En'âm suresi

En'âm suresi, 41. ayet

En'âm suresi, 41. ayet. بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِن شَآءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ

bel iyyâhü ted`ûne feyekşifü mâ ted`ûne ileyhi in şâe vetensevne mâ tüşrikûn.

Diyanet İşleri

Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı unutursunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 38–44 · surenin 41. ayeti / 165

Konu Sıkıntıda yalnız O'na dua; müjdeci ve uyarıcı peygamberler En'âm 40–49 3

  1. En'âm 38

    Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.

  2. En'âm 39

    Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.

  3. En'âm 40

    (Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

  4. 41

    Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı unutursunuz.

  5. En'âm 42

    Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.

  6. En'âm 43

    Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.

  7. En'âm 44

    Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “Hayır, aksine yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve (o vakit) şirk koştuklarınızı da unutursunuz.” İşte zorlu ve sıkıntılı hallerinizde putlarınıza karşı durumunuz... Onları hemen unutursunuz. Çünkü onların herhangi bir zarar veremeyeceklerini, bir fayda sağlayamayacaklarını, öldüremeyeceklerini, hayat veremeyeceklerini, ölümden sonra diriltemeyeceklerini bilmektesiniz. O vakit Allah’a ihlasla dua edersiniz. Çünkü asıl fayda ve zarar verenin O olduğunu, darda kalmışın duasını kabul edenin O olduğunu bilmektesiniz. Durum böyle olduğuna göre rahat ve bolluk halinde ne diye O’na ortak koşarsınız? Ne diye O’nun ortakları bulunduğunu iddia edersiniz? Bunun böyle olduğuna dair aklî veya naklî bir delile sahip misiniz? Bu konuda elinizde bir belge mi var, yoksa siz Allah’a karşı yalan uydurup iftira mı etmektesiniz?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gerçekten o vakit sizi yaratan Allah'tan başkasına dua etmezsiniz. Dilerse sizin üzerinizden belayı O def eder, zararı ve sıkıntıyı kaldırır. Çünkü O, bunun sahibi ve buna gücü yetendir. Allah'a ortak koştuğunuz mabutlarınızı ise terkedersiniz. Çünkü onların bir fayda ve zarar vermediklerini iyi bilirsiniz.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel hayır
  2. إِيَّاهُ iyyahu yalnız O'na
  3. تَدْعُونَ ted'une yalvarırsınız kök: دعو
  4. فَيَكْشِفُ fe yekşifu O da kaldırır kök: كشف
  5. مَا ma şeyi
  6. تَدْعُونَ ted'une istediğiniz kök: دعو
  7. إِلَيْهِ ileyhi ondan
  8. إِن in şayet
  9. شَآءَ şa'e dilerse kök: شيا
  10. وَتَنسَوْنَ ve tensevne ve unutursunuz kök: نسي
  11. مَا ma şeyleri
  12. تُشْرِكُونَ tuşrikune ortak koştuğunuz kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Üzerlerine azap çökünce, "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…

  • Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…

  • Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

  • Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua

    Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Aksine yalnız O'na (Allah'a) yalvarırsınız. O da (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız (belayı) dilerse kaldırır ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

Mustafa İslamoğlu

Aksine, yalnızca O'na yalvarırsınız; O da eğer dilerse sizi yalvartan sıkıntıyı giderir; öyle ki, koştuğunuz ortakları bile unutuverirsiniz.

Muhammed Esed

Hayır, aksine yalvarışınız Onadır, bu durumda O, eğer dilerse sizi Kendisine yalvarmaya yönelten o (bela)yı giderir; ve (o zaman) Allahtan başkasına ilahlık yakıştırdığınız şeyi unutmuş olursunuz".

Ahmed Hulusi

Bilakis yalnız O'na yalvarırsınız. . . O da dilerse O'na yalvardığınız konuda size hakikati açar ve (siz de) ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz!

Ali Bulaç

Hayır, yalnızca O'nu çağırırsınız, dilerse kendisini çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

Ali Özek ve heyeti

Bilâkis yalnız Allah'a yalvarırsınız. O da (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız belâyı dilerse kaldırır ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

Ali Rıza Safa

Hayır! Yalnızca O'na yakarışlarda bulunursunuz. Artık, dilerse, yakarış yaptığınız sorunu giderir ve ortaklar koştuklarınızı unutursunuz.

Bayraktar Bayraklı

Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız da, O dilerse, yakındığınız belayı uzaklaştırır. Siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.

Edip Yüksel

Doğrusu, yalnız O'na yalvarırsınız. Dilerse yalvardığınız konudaki probleminizi giderir, siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğrusu, yalnız O'na yalvarırsınız. Dilerse yalvardığınız konudaki probleminizi giderir, siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu yalnız O'na dua edersiniz. O dilerse yalvardığınız belayı üzerinizden kaldırır ve o an O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu yalnız ona dua edersiniz de dilerse o feryada geldiğiniz belayı üzerinizden kaldırır ve o lahza siz o şirk koşduklarınızın hepsini unutursunuz

Erhan Aktaş

"Hayır! Yalnız O'na yalvarırsınız, O da dilerse yalvarmanıza konu olan sıkıntıyı kaldırır ve siz de ortak koştuklarınızı anmazsınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hayır! Yalnız O'na yalvarırsınız, O da dilerse yalvarmanıza konu olan sıkıntıyı kaldırır ve siz de ortak koştuklarınızı anmazsınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! Yalnız O'na yalvarırsınız, O da dilerse yalvarmanıza konu olan sıkıntıyı kaldırır ve siz de ortak koştuklarınızı anmazsınız.

Gültekin Onan

Hayır, yalnızca O'nu çağırırsınız, dilerse kendisini çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

Hasan Basri Çantay

Hayır, (putlarınızı değil) ancak Onu (Allahı) çağırır (Ona düa ve iltica eder) siniz. O da kendisine çağırdığınız her hangi bir şey'i (belayı), dilerse, açar (önler, giderir) ve (o vakit) siz (Allaha) eş tutmakda olduğunuz şeyleri (putları hatırınıza bile getirmeyerek) unutursunuz.

İbni Kesir

Hayır, ancak O'nu çağırırsınız da; isterse çağırdığınız şeyi giderir ve siz de şirk koştuğunuz eşleri unutursunuz.

Mehmet Alagaş

(33-45) Kesinlikle biz biliyoruz ki onların söyledikleri seni hüzünlendiriyor, onlar kesinlikle seni yalanlamıyorlar, zalimler Allah’ın ayetlerine karşı çaba içindeler, (onların derdi seninle değil bizimle) senden önce de kesinlikle elçiler yalanlandı (yeni bir şey değil ki) yalanlamalarına ve eziyetlerine yardımımız gelene kadar sabrettiler, Allah’ın kelimelerinin yerine başka kelimeler getirilemez, kesin olan şu ki elçilerin haberlerinden sana da geldi, onların sırtlarını dönmeleri senin ağrına gittiyse, eğer ki gücün de yeterse yerde ulaşabileceğin bir tüneli ya da semaya bir merdiveni delil olarak / ayet olarak onlara getir, eğer ki Allah dileseydi onların hepsi yola girmiş olarak / hidayete ermiş olarak biraraya gelirlerdi, Aman ha cahillerden olma. Muhakkak ki işiten kimseler cevap verir, ölüleri ise Allah tekrar diriltir sonrada ona geri götürülürler /rücu edilirler, dediler ki Rabbinden üzerimize bir mucize / ayet indirilse ya! de ki ayet indirmeye güç yetiren muhakkak ki Allah'tır ve fakat onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Arzda hiçbir yaratık yahut kanatlarıyla uçan yok ki sizler gibi bir toplum / ümmet olmasınlar, kitapta biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık, s onra Rabbinizde bir araya geleceksiniz. Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıktaki sağırdırlar dilsizdirler, Allah kimi isterse onu saptırır, kimi isterse de onu doğru yol üzere / istikamet üzere yapar. De ki görebilir misiniz? size Allah'ın azabı gelse ya da saat size gelse , eğer sözünüze bağlı / sözünüze sadık iseniz Allah'tan başkasını çağırır mısınız? Bilakis sadece O’nu çağırırsınız, O da isterse , O’nu ne için çağırdı iseniz onu giderir ve siz de unutursunuz teşekkür etmezsiniz. Kesin olan şu ki senden önceki toplumlara da gönderdik, zararla ve darlıkla onları tutup yakaladık böylelikle belki yakarırlar / belki yalvarırlar diye. Bari darlığımız onlara geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ve fakat kalpleri katılaştı / kasetleşti ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Ne zaman ki O ’nu / Allah’ı hatırlamayı unuttular, biz de her bir şeyin kapısını onlara açtık, ta ki onlara verilenlerle şımardıklarında / ferahladıklarında ansızın / birdenbire onları tutup yakaladık ve o zaman da onlar , ümitsizliğe düştüler, zalim kavmin ardı arkası kesildi, evrenlerin / alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır, yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse (kaldırılması için) yalvardığınız şeyi giderir; siz de şirk koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

Süleyman Ateş

"Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız; O da dilerse (kaldırmasını) istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz."

Süleymaniye Vakfı

Başkasını değil, yalnız Allah'ı yardıma çağırırsınız. Allah uygun görürse duanızı kabul eder ve sıkıntınızı giderir. O zaman ortak saydıklarınızı unutmuş olursunuz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayır, ortak saydıklarınızı unutmuş olarak yalnız O'na yalvarırsınız. Koyduğu düzene uygunsa duanızı kabul eder ve sıkıntınızı giderir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Bakara 2/20 ve dipnotu. Buradaki kanunu şu ayetler detaylıca anlatır: Bakara 2/186, Bakara 2/153, Bakara 2/155, Bakara 2/156.

Şaban Britch

Hayır, sadece O’na dua edersiniz. O da dilerse, kaldırılması için dua ettiğiniz o şeyi kaldırır, siz de O'na ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.

Şaban Piriş

Hayır, sadece O'na yalvarırsınız. O da dilerse, kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır da siz, ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, yalnız O'na yakarırsınız da O dilerse yakındığınız belayı uzaklaştırır. Ve siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Indeed it is only Allah Whom you shall inevitably invoke to relieve your misery if He will, and you shall forget your false deities whom you incorporate with Him".

Abdul Haleem

No indeed, it is on Him that you would call. If it were His will, He could remove whatever harm made you call on Him, and then you would forget what you now associate with Him.

Abdullah Yusuf Ali

"Nay,- On Him would ye call, and if it be His will, He would remove (the distress) which occasioned your call upon Him, and ye would forget (the false gods) which ye join with Him!"

Abul A'la Maududi

Lo, it is to Him alone that you cry and then, if He so wills, He removes the distress for which you had cried to Him. Then you forget the partners you had set up with Allah. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Attention is now drawn towards another sign - one observable even in the lives of those who deny the Truth. When either some great calamity befalls a man or when death starkly stares him in the face, it is only to God that he turns for refuge. On such occasions even the staunchest polytheists forget their false gods and cry out to the One True God, and even the most rabid atheists stretch out their hands in prayer to Him. This phenomenon is mentioned here in order to draw an instructive lesson. It shows that devotion to God and monotheism are ingrained in the human soul. No matter how overlaid this truth might be, some day it shakes off man's heedlessness and ignorance and manifests itself fully. It was the observation of this sign which had led 'Ikrimah, the son of Abu Jahl, to the true faith. For when Makka was conquered at the hands of the Prophet (peace be on him), 'Ikrimah fled to Jeddah and sailed from there towards Abyssinia. During the voyage the boat ran into a severe storm which threatened to capsize it. At first people began calling on their gods and goddesses. Later on, when the storm grew even worse and the passengers were sure that the boat would sink, they began to feel it was time to call on God alone, for He alone could save them. This opened the eyes of 'Ikrimah, whose heart cried out to him that if there was no effective helper for them in that situation, how could there he one elsewhere? He also recalled that this was precisely what the Prophet (peace be on him) had constantly told people, and that it was precisely because of this preaching that they had been engaged in unnecessary violent conflict with him. This was a turning-point in 'Ikrimah's life. He instantly made up his mind that if he survived the storm he would go straight to the Prophet Muhammad (peace be on him) and place his hand in his, binding himself in allegiance. Thereafter he not only remained true to his word by becoming a Muslim, but spent the rest of his life struggling in the cause of Islam.

Aisha Bewley

It is Him you call on and, if He wills, He will deliver you from whatever it was that made you call on Him; and you will forget what you associated with Him.

Al-Hilali & Khan

Nay! To Him Alone you would call, and, if He wills, He would remove that (distress) for which you call upon Him, and you would forget at that time whatever partners you joined (with Him in worship)!

Ali Quli Qarai

Rather, Him you will supplicate, and He will remove that for which you supplicated Him, if He wishes, and you will forget what you ascribe [to Him] as [His] partners. ’

Amatul Rahman Omar

`Nay, but you will call upon Him alone, then He will, if He please, relieve (you) of that distress for (the removal of) which you called upon Him; and you will abandon those (false gods) which you associate with Him. '

Arthur John Arberry

No; upon Him you will call, and He will remove that for which you call upon Him if He Will, and you will forget that you associate with Him.

Bijan Moeinian

The fact is, in such moment of distress, you turn none but the Lord; then, if He pleases, He will save you from your misfortune. Yes; on such occasions, you forget all those whom you have raised to the level of God.

E. Henry Palmer

Nay, it is on Him that ye would call, and He will avert that which ye call upon Him for if He but please; and ye shall forget that which ye did associate with Him.

Edip-Layth

"No, it is Him alone you will call on; then He will remove what you called Him for, if He wills; you will forget what you set up."

George Sale

Nay, but on Him alone will you call; then will He remove, if He pleases, that which you call on Him to remove, and you will forget what you associate with Him. '

Hamid S. Aziz

Nay, it is on Him that you would call, and He will remove that because of which you call upon Him, if He will; and you forget that which you did associate with Him.

Mahmoud Ghali

No indeed, Him only you do invoke, so He lifts off that for which you invoke Him in case He (so) decides, and you will forget whatever you associate (with Him).

Marmaduke Pickthall

Nay, but unto Him ye call, and He removeth that because of which ye call unto Him, if He will, and ye forget whatever partners ye ascribed unto Him.

Mohamed Ahmed - Samira

No: You will call to Him alone; and He will, if He please, remove (the distress) for which you had called Him; and forget those you associate as compeers (with Him)

Muhammad Asad

Nay, but it is Him alone that you will invoke - whereupon He may, if He so wills, remove that [ill] which caused you to call unto Him; and you will have forgotten all that. to which you [now] ascribe divinity side by side with Him."

Mustafa Khattab

No! He is the only One you would call. And if He willed, He could remove the affliction that made you invoke Him. Only then will you forget whatever you associate with Him ˹in worship˺."

Progressive Muslims

"No, it is Him alone you will call on; and He will remove that which you called Him for, if He wills; and you will forget what you set up. "

Rashad Khalifa

The fact is: only Him you implore, and He answers your prayer, if He so wills, and you forget your idols.

Sahih International

No, it is Him [alone] you would invoke, and He would remove that for which you invoked Him if He willed, and you would forget what you associate [with Him].

Sam Gerrans

The truth is, to Him will you call; and He will remove that for which you call to Him if He wills; and you will forget that to which you ascribe a partnership.

Shabbir Ahmed

Nay, you call unto Him, act, and He removes your affliction according to His Laws. At that time you forget your idols.

Syed Vickar Ahamed

"No! You will (only) call to Him, and if it be His Will, He will remove (the suffering) which made you call upon Him, and you would forget (the false gods) which you join with Him!"

Taqi Usmani

Rather, Him alone you will call and He, if He wills, shall remove what you call Him for, and you will forget those you associate with Him.

The Monotheist Group

"No, it is Him alone you will call on; and He will remove that which you called Him for, if He wills; and you will forget what you set up."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩