Diyanet İşleri
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 2. ayet. وَءَاتُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰٓ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا۟ ٱلْخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِ وَلَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَهُمْ إِلَىٰٓ أَمْوَٰلِكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا
veâtü-lyetâmâ emvâlehüm velâ tetebeddelü-lḫabîŝe biṭṭayyib. velâ te'külû emvâlehüm ilâ emvâliküm. innehû kâne ḥûben kebîrâ.
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Yüce Allah bu âyet-i ile bu sûrede insanların hakları arasında ilk olarak yetimlerin haklarının yerine getirilmesini emretmektedir. Yetimler; bakımlarını üstlenen babalarını yitirmiş küçük, zayıf ve kendi işlerini göremeyen kimselerdir. İşte son derece şefkatli (Raûf) ve merhametli olan Yüce Allah kullarına, yetimlere iyilikte bulunmalarını ve en güzel yoldan olması müstesna onların mallarına yaklaşmamalarını, ergenlik çağına gelip reşid oldukları takdirde de mallarını tam ve eksiksiz olarak onlara vermelerini, temizi pis olanla değiştirmemeyi emretmektedir:
“Temizi” yani herhangi bir sorumluluk ve günah gerektirmeyen helâli “murdar olanla” yani haksız yere yetimin malını yemekle “değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak” mallarınızla birlikte “yemeyin.” Bu buyruk böyle bir durumda, yâni insanın, Allah’ın kendisine rızık olarak ihsan ettiği mal varken, yetimin malına da ihtiyacı yokken onların mallarını yemenin ne kadar çirkin olduğuna dikkat çekmektedir. Her kim böyle bir işe kalkışma cesaretini gösterecek olursa “büyük bir günah” işlemiş, ağır bir vebal yüklenmiş olur. Yetimin velisinin, yetimin iyi mallarını alarak onun yerine kendi malından bayağı ve adi olan bir malı koyması da temizi murdar olanla değiştirmek kabilindendir.
Bu buyrukta yetimin velâyet altında tutulması da söz konusu edilmektedir. Çünkü yetime malını verme görevi, o malı veren kimsenin yetimin malı üzerinde velayet sahibi olmasını gerektirir. Yine bu buyrukta yetimin malının ıslah edilme emri de vardır. Çünkü yetime malını eksiksiz vermenin bir gereği de onu korumak, yetimin malını ıslah edip onu artıracak işleri yapmak, onun malını tehlikelere ve âkıbetinden korkulacak hallere maruz bırakmamaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Veliler!- Yetimlere (büluğ çağına ermeden babalarını kaybeden çocuklar) büluğ çağına erip yetişkin olduklarında mallarını tam olarak verin. Yetimlerin mallarından kıymetli güzel olanları alıp, bunun karşılığında kendi mallarınızdan değersiz, kalitesiz olanları verip helal ile haramı değiştirmeyin. Yetimlerin mallarını alıp kendi mallarınıza katıp (yemeyin). Şüphesiz bu Allah katında büyük bir günahtır.
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa…
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yetimlere (yetişkin olduklarında) mallarını verin! Temizi pis olanla değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak kendi malınızmış gibi) yemeyin! Şüphesiz ki o, büyük bir günahtır.
O halde yetimlere mallarını verin; değersizi değerliyle değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp da boğazınıza geçirmeyin. Çünkü bu büyük bir vebaldir.
O halde yetimlere mallarını verin, (kendi) değersiz malları(nızı) (onlara ait) güzel şeyler ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek tüketmeyin. Bu, doğrusu büyük bir suçtur.
Yetimlere mallarını verin; (hakikatinizin) temizliğini (nefsaniyetin) pisliğine değiştirmeyin. Onların mallarını, mallarınıza karıştırarak yemeyin. Muhakkak ki o çok büyük suçtur.
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Yetimlere mallarını verin. Pis olanı temiz olanla değiştirmeyin; onların mallarını, mallarınıza katarak yemeyin. Kuşkusuz, bu, büyük bir suçtur. dipnot 79
Yetimlere mallarını veriniz; temizi pis olanla değiştirmeyiniz, onların mallarını sizin mallarınıza katarak kendi helal ve temiz malınızı kirletip yemeyiniz; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu büyük bir adaletsizlik olur.
Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu büyük bir adaletsizlik olur.
Allah'tan korkun da yetimlere mallarını verin, murdarı temiz ile, haramı helal ile değişmeyin; onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin, çünkü o, büyük bir günahtır.
Allahdan korkun da yetimlere mallarını verin ve temizi murdara (halali harama) değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katıb yemeyin çünkü o büyük bir vebal bulunuyor
Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!
Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!
Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.
Yetimlere (rüşdüne gelince) mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Çünkü bu, muhakkak büyük bir günahdır.
Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
(2-6) Yetimlere mallarını verin , temizi pisle değiştirmeyin , onların mallarını mallarınızla birlikte yemeyin , muhakkak ki o büyük bir suçtur / (hubtur) . Eğer yetimler hakkında ölçülü olamayacağınızdan korkarsanız, size hoş gelen kadın olanlarından ikişer üçer dörder nikahlayın, eğer adil olamayacağınızdan / dengeli olamayacağınızdan korkarsanız, tek kadın veya elinizin altında mevcut olanlar, işte bu dur um dengeli olmak için daha uygundur. Kadınlara sadakalarını / mehirlerini gönül hoşluğu ile / seve seve verin , eğer ki kendileri o sadakadan istekleri ile geri verirlerse o sadakayı, rahat bir şekilde ve afiyetle yiyin. Allah’ın sizin için dayanak olarak yaptığı / sizi ayakta tutan mallarınızı aklı ermezler e / sefihlere vermeyin, onları, o mallardan rızıklandırın , onları giydirin, onlara normal olan / norma dayalı / örfe dayalı sözler söyleyin, nikahlanacak duruma geldiklerinde, yetimleri deneyin , eğer ki onlarda bir erişmişlik / rüşt sezerseniz, mallarını onlara iade edin , O mallar, büyüyecekler diye israf üzere, a celeye getirip yemeyin , her kim zenginse iffetli davransın / ona hiç dokunmasın, fakir olan ise normal bir şekilde onu yesin , onların mallarını geri iade ederken de karşılarına şahit koyun, hesap görücü olarak Allah yeterlidir.
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Öksüzlere mallarını verin, temizi pis olanla değiştirmeyin, onların mallarını sizin mallarınıza katarak (helal, temiz malınızı kirletip) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
(Reşit olan) dipnot 1 Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin; dipnot 2 onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; çünkü bu, büyük bir vebaldir.
(Rüşt yaşına gelen dipnot 1 ) Yetimlere mallarını verin. Temizi, pis olanla değişmeyin; onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin çünkü bu, büyük bir suçtur.
Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Yetimlere mallarını verin. Temizi pise değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bunu yapmak gerçekten büyük bir vebaldir.
And restore to the orphans their property and do not exchange the worthless which you might own for the good and valuable which they own, nor incorporate their property with your property; this has always been regarded by Allah as a great sin.
Give orphans their property, do not replace [their] good things with bad, and do not consume their property with your own- a great sin.
To orphans restore their property (When they reach their age), nor substitute (your) worthless things for (their) good ones; and devour not their substance (by mixing it up) with your own. For this is indeed a great sin.
Give orphans their property, dipnot 1 and do not exchange the bad for the good, dipnot 2 and do not eat up their property by mixing it with your own. This surely is a mighty sin.
Give orphans their property, and do not substitute bad things for good. Do not assimilate their property into your own. Doing that is a serious crime.
And give unto orphans their property and do not exchange (your) bad things for (their) good ones; and devour not their substance (by adding it) to your substance. Surely, this is a great sin.[1]
Give the orphans their property, and do not replace the good with the bad, and do not eat up their property [by mingling it] with your own property, for that is indeed a great sin.
And give the orphans their property and substitute not (your) worthless things for (their) good ones, nor consume their property mingling it along with your own property, for this indeed is a great sin.
Give the orphans their property, and do not exchange the corrupt for the good; and devour not their property with your property; surely that is a great crime.
Hand over to the orphans their inheritance. Do not exchange your lower quality commodities with their belongings and do not devour their properties; this is certainly a great crime.
And give unto the orphans their property, and give them not the vile in exchange for the good, and devour not their property to your own property; verily, that were a great sin.
Give the orphans their money; do not replace the good with the bad, and do not consume their money to your money, for truly it is a great sin!
And give the orphans when they come to age their substance; and render them not in exchange bad for good: And devour not their substance, by adding it to your own substance; for this is a great sin.
And give unto the orphans their property, and give them not the vile in exchange for the good, and devour not their property into your own property; verily, that would be a great sin.
And bring the orphans their riches, and do not exchange the wicked (you have) for the good (they own); and do not eat up their riches with your riches; surely that is a great outrage.
Give unto orphans their wealth. Exchange not the good for the bad (in your management thereof) nor absorb their wealth into your own wealth. Lo! that would be a great sin.
Give to the orphans their possessions, and do not replace things of your own which are bad with things which are good among theirs, and do not intermix their goods with your own and make use of them, for this is a grievous crime.
Hence, render unto the orphans their possessions, and do not substitute bad things [of your own] for the good things [that belong to them], and do not consume their possessions together with your own: this, verily, is a great crime.
Give orphans their wealth ˹when they reach maturity˺, and do not exchange your worthless possessions for their valuables, nor cheat them by mixing their wealth with your own. For this would indeed be a great sin.
And give the orphans their money, and do not replace the good with the bad, and do not consume their money to your money; for truly it is a great sin!
You shall hand over to the orphans their rightful properties. Do not substitute the bad for the good, and do not consume their properties by combining them with yours. This would be a gross injustice.
And give to the orphans their properties and do not substitute the defective [of your own] for the good [of theirs]. And do not consume their properties into your own. Indeed, that is ever a great sin.
And give the fatherless their property; and exchange not the bad for the good, nor consume their property into your property; that is a great misdeed.
Orphans in the community are like your family members (33:5). Be vigilant in guarding their rights (4:127). Protect their property honestly, and give it to them when they have come of age. Exchange not their valuables with your worthless items, nor consume their property by combining it with yours; doing such would be a grave offense.
To orphans give back their property (when they reach their age); Do not substitute (your) worthless things for (their) good ones; And do not consume their sustenance (by mixing it up) with your own. Because this is truly a great sin.
Give the orphans their property, and do not substitute what is bad for what is good, and do not eat up their property along with your own. It is, surely, a great sin.
And give the orphans their money, and do not replace the good with the bad, and do not consume their money with your money; for truly this is a great sin!