Furkân suresi

Furkân suresi, 33. ayet

Furkân suresi, 33. ayet. وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا

velâ ye'tûneke bimeŝelin illâ ci'nâke bilḥaḳḳi veaḥsene tefsîrâ.

Diyanet İşleri

Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 30–36 · surenin 33. ayeti / 77

Konu Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi Furkân 21–34 3

  1. Furkân 30

    Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey haline getirdi" dedi.

  2. Furkân 31

    Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.

  3. Furkân 32

    İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

  4. 33

    Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

  5. Furkân 34

    Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

  6. Furkân 35

    Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.

  7. Furkân 36

    Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Onlar sana” kendisi ile hakka karşı çıkmak ve senin peygamberliğini reddetmek amacıyla “bir misal getirdikleri her seferinde biz (ona karşılık) sana hakkı ve en güzel açıklamayı getiririz.” Yani biz, sana manalarında hakkı, lafızlarında da tam bir beyanı içeren Kur’ân’ı indirdik ki onun bütün manaları haktır ve doğrudur. Herhangi bir batıl ya da şüphe hiçbir şekilde söz konusu değildir. Onun lafızları ve varlıkları beyanı en açık lafızlar, en güzel açıklamalardır. O, gerekli manaları eksiksiz bir şekilde beyan etmektedir.

u âyet-i kerimede şuna delil vardır: Gerek muhaddis, gerek öğretmen, gerekse vaiz olsun, ilme dair konuşan herhangi bir kimsenin, Rabbinin Rasûlünün halini göz önünde bulundurmasını örnek almalıdır. Alimler de aynı şekilde yapmalıdır. Gerektirici herhangi bir olay yahut bir münasebet meydana geldikçe ona uygun Kur’ânî âyetleri ve nebevi hadisleri hatırlatmalı ve ona uygun öğütler vermelidirler. Yine bu buyrukta Kur’ân naslarının pek çoğunun zahir anlamından farklı şekilde yorumlanacağını ve bunların kendilerinden anlaşılan manalardan başka manaları bulunduğunu kabul eden Cehmiye ve benzeri gibi Kur’ân’ın tefsirinde olmadık yollara başvuranların bu kanaatleri reddedilmektedir. Zira onların bu iddialarına göre Kur’ân-ı Kerîm’in getirdiği açıklama, başkalarının açıklamasından daha güzel olmaz. Çünkü onların bozuk iddialarına göre en güzel açıklama, kendilerinin Kur’ân’ın anlamları alabildiğine tahrif ettikleri açıklamalardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Müşriklerin sana önerip getirdiklerinden hiçbir misal yoktur ki, biz onun karşılığında sana sabit olan hak ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَأْتُونَكَ ye'tuneke sana getiremezler kök: اتي
  3. بِمَثَلٍ bimeselin hiçbir misal kök: مثل
  4. إِلَّا illa dışında
  5. جِئْنَـٰكَ ci'nake sana getirdiğimiz kök: جيا
  6. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  7. وَأَحْسَنَ ve ehsene ve en güzel kök: حسن
  8. تَفْسِيرًا tefsiran açıklamayı kök: فسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: İhsan

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  • Ra'd 6 olası

    Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: İhsan

    Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin,…

  • Ra'd 18 olası

    Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: İhsan

    Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar sana örnek getirdiklerinde biz de sana gerçeği ve en güzel tefsiri (açıklamayı) mutlaka getirmişizdir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet en güzel tefsirin Yüce Allah'a ait olduğunun delilidir. Kur'an'ın Yüce Allah tarafından açıklanmış oluşuyla ilgili benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; ‘Ankebût 29:43; Rûm 30:58; Zümer 39:27; Haşr 59:21.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, onlar senin karşına hangi temsili anlatım tarzıyla çıkarlarsa çıksınlar, kesinlikle Biz sana o konudaki gerçeği ve en doğru açıklamayı getiririz.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, Biz sana mutlaka asıl doğru olan neyse onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz.

Ahmed Hulusi

Sana her sorun getirdiklerinde, açıklaması itibarıyla ve Hak olarak, sana daha güzeli ile geldik.

Ali Bulaç

Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.

Ali Özek ve heyeti

Sana hiçbir misal getirmezler ki, biz sana hak ve açıklaması en güzel olanını getirmemiş olalım.

Ali Rıza Safa

Onların sana getirdikleri her örnek için, gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz. dipnot 291

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 291
    "En güzel açıklama" olarak yazdığımız "Ahsena tefsira" söylemi "En güzel tefsir" veya "En güzel yorum" olarak da çevrilebilir. Tefsir terimi, yalnızca bu ayette bildirilmiştir. Allah'ın bilgeliği olarak, Kur'an'ın açıklamasının ve yorumunun, en güzel biçimde yine Kur'an'la yapılacağı, çok açık bir biçimde bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.

Edip Yüksel

Onların sana yönelttikleri her teze karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların sana yönelttikleri her teze karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, Biz sana (ona karşılık) gerçeği ve en güzel yorumu getirmiş olmayalım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlar sana her hangi bir mesel ile gelmezler ki mutlak biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmıyalım

Erhan Aktaş

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana Hakk'ı en iyi şekilde açıklarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.

Gültekin Onan

Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.

Hasan Basri Çantay

Onlar sana bir misal getirmeye dursunlar, biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirdik.

İbni Kesir

Onlar sana bir misal getirmeye görsünler, Biz; onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana getirmişizdir.

Mehmet Alagaş

(30-34) Resul dedin ki ey Rabbim kavmim kesinlikle bu Kuran’ı terkedilmiş / mahcur bıraktı. Tam da bu nedenle her bildiriciye / nebiye suçlulardan (insanlardan değil suçlulardan ) düşmanlar yaptık, yol gösteren ve yardımcı olarak rabbin yeterlidir. Kafirler, Kuran’ın hepsi, tekten ona indirilseydi ya derler, bu indiriliş şekli onu, kalbine sabitlemek ve indirilişin tane tane / sıra sıra ol abilmesi içindir. Sana getirdiğimiz gerçek ve daha güzel örneğin bir benzerini onlar asla örnek olarak getiremezler. Yüzleri üzere cehennemde biraraya getirilecekler dir, işte en fena / en şerli mek ân da budur, yoldan en fazla sapmış olanlar da onlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar sana her ne misal getirseler (buna karşılık) mutlaka biz de sana hakkı ve daha güzel açıklamayı getiririz.

Süleyman Ateş

Onların sana getirdiği her misale (her batıl soruya) karşı mutlaka biz sana, (o batılı yok edecek) gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

Süleymaniye Vakfı

Bunların sana getirdikleri herhangi bir örnek yoktur ki biz sana onun doğrusunu ve en güzel açıklamasını getirmiş olmayalım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana hangi örnekle gelseler, biz sana onun gerçeğini ve konuyu daha iyi açıklayanını getiririz.

Şaban Britch

Onların sana getirdikleri hiçbir misal yoktur ki, (onun karşılığında) sana hak olanı ve daha açığını getirmeyelim.

Şaban Piriş

Sana bir örnek getirmeye görsünler, biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını getiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar sana bir mesel getirdikçe, biz sana hakkı ve en güzel yorumu getiririz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor do they present you with challenging questions and unreasonable objections but We present you with the truth and the best explanation meeting their objections and their arguments.

Abdul Haleem

They cannot put any argument to you without Our bringing you the truth and the best explanation.

Abdullah Yusuf Ali

And no question do they bring to thee but We reveal to thee the truth and the best explanation (thereof).

Abul A'la Maududi

(This was also done so that) whenever they put any strange question to you, We sent its right answer and explained the matter in the best manner. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is yet another point of wisdom of sending down the Quran by degrees. Allah did not intend to produce a book on guidance and spread its teachings through the agency of His Prophet (peace be upon him). Had it been so the disbelievers would have been justified in their objection as to why the Quran had not been sent down as a complete book all at once. The real object of the revelation of the Quran was that Allah intended to start a movement of faith, piety and righteousness to combat disbelief, ignorance and sin, and He had raised a Prophet to lead and guide the movement. Then, on the one hand, Allah had taken it upon Himself to send necessary instructions and guidance to the leader and his followers as and when needed, and on the other, He had also taken the responsibility to answer the objections and remove the doubts of opponents and give the right interpretation of things which they misunderstood. Thus the Quran was the collection of the different discourses that were being revealed by Allah; it was not merely meant to be a code of laws or of moral principles, but a Book, which was being sent down piecemeal to guide the movement in all its stages to suit its requirements on different occasions.

Aisha Bewley

Every time they come to you with a difficult point, We bring you the truth and the best of explanations.

Al-Hilali & Khan

And no example or similitude do they bring (to oppose or to find fault in you or in this Qur’ân), but We reveal to you the truth (against that similitude or example), and the better explanation thereof.

Ali Quli Qarai

They do not bring you any poser but that We bring you the truth [in reply to them] and the best exposition.

Amatul Rahman Omar

They bring you no parable (by way of an objection) but We have provided you with the true fact and perfect interpretation (of it, in answer to the objection beforehand).

Arthur John Arberry

They bring not to thee any similitude but that We bring thee the truth, and better in exposition.

Bijan Moeinian

Thus, as soon as they come up with an objection, I reveal a firm answer.

E. Henry Palmer

Nor shall they come to thee with a parable without our bringing thee the truth and the best interpretation.

Edip-Layth

For every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

George Sale

They shall not come unto thee with any strange question; but We will bring thee the truth in answer, and a most excellent interpretation.

Hamid S. Aziz

Those who disbelieve said, "Why is not the Quran sent down to him all at once (in one piece)?" It is revealed as it is so that We may strengthen your heart therewith, and We have rehearsed it to you gradually, in well-arranged stages.

Mahmoud Ghali

And they do not come up to you with any similitude, except that We come to you with the Truth and a fairer explanation.

Marmaduke Pickthall

And they bring thee no similitude but We bring thee the Truth (as against it), and better (than their similitude) as argument.

Mohamed Ahmed - Samira

There is not an example they advance to which We do not give you a right answer and a better explanation.

Muhammad Asad

and [that] they [who deny the truth] might never taunt thee with any deceptive half-truth without Our conveying to thee the [full] truth and [providing thee] with the best explanation.

Mustafa Khattab

Whenever they bring you an argument, We come to you with the right refutation and the best explanation.

Progressive Muslims

And for every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

Rashad Khalifa

Whatever argument they come up with, we provide you with the truth, and a better understanding.

Sahih International

And they do not come to you with an argument except that We bring you the truth and the best explanation.

Sam Gerrans

And they bring thee not a similitude save We bring thee the truth and better in explanation.

Shabbir Ahmed

And no question do they bring to you but We bring to you the Truth and the best explanation. (We reveal to you the best TAFSEER, the explanation of the Qur'an from within itself).

Syed Vickar Ahamed

And no example or parable do they bring to you that We have not made known to you the truth and the best explanation (of the questions).

Taqi Usmani

They bring to you no hypothesis, but We bring to you the correct position and (an answer) better explained.

The Monotheist Group

Andfor every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩