Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 44. ayet

Enbiyâ suresi, 44. ayet. بَلْ مَتَّعْنَا هَٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَآ أَفَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

bel metta`nâ hâülâi veâbâehüm ḥattâ ṭâle `aleyhimü-l`umür. efelâ yeravne ennâ ne'ti-l'arḍa nenḳuṣuhâ min aṭrâfihâ. efehümü-lgâlibûn.

Diyanet İşleri

Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O halde, onlar mı galip gelecekler?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 41–47 · surenin 44. ayeti / 112

Konu Her nefis ölümü tadacak; adalet terazileri Enbiyâ 34–47 3

  1. Enbiyâ 41

    Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.

  2. Enbiyâ 42

    (Ey Muhammed!) De ki: "(Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahman'ın azabından sizi kim koruyacak?" Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüz çevirmekteler.

  3. Enbiyâ 43

    Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilahları mı var? O ilah edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım görmezler.

  4. 44

    Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O halde, onlar mı galip gelecekler?

  5. Enbiyâ 45

    De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.

  6. Enbiyâ 46

    Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.

  7. Enbiyâ 47

    Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Ancak onların küfür ve şirkleri üzere devam etmelerinin asıl sebebi şudur: “Aksine Biz, bunları da atalarını da nimetlerle faydalandırdık öyle ki (rahat içinde) uzun ömürler sürdüler (ve hep böyle gidecek sandılar).” Yani onlara pek çok mal ve evlat verdik. Ömürlerini uzattık. Onlar da bunlarla faydalanmakla meşgul oldular, gaflete dalıp oyalandılar. Ne için yaratıldıklarını hatırlarına getirmediler. Yaşadıkları bu süre uzayıp gidince de kalpleri katılaştı, azgınlıkları daha da arttı. İnkâr ve küfürleri de katmerleşti. Eğer yeryüzünde yakın çevrelerinde bulunanlara dikkat edecek olsalar görecekleri, helâk edilenlerden başkası olmayacaktır. Sadece ağıt yakıp feryat edenlerin seslerini işiteceklerdir. Fark edecekleri, ardı arkasına gelip de helâk edilmiş nesillerden başkası olmayacaktır. Ölümün, canları ağına düşürmek için her yola tuzak kurmuş olduğunu göreceklerdir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Görmediler mi ki Biz yeryüzüne yöneliyoruz da onu etrafından eksiltiyoruz?” Yani ahalisinin peyderpey ölümü ve yok oluşu sureti ile onu eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Nihâyet yeryüzünde hiçbir şey kalmayacak ve onun üzerindeki her şeye Allah, mirasçı olacaktır ki O, mirasçıların en hayırlısıdır. Eğer onlar bu gerçeği görseler aldanmayacaklar ve mevcut durumlarını sürdürmeyeceklerdir. “Şimdi üstün gelecekler onlar mı?” Allah’ın kaderinin dışına çıkabilirler mi? Ölmeme güç ve imkânına sahip olabilirler mi? Onlar böyle bir durumda mıdırlar ki uzun yaşamaya aldanıyorlar? Yoksa durumları şu mudur: Canlarını almak üzere Rablerinin elçisi onlara geldiğinde ona boyun eğecek, zilletle itaat edecek ve en ufak bir şekilde de karşı koyamayacaklardır, bir düşünsünler!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bilakis bu kâfirleri ve atalarını kendilerine sunduğumuz nimetlerle rızıklandırdık, bunu istidrâc olarak (zalim, kâfir ve azgın kişilerin tedricî olarak felakete yaklaştırılması ve bu esnada kendilerine bazı geçici imkân ve başarıların sağlanması) verdik. Öyle uzun zaman yaşadılar ki bu onları aldattı. Küfürlerini işlemeye devam ettiler. Nimetlerimizle aldanan ve azabımız için acele edenler, üzerinde yaşayanları boyun eğdirerek yeryüzünü etrafından kısalttığımızı ve onlara galip geldiğimizi görmüyorlar mı? Başkalarının başına gelenin kendi başlarına gelmeyeceğini mi zannediyorlar? Onlar galip gelenler değiller, bilakis onlar mağlup olanlardır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel bilakis
  2. مَتَّعْنَا mettea'na biz yaşattık kök: متع
  3. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i onları
  4. وَءَابَآءَهُمْ ve aba'ehum ve atalarını kök: ابو
  5. حَتَّىٰ hatta nihayet
  6. طَالَ tale uzun geldi kök: طول
  7. عَلَيْهِمُ aleyhimu kendilerine
  8. ٱلْعُمُرُ ۗ l-umuru ömür kök: عمر
  9. أَفَلَا efela
  10. يَرَوْنَ yeravne görmüyorlar mı? kök: راي
  11. أَنَّا enna bizim
  12. نَأْتِى ne'ti gelip kök: اتي
  13. ٱلْأَرْضَ l-erde yerlerini (topraklarını) kök: ارض
  14. نَنقُصُهَا nenkusuha eksilttiğimizi kök: نقص
  15. مِنْ min
  16. أَطْرَافِهَآ ۚ etrafiha uçlarından kök: طرف
  17. أَفَهُمُ efehumu onlar mı?
  18. ٱلْغَـٰلِبُونَ l-galibune üstün gelen kök: غلب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نقص (10 geçiş) · Aynı kök: طرف (11 geçiş)

    Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur.…

  • Aynı kök: طول (10 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi…

  • Aynı kök: نقص (10 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi…

  • Aynı kök: نقص (10 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar.…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa) onları da atalarını da yararlandırdık. Sonunda ömür kendilerine (hiç bitmeyecek gibi) uzun geldi. dipnot 1 Yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmezler mi? dipnot 2 Üstün gelen onlar mıymış!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah yaşattığı insanların bir kısmına bu ömrün uzun geldiğini, yani kendilerine verdiği nimet ve rızıklar sayesinde ömürlerini uzun bir süre yaşadıklarını, hayatlarının sonuna kadar bolluk içinde olduklarını ifade etmektedir. Bolluk içinde yaşamaya alışanlar nimetlerin veriliş nedenini anlamamış, yapılan uyarılara kulak asmamış ve bu hayatın hiç bitmeyeceğini sanarak aldanış içerisine girmişlerdi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Ra‘d 13:41. ayetle birlikte okunmalıdır. Bu cümlede yer alan "Allah'ın gelmesi" mecaz bir ifadedir ve kastedilen O'nun gücünün ve hayata müdahale edişinin bildirilmesidir.

Mustafa İslamoğlu

Hayır, Biz onları ve atalarını geçici zevklere daldırdık; ta ki ömrün kendileri için böyle uzayıp gideceği (zehabına kapılsınlar): İyi ama, onlar görmüyorlar mı ki Biz yeryüzüne müdahil olup, ona (ait değerleri) her bir tarafından eksiltiyoruz? Bir de kalkıp kazanacaklarını umuyorlar, öyle mi?

Muhammed Esed

Kaldı ki, Biz bunlara da, bunların atalarına da, ömürlerinin sonuna kadar, hayatın tadını çıkararak avunmalarına fırsat verdik; fakat bu insanlar, Bizim yeryüzüne -üzerindeki en iyi, en güzel şeyleri her gün biraz daha eksilterek- vaziyet ettiğimizi görmüyorlar mı? Buna rağmen, yine de baskın çıkacaklar(ını umuyorlar) mı?

Ahmed Hulusi

Hayır, biz bunları ve atalarını (dünya nimetlerinden) yararlandırdık. O kadar ki, onlara ömür çok uzun geldi (bitmeyecekmiş gibi)! Görmüyorlar mı ki biz arza (fiziksel bedene) geliyoruz, onun etrafından onu noksanlaştırıyoruz (ta ki yaşlanır ve ölümü tadar). . . Galipler onlar mı?

Ali Bulaç

Evet, biz onları ve atalarını yararlandırdık; öyle ki, ömür onlara (hiç bitmeyecekmiş gibi) uzun geldi. Fakat şimdi, bizim gerçekten yere gelip onu etrafından eksiltmekte olduğumuzu görmüyorlar mı? Şu halde, üstün gelenler onlar mı?

Ali Özek ve heyeti

Evet, onları da, atalarını da barındırdık. Nihayet ömür kendilerine (hiç bitmeyecek gibi) uzun geldi. Oysa onlar, bizim gelip (kâfirlere ait) araziyi çevresinden eksilteceğimizi görmezler mi? Şu halde, üstün gelen onlar mı?

Ali Rıza Safa

Hayır! Onları ve atalarını ömürleri boyunca geçindirdik. Yeryüzüne gelerek, onu uçlarından eksilttiğimizi yine de görmüyorlar mı? Yine de onlar mı üstün gelecekler?

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz o inkarcıları ve babalarını dünya nimetlerinden yararlandırdık. Öyle ki uzun süre bu şekilde yaşadılar. Onlar, bizim, şimdi bulundukları topraklara gelip, oraları azar azar ele geçirdiğimizi görmüyorlar mı? Onlar inananlara galip geleceklerini mi sanıyorlar?

Edip Yüksel

Halbuki biz onları ve atalarını yaşlanıncaya kadar nimetlendirdik. Yeryüzünün uçlarından habire eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Buna rağmen onlar mı üstün gelecek?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halbuki biz onları ve atalarını yaşlanıncaya kadar nimetlendirdik. Yeryüzünün uçlarından habire eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Buna rağmen onlar mı üstün gelecek?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Biz onları ve atalarını yaşattık, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat şimdi görmüyorlar mı ki, yeryüzünü etrafından eksiltip duruyoruz? O halde üstün gelen onlar mıdır?

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu biz, onları ve atalarını yaşattık hatta o ömür onlara uzun geldi, fakat şimdi görmüyorlar mı o Arzı etrafından eksiltip duruyoruz, o halde galip onlar mı?

Erhan Aktaş

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi dipnot 1 görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tabiatta ve canlılar aleminde meydana gelen ölümleri, değişiklikleri; her şeyin nasıl ölümlü ve sonlu olduğunu…

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi dipnot 1 görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tabiatta ve canlılar aleminde meydana gelen ölümleri, değişiklikleri; her şeyin nasıl ölümlü ve sonlu olduğunu...

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi dipnot 1 görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tabiatta ve canlılar aleminde meydana gelen ölümleri, değişiklikleri; her şeyin nasıl ölümlü ve sonlu olduğunu…

Gültekin Onan

Evet, biz onları ve atalarını yararlandırdık; öyle ki, ömür onlara (hiç bitmeyecekmiş gibi) uzun geldi. Fakat şimdi, bizim gerçekten yere gelip onu etrafından eksiltmekte olduğumuzu görmüyorlar mı? Şu halde, üstün gelenler onlar mı?

Hasan Basri Çantay

Evet, biz onları da, atalarını da — (bu dünyada) ömür (leri) tepelerini aşıb uzayıncaya kadar — (yaşatıb) geçindirdik. Fakat şimdi görmüyorlar mı ki biz o arza gelib etrafından (tedricen) eksiltib duruyoruz. O halde gaalib olanlar onlar mı?

İbni Kesir

Evet Biz; onlara da, atalarına da geçimlikleri verdik. Öyle ki ömürleri kendilerine uzun geldi. Fakat şimdi görmüyorlar mı ki; Biz; o yeryüzüne gelip çevresinden eksiltip durmaktayız. Onlar mıdır galip gelenler şu halde?

Mehmet Alagaş

(30-47) Kafirler, göklerle yer , birbirine yamalı halde / dikili halde iken onları ayırdığımızı /söktüğümüzü, her diri şeyi sudan yaptığımızı görmediler mi? hâlâ iman etmiyorlar mı? Arzda sarsılmasınlar diye sabiteler yaptık , yol olsun diye orada vadiler /geçitler yaptık , böylelikle belki yol bulurlar , semayı korunmuş bir çatı / dam / tavan yaptık , onlar da ayetlerimizden sırt çeviriyorlar! O ki geceyi gündüzü güneşi ve ayı yarattı , hepsi de bir yörüngede / felekte yüzüyor. Senden önce, hiçbir beşeri kalıcı yapmadık, şimdi sen eğer ölürsen, onlar kalıcı mı olacaklar? Her kişi / her nefis ölümü tadacaktır, sizi hayır ve şer fitneler ile / sınamalar ile imtihan edeceğiz (hayrı mı seçtiniz şerri mi seçtiniz gözükecek) ve bize döndürüleceksiniz. Kafirler seni gördükleri vakit sadece seninle alay ediyorlar, sizin ilahınızı hatırlatan işte bu mu? Diyorlar, Rahmanın zikrini inkâr edenler de onlardır. İnsanı acele üz ere yarattık, size ayetlerimi ilerde göstereceğim , acele etmeyiniz , diyorlar ki doğru sözlü isen bu vaadettiğin ne zaman? Kafirler, yü zlerinin ve arkalarının ateşle savamadıkları zamanı, yardımda edilmeyeceği zamanı bilselerdi, bilakis onlara aniden gelecek ve onları şaşırtacak, onu reddetmeye güçleri de yetmeyecek, bekletilmeyecekler de. Kesin olan şu ki senden önce de Resullerle alay edildi / dalga geçildi, onları alay ettikleri şey kuşattı / onlara hak oldu. Peki sizi gece ve gündüzde Rahman’dan kim koruyacak? Bilakis onlar Rablerinin zikrinden / kitabından sırt çevirenlerdir. Onlar için bizim dışımızda onlara mâni olacak ilahlar mı var? Onların kendilerine yardıma güçleri de yetmez, onlardan bir sahip çıkmada göremezler. Evet onları da babalarını da biz nemalandırdık / metalandırdık onlara ömür de uzadı, kesinlikle bizim arza müdahil olup etrafından kısalttığımızı görmüyorlar mı? Onlar mı yenecekler / galip gelecekler? Deki sizi vahiy vasıtasıyla uyarıyorum, uyarıldığı vakit, çağrıyı sağırlar işitmez, Rabbinin azabının hafif bir esinti, onlara dokunsa onlar diyecekler ki yazıklar olsun bize ki zalimlerden olduk. Kıyamet günü için teraziler / mizanlar kuracağız, Hiçbir ki şiye zulmedilmez, hardal tohumu ağırlığında dahi olsa biz onu getiririz, biz hesaba çeken olarak yeterliyiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Evet, biz onları da atalarını da faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O halde onlar mı galip gelecekler?

Süleyman Ateş

Biz onları ve atalarını yaşattık, nihayet kendilerine ömür uzun geldi, (ebedi yaşayacaklarını sandılar). Bizim, yere gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mı (yoksa biz miyiz)?

Süleymaniye Vakfı

Halbuki onlara ve atalarına rahat bir hayat yaşattık, hatta ömürleri kendilerine uzun bile geldi dipnot 1 . Şimdi görmüyorlar mı, yurtlarına geliyor, çemberi sürekli daraltıyoruz dipnot 2 . Bu durumda onlar mı bize galip gelecekler!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın gelmesi, Allah'ın dininin gelmesidir. Bir yere Allah'ın dini gelince onun etki alanı genişlerken diğerlerininki daralır (Ra'd 13/41). Nebimizin Mekke'de dini tebliğ etmeye başlamasından sonra İslam'ın etkisi sürekli artarken kafirlerin etkisi azalıyordu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halbuki hayatlarını sürdürebilsinler diye onların da babalarının da geçimini sağlayan biziz. Görmüyorlar mı ki yurtlarını çevresinden sürekli daraltıyoruz dipnot 1 . Bunlar mı bize galip gelecekler?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam'ın yayılması nedeniyle Mekke'yi kuşatan topraklarda müslüman sayısı artıyor, askeri ve siyasi gelişmeler Mekke'lilerin aleyhine işliyor.

Şaban Britch

Evet, biz onlara da atalarına da geçimlikler verdik. Öyle ki, uzun süre yaşadılar. Oysa onlar, bizim gelip yeri her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Şu halde, üstün gelen onlar mı?

Şaban Piriş

Evet, biz onlara da atalarına da geçimlikler verdik. Öyle ki, uzun süre yaşadılar. Şimdi onlar, yeri etrafından eksiltip durduğumuzu görmüyorlar mı? Onlar mı galip gelecekler?

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçek şu ki, biz onları ve atalarını, ömür kendilerine uzun gelecek kadar nimetlendirdik. Hala görmüyorlar mı ki, biz yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Galip gelenler onlar mı?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We granted these people together with their fathers comfort and enjoyment and all that advantaged them of Our blessings in life as long as they lived. Do they not see that We reduce their territories and straiten their outlying borders -by rapid progress of Islam-. is it then they who are the winners or the conquerors!

Abdul Haleem

We have allowed these sinners and their forefathers to enjoy life for a long time. But do they not see how We are shrinking their borders? Is it they who will prevail?

Abdullah Yusuf Ali

Nay, We gave the good things of this life to these men and their fathers until the period grew long for them; See they not that We gradually reduce the land (in their control) from its outlying borders? Is it then they who will win?

Abul A'la Maududi

Nay, We generously provided them and their fathers, and they enjoyed Our provision for long. dipnot 1 Do they not see that We are now advancing into their territory, diminishing it from different sides? dipnot 2 Is it they, then, who will triumph?" dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In other words it means: These people have been deluded by Our favor and Our provisions. They think they are enjoying prosperity and good life as their personal right and there is none to take it away from them. They have forgotten that there is God above them Who is able to make or mar their fortune.
  2. metne dön, dipnot 2
    In this connection, see (Surah Ar-Raad, Ayat 41 and E.N. 60) thereof. Here it bears an additional meaning also: Do they not see that an All-Powerful Being is showing His signs every now and then everywhere on the earth in the form of famines, epidemics, floods, earthquakes and other calamities. Millions of people are killed, habitations and harvests are destroyed and other damages are caused, which frustrate all human designs?
  3. metne dön, dipnot 3
    It means: When they know that all the resources and provisions of life are in Our hands and that We can increase or decrease them as We will, do they have the power and strength to defend themselves against Our punishment? Can they not see from these signs that their power, prosperity and luxury are not everlasting and that there is an All-Powerful Allah to seize and punish them.

Aisha Bewley

No indeed! We have given these people enjoyment, as We did their fathers, until life seemed long and good to them. Do they not see how We come to the land eroding it from its extremities? Or are they the victors?

Al-Hilali & Khan

Nay, We gave the luxuries of this life to these men and their fathers until the period grew long for them. See they not that We gradually reduce the land (in their control) from its outlying borders? Is it then they who will overcome?[1]

Ali Quli Qarai

Rather We have provided for them and their fathers until they lived on for long years. Do they not see how We visit the land diminishing it at its edges? Are they the ones who will prevail?

Amatul Rahman Omar

The thing is that We provided those and their fathers with the good things (of this world), until a long period (of enjoyment) passed over them (and now they are steeped in negligence). But do they not see that We are invading the land (of disbelief) and are gradually reducing it from its outlying borders? Can they even then be the victors?

Arthur John Arberry

Nay, but Ourselves gave these and their fathers enjoyment of days, until their life had lasted long while upon them. What, do they not see how We come to the land, diminishing it in its extremities? Or are they the victors?

Bijan Moeinian

I have given to the disbelievers (as well as their ancestors) a fixed life span. Can they not see how, every day, they get closer and closer to the end of their life? Can they reverse this process?

E. Henry Palmer

Nay, but we have granted enjoyment to these men and to their fathers whilst life was prolonged. Do they not see that we come to the land and shorten its borders? Shall they then prevail?

Edip-Layth

It was Us who gave luxury to these and their fathers, until they grew old with age. Do they not see that We come to the land and make it shrink from its edges? Will they be able to win?

George Sale

But We have permitted these men and their fathers to enjoy worldly prosperity, so long as life was continued unto them. Do they not perceive that We come unto the land of the unbelievers, and straiten the borders thereof? Shall they therefore be the conquerors?

Hamid S. Aziz

Have they gods to defend them against Us? These cannot help themselves, nor can they be defended against Us.

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) We gave these and their fathers enjoyment (of days), until age grew long for them. Do they then not see that We come up to the earth, diminishing it in its extremes? Or are they then the overcomers?

Marmaduke Pickthall

Nay, but We gave these and their fathers ease until life grew long for them. See they not how we aim to the land, reducing it of its outlying parts? Can they then be the victors?

Mohamed Ahmed - Samira

We allowed them and their fathers time to enjoy till the very end of their lives. Do they not see Us advancing into the land, reducing its frontiers? Would they still prevail?

Muhammad Asad

Nay, We have allowed these [sinners] – as [We allowed] their forebears – to enjoy the good things of life for a great length of time: but then – have they never yet seen how We visit the earth [with Our punishment], gradually depriving it of all that is best thereon? Can they, then, [hope to] be the winners?

Mustafa Khattab

In fact, We have allowed enjoyment for these ˹Meccans˺ and their forefathers for such a long time ˹that they took it for granted˺. Do they not see that We gradually reduce ˹their˺ land from its borders? Is it they who will then prevail?

Progressive Muslims

It was Us who gave luxury to these and their fathers, until they grew old with age. Do they not see that We come to the land and make it shrink from its edges Will they be able to win

Rashad Khalifa

We have provided for these people and their ancestors, up until an old age. Do they not see that every day on earth brings them closer to the end? Can they reverse this process?

Sahih International

But, [on the contrary], We have provided good things for these [disbelievers] and their fathers until life was prolonged for them. Then do they not see that We set upon the land, reducing it from its borders? So it is they who will overcome?

Sam Gerrans

But We gave these and their fathers enjoyment until life became long for them. Have they then not considered that We come to the earth, diminishing it from its extremities? Is it then they who will be the victors?

Shabbir Ahmed

Nay, We let these people and their ancestors enjoy the good things of life for a long time. Don't they see that Our Law visits the earth and We gradually reduce the land in their control? Can they prevail against Our Laws? (Don't they see that every day on earth brings them closer to the end? (13:41)).

Syed Vickar Ahamed

No, We gave the good things of this life to these men and their fathers till (their) time grew long for them; Do they not see that We slowly reduce (their) land from its far borders? Then, is it they who will win?

Taqi Usmani

But We have given benefits to these and their fathers until life was prolonged for them. So do they not see that We are coming to the land narrowing it down from all its sides? Then, are they the ones to prevail?

The Monotheist Group

It was Us who gave luxury to these and their fathers, until they grew old with age. Do they not see that We come to the land and reduce it from its edges? Will they be able to win?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩