a falsehood. A true servant of Allah recognizes it as false and shuns it even if it is presented in the seemingly beautiful forms of art.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Arabic word laghv implies all that is vain, useless and meaningless and it also covers falsehood. The true servants pass by in a dignified manner if they ever come across what is vain, as if it were a heap of filth. They do not stay there to enjoy the filth of moral impurity, obscenity or foul language, nor do they intentionally go anywhere to hear or see or take part in any sort of filth. For further details, see(E.N. 4 of Surah Al-Mominoon).

Aisha Bewley

those who do not bear false witness and who, when they pass by worthless talk, pass by with dignity;

Al-Hilali & Khan

And those who do not bear witness to falsehood, and if they pass by some evil play or evil talk, they pass by it with dignity.

Ali Quli Qarai

Those who do not give false testimony, and when they come upon vain talk, pass by nobly.

Amatul Rahman Omar

And those who do not give false evidence and when they pass by something vain they (do not indulge in it, but) pass on with dignity.

Arthur John Arberry

And those who bear not false witness and, when they pass by idle talk, pass by with dignity;

Bijan Moeinian

The righteous ones are those who say the truth once they are asked to testify. If they encounter vain talks and actions, they pass by it with dignity.

E. Henry Palmer

And those who do not testify falsely; and when they pass by frivolous discourse, pass by it honourably;

Edip-Layth

Those who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.

George Sale

And they who do not bear false witness; and when they pass by vain discourse, pass by the same with decency:

Hamid S. Aziz

And he who repents and does good, verily, he has turned to Allah with true conversion.

Mahmoud Ghali

And who do not testify to false witness (i. e., illegal sexual intercourse) and, when they pass by idle talk, pass by honorably.

Marmaduke Pickthall

And those who will not witness vanity, but when they pass near senseless play, pass by with dignity.

Mohamed Ahmed - Samira

And those who do not give false evidence, and if they come across unbecoming talk ignore it and pass by in a sedate way;

Muhammad Asad

And [know that true servants of God are only] those who never bear witness to what is false, and [who], whenever they pass by [people engaged in] frivolity, pass on with dignity;

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who do not bear false witness, and when they come across falsehood, they pass ˹it˺ by with dignity.

Progressive Muslims

And those who do not bear false witness, and if they pass by vein talk they pass by with dignity.

Rashad Khalifa

They do not bear false witness. When they encounter vain talk, they ignore it.

Sahih International

And [they are] those who do not testify to falsehood, and when they pass near ill speech, they pass by with dignity.

Sam Gerrans

And who do not bear witness to falsehood, and when they pass by vain speech, pass by with dignity;

Shabbir Ahmed

Now those who: Never give false witness. Do not participate in assemblies of vanity. And when they pass near senseless play, pass by with dignity.

Syed Vickar Ahamed

Those who do not testify to lies, and if they come by useless (things), they avoid it with honor;

Taqi Usmani

- and those who do not witness falsehood, and when they pass by the absurd things, Pass by them with dignity,

The Monotheist Group

Andthose who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩