Furkân suresi

Furkân suresi, 43. ayet

Furkân suresi, 43. ayet. أَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا

era'eyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâh. efeente tekûnü `aleyhi vekîlâ.

Diyanet İşleri

Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 40–46 · surenin 43. ayeti / 77

Konu Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen Furkân 35–44 3

  1. Furkân 40

    Andolsun, senin kavmin, bela yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

  2. Furkân 41–42

    (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

  3. 43

    Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

  4. Furkân 44

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

  5. Furkân 45

    Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

  6. Furkân 46

    Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. Acaba hevasını ma’bud edinen kimseden daha sapık, hevâsı ne istiyorsa onu yapanın sapıklığından daha ileri derecede sapıklık var mıdır? Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Hevâsını ilâh edinen kimseyi gördün mü?” Buna rağmen kendisinin yüksek mevkilere sahip olduğunu ileri sürdüğü için böylesinin haline hayret etmiyor ve içinde bulunduğu sapıklığı hiç düşünmüyor musun? “Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?” Sen böyle birisinin üzerinde hakim ve zorba bir konumda değilsin. Sen sadece korkutup uyarırsın. Bu vazifeni de yerine getirmiş bulunuyorsun. Onun hesabını görmek ise Allah’a aittir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul! Arzularını- ilah edinip ona itaat eden kimseyi gördün mü? O halde sen mi onu imana döndürecek, küfürden engelleyecek ve ona bir koruyucu olacaksın?

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَرَءَيْتَ eraeyte gördün mü? kök: راي
  2. مَنِ meni kimseyi
  3. ٱتَّخَذَ ttehaze edinen kök: اخذ
  4. إِلَـٰهَهُۥ ilahehu tanrı kök: اله
  5. هَوَىٰهُ hevahu arzusunu kök: هوي
  6. أَفَأَنتَ efeente sen mi?
  7. تَكُونُ tekunu olacaksın kök: كون
  8. عَلَيْهِ aleyhi onun üstüne
  9. وَكِيلًا vekilen bekçi kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş)

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş)

    Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arzusunu ilahı edineni gördün mü? dipnot 1 Sen ona koruyucu olabilir misin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Câsiye 45:23. Bu cümle "İlahını arzusu edineni gördün mü?" şeklinde de yorumlanabilir.

Mustafa İslamoğlu

Hevasını ilahı edinen kimsenin durumunu göz önüne getirsene bir! Şimde (söyle); böyle birinin sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

Muhammed Esed

Sen hiç kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran (birin)i düşündün mü? İmdi, böyle birinden de sen mi sorumlu olacaksın?

Ahmed Hulusi

Hevasını (içgüdüsel dürtülerini - bedenselliğini - kuruntuladığını) Tanrı edineni gördün mü? (Mu'minun: 91, Bakara: 21). . . Sen mi ona vekil olacaksın?

Ali Bulaç

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed) Kendi hevâsını ilâh edinen kimseyi gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

Ali Rıza Safa

Kendi bencil isteklerini, kendisine tanrı edineni görüyor musun? Sen mi ona denetmen olacaksın?

Bayraktar Bayraklı

Nefsinin arzusunu tanrı edineni gördün mü? Sen ona koruyucu olabilir misin?

Edip Yüksel

Egosunu tanrı edinen kişiyi gördün mü? Sen mi ona avukatlık edeceksin?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Egosunu tanrı edinen kişiyi gördün mü? Sen mi ona avukatlık edeceksin?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gördün mü o tanrısını canının istediği edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın?

Elmalılı Hamdi Yazır

Gördün mü o ilahını hevası ittihaz edeni? Artık ona sen mi vekil olacaksın

Erhan Aktaş

Hevasını ilah edinen dipnot 1 kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hevasını dipnot 1 ilah edinen kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan imkanları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfına ve onların uydurduklarına tabi olmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hevasını dipnot 1 ilah edinen kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kuruntu ve tutkusunu. Cemaatinin, tarikatının, ruhban sınıfının, önderinin, liderinin istek ve düşüncelerini.

Gültekin Onan

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) tanrı edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?

Hasan Basri Çantay

Gördün mü o heva (ve heves) ini Tanrı edinen kimseyi? Şimdi onun üzerine (Habibim) sen mi bekci olacaksın?

İbni Kesir

Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine vekil sen mi olacaksın?

Mehmet Alagaş

(35-44) Biz kesinlikle Musa’ya kitap verdik onunla beraber kardeşi Harun ’u sorumlu yaptık / vezir yaptık. İkinizde ayetlerimizi yalanlayan topluluğa / kavme gidin dedik. Onları mahvederek imha ettik. Nuh kavmini de zira Resulleri yalanladılar, bizde onları suda boğduk, onları insanlara delil / gösterge / ayet yaptık. Zalimler için elem verici /acıtıcı bir azap hazırladık. Ad ve Semud ve de Ress halkını da ve bunlar arasında geçmiş çok sayıda memleketleri. Onların hepsini sana örnek olması için verdik, hepsini kırıp geçirdik. Kötü bir yağmurla s ulanan memlekete u laştılar, Orada herhangi bir şeyler görebildiler mi? Onlar t ekrardan dönüp çoğaltılıp yayılmayı ümit etmiyorlardı. Seni gördükleri zaman alaya alıyorlar, R esul olarak Allah bunu mu yaratmış? Eğer kararlı bir şekilde durmasaydık, neredeyse ilahlarımızdan bizi saptıracaktı diyorlar. İleride azabı gördüklerinde kimin yoldan saptığını bilecekler. Keyfini / Hevasını ilah edineni gördün mü? Sen mi ona vekil olacaksın? Ya da onların çoğunun işiteceğini yahut akıl edeceğini mi değerlendiriyorsun / hesap ediyorsun, onlar ancak hayvanlar gibidirler üstelik daha da sapıktırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen kimseyi gördün mü? O kimseye sen mi vekil olacaksın?

Süleyman Ateş

Arzusunu tanrı edinen kimseyi gördün mü? Onun üstüne sen mi bekçi olacaksın?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendi arzusunu kendine ilah yapanı gördün mü? Ona karşı Allah'ı mı temsil edeceksin dipnot 1 ? O'na vekil mi olacaksın?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vekil olacaksın.

Şaban Britch

Arzularını ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde sen mi onun üzerine bir koruyucu olacaksın?

Şaban Piriş

Arzularını ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde sen mi koruyucu olacaksın?

Yaşar Nuri Öztürk

İğreti arzusunu ilah edinen kişiyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you see O Muhammad the one whose ruling passion conquers reason and he refers his Ilah to the region of emotions! Do you think you will be responsible for his behaviour or for his inclination! You are only a spectacle and a warning.

Abdul Haleem

Think [Prophet] of the man who has taken his own passion as a god: are you to be his guardian?

Abdullah Yusuf Ali

Seest thou such a one as taketh for his god his own passion (or impulse)? Couldst thou be a disposer of affairs for him?

Abul A'la Maududi

Have you ever considered the case of him who has taken his carnal desire for his god? dipnot 1 Can you take responsibility for guiding him to the Right Way?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "The person who makes his desire as his god" is the one who becomes the slave of his lusts and desires. As he serves his lust like the one who warships his deity. He becomes as much guilty of shirk as the one who worships an idol. According to a tradition, related by Abu Hurairah, the Prophet (peace be upon him) said: Of all the false gods being worshipped and served instead of Allah, the worst in the sight of Allah is one’s own lust. (Tabarani). For further explanation, see (E.N. 50 of Surah Al-Kahf).

Aisha Bewley

Have you seen him who has taken his whims and desires to be his god? Will you then be his guardian?

Al-Hilali & Khan

Have you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) seen him who has taken as his ilâh (god) his own vain desire? Would you then be a Wakîl (a disposer of his affairs or a watcher) over him?

Ali Quli Qarai

Have you seen him who has taken his desire to be his god? Is it your duty to watch over him?

Amatul Rahman Omar

Have you considered (over the plight of) one who has taken his own low desires for his deity? Can you then be a guardian over such a one?

Arthur John Arberry

Hast thou seen him who has taken his caprice to be his god? Wilt thou be a guardian over them?

Bijan Moeinian

Have you noticed the one who (is the prisoner of his own lust and" has taken his ego as his god? Do you think that you can guide such a person?

E. Henry Palmer

Dost thou consider him who takes his lusts for his god? wilt thou then be in charge over him?

Edip-Layth

Have you seen the one who has taken his ego as his god? Will you be a caretaker over him?

George Sale

What thinkest thou? He who taketh his lust for his god; canst thou be his guardian?

Hamid S. Aziz

"He well-nigh leads us astray from our gods, had we not been constant to them. " But they shall know, when they see the torment, who errs most from the path.

Mahmoud Ghali

Have you seen him who has taken to himself his prejudice to be his god? Will you then be a constant trustee over him?

Marmaduke Pickthall

Hast thou seen him who chooseth for his god his own lust? Wouldst thou then be guardian over him?

Mohamed Ahmed - Samira

Have you considered him who takes his own lust for his god? Can you stand a surety for him?

Muhammad Asad

Hast thou ever considered [the kind of man] who makes his own desires his deity? Couldst thou, then, [O Prophet,] be held responsible for him?

Mustafa Khattab

Have you seen ˹O Prophet˺ the one who has taken their own desires as their god? Will you then be a keeper over them?

Progressive Muslims

Have you seen the one who has taken his ego as his god Will you be a caretaker over him

Rashad Khalifa

Have you seen the one whose god is his own ego? Will you be his advocate?

Sahih International

Have you seen the one who takes as his god his own desire? Then would you be responsible for him?

Sam Gerrans

Hast thou seen him who has taken as his god his vain desire? Wouldst thou then be a guardian over him?

Shabbir Ahmed

Have you seen him who has taken as god his own desire? Can you be an advocate responsible for him?

Syed Vickar Ahamed

Do you see the one who takes for his god his own desire (or impulse)? Could you be a guardian of affairs for him?

Taqi Usmani

Tell me about the one who has taken his desire as his god, would you then, become a guardian for him?

The Monotheist Group

Have you seen the one who has taken his desire as his god? Will you be a caretaker over him?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩