Furkân suresi

Furkân suresi, 42. ayet

Furkân suresi, 42. ayet. إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا

in kâde leyüḍillünâ `an âlihetinâ levlâ en ṣabernâ `aleyhâ. vesevfe ya`lemûne ḥîne yeravne-l`aẕâbe men eḍallü sebîlâ.

Diyanet İşleri

(41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 39–45 · surenin 42. ayeti / 77

Konu Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen Furkân 35–44 3

  1. Furkân 39

    Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.

  2. Furkân 40

    Andolsun, senin kavmin, bela yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

  3. 41–42

    (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

  4. Furkân 43

    Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

  5. Furkân 44

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

  6. Furkân 45

    Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. “Eğer ilâhlarımıza (bağlılıkta) sebat göstermeseydik az kalsın” bu adam “bizi onlardan” bunca ilâhı tek bir ilâh kabul ettirmek sûretiyle “saptıracaktı.” Kahrolasacılar! Tevhidi sapıklık diye izlemekte oldukları şirki de doğru yol olarak göstermeye çalıştılar. Bundan dolayı bu konuda birbirlerine sabır tavsiye ederek şöyle demişlerdi: “Onların ele başları: Yürüyün ve ilâhlarınıza (ibadette) sebat edin!” (Sâd, 38/6) Bu buyrukta da onların: “Eğer ilâhlarımıza (bağlılıkta) sebat/sabır göstermeseydik” dedikleri bildirilmektedir. Sabır esasen bunun dışındaki bütün hallerde övülmeye değerdir. Çünkü böyle bir durumda sabır, gazabı gerektiren sebepler üzerinde sebat göstermektir. Cehennem odununu daha da arttırmak için gösterilen bir dirençtir. Mü’minlere gelince onlar, Yüce Allah'ın haklarında buyurduğu gibi “hem hakkı birbirlerine tavsiye ederler hem de sabrı birbirlerine tavsiye ederler.” (Asr, 103/3)

u sözleriyle kendilerinin hidâyet üzere, Peygamberin ise sapık olduğuna hüküm verdiklerinden ve artık onlara karşı yapılacak bir şey kalmadığından dolayı Yüce Allah, onları azap ile tehdit etmekte ve onların “azabı gördüklerinde” kesin olarak “asıl kimin yoldan sapmış olduğunu” bileceklerini haber vermektedir. Zira “O gün zalim ellerini ısırıp: Keşke peygamberle birlikte (hak) yolu tutmuş olsaydım” (27. ayet)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şayet ilahlarımıza ibadet etmekte sabretmeseydik, neredeyse bizi delilleriyle ve kesin kanıtlarıyla saptıracaktı. Onlar kabirlerinde ve kıyamet gününde azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler ve hangilerinin daha sapık olduğunu anlayacaklar.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in
  2. كَادَ kade nerdeyse kök: كود
  3. لَيُضِلُّنَا leyudilluna bizi saptıracaktı (diyorlar) kök: ضلل
  4. عَنْ an -dan
  5. ءَالِهَتِنَا alihetina tanrılarımız- kök: اله
  6. لَوْلَآ levla eğer etmeseydik
  7. أَن en
  8. صَبَرْنَا saberna biz kararlılık kök: صبر
  9. عَلَيْهَا ۚ aleyha onda
  10. وَسَوْفَ ve sevfe ve yakında
  11. يَعْلَمُونَ yea'lemune bileceklerdir kök: علم
  12. حِينَ hine zaman kök: حين
  13. يَرَوْنَ yeravne gördükleri kök: راي
  14. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  15. مَنْ men kimin
  16. أَضَلُّ edellu sapık olduğunu kök: ضلل
  17. سَبِيلًا sebilen yolunun kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    "Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler) "Onları (savunmakta) kararlılık göstermemiş olsaydık, neredeyse bizi ilahlarımızın (yolundan) saptıracaktı!" (diyorlar). dipnot 1 Azabı gördüklerinde kimin yolu şaşırdığını ileride bilecekler!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Sâd 38:6; Mutaffifîn 83:32.

Mustafa İslamoğlu

Sahiden, şayet onlar üzerinde ısrar etmeseymişiz bizi ilahlarımız(ın yolun)dan saptıracakmış!" (diyorlar).Ama zaman gelecek, azabı gördüklerinde kimin daha çok yoldan sapmış olduğunu öğrenecekler.

Muhammed Esed

"Eğer onlara sıkıca sarılmasaydık, bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!" (diyorlar.) Fakat (kendilerini bekleyen) azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişilerin kim olduğunu öğrenecekler!

Ahmed Hulusi

"Eğer onlar (ilahlarımız) üzerine dirençli olmasaydık, (Rasul) neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı". . . Azabı gördüklerinde, kimin yolunun sapmış olduğunu anlayacaklar.

Ali Bulaç

"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

«Şayet ilâhlarımıza ibadet etmekte direnmeseydik, neredeyse bizi onlardan saptıracaktı.» demektedirler. Fakat onlar azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu anlayacaklardır.

Ali Rıza Safa

"Kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı!" Oysa cezayı gördükleri zaman, kimin yolunun sapkın olduğunu öğrenecekler.

Bayraktar Bayraklı

"Şayet tanrılarımıza inanmakta direnmeseydik, az kalsın bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir!

Edip Yüksel

"Direnmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptırıp ayıracaktı." Azabı gördüklerinde kimin gerçekten sapık yolda olduğunu öğreneceklerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Direnmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptırıp ayıracaktı.' Azabı gördüklerinde kimin gerçekten sapık yolda olduğunu öğreneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sahi be! Az kalsın bizi tanrılarımızdan saptıracaktı, onlara tapmakta direnmemiş olsaydık! diyorlar. Fakat ileride azabı görecekleri gün kimin yolunun daha sapık olduğunu bilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sahi be! Az kaldı bizi ma'budlarımızdan sapıtacaktı, eğer üzerlerine sebat etmesekti! diyorlar, fakat ileride bilecekler, azabı görecekleri gün: kimmiş o yolu daha sapık olan?

Erhan Aktaş

"Şayet ilahlarımıza bağlılıkta kararlı olmasaydık, neredeyse bizi saptırıyordu." diyorlar. Azabı gördükleri zaman kimin sapkın olduğunu bileceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Şayet ilahlarımıza bağlılıkta kararlı olmasaydık, neredeyse bizi saptırıyordu." diyorlar. Azabı gördükleri zaman kimin sapkın olduğunu bileceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Şayet ilahlarımıza bağlılıkta kararlı olmasaydık, neredeyse bizi saptırıyordu." diyorlar. Azabı gördükleri zaman kimin sapkın olduğunu görecekler.

Gültekin Onan

"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış öğreneceklerdir.

Hasan Basri Çantay

(Şöyle derler): "Hakıykat, eğer üzerlerine (düşüb) sebat göstermeseydik bizi az kaldı Tanrılarımızdan sapdıracakdı o". Onlar azabı görecekleri vakit kim yolca daha sapıkdır, yakında bilecekler.

İbni Kesir

Gerçekten tanrılarımız üzerinde direnmeseydik bizi az kalsın onlardan saptıracaktı, derler. Azabı gördükleri vakit, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.

Mehmet Alagaş

(35-44) Biz kesinlikle Musa’ya kitap verdik onunla beraber kardeşi Harun ’u sorumlu yaptık / vezir yaptık. İkinizde ayetlerimizi yalanlayan topluluğa / kavme gidin dedik. Onları mahvederek imha ettik. Nuh kavmini de zira Resulleri yalanladılar, bizde onları suda boğduk, onları insanlara delil / gösterge / ayet yaptık. Zalimler için elem verici /acıtıcı bir azap hazırladık. Ad ve Semud ve de Ress halkını da ve bunlar arasında geçmiş çok sayıda memleketleri. Onların hepsini sana örnek olması için verdik, hepsini kırıp geçirdik. Kötü bir yağmurla s ulanan memlekete u laştılar, Orada herhangi bir şeyler görebildiler mi? Onlar t ekrardan dönüp çoğaltılıp yayılmayı ümit etmiyorlardı. Seni gördükleri zaman alaya alıyorlar, R esul olarak Allah bunu mu yaratmış? Eğer kararlı bir şekilde durmasaydık, neredeyse ilahlarımızdan bizi saptıracaktı diyorlar. İleride azabı gördüklerinde kimin yoldan saptığını bilecekler. Keyfini / Hevasını ilah edineni gördün mü? Sen mi ona vekil olacaksın? Ya da onların çoğunun işiteceğini yahut akıl edeceğini mi değerlendiriyorsun / hesap ediyorsun, onlar ancak hayvanlar gibidirler üstelik daha da sapıktırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Eğer ilâhlarımıza sebat göstermeseydik az kalsın bizi ilâhlarımızdan saptıracaktı.” Yakında azabı gördüklerinde yolca kimin sapık olduğunu bileceklerdir.

Süleyman Ateş

"Eğer biz tanrılarımıza tapmakta ısrar etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı." (diyorlar). Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Eğer ilahlarımıza bağlılıkta sebat göstermeseydik az kalsın bizi onların yolundan saptıracaktı." (Bu kafirler) Azabı görünce, yoldan sapmış olanın kim olduğunu öğreneceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Eğer direnmeseydik az kalsın bizi ilahlarımızın yolundan saptıracaktı." diyorlar. Azabı görünce yolu yanlış olanın kim olduğunu öğrenirler.

Şaban Britch

Eğer sabretmeseydik, az daha bizi ilahlarımızdan saptıracaktı, derler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin yolunun daha sapık olduğunu bilecekler.

Şaban Piriş

-Eğer dayanmasaydık az kalsın bizi ilahlarımızdan saptıracaktı, derler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Eğer biz kendilerine bağlılıkta sabırlı olmasaydık, bu bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı gördüklerinde, yolca kimin daha sapık olduğunu bilecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"He almost succeeded", they add, "in influencing our thoughts against our gods and he nearly made us err and our sober wishes almost learned to stray, had it not been for our firmness and constancy". But on the day they are confronted with the torment laid upon the damned they shall then realize who had been lost in the blind mazes of entangled wood.

Abdul Haleem

He might almost have led us astray from our gods if we had not stood so firmly by them.’ When they see the punishment, they will know who is furthest from the path.

Abdullah Yusuf Ali

"He indeed would well-nigh have misled us from our gods, had it not been that we were constant to them!" - Soon will they know, when they see the Penalty, who it is that is most misled in Path!

Abul A'la Maududi

Had we not firmly persevered in our devotion to them dipnot 1 (he had almost) led us astray from our gods." But soon, when they see the chastisement, they will come to know who had strayed too far from the Right Way.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Obviously there is a contradiction between the question posed by the disbelievers and the assertion made by them about their deities. The question was meant to bring the Prophet (peace be upon him) into contempt, as if to say: You are making a claim that is far above your low position. On the other hand, their assertion shows that they indirectly admitted the force of the arguments and the high character of the Prophet (peace be upon him) and were even afraid of the effectiveness and success of his message, because, according to them, it was going to turn them away from their false gods.

Aisha Bewley

He might almost have misled us from our gods had we not stuck to them steadfastly!’ They will soon know, when they see the punishment, whose way is the most misguided.

Al-Hilali & Khan

"He would have nearly misled us from our âlihah (gods), had it not been that we were patient and constant in their worship!" And they will know when they see the torment, who it is that is most astray from the (Right) Path!

Ali Quli Qarai

Indeed he was about to lead us astray from our gods, had we not stood by them. ’ Soon they will know, when they sight the punishment, who is further astray from the [right] way.

Amatul Rahman Omar

`He indeed had well-nigh led us astray from our gods if we had not adhered to them steadfastly. ' And they shall soon know for certain, when they see the punishment who had completely lost the straight path.

Arthur John Arberry

Wellnigh he had led us astray from our gods, but that we kept steadfast to them. ' Assuredly they shall know, when they see the chastisement, who is further astray from the way.

Bijan Moeinian

They will continue: "He almost succeeded in misleading us. If we had not been perseverant in worshipping our gods, we would have been misled by now!" They will realize who is misled, when they come face to face with their punishment.

E. Henry Palmer

he well-nigh leads us astray from our gods, had we not been patient about them. ' But they shall know, when they see the torment, who errs most from the path.

Edip-Layth

"He nearly diverted us from our gods had we not been patient for them." When they see the retribution, they will learn who is on a path most astray.

George Sale

Verily he had almost drawn us aside from the worship of our gods; if we had not firmly persevered in our devotion towards them. But they shall know hereafter, when they shall see the punishment prepared for them, who hath strayed more widely from the right path.

Hamid S. Aziz

And when they see you (Muhammad) they only took you for a jest, "Is this he whom Allah has sent as a Messenger?

Mahmoud Ghali

Decidedly he had almost made us, indeed, to err away from our gods, had we not (suffered ourselves) to endure patiently with them. " And eventually they will know, while they see the tornment, who has erred further from the way.

Marmaduke Pickthall

He would have led us far away from our gods if we had not been staunch to them. They will know, when they behold the doom, who is more astray as to the road.

Mohamed Ahmed - Samira

He would have surely turned us away from our gods if we had not adhered to them. " They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!

Muhammad Asad

Indeed, he would well-nigh have led us astray from our deities, had we not been [so] steadfastly attached to them!" But in time, when they see the suffering [that awaits them], they will come to know who it was that went farthest astray from the path [of truth]!

Mustafa Khattab

He would have almost tricked us away from our gods, had we not been so devoted to them." ˹But˺ soon they will know, when they face the punishment, who is far astray from the ˹Right˺ Way.

Progressive Muslims

"He nearly diverted us from our gods had we not been patient for them. " They will learn when they see the retribution who is on a path most astray.

Rashad Khalifa

"He almost diverted us from our gods, if it were not that we steadfastly persevered with them." They will certainly find out, when they see the retribution, who are the real strayers from the path.

Sahih International

He almost would have misled us from our gods had we not been steadfast in [worship of] them. " But they are going to know, when they see the punishment, who is farthest astray in [his] way.

Sam Gerrans

“He had almost led us astray from our gods, were we not steadfast towards them.” And they will know, when they see the punishment, who is further astray in the path.

Shabbir Ahmed

He would have led us far away from our gods if we were not staunch to them. " They will know, when they see the doom, as to who is more astray from the Path.

Syed Vickar Ahamed

"Truly, he would have almost misled us from our gods, if we were not unchanging towards them!"— Soon will they know, when they see the penalty, who it is that is most misled from the (true) path!

Taqi Usmani

He would have almost led us astray from our gods, had we not been so firm towards them." They will know when they will see the punishment, who is farther astray in his way.

The Monotheist Group

"Henearly diverted us from our gods had we not been patient for them." They will learn when they see the retribution who is on a path most astray.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩