Fâtır suresi

Fâtır suresi, 39. ayet

Fâtır suresi, 39. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَٰٓئِفَ فِى ٱلْأَرْضِ فَمَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ وَلَا يَزِيدُ ٱلْكَٰفِرِينَ كُفْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِلَّا مَقْتًا وَلَا يَزِيدُ ٱلْكَٰفِرِينَ كُفْرُهُمْ إِلَّا خَسَارًا

hüve-lleẕî ce`aleküm ḫalâife fi-l'arḍ. femen kefera fe`aleyhi küfruh. velâ yezîdü-lkâfirîne küfruhüm `inde rabbihim illâ maḳtâ. velâ yezîdü-lkâfirîne küfruhüm illâ ḫasârâ.

Diyanet İşleri

O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 36–42 · surenin 39. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 36

    İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.

  2. Fâtır 37

    Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

  3. Fâtır 38

    Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  4. 39

    O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

  5. Fâtır 40

    De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

  6. Fâtır 41

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  7. Fâtır 42

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. Yüce Allah, hikmetinin kemalini ve kullarına olan merhametini bildirmektedir. O, takdir etmiş olduğu hükmü ve kazası gereği yeryüzünde kimi nesillerin, kimilerinin yerine geçmesini (onlara halef olmasını) ve her bir ümmete nasıl amelde bulunacaklar diye uyarıcılar göndermeyi takdir buyurmuştur.

Allah’ın peygamberlerinin getirdiklerini inkâr edenin küfrü, inkârı ve günahı kendi aleyhine olacaktır, cezasını o çekecektir. Kimse onun günah yükünü taşımayacaktır. Kâfir, küfrü sebebi ile sadece Rabbinin kendisine olan gazabını ve öfkesini artıracaktır. O kerim olan Rabbin gazabına uğramaktan daha büyük bir ceza olabilir mi?

Onlar, hem kendilerini, hem akrabalarını zarara uğratmış, hem amellerini, hem de cennetteki mevkilerini kaybetmişlerdir. Kâfirin bedbahtlığı, hüsranı ve Allah nezdindeki horluğu, insanlar nezdindeki hakirliği ve mahrumiyeti sürekli artıp durur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey İnsanlar! Nasıl amel işleyeceğiniz hususunda imtihan etmek için sizi yeryüzünde birbirinizin ardından gelen halifeler kılan O'dur. Kim Allah'ı ve peygamberlerin getirdikleri hakkında kâfir olursa, onun bu küfrünün günahı ve cezası kendi aleyhine döner. O'nun küfrü Rabbine zarar veremez. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak onun gazabını arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez. Onlar şayet iman etmiş olsalardı Allah'ın onlara vadetmiş olduğu cenneti kaybederek ziyana uğramazlardı.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هُوَ huve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. جَعَلَكُمْ cealekum sizi yapan kök: جعل
  4. خَلَـٰٓئِفَ halaife halifeler (yöneticiler) kök: خلف
  5. فِى fi
  6. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  7. فَمَن fe men artık kim
  8. كَفَرَ kefera nankörlük ederse kök: كفر
  9. فَعَلَيْهِ fealeyhi kendi zararınadır
  10. كُفْرُهُۥ ۖ kufruhu nankörlüğü kök: كفر
  11. وَلَا ve la ve
  12. يَزِيدُ yezidu artırmaz kök: زيد
  13. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlerin kök: كفر
  14. كُفْرُهُمْ kufruhum küfrü kök: كفر
  15. عِندَ inde yanında kök: عند
  16. رَبِّهِمْ rabbihim Rableri kök: ربب
  17. إِلَّا illa başka bir şey
  18. مَقْتًۭا ۖ mekten gazabdan kök: مقت
  19. وَلَا ve la ve ne de
  20. يَزِيدُ yezidu artırmaz kök: زيد
  21. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlerin kök: كفر
  22. كُفْرُهُمْ kufruhum küfrü kök: كفر
  23. إِلَّا illa başka bir şey
  24. خَسَارًۭا hasaran ziyandan kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik)…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  • Aynı kök: مقت (6 geçiş)

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne…

  • Aynı kök: مقت (6 geçiş)

    İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da…

  • Aynı kök: مقت (6 geçiş)

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (Allah) sizi yeryüzünde halifeler (sorumlular olarak) görevlendirmiştir. dipnot 1 Kim kâfir olursa küfrü kendi aleyhinedir. dipnot 2 Kâfirlerin küfrü Rableri katında öfkeden başka bir şey artırmaz. Kâfirlerin küfrü kayıptan başka bir şey(lerini) artırmaz. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:30; En‘âm 6:165.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:7; Neml 27:40; Rûm 30:44; Lokmân 31:12; Zümer 39:7.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayetteki bu iki cümlede de küfrün kişinin kötülüğünü ve zararını artırmaktan başka bir işe yaramayacağı haber verilmektedir. Muhtemeldir ki [makt] kelimesi küfrün dünyadaki sonucu, [hasâr] ise mahşerdeki felaketi ortaya koymaktadır.

Mustafa İslamoğlu

O'dur sizleri yeryüzünde halifeler kılan. Şu halde kim O'nu inkar ederse bu inkarın zararı kendisine olur; zira inkarcıların küfrü Rableri katında sadece alçalışlarını arttırır; yine inkarcılar küfrü (kendileri için) de sadece aldanışlarını arttırır.

Muhammed Esed

Sizleri yeryüzüne varis kılan O'dur. O halde, (Allah'ın birliği ve benzersizliği) gerçeği(ni) inkara kalkışan kişi (şunu bilsin ki), onun bu inkarı kendi aleyhinedir; çünkü, onların bu gerçeği (inatla) inkar etmeleri, yalnızca Rablerinin katındaki çirkinliklerini arttırır ve bu gerçeği inkar etmeleri inkarcıların ziyanını artırmaktan başka bir işe yaramaz.

Ahmed Hulusi

"HU" ki sizi arzda halifeler olarak meydana getiren (hilafet özelliği; meydana getirilmiştir, yaratılmamıştır. Bu ince ve derin düşünülmesi gereken bir konudur. A. H. ). . . Kim nankörlük eder (birimsel, bedensel zevkler ve kabuller uğruna halifeliğini örter) ise, onun (hakikatini) inkarı kendi aleyhinedir! Hakikat bilgisini inkar edenlere bu inkarları Rableri indinde şiddetli gazap yaşatmaktan başka bir şey artırmaz! Hakikat bilgisini inkar edenlere inkarları hüsrandan başka bir şey eklemez!

Ali Bulaç

Yeryüzünde sizi halifeler kılan O'dur. Öyleyse kim inkar ederse, artık inkarı kendi aleyhinedir. Rableri katında kafir olanlara kendi inkarları gazabtan başkasını arttırmaz ve kafir olanlara kendi inkarları kayıptan başkasını arttırmaz.

Ali Özek ve heyeti

Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. Onun için kim inkâr ederse, inkârı kendi zararınadır. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak gazabı arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez

Ali Rıza Safa

O, sizi, yeryüzünün yeni yöneticileri yapmıştır. Artık, kim nankörlük ederse, ettiği nankörlük kendi yitimine yöneliktir. Nankörlük edenlerin inkarı, Efendilerinin katında, öfkeden başka bir şeyi çoğaltmaz. Nankörlük edenlerin inkarı, yitiklerinden başka bir şeyi çoğaltmaz.

Bayraktar Bayraklı

Sizi yeryüzünde iktidar sahibi yapan O'dur. O halde, kim inkar ederse, inkarı kendi zararınadır. Kafirlerin küfrü, Rabbleri katında kendileri için ancak gazabı arttırır. Kafirlerin inkarı, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez.

Edip Yüksel

O ki sizi yeryüzünde yöneticiler kıldı. Kim inkar ederse kendi zararına inkar etmiştir. İnkarcıların inkarı, Efendi'leri katında nefretten başka bir şey arttırmaz. İnkarcıların inkarı kayıptan başka bir şey artırmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki sizi yeryüzünde yöneticiler kıldı. Kim inkar ederse kendi zararına inkar etmiştir. İnkarcıların inkarı, Rab'leri katında nefretten başka bir şey artırmaz. İnkarcıların inkarı kayıptan başka birşey artırmaz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. O halde kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. Kafirlere inkarları, Rableri katında gazaptan başka birşey artırmaz. Kafirlere inkarları, zarardan başka birşey artırmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

O ki sizleri yeryüzünde halifeler kıldı, o halde kim küfrederse küfrü kendi aleyhinedir. Kafirlere küfürleri rablarının katında buğzdan başka bir şey artırmaz, kafirlere küfürleri hasardan başka bir şey artırmaz

Erhan Aktaş

Sizi yeryüzünde halifeler dipnot 1 yapan O'dur. Kim gerçeğe kafirlik ederse, küfretmesi dipnot 2 kendi zararınadır. Kafirlerin küfürleri, kendileri için Rabb'lerinin yanında gazabı artırmaktan başka bir şeye yaramaz. Kafirlerin, küfrü sadece kendilerinin zararını artırır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, bu kelimeyi, irade ve akıl verilerek, yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yöneten, imar eden anlamında ve bir de önceki toplumların yerine geçen ardıl anlamında kullanmaktadır. Vekalet etmek, vekil ve naib olmak sıfatıyla "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlam kazanan ve halifenin de "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasallaşan, "halife" kelimesinin, Kur'an'da yer alan Halife kelimesi ile bir ilgisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 35:7. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizi yeryüzünde halifeler dipnot 1 yapan O' dur. Kim gerçeğe Kafirlik ederse, Küfretmesi dipnot 2 kendi zararınadır. Kafirlerin Küfrleri, kendileri için Rabb'lerinin yanında gazabı artırmaktan başka bir şeye yaramaz. Kafirlerin, küfrü sadece kendilerinin zararını artırır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, bu sözcüğü, irade ve akıl verilerek yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yeryüzünün yöneticisi ve onarıcısı anlamında veya sizden öncekilerin yerine geçiren ardıl anlamında kullanmaktadır. Terim olarak birinin yerine geçmek; vekalet etmek, vekil ve naip olarak "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlaşılması ve halifenin de, "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasal bir anlam kazanan halife sözcüğünün Kur'an'da yer alan Halife sözcüğü ile bir ilgisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizi yeryüzünde halifeler dipnot 1 yapan O' dur. Kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, gerçeği yalanlayarak nankörlük etmesi kendi zararınadır. Nankörlere; nankörlükleri, kendileri için Rabb'lerinin yanında azabı artırmaktan başka bir şeye yaramaz. Nankörlerin, nankörlükleri sadece kendilerinin zararını artırır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeryüzüne egemen yapan, yeryüzünün düzenleyicisi yapan. Sizden öncekilerin yerine geçiren.

Gültekin Onan

Yeryüzünde sizi halifeler kılan O'dur. Öyleyse kim küfrederse, artık küfrü kendi aleyhinedir. Rableri katında kafirlere kendi küfürleri gazabtan başkasını arttırmaz ve kafirlere kendi küfürleri kayıptan başkasını arttırmaz.

Hasan Basri Çantay

O, sizi yer yüzünde halifeler yapandır. Artık kim küfrederse küfrü kendi zararınadır. Kafirlerin küfrü kendilerine Rableri katında şiddetli buğuzdan başka (bir şey) artırmaz. Kafirlerin küfrü kendilerine hüsran (ve helak) den başka (bir şey) artırmaz.

İbni Kesir

O'dur; sizi, yeryüzünde halifeler kılmış olan. Kim, küfrederse; küfrü kendi aleyhinedir. Kafirlerin küfrü Rabbları katında ancak gazabı artırır. Kafirlerin küfrü onlara hüsrandan başka bir şeyi artırmaz.

Mehmet Alagaş

(38-41) Allah göklerin ve yerin, yitik olanını / gaybını bilendir , Muhakkak ki göğüslerde olanı da bilir. O ki sizleri dünyada devralanlar / halifeler yaptı, Kim inkâr ederse / tanımazsa, küfrü onun üzerinedir. Kafirlerin tanımamış olmaları, Rableri yanında ancak O’nun buğuzunu artırır, kafirlerin küfrü ancak onların hasarlarını artırır. (Başka bir şey artırmaz) De ki Allah’ın dışında dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana arzda ne yarattılar ? yahut göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara kitap vermişiz de onda delilleri mi var? Bilakis zalimler birbirlerine, sadece aldatıcı vaatte bulunuyorlar. Muhakkak ki Allah , gökleri ve yeri birbirinden uzaklaştırmayıp / ayırmayıp tutuyor, eğer uzaklaşırlarsa onları, ondan başkası asla bir arada tutamaz, O kesinlikle yumuşak davranandır ve bağışlayıcıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O sizi yeryüzünde halifeler yapandır. Artık kim kâfir olursa kâfir olması kendi aleyhinedir. Kâfirlere kâfirlikleri Rablerinin nezdinde aşırı bir gazaptan başka bir şey arttırmaz. Kâfirlere kâfirlikleri zarardan başka birşey arttırmaz.

Süleyman Ateş

Sizi yeryüzünde halifeler (yöneticiler) yapan O'dur. Artık kim nankörlük ederse nankörlüğü kendi zararınadır. Kafirlerin küfrü, Rableri yanında (kendilerine) gazabdan başka bir şey artırmaz; kafirlerin küfrü, (kendilerine) ziyandan başka bir şey artırmaz.

Süleymaniye Vakfı

Sizleri yeryüzünde halifeler /öncekilerin yerine geçen kimseler yapan odur dipnot 1 . Kim kafirlik ederse /ayetleri görmezlikte direnirse onun kafirliği kendi aleyhine olur dipnot 2 . Kafirlerin kafirliği, Rableri katında yalnızca kendilerine karşı nefreti artırır. Kafirlerin kafirliği, sadece kendilerinin zararını artırır dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizleri yeryüzünde başkalarının yerine yerleştiren odur. Kim Allah'ı görmezlik ederse onun görmezliği kendi aleyhine olur. Görmezlikten gelenlerin görmezliği, Rableri katında yalnızca kızgınlığı artırır. Görmezlikten gelenlerin görmezliği onların sadece zararlarını artırır.

Şaban Britch

Sizi yeryüzünde halifeler kılan O’dur. Kim küfrederse ederse, küfrü kendi aleyhinedir. Kâfirlerin küfrü, Allah katında gazaptan başka bir şey artırmaz. Kâfirlerin küfrü hüsrandan başka bir şey artırmaz.

Şaban Piriş

Sizi yeryüzünde idareci kılan O'dur. Kim nankörlük ederse, nankörlüğü kendisinedir. Kafirlerin küfrü, Allah katında nefretten başka bir şey artırmaz. Kafirlerin küfrü hüsrandan başka bir şey artırmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizi yeryüzünde halefler yapan O'dur. Nankörlük edenin nankörlüğü kendi aleyhinedir. Kafirlerin küfrü, Rableri katında öfkeden başka bir şey artırmaz. Kafirlerin küfrü hüsran ve yıkımdan başka bir şey artırmaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who has inducted you vicegerents on earth and made one generation inherit the other. Therefore, he who rejects the truth and denies the divine origin of the message will have hurt himself with his infidelity and nothing infidelity adds to the infidels' debit in heaven's realm but hatred and aversions And nothing infidelity adds to their fate but loss and ruin and moral and spiritual damnation.

Abdul Haleem

it is He who made you [people] successors to the land. Those who deny the truth will bear the consequences: their denial will only make them more odious to their Lord, and add only to their loss.

Abdullah Yusuf Ali

He it is That has made you inheritors in the earth: if, then, any do reject (Allah), their rejection (works) against themselves: their rejection but adds to the odium for the Unbelievers in the sight of their Lord: their rejection but adds to (their own) undoing.

Abul A'la Maududi

It is He Who made you vicegerents in the earth. dipnot 1 So whoever disbelieves will bear the burden of his unbelief. dipnot 2 The unbelievers' unbelief adds nothing but Allah's wrath against them. The unbelievers' unbelief adds nothing but their own loss.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This can have two meanings:
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) Now He has settled you on His earth after the passing away of the previous generations and nations.

Aisha Bewley

It is He who made you khalifs on the earth. So whoever is kafir, his kufr is against himself. In Allah’s sight, the kufr of the kafirun only increases their loathsomeness; the kufr of the kafirun only increases their loss.

Al-Hilali & Khan

He it is Who has made you successors generations after generations in the earth, so whosoever disbelieves (in Islâmic Monotheism) on him will be his disbelief. And the disbelief of the disbelievers adds nothing but hatred of their Lord. And the disbelief of the disbelievers adds nothing but loss.[1]

Ali Quli Qarai

It is He who made you successors on the earth. So whoever is faithless, his unfaith is to his own detriment. And the unfaith of the faithless does not increase them with their Lord [in anything] except disfavour, and their unfaith increases the faithless in nothing except loss.

Amatul Rahman Omar

It is He Who made you rulers on the earth. So one who chooses to disbelieve now will suffer the consequences of his disbelief. Their faithlessness will win for the disbelievers nothing but increased displeasure of their Lord. Indeed, their faithlessness will only make worse the loss of the disbelievers.

Arthur John Arberry

It is He who appointed you viceroys in the earth. So whosoever disbelieves, his unbelief shall be charged against him; their unbelief increases the disbelievers only in hate in God's sight; their unbelief increases the disbelievers only in loss.

Bijan Moeinian

God is the One Who has appointed you as His representative on earth [to take care of life on earth. ] Now whoever chooses to disbelieve [and resign from such a high position and disturb the life on earth say for personal profit], does so to his detriment. The disbelief does not lead to prosperity; it simply brings the curse of God. The only thing that the disbelievers will obtain is a great loss.

E. Henry Palmer

He it is who made you vicegerents in the earth, and he who misbelieves, his misbelief is against himself; but their misbelief shall only increase the misbelievers in hatred with their Lord; and their misbelief shall only increase the misbelievers in loss.

Edip-Layth

He is the One who made you successors on the earth. Subsequently, whoever rejects, then to him is his rejection. The rejection of those who do not appreciate only increases their Lord's abhorrence towards them. The rejection of those who do not appreciate only increases their loss.

George Sale

It is He who hath made you to succeed in the earth. Whoever shall disbelieve, on him be his unbelief: And their unbelief shall only gain the unbelievers greater indignation in the sight of their Lord; and their unbelief shall only increase the perdition of the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah is the Knower of what is unseen in the heavens and the earth; surely He is Aware of what is in the heart.

Mahmoud Ghali

He is The One Who made you succeeding each other in the earth. So whoever disbelieves, then his disbelief will be against him; and their disbelief increases the disbelievers (in nothing) except detestation in the Reckoning of their Lord, and their disbelief increases the disbelievers (in nothing) except in greater loss.

Marmaduke Pickthall

He it is Who hath made you regents in the earth; so he who disbelieveth, his disbelief be on his own head. Their disbelief increaseth for the disbelievers, in their Lord's sight, naught save abhorrence. Their disbelief increaseth for the disbelievers naught save loss.

Mohamed Ahmed - Samira

He is the one who made you trustees on the earth. So he who disbelieves, will bear the consequence of his unbelief. but their unbelief will only increase disgust for unbelievers in the sight of their Lord; and their unbelief will only lead the unbelievers to greater loss.

Muhammad Asad

He it is who has made you inherit the earth. Hence, he who is bent on denying the truth [of God’s oneness and uniqueness ought to know that] this denial of his will fall back upon him: for their [persistent] denial of this truth does but add to the deniers’ loathsomeness in their Sustainer’s sight and, thus, their denial of this truth does but add to the deniers’ loss.

Mustafa Khattab

He is the One Who has placed you as successors on earth. So whoever disbelieves will bear ˹the burden of˺ their own disbelief. The disbelievers’ denial only increases them in contempt in the sight of their Lord, and it will only contribute to their loss.

Progressive Muslims

He is the One who made you successors on the Earth. Subsequently, whoever disbelieves, then to him is his disbelief. And the disbelief of the disbelievers only increases their Lord's abhorrence towards them. The disbelief of the disbelievers only increases their loss.

Rashad Khalifa

He is the One who made you inheritors of the earth. Subsequently, whoever chooses to disbelieve does so to his own detriment. The disbelief of the disbelievers only augments their Lord's abhorrence towards them. The disbelief of the disbelievers plunges them deeper into loss.

Sahih International

It is He who has made you successors upon the earth. And whoever disbelieves - upon him will be [the consequence of] his disbelief. And the disbelief of the disbelievers does not increase them in the sight of their Lord except in hatred; and the disbelief of the disbelievers does not increase them except in loss.

Sam Gerrans

He it is that made you successors in the earth. And whoso denies, his denial will be upon him. And the denial of the false claimers of guidance increases them not in the sight of their Lord save in hatred; and the denial of the false claimers of guidance increases them not save in loss.

Shabbir Ahmed

He it is Who has given you supremacy in the earth (2:30). So whoever denies this blessing, his denial is upon him. Their denial increases their deprivation according to the Laws of their Lord, and their denial only increases their own loss (causing them to be content with a subhuman existence).

Syed Vickar Ahamed

It is He, Who has made you the inheritors (successors from one generation to the next) in the earth: Even then, if any (of you) disbelieve (in Islam), their rejection (works) against themselves: In the sight of their Lord their rejection only adds to the disgrace of the disbelievers: Their rejection only adds to (their own) ruin.

Taqi Usmani

He is the One who has made you successors (of the past generations) on the earth. So the one who becomes infidel, his infidelity will go against himself. Their infidelity adds nothing to the infidels but anger from their Lord, and their infidelity adds nothing to the infidels but loss.

The Monotheist Group

He is the One who made you successors on the earth. So, whoever rejects, then to him is his rejection. And the rejection of the rejecters only increases the abhorrence of their Lord towards them. The rejection of the rejecters only increases their loss.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩