Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 77. ayet

Enbiyâ suresi, 77. ayet. وَنَصَرْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ

veneṣarnâhü mine-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. innehüm kânû ḳavme sev'in feagraḳnâhüm ecme`în.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekun suda boğduk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 74–80 · surenin 77. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 74

    Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

  2. Enbiyâ 75

    Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.

  3. Enbiyâ 76

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

  4. 77

    Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekun suda boğduk.

  5. Enbiyâ 78

    Davud ile Süleyman'ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.

  6. Enbiyâ 79

    Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

  7. Enbiyâ 80

    Bir de Davud'a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 76–77. ayetler için yazılmıştır.

76-77. Yani kulumuz ve Rasûlümüz Nuh aleyhisselam’ı, övgü ile an. O, kavmi arasında 950 yıl kalmış, onları Allah’a ibadete davet etmiş, O’na ortak koşmaktan vazgeçmelerini istemişti. Çağrısını tekrar tekrar yineleyip gizli ve açık, gece ve gündüz her şekilde onları davet etmişti. Öğüt vermenin hiçbir fayda sağlamadığını, onları vazgeçirmeye çalışmanın herhangi bir etkisinin olmadığını görünce yüce Rabbine şöylece seslenip niyaz etmişti: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma! Çünkü eğer sen onları bırakırsan hem kullarını saptırırlar hem de günahkar ve aşırı derecede kâfirden başka evlat doğurmazlar.” (Nuh, 71/56-57) Yüce Allah da duasını kabul buyurarak onları suda boğmuş, geriye kimseyi bırakmamıştı. Buna karşılık Yüce Allah; Nuh’u, aile efradını ve onunla birlikte bulunan mü’minleri gemide kurtarmıştı. Onun soyundan gelenleri baki kılmış ve onlara kendileri ile alay eden kavmine karşı yardım ve zafer ihsan etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onu, doğruluğuna delalet eden mucizeler ile destekleyerek yalanlayan kavminin tuzağından kurtardık. Çünkü onlar fesat çıkaran şerli bir topluluk idi. Bu yüzden hepsini suda boğduk.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَصَرْنَـٰهُ ve nesarnahu ve onu koruduk kök: نصر
  2. مِنَ mine -nden
  3. ٱلْقَوْمِ l-kavmi kavmi- kök: قوم
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  5. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan kök: كذب
  6. بِـَٔايَـٰتِنَآ ۚ biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  7. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  8. كَانُوا۟ kanu olmuşlardı kök: كون
  9. قَوْمَ kavme bir kavim kök: قوم
  10. سَوْءٍۢ sev'in kötü kök: سوا
  11. فَأَغْرَقْنَـٰهُمْ feegraknahum biz de onları boğmuştuk kök: غرق
  12. أَجْمَعِينَ ecmeiyne hepsini kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onu, delillerimizi inkâr eden o toplumdan korumuştuk. Şüphesiz ki onlar, kötü bir toplumdu; hepsini (suda) boğmuştuk.

Mustafa İslamoğlu

Yine onu, ayetlerimizi yalanlamakta ısrar eden bir topluma karşı desteklemiştik: zira onlar da ahlaken yozlaşmış bir toplumdu; bu yüzden Biz de tümünü boğulmaya terk ettik.

Muhammed Esed

Onu, ayetlerimizi yalanlayan bir topluma karşı korumuştuk; gerçekten de günaha gömülüp gitmiş bir toplumdu onlar ve bu yüzden Biz de onların hepsini boğuverdik.

Ahmed Hulusi

Ona, kendilerindeki işaretlerimizi yalanlayan halka (karşı) yardım etmiştik. . . Muhakkak ki onlar kötü bir topluluk idi. . . Biz de onların hepsini birden suda boğduk.

Ali Bulaç

Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden 'ona yardım edip öcünü aldık'. Şüphesiz onlar, kötü bir kavimdi, biz de onların tümünü suya batırıp boğduk.

Ali Özek ve heyeti

Onu, âyetlerimizi inkâr eden kavimden koruduk. Gerçekten onlar, fena bir kavim idi; bu yüzden topunu birden (suya) gömdük.

Ali Rıza Safa

Ve ayetlerimizi yalanlayan bir toplumdan, Onu koruduk. Aslında, onlar, kötü bir toplumdu; sonunda tümünü boğduk.

Bayraktar Bayraklı

Nuh'u, ayetlerimizi inkar eden kavimden koruduk. Gerçekten onlar, fena bir kavimdi. Bu yüzden hepsini suya gömdük.

Edip Yüksel

Ayetlerimizi inkar eden toplumlara karşı onu destekledik. Onlar, kötü bir toplum olduklarından hepsini boğduk.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizi inkar eden toplumlara karşı onu destekledik. Onlar, kötü bir toplum olduklarından hepsini boğduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimize yalan diyen kavimden öcünü aldık. Gerçekten onlar kötü bir kavimdiler, Biz de hepsini birden boğuverdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ayetlerimizi tekzib eden kavmden öcünü aldık, hakikat onlar kötü bir kavm idiler, biz de hepsini birden gargettik

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi yalanlayan bir halka karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir halktı. Bundan dolayı Biz de hepsini boğduk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âyetlerimizi yalanlayan bir halka karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir halktı. Bundan dolayı Biz de hepsini boğduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayan bir halka karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir toplumdu. Bundan dolayı Biz de hepsini suda boğduk.

Gültekin Onan

Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden 'ona yardım edip öcünü aldık.' Şüphesiz onlar kötü bir kavimdi, biz de onların tümünü suya batırıp boğduk.

Hasan Basri Çantay

Onun, ayetlerimizi yalanlayan kavminden, biz öcünü aldık. Hakıykat onlar kötü bir kavmdiler. Biz de işte topunu birden (suda) boğduk.

İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım ettik. Doğrusu onlar; kötü bir kavim idiler. Biz de hepsini birden suda boğduk.

Mehmet Alagaş

(76-77) Nuh’ta önceden bize seslenmiş idi , ona cevap verdik ve onu ve yakın çevresini çok büyük bir tasadan / sıkıntıdan kurtardık, Onu kavminden kurtardık, ki onlar ayetlerimizi yalanladılar, muhakkak ki onlar kötü bir kavim idiler, onların hepsini boğduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Çünkü onlar kötü bir toplum idiler. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğduk.

Süleyman Ateş

Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden onun öcünü almıştık. Onlar, kötü bir kavim olmuşlardı, biz de onların hepsini boğmuştuk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan o topluluktan dolayı Nuh'a yardım etmiştik. Onlar kötü bir topluluğa dönüşmüşlerdi. Biz de hepsini boğduk.

Şaban Britch

Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım etmiştik. Çünkü onlar kötü bir toplum idi. Bu sebeple onların hepsini suda boğmuştuk.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım etmiştik. Çünkü onlar kötü bir toplum idi, bu sebeple onların hepsini suda boğmuştuk.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona, ayetlerimizi yalanlayan topluluğa karşı yardım ettik. Kötülüğün toplumuydu onlar. Hepsini birden batırıp boğduk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We rescued him from the people who rejected Our divine signs and denied Our Omnipotence and Authority; they were people who bode ill and were given to evil, and in consequence We drowned them all

Abdul Haleem

and We helped him against the people who rejected Our signs- they were evil people, so We drowned them all.

Abdullah Yusuf Ali

We helped him against people who rejected Our Signs: truly they were a people given to Evil: so We drowned them (in the Flood) all together.

Abul A'la Maududi

and We helped him against a people who rejected Our signs as false. They were indeed an evil people and so We drowned them all.

Aisha Bewley

We helped him against the people who rejected Our Signs. They were an evil people and We drowned them, every one.

Al-Hilali & Khan

We helped him against the people who denied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.). Verily, they were a people given to evil. So We drowned them all.

Ali Quli Qarai

And We helped him against the people who denied Our signs. They were indeed an evil lot; so We drowned them all.

Amatul Rahman Omar

And We helped him against the people who cried lies to Our Messages. They were surely people given to evil, so We drowned them all.

Arthur John Arberry

and We helped him against the people who cried lies to Our signs; surely they were an evil people, so We drowned them all together.

Bijan Moeinian

I gave him victory over those who were denying My Revelations. They were indeed evil people. This is why I drowned them all.

E. Henry Palmer

and we helped him against the people who said our signs were lies; verily, they were a bad people, so we drowned them all together.

Edip-Layth

We granted him victory against the people that denied Our signs. They were a people of evil, so We drowned them all.

George Sale

And We protected him from the people who accused our signs of falsehood; for they were a wicked people, wherefore We drowned them all.

Hamid S. Aziz

And Noah, of old times, when he called We answered him and saved him and his people from the great affliction,

Mahmoud Ghali

And We vindicated him against the people who cried lies to Our signs; surely they were woeful people, so We drowned them all together.

Marmaduke Pickthall

And delivered him from the people who denied Our revelations. Lo! they were folk of evil, therefor did We drown them all.

Mohamed Ahmed - Samira

And We helped him against the people who rejected Our signs as lies. They were a wicked people indeed, so We drowned them one and all.

Muhammad Asad

and [how] We succoured him against the people who had given the lie to Our messages: verily, they were people lost in evil - and [so] We caused them all to drown.

Mustafa Khattab

And We made him prevail over those who had rejected Our signs. They were truly an evil people, so We drowned them all.

Progressive Muslims

And We granted him victory against the people that denied Our revelations. They were a people of evil, so We drowned them all.

Rashad Khalifa

We supported him against the people who rejected our revelations. They were evil people, so we drowned them all.

Sahih International

And We saved him from the people who denied Our signs. Indeed, they were a people of evil, so We drowned them, all together.

Sam Gerrans

And We helped him against the people who denied Our proofs; they were a people of evil, so We drowned them all together.

Shabbir Ahmed

We delivered him from the people who rejected Our Commands. They were a people given to inequities and oppressing the weak and We caused all of them to drown.

Syed Vickar Ahamed

We helped him against people who rejected Our Signs: Truly, they were a people given to evil: So We drowned them all (in the Flood).

Taqi Usmani

and helped him against the people who gave the lie to Our verses. Indeed, they were the people of evil, therefore, We drowned them all.

The Monotheist Group

AndWe granted him victory against the people who denied Our revelations. They were a people of evil, so We drowned them all.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 77. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 77. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 77. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩