Fâtır suresi

Fâtır suresi, 40. ayet

Fâtır suresi, 40. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ شُرَكَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَرُونِى مَاذَا خَلَقُوا۟ مِنَ ٱلْأَرْضِ أَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَمْ ءَاتَيْنَٰهُمْ كِتَٰبًا فَهُمْ عَلَىٰ بَيِّنَتٍ مِّنْهُ بَلْ إِن يَعِدُ ٱلظَّٰلِمُونَ بَعْضُهُم بَعْضًا إِلَّا غُرُورًا

ḳul era'eytüm şürakâekümü-lleẕîne ted`ûne min dûni-llâh. erûnî mâẕâ ḫaleḳû mine-l'arḍi em lehüm şirkün fi-ssemâvât. em âteynâhüm kitâben fehüm `alâ beyyinetim minh. bel iy ye`idu-żżâlimûne ba`ḍuhüm ba`ḍan illâ gurûrâ.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 37–43 · surenin 40. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 37

    Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

  2. Fâtır 38

    Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  3. Fâtır 39

    O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

  4. 40

    De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

  5. Fâtır 41

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  6. Fâtır 42

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

  7. Fâtır 43

    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. Yüce Allah, müşriklerin ilahlarının âcizliklerini, eksikliklerini ve şirklerinin bütün yönleri ile batıl olduğunu ortaya koymak üzere şöyle buyurmaktadır:

Ey peygamber! Onlara “de ki: Söyleyin bakalım, Allah’ın dışında yalvardığınız ortaklarınız” gerçekten kendilerine dua ve ibadet edilmeye layık mıdırlar? Bunu hak ediyorlar mı?

“yeryüzünde ne yaratmışlar, gösterin bana!” Denizleri mi yarattılar, dağları mı, bir canlıyı mı yoksa bir cansızı mı? Onlar bütün her şeyi yaratanın Yüce Allah olduğunu itiraf edeceklerdir. “Yoksa onların” Allah'a ortak koştuğunuz uydurma ilâhların “gökyüzünün” yaratılmasında yahut idare edilmesinde mi “bir ortaklıkları var?”

Onlar, bu hususta herhangi bir ortaklıklarının olmadığını söyleyeceklerdir. O halde bir şey yaratmadıklarına, Yaratıcıya da yaratmasında ortak olmadıklarına göre onlara ne diye ibadet ediyorsunuz? Onların âcizliklerini kabul ettiğiniz halde ne diye onlara dua ediyorsunuz?

İşte aklî delil, onlara ibadetin doğru olmadığını aksine batıl olduğunu göstermektedir. Daha sonra Yüce Allah nakli delili de söz konusu etmekte, onun da aynı şekilde böyle bir şeyi reddettiğini belirtmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Yoksa biz onlara bir kitap verdik de” bu kitap onların ortak koşmalarını söz konusu ederek, şirki ve putlara ibadeti emredip onaylamakta, böylece “onlar” ortak koşmakta “ondaki” yani şirkin doğruluğuna dair indirilen kitaptaki “apaçık bir delile mi dayanıyorlar?”

Durum hiç de öyle değildir. Çünkü bunlara Kur’ân-ı Kerîm’den önce bir kitap nazil olmadığı gibi, Rasûlullah Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den önce herhangi bir uyarıcı da gelmemişti. Onlara böyle bir kitabın indirildiğini ve kendilerine bir peygamberin gönderildiğini varsaysak, onlar da bunların kendilerine ortak koşmalarını emrettiklerini iddia etseler bile biz, onların yalan söylediklerini kesinlikle biliyoruz. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Senden önce gönderdiğimiz her bir peygambere mutlaka şunu vahyederdik: Benden başka (hak) ilâh yoktur. O halde yalnız Bana ibadet edin.” (el-Enbiyâ, 21/25) O halde bütün peygamberler ve kitaplar, dini yalnızca Yüce Allah’a halis kılmayı ittifakla emretmektedirler: “Halbuki onlara dini Allah'a has kılarak ve hanîfler olarak Allah’a ibadet etmekten... başkası emredilmemişti.” (el-Beyyine, 98/5)

Eğer “Aklî delil de naklî delil de şirkin batıl olduğunu ortaya koyduğu halde müşrikleri -aralarında akıl, zeka ve kavrayış sahipleri de bulunduğu halde- şirk koşmaya iten nedir?” diye bir soru sorulacak olursa Yüce Allah buna da şu cevabı vermektedir:

“O zalimler birbirlerine aldatmacadan başka bir vaatte bulunmuyorlar.” Yani onların izledikleri bu yolda delil olabilecek hiçbir şey yoktur. Bu yaptıkları, böyle bir şeyi birbirlerine tavsiye etmelerinin, birbirlerine süslü göstermelerinin, sonradan gelenin önceki sapıklara uymasının dışında bir şey değildir. Bu, şeytanın kendilerine aldatıcı vaatlerde bulunmasından ve amellerini onlara süslü göstermesinden ibarettir. Böylelikle şirk, kalplerinde yerleşmiş, onların değişmez sıfatlarından biri olmuştur. Böylece küfür ve yok olmaya mahkum olan batıl şirk üzere kalmışlardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! O müşriklere de ki: "Allah'tan gayrı tapmış olduğunuz ortaklarınız yeryüzünde ne yaratmışlar haber verin? Yeryüzünün dağlarını mı yaratmışlar? Yeryüzünün nehirlerini mi yaratmışlar? Yeryüzünde hareket eden canlıları mı yaratmışlar? Yoksa onların, göklerin yaratılışında Allah ile bir ortaklıkları mı var? Yoksa onlara, ortaklarına yaptıkları ibadetlerinin doğruluğuna dair içinde delil olan bir kitap mı verdik?" Bu sayılanlardan hiçbiri hasıl olmamıştır. Hayır! Zalimler birbirlerine küfür ve masiyet ile aldatmaktan başka bir vaatte bulunmuyorlar.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَرَءَيْتُمْ eraeytum siz gördünüz mü? kök: راي
  3. شُرَكَآءَكُمُ şuraka'ekumu ortaklarınızı kök: شرك
  4. ٱلَّذِينَ ellezine
  5. تَدْعُونَ ted'une yalvardığınız kök: دعو
  6. مِن min
  7. دُونِ duni başka kök: دون
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  9. أَرُونِى eruni bana gösterin kök: راي
  10. مَاذَا maza hangi şeyi?
  11. خَلَقُوا۟ haleku yarattılar kök: خلق
  12. مِنَ mine -den
  13. ٱلْأَرْضِ l-erdi yer- kök: ارض
  14. أَمْ em yoksa
  15. لَهُمْ lehum onların var (mı?)
  16. شِرْكٌۭ şirkun ortaklıkları kök: شرك
  17. فِى fi
  18. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  19. أَمْ em yoksa
  20. ءَاتَيْنَـٰهُمْ ateynahum biz onlara verdik de kök: اتي
  21. كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap kök: كتب
  22. فَهُمْ fehum onlar da
  23. عَلَىٰ ala üzerindeler
  24. بَيِّنَتٍۢ beyyinetin bir delil kök: بين
  25. مِّنْهُ ۚ minhu ondan
  26. بَلْ bel hayır
  27. إِن in
  28. يَعِدُ yeidu va'detmiyorlar kök: وعد
  29. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune o zalimler kök: ظلم
  30. بَعْضُهُم bea'duhum birbirlerine kök: بعض
  31. بَعْضًا bea'dan birbirlerine kök: بعض
  32. إِلَّا illa başka bir şey
  33. غُرُورًا gururan aldatmakdan kök: غرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Şirk

    "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua

    Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur'an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkar edenler…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua

    İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise…

  • Nûr 55 olası

    Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Şirk

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'ın peşi sıra yalvardığınız ortaklarınızı bir düşünsenize! Yerden neyi yaratmışlar bana gösterin veya göklerle ilgili (onların yaratılışında) onların ortaklığı mı varmış! Yoksa biz onlara (farklı) bir kitap vermişiz de o kitaptan bir delile mi dayanıyorlarmış!" dipnot 1 Aksine o zalimler birbirlerine aldanmadan başka bir şey vadetmiyorlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Ahkâf 46:4.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Hiç Allah'ı bırakıp da yalvarıp yakardığınız varlıklar olan şu şirk nesneleriniz hakkında kafa yordunuz mu? Bana gösterin bakayım, yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onların gökler(in yönetimin)de bir payı mı var? Veyahut onlara bir vahiy indirdik de, kendileri delil olarak ona mı dayanıyorlar?Asla! bu haddini bilmezler, birbirlerine sadece aldanış vaad ediyorlar.

Muhammed Esed

De ki: "Allah'a ortak koştuğunuz varlıkları ve güçleri (ve) Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarınızı (gerçekten) hiç düşündünüz mü? Bana onların yeryüzünde ne yarattıklarını gösterin; yoksa onların gökler(in yönetimin)de bir katkıları mı var (sanıyorsunuz)?" Onlara (görüşlerini destekleyici) bir kanıt olarak kullanabilecekleri bir ilahi vahiy mi gönderdik? Hayır! Zalimlerin birbirleri hakkında besledikleri (ümitler), hayalden öteye geçmez.

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah dununda tapındığınız ortaklarınızı - dostlarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, arzdan ne yarattılar (bedeninizde ne tasarrufları oldu)?". . . Yoksa onların semalarda bir ortaklığı mı var (bilinç dünyanıza farklı bir kendini bilme hali mi oluşturdular siz kendinizi beden kabullenirken)? Yoksa kendilerine hakikat bilgisi (kitap) verdik de onlar ondan bir açık delil üzere midirler? Bilakis, zalimler birbirlerine aldanıştan başka bir şey vadetmezler.

Ali Bulaç

De ki: "Siz, Allah'ın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin; yerden neyi yaratmışlardır?" Ya da onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır, zulmedenler, birbirlerine aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.

Ali Özek ve heyeti

De ki: Allah'ı bırakıp da taptığınız, ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var! Yahut biz onlara, (bu hususta) bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar? Hayır! O zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey vâdetmiyorlar.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduğunuz ortaklarınızı görüyor musunuz? Onların, yeryüzünde ne yarattıklarını bana gösterin!" Yoksa onların, göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa onlara bir kitap verdik de ondaki bir kanıta mı dayanıyorlar? Hayır! Haksızlık yapanlar, birbirlerine aldanıştan başka bir söz vermezler.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'tan başka yalvardığınız ortaklarınızı hiç düşündünüz mü? Gösteriniz bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortakları var! Yoksa biz onlara bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar?" Hayır! O zalimler/müşrikler, birbirlerine aldatmadan başka bir şey vaad etmiyorlar.

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın dışında çağırdığınız ortaklarınızı düşündünüz mü; onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar bana gösterin?" Yoksa onların gökte bir ortaklıkları mı var? Veya onlara bir kitap verdik de ondaki bir delile mi dayanıyorlar? Doğrusu, zalimler birbirlerine ancak aldatıcı sözler verirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'ALLAH'ın dışında çağırdığınız ortaklarınızı düşündünüz mü; onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar bana gösterin?' Yoksa onların gökte bir ortaklıkları mı var? Veya onlara bir kitap verdik de ondaki bir delile mi dayanıyorlar? Doğrusu, zalimlerin birbirlerine ancak aldatıcı sözler verirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Gördünüz ya, O Allah'tan başka yalvardığınız ortaklarınızı! Gösterin bana onların bu yeryüzünün hangi parçasını yarattıklarını!" Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var, ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır, o zalimler, birbirlerini aldatmadan başka bir vaadde bulunmuyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki gördünüz a o Allahın berisinden yalvardığınız şeriklerinizi? Gösterin bana onlar bu Arzdan hangi cüz'ü yaratmışlar? Yoksa onların gökler de mi bir ortaklığı var? Yoksa kendilerine bir kitab vermişiz de ondan bir beyyine üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır o zalimler birbirlerine aldatmadan başka bir va'dde bulunmuyorlar.

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın yanı sıra yakardıklarınıza bir bakın bakalım! Onların, yeryüzünde yarattıkları bir şey varsa bana gösterin! Yoksa onların göklerde bir ortakları mı var? Ya da onlara bir kitap verdik de onlar, ondan bir beyyine dipnot 1 üzerinde midirler? Hayır, hayır! Zalimlerin birbirlerine verdikleri sözler, dipnot 2 aldatmacadan başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Açık kanıt içeren belge, bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat olunacaklarına dair.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın yanı sıra yakardıklarınıza bir bakın bakalım! Onların, yeryüzünde yarattıkları bir şey varsa bana gösterin! Yoksa onların göklerde bir ortakları mı var? Ya da onlara bir kitap verdik de onlar, ondan bir beyyine dipnot 1 üzerinde midirler? Hayır, hayır! Zalimlerin birbirlerine verdikleri sözler dipnot 2 , aldatmacadan başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Açık kanıt içeren belge, bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat olunacaklarına dair.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz, ortak koştuklarınıza hiç baktınız mı? Gösterin bana, yeryüzünde neyi yaratmışlar? Ya da onlar için göklerde bir ortaklık mı var? Ya da onlara bir kitap verdik de onlar, ondan bir beyyine dipnot 1 üzerinde midirler? Hayır, hayır! Zalimlerin birbirlerine verdikleri sözler dipnot 2 , aldatmacadan başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Açık kanıt içeren belge, bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat olunacaklarına dair.

Gültekin Onan

De ki: "Siz, Tanrı'nın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin; yerden neyi yaratmışlardır?" Ya da onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır, zulmedenler, birbirlerine aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "Allahı bırakıb tapdığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Yerden her hangi bir şey'i yaratdıklarını bana gösterin"! Yoksa onların göklerde (Allah ile) bir ortaklığı mı var? Yahud biz onlara bir kitab vermişiz de kendileri bundan apaçık bir hüccet üzerinde midirler? Hayır, o zaalimler birbirini aldatmakdan başka bir va'dde bulunmuyor (lar).

İbni Kesir

De ki: Allah'tan başka taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Yeryüzünde ne yaratmışlardır gösterin bana. Yoksa onların ortaklığı göklerde midir? Yoksa onlara bir kitab verdik de onlar bundan bir delile mi dayanıyorlar? Hayır, o zalimler; birbirine ancak aldatıcı şeyler vaad ederler.

Mehmet Alagaş

(38-41) Allah göklerin ve yerin, yitik olanını / gaybını bilendir , Muhakkak ki göğüslerde olanı da bilir. O ki sizleri dünyada devralanlar / halifeler yaptı, Kim inkâr ederse / tanımazsa, küfrü onun üzerinedir. Kafirlerin tanımamış olmaları, Rableri yanında ancak O’nun buğuzunu artırır, kafirlerin küfrü ancak onların hasarlarını artırır. (Başka bir şey artırmaz) De ki Allah’ın dışında dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana arzda ne yarattılar ? yahut göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara kitap vermişiz de onda delilleri mi var? Bilakis zalimler birbirlerine, sadece aldatıcı vaatte bulunuyorlar. Muhakkak ki Allah , gökleri ve yeri birbirinden uzaklaştırmayıp / ayırmayıp tutuyor, eğer uzaklaşırlarsa onları, ondan başkası asla bir arada tutamaz, O kesinlikle yumuşak davranandır ve bağışlayıcıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Allah'ı bırakıp da dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yaratmışlardır? Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var? Yoksa onlara bir kitap verildi de, ondan bir delile mi dayanıyorlar?" Hayır! Zalimler birbirlerini aldatmaktan başka bir vaadde bulunmuyorlar.

Süleyman Ateş

De ki: "Siz, Allah'tan başka yalvardığınız şu tanrılarınızı gördünüz mü? Bana gösterin (bakayım), onlar yerden hangi şeyi yarattılar?" Yoksa onların, gökler(in yaratılmasın)da (Allah'a) ortaklıkları mı var? Yoksa biz onlara (taptıkları putları bize ortak koşmalarını söyleyen) bir Kitap vermişiz de onlar o Kitaptan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır, o zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey va'detmiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'a ortak sayıp ondan önce yardıma çağırdıklarınız hakkında hiç düşündünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar! Ya da göklerde bir ortaklıkları mı var dipnot 1 ? Yoksa onlara bir kitap verdik de onlar o kitaptan bir delile mi dayanıyorlar dipnot 2 ? Hayır! Bu yanlışı yapanlar birbirlerine, sadece aldatmak için vaatte bulunurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Allah ile ortak sayarak araya koyup yardım istediklerinize baktınız mı? Gösterin bana; onlar yerin hangi parçasını yaratmışlar. Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara bir yazı verdik de onu belge olarak mı kullanıyorlar? Hayır; o zalimlerden biri diğerine sadece aldatıcı vaadde bulunur.

Şaban Britch

De ki: Allah'ı bırakıp da dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar? Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var? Yoksa onlara bir kitap verildi de, ondan bir delile mi dayanıyorlar? Hayır! Zalimler birbirlerini aldatmaktan başka bir vaatte bulunmuyorlar.

Şaban Piriş

De ki: -Allah'tan başka dua ettiğiniz ortaklarınızı görüyor musunuz? Onların dünyada ne yarattığını bana gösterin. Yoksa, onların ortaklıkları göklerde midir? Yoksa onlara bir kitap verildi de, ondan bir belgeye mi dayanıyorlar? Hayır, zalimler birbirlerini aldatmaktan başka bir vaatte bulunmuyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'ın berisinden yakardığınız şu ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana topraktan neyi yarattı onlar!" Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa onlara bir kitap verdik de kendileri o kitaptan bir kanıt üzerinde midirler? Hayır, zalimler birbirlerine aldanıştan/aldatıştan başka hiçbir şey vaat etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: Do you -infidels- see those whom you regard as your predominant partners and invoke besides Allah! Show me what section of the earth they have created, or do they go shares with Allah in the sovereignty of the heavens and they are the possessors thereof! Or did We give them a Book illuminating their eyes and imparting spiritual and intellectual enlightenment! The fact is that the wrongful of actions make promises to each other and nothing they promise but what is vain, deceptive and deluding.

Abdul Haleem

Say, ‘Consider those "partners" of yours that you call upon beside God. Show me! What part of the earth did they create? What share of the heavens do they possess?’ Have We given them a book that contains clear evidence? No indeed! The idolaters promise each other only delusion.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Have ye seen (these) 'Partners' of yours whom ye call upon besides Allah? Show Me what it is they have created in the (wide) earth. Or have they a share in the heavens? Or have We given them a Book from which they (can derive) clear (evidence)?- Nay, the wrong-doers promise each other nothing but delusions.

Abul A'la Maududi

Say to them (O Prophet): "Have you ever seen those of your associates dipnot 1 upon whom you call apart from Allah? Show me what have they created in the earth? Or do they have any partnership (with Allah) in the heavens? Or have We given them a Book so that they have a clear proof (for associating others with Allah in His Divinity)?" dipnot 2 Nay, what these wrong-doers promise each other is nothing but delusion. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Associates of yours", because they are not in fact the associates of Allah, but the ones whom the polytheists themselves have made associates of Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, do they possess a written sanction from Us in which We might have indicated that We have given such and such persons the powers to heal the sick, or to get jobs for the jobless, or to fulfill needs of the needy, or that We have made such and such beings Our representatives in such and such parts of the earth and now it is in their hands to make or mar the destinies of the people of those parts; therefore, Our servants now should pray to them and present gifts and offerings before them, and for whatever blessings they receive they should thank those demigods only? If you possess any such sanction, produce it. And if you have no such sanction, you should consider on what grounds you have invented these polytheistic creeds and practices. When you are asked as to what sign is there in the heavens and the earth that may point to your self invented gods as being God’s associates, you cannot point out any. When you are asked to produce any divine sanction from any Book of Allah, or from your own possession, or from the possession of your self-invented gods, which may testify to God s having Himself delegated to them those powers which you assign to them, you do not produce any. What then is the basis of your these creeds and concepts? Are you the owners of the divine rights and powers that you may assign and distribute them to whomsoever you please?
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, these religious guides, saints, priests, sorcerers, preachers and attendants of shrines and their agents are fooling the people for selfish motives, and are concocting stories to give them false hopes that if they became the followers of such and such personalities, apart from God, they would have all their wishes and needs fulfilled in the world, and all their sins, no matter-how grave and numerous, forgiven by Allah in the Hereafter.

Aisha Bewley

Say: ‘Have you thought about your partner gods, those you call upon besides Allah? Show me what they have created of the earth; or do they have a partnership in the heavens?’ Have We given them a Book whose Clear Signs they follow? No indeed! The wrongdoers promise each other nothing but delusion.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Tell me or inform me (what) do you think about your (so-called) partner-gods to whom you call upon besides Allâh? Show me, what they have created of the earth. Or have they any share in the heavens? Or have We given them a Book, so that they act on clear proof therefrom? Nay, the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) promise one another nothing but delusions."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Tell me about your partners [you ascribe to Allah] whom you invoke besides Allah? Show me what [part] of the earth have they created. Do they have any share in the heavens?’ Have We given them a scripture so that they stand on a manifest proof thereof? Rather the wrongdoers do not promise one another [anything] except delusion.

Amatul Rahman Omar

Say, `Have you considered regarding your associate-gods whom you call upon apart from Allâh? Show Me then what they have created of the earth. Or have they any partnership in (the creation of) the heavens? Or have We given these (worshippers of false deities) a Book so that they are supported by some clear proofs (mentioned) therein? Nay, not so at all, but (the truth is that) the wrongdoers hold out vain promises one to another only to deceive.

Arthur John Arberry

Say: 'Have you considered your associates on whom you call, apart from God? Show me what they have created in the earth; or have they a partnership in the heavens?' Or have We given them a Book, so that they are upon a clear sign from it? Nay, but the evildoers promise one another naught but delusion.

Bijan Moeinian

Ask them: "Have you ever considered those whom you worship instead of God? What have they created in the earth and in the other planets? Do they have any written book from God [in which it is written that such and such boss can guarantee their job, that such and such woman can guarantee their happiness, that such and such sum of money can offer them security, etc. ] to justify their disbelief in the Oneness of God? What the wicked ones are promising to each other is nothing but an illusion.

E. Henry Palmer

Say, 'Have ye considered your associates whom ye call on beside God?' show me what they created of the earth ; have they a share in the heavens, or have we given them a book that they rest on a manifest sign? nay the unjust promise each other naught but guile.

Edip-Layth

Say, "Do you see the partners whom you have called on besides God? Show me what they have created on earth. Or do they possess any partnership in the heavens? Or have We given them a book wherein they are taking knowledge from it? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than arrogance."

George Sale

Say, what think ye of your deities which ye invoke besides God? Shew me what part of the earth they have created. Or had they any share in the creation of the heavens? Have We given unto the idolaters any book of revelations, so that they may rely on any proof therefrom to authorize their practice? Nay: But the ungodly make unto one another only deceitful promises.

Hamid S. Aziz

He it is Who made you regents (inheritors and vicegerents) in the land; therefore whoever disbelieves, his disbelief is against himself; and their disbelief does not increase the disbelievers with their Lord in anything but hatred; and their disbelief does not increase the disbelievers in anything but loss.

Mahmoud Ghali

Say, "Have you seen your associates whom you invoke apart from Allah? Show me what they created of the earth. Or even have they an associating in the heavens? Or even have We brought them a Book so that they are upon supreme evidence from it?" No indeed, (but) decidedly the unjust promise one another (Literally: some of them promise some (others) nothing except delusion.

Marmaduke Pickthall

Say: Have ye seen your partner-gods to whom ye pray beside Allah? Show me what they created of the earth! Or have they any portion in the heavens? Or have We given them a scripture so they act on clear proof therefrom? Nay, the evil-doers promise one another only to deceive.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Look at the compeers you invoke apart from God. Show me, what of the earth have they created, or what share have they in the heavens?" Or have We given them a Book whose testimony they possess? Not in the least. What the unbelievers have been promising one another is nothing but deceit.

Muhammad Asad

Say: "Have you ever [really] considered those beings and forces to whom you ascribe a share in God’s divinity, [and] whom you invoke beside God? Show me what it is that they have created on earth - or do [you claim that] they have a share in [governing] the heavens?" Have We ever vouchsafed them a divine writ on which they could rely as evidence [in support of their views]? Nay, [the hope which] the evildoers hold out to one another [is] nothing but a delusion.

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "Have you considered your associate-gods which you invoke besides Allah? Show me what they have created on earth! Or do they have a share in ˹the creation of˺ the heavens? Or have We given the polytheists a Book, which serves as a clear proof for them? In fact, the wrongdoers promise each other nothing but delusion."

Progressive Muslims

Say: "Do you see the partners whom you have called on besides God Show me what they have created on Earth. Or do they possess any partnership in the heavens Or have We given them a scripture wherein they are taking knowledge from it Indeed, what the transgressors promise one another is no more than arrogance."

Rashad Khalifa

Say, "Consider the idols you have set up beside GOD; show me what on earth have they created." Do they own any partnership in the heavens? Have we given them a book wherein there is no doubt? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than an illusion.

Sahih International

Say, "Have you considered your 'partners' whom you invoke besides Allah ? Show me what they have created from the earth, or have they partnership [with Him] in the heavens? Or have We given them a book so they are [standing] on evidence therefrom? [No], rather, the wrongdoers do not promise each other except delusion. "

Sam Gerrans

Say thou: “Have you seen your partners to whom you call instead of God? Show me what they created of the earth!” If they have a partnership in the heavens: — or if We have given them a Writ: — then are they upon clear signs thereof! Nay, the wrongdoers promise one another only delusion.

Shabbir Ahmed

Say, "Have you seen your 'partners' whom you call upon besides Allah? Show me what they created of the earth! Or have they any share in the heavens? Or have We given them a Scripture as evidence to prove their fallacies?" Nay, those who exploit the weak, support one another with delusions.

Syed Vickar Ahamed

Say: "Have you seen (these) partners of yours, whom you call upon other than Allah? Show me what is it that they have created in the (whole) earth. Or do they have a part in the heavens? Or have We given them a Book from which they get clear proof from it (the Book)? No, the wrongdoers promise each other nothing but false hopes."

Taqi Usmani

Say, "Tell me about your (presumed) co-gods whom you invoke beside Allah. Show me that part of the earth that they have created. Or do they have a share in the (creation) of the heavens?" Or have We given them a book so that they are upon a clear proof from it? No, but the wrongdoers promise one another nothing but delusion.

The Monotheist Group

Say: "Do you see the partners whom you have called on besides God? Show me what they have created on the earth. Or do they possess any partnership in the heavens? Or have We given them a book wherein they are taking knowledge from it? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than arrogance."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩