Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 151. ayet

Âl-i İmrân suresi, 151. ayet. سَنُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ بِمَآ أَشْرَكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ وَبِئْسَ مَثْوَى ٱلظَّٰلِمِينَ

senülḳî fî ḳulûbi-lleẕîne keferü-rru`be bimâ eşrakû billâhi mâ lem yünezzil bihî sülṭânâ. veme'vâhümü-nnâr. vebi'se meŝve-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 148–154 · surenin 151. ayeti / 200

Konu Uhud'daki bozgun ve inen güven uykusu Âl-i İmrân 149–155 3

  1. Âl-i İmrân 148

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  2. Âl-i İmrân 149

    Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.

  3. Âl-i İmrân 150

    Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.

  4. 151

    Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.

  5. Âl-i İmrân 152

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra, za'f gösterdiniz. (Peygamber'in verdiği) emir konusunda tartıştınız ve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler de vardı, ahireti isteyenler de. Sonra sizi denemek için onlardan yüzünüzü çevirdi. (Kaçıp hezimete uğradınız. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allah, mü'minlere karşı çok lütufkardır.

  6. Âl-i İmrân 153

    Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Âl-i İmrân 154

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

151. Allah’ın onlara dost ve yardımcı olmasının bir belirtisi de onlara kâfir olan düşmanlarının kalplerine büyük bir korku salacağı vaadinde bulunmasıdır. Bu büyük korku ise o kâfirleri maksatlarının birçoğunu gerçekleştirmekten alıkoyar. Nitekim Yüce Allah mü’minlere verdiği bu sözü gerçekleştirmiştir. Çünkü müşrikler Uhud’dan geri döndükten sonra kendi aralarında danışarak: “Onlardan birtakım kimseleri öldürdükten ve onları bozguna uğrattıktan sonra kökten onları imha etmeden nasıl geri döneriz?” demişler ve bunu gerçekleştirmek istemişlerdi. Ancak Allah kalplerine korku saldı ve istediklerini gerçekleştiremeden geri dönmek zorunda kaldılar.

Şüphesiz bu, ilâhi yardımın en büyüklerindendir. Çünkü önceden de geçtiği gibi Allah’ın mü’min kullarına yardımı şu iki şekilden birisi ile olur: Ya kâfirlerin bir bölümünün öldürülmesini sağlar yahut da onları istediklerini gerçekleştirmekten alıkoyup zarar içerisinde geri dönmelerini sağlar. İşte buradaki yardım şekli bu ikinci türdendir.

Daha sonra Yüce Allah kâfirlerin kalplerine korku salmayı gerektiren sebebi şöylece söz konusu etmektedir: “Allah’a haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koştuklarından dolayı...” Yani bu korku salmanın sebebi, onların herhangi bir delil ve belge olmaksızın sırf kendi hevâ ve bozuk iradeleri uyarınca ilâh diye edindikleri ortaklar ve putlardır. Böylelikle onlar bir ve tek olan Rahman’ın dostluk bağını koparmış oldular. İşte bundan dolayı müşrik, her zaman için mü’minden korkar. Sağlam bir dayanağı yoktur. Her türlü zorluk ve sıkıntı esnasında sığınacağı yeri de yoktur. Onun dünyadaki hali budur. Âhiretteki hali ise bundan daha zorlu ve daha ağırdır. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onların barınağı cehennemdir” yani onların barınacakları ve duracakları yer cehennem olacaktır, onlar oradan çıkma imkânını bulamayacaklardır. “Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!” Onların zulüm ve düşmanlıkları sebebi ile varacakları yer ateştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ı inkâr edenlerin kalbine şiddetli bir korku salacağız. Hevâlarına uyup ibadet ettikleri ilahlarını Allah'a şirk koşmalarından dolayı sizinle savaşırken sebat etmeye güç yetiremezler. Bu hususta onlara hiçbir delil inmedi. Ahirette dönüp kalacakları yer cehennemdir. Zalimlerin kalacağı yer ne kötü bir ateştir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَنُلْقِى senulki salacağız kök: لقي
  2. فِى fi
  3. قُلُوبِ kulubi kalblerine kök: قلب
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  5. كَفَرُوا۟ keferu inkar edenlerin kök: كفر
  6. ٱلرُّعْبَ r-rua'be korku kök: رعب
  7. بِمَآ bima dolayı
  8. أَشْرَكُوا۟ eşraku ortak koştuklarından kök: شرك
  9. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  10. مَا ma şeyleri
  11. لَمْ lem
  12. يُنَزِّلْ yunezzil indirmediği kök: نزل
  13. بِهِۦ bihi kendilerine
  14. سُلْطَـٰنًۭا ۖ sultanen hiçbir güç kök: سلط
  15. وَمَأْوَىٰهُمُ ve me'vahumu ve gidecekleri yer de kök: اوي
  16. ٱلنَّارُ ۚ n-naru cehennemdir kök: نور
  17. وَبِئْسَ ve bi'se ne kötüdür kök: باس
  18. مَثْوَى mesva varacağı yer kök: ثوي
  19. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimlerin kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.…

  • Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor,…

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaları sebebiyle, kâfir olanların kalplerine yakında korku salacağız. dipnot 1 Onların barınağı ateştir. Zalimlerin yeri ne kötüdür!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada geçen [er-ru‘b] kelimesi yürekleri adeta hoplatan, son derece etkili korku demektir. Anlaşılıyor ki şirk denen inanç bozukluğunun sonu "korku"dur. Bu her ne kadar açıktan görünmüyorsa da sahibinin içinde fırtınalar kopartmaktadır. Uhud'da galip durumda olmalarına rağmen Mekke'ye dönüş yolunda yeniden geri dönme fikri gündeme gelmesine rağmen, korkarak geri dönemedikleri ifade edilmektedir. Dahası Ebû Süfyân'ın Hz. Muhammed ve Hz. Ebû Bekir'le alay edişine cevap veren Hz. Ömer'in meydan okumasına karşılık veremediği de ifade edilmektedir. Burada sözü edilen korkunun özelde Uhud'da olsa da genelde bütün zamanları içeriyor olmasına engel bir durum yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir delile dayanmadan Allah'a şirk koşmalarından dolayı kafirlerin yüreklerine korku salacağız. Nitekim onların son durağı ateştir: ne berbattır zalimlerin meskeni!

Muhammed Esed

Allah'tan başka varlıklara -O'nun hiçbir zaman yetki tanımadığı şeylere- ilahlık yakıştırdıklarından dolayı, hakikati inkara şartlanmış olanların kalplerine korku salacağız; onların son durağı ateştir, ne kötüdür zalimlerin meskeni!

Ahmed Hulusi

Kendilerine tanrı oldukları yolunda hiçbir delil inzal edilmemiş olanları, hakikatlerindeki Allah Esma'sına şirk koştukları için, kafirlerin kalplerinde korku oluşturacağız, yaşam ortamları da ateştir. Zalimlerin ulaştığı son ne kötüdür!

Ali Bulaç

Kendisi hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koştuklarından dolayı küfredenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!

Ali Rıza Safa

Hakkında hiçbir kanıt indirmediği şeyleri Allah'a ortaklar koştukları için, nankörlük edenlerin yüreklerine korku salacağız. Onların barınağı ateştir; haksızlık yapanlar, ne kötü bir yerde kalacaklar.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kafirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!

Edip Yüksel

Güçsüz ve yetkisiz kişileri ALLAH'a ortak koştukları için inkarcıların kalplerine korku salacağız. Yerleri ateştir. Zalimlerin durağı ne kötü!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Güçsüz ve yetkisiz kişileri ALLAH'a ortak koştukları için inkarcıların kalplerine korku salacağız. Yerleri ateştir. Zalimlerin durağı ne kötü!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri, ona ortak koştukları için, o kafirlerin kalplerine korku düşüreceğiz. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne de kötüdür o zalimler yatağı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın hiç bir bürhan indirmediği şeyleri ona şerik koştukları için biz o kafirlerin kalblerine korku düşüreceğiz, onların varacakları yer, Cehennemdir, ne de kötüdür o zalimler yatağı

Erhan Aktaş

Yetki verdiğine dair, hakkında hiçbir kanıt indirmediği varlıklara, ilahlık yakıştırmalarından dolayı, Kafirlerin kalplerine korku salacağız. Onların sığınakları ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yetki verdiğine dair, hakkında hiçbir kanıt indirmediği varlıklara, ilahlık yakıştırmalarından dolayı, Kafirlerin kalplerine korku salacağız. Onların sığınakları ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yetki verdiğine dair, hakkında hiçbir kanıt indirmediği varlıklara, ilahlık yakıştırmalarından dolayı, gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağız. Onların varacakları yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Gültekin Onan

Kendisi hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Tanrı'ya ortak koştuklarından dolayı küfredenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Hakkında Allanın hiç bir huccet indirmediği şeyleri Ona eş tanıdıklarından dolayı küfr (ve inkar) edenlerin kalblerine korku salacağız. Onların yurdları ateşdir. Zalimlerin dönüb varacağı yer ne kötüdür!.

İbni Kesir

Hakkında hiçbir delil indirilmediği şeyi Allah'a eş tuttuklarından dolayı küfredenlerin kalblerine korku salacağız. Onların varacağı yer, ateştir. Ne kötüdür o zalimlerin varacağı yer.

Mehmet Alagaş

(144-151) Muhammed ancak bir Resuldür , ondan önce de nice Resul geldi geçti , eğer ki o ölür yahut öldürülürse, topuklarınız üzre / ökçeleriniz üzere geri mi dönersiniz? (Sebebi nüzul Resul öldü haberi) Kim ökçesi üzere geri dönerse, Allah’a herhangi bir zarar veremez, Allah şükredenleri ödüllendirecektir. Bir kimsenin ölmesi Allah’ın izni dışında olmaz, süreli şekilde o yazılıdır, her kim dünya hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz, kim de ahret hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz , i lerde şükredenleri ödüllendireceğiz. Nebilerden niceleri savaştı. Onlarla Rabbin has kulları / Rabbeniyyinlerden çoğu onlarla birlikte savaştı. Onlara, Allah yolunda isabet eden şeylerden dolayı gevşemediler, zafiyet göstermediler, boyun bükmediler, Allah sabredenleri sever. Onların sözleri, Rabbimiz bizi günahlarımızdan dolayı ve emirlerimizdeki savurganlıklarımızdan dolayı bağışla ayaklarımızı sabitle ve kafir kavme karşı bize yardım et demek oldu. Allah ta onlara dünya ödüllerini ve güzel ahiret ödüllerini verdi , Allah güzel davrananları sever. Ey İman edenler, eğer kafirlere uyarsanız, ökçeleriniz üzere sizi döndürürler, hasara uğramış hale dönüşürsünüz, bilakis Allah sizin dostunuzdur ve O, yardım edenlerin e n hayırlısıdır. Hakkında hiçbir delilleri olmayan şeyleri şirk koşmalarından dolayı kafirlerin kalplerine korku salacağız, onların varacakları yer cehennemdir, zalimlerin yerleri ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a şirk koştukları için kâfirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Süleyman Ateş

Allah'ın, kendilerine hiçbir güç (vermediği, haklarında hiçbir delil) indirmediği şeyleri, Allah'a ortak koştuklarından dolayı inkar edenlerin kalblerine korku salacağız; gidecekleri yer de cehennemdir! Zalimlerin varacağı yer, ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenlerin kalplerine korku salacağız. dipnot 1 Çünkü Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi O'na ortak koşarlar. dipnot 2 Onların sığınacakları yer o ateştir /cehennemdir! Bu yanlışı yapanların yaşayacakları yer ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada "küfr (كفر)", örtme; "kafir", örten anlamına gelir (Müfredat). Kendine açık belgeler geldikten ve Resul'ün hak olduğuna şahit olarak ona inanıp güvendikten sonra ayetleri görmezlikten gelen herkes kafir olur (Al-i İmran 3/86, 106). Bu kişiler, kendilerinin veya başkasının sözlerini Allah'ın sözünün önüne geçirdikleri için de müşrik olurlar. Allah, yaptıklarının yanlış olduğunu içlerine ilham ederek (Şems 91/8) korkuya kapılmalarını sağlar ve onları uyarır. Bu sebeple kafir olanlar, en büyük sıkıntıyı kendi içlerinde duyarlar. Nitekim Musa aleyhisselamın Allah'ın elçisi olduğu konusunda kesin kanaate varan Firavun ve hanedanı, konumlarını korumak için, bile bile yalana sarıldılar (Neml 27/13-14). Onu etkisiz hale getirmek için kurdukları bütün oyunlar boşa çıkınca da hayatları cehenneme döndü (Mümin 40/45-46).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayete göre her kafir müşriktir. A'raf 7/33, Hac 22/71.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kafirlerin dipnot 1 kalplerine korku salacağız. Çünkü onlar, Allah'ın indirdiği bir delile dayanmadan O'na ortaklar koşmuşlardır dipnot 2 . Varıp kalacakları yer cehennemdir. Bu yanlışı yapanların yerleşecekleri yer ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetleri görmezlikten gelenlerin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın kitabına rağmen icma ve kıyas gibi deliller oluşturup yeni hükümler ortaya koyanlar bu kapsama girerler.

Şaban Britch

Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a şirk koştukları için kâfirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Şaban Piriş

Hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koştukları için kafirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın, kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştukları için, küfre sapanların kalplerine korku salacağız. Barınakları ateştir onların. Ne kötüdür o zalimlerin varacakları yer!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We will inspire terror in the infidels' hearts and dishearten them for incorporating with Allah other deities He never authorized. Their destined abode is Hell and evil indeed is the destined habitation of the wrongful.

Abdul Haleem

We will strike panic into the disbelievers’ hearts because they attribute partners to God although He has sent no authority for this: their shelter will be the Fire- how miserable is the home of the evildoers!

Abdullah Yusuf Ali

Soon shall We cast terror into the hearts of the Unbelievers, for that they joined companions with Allah, for which He had sent no authority: their abode will be the Fire: And evil is the home of the wrong-doers!

Abul A'la Maududi

We will cast terror into the hearts of those who have denied the Truth since they have associated others with Allah in His divinity - something for which He has sent down no sanction. The Fire is their abode; how bad the resting place of the wrong-doers will be!

Aisha Bewley

We will cast terror into the hearts of those who are kafir because they have associated others with Allah for which He has not sent down any authority. Their shelter will be the Fire. How evil is the abode of the wrongdoers!

Al-Hilali & Khan

We shall cast terror into the hearts of those who disbelieve, because they joined others in worship with Allâh, for which He had sent no authority; their abode will be the Fire and how evil is the abode of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers).

Ali Quli Qarai

We shall cast terror into the hearts of the faithless because of their ascribing to Allah partners, for which He has not sent down any authority, and their refuge shall be the Fire, and evil is the [final] abode of the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

We shall certainly strike terror into the hearts of those who have disbelieved, because they have associated with Allâh that for which He has sent down no authority, their abode is the Fire and how dismal is the lodging of the wrong doers!

Arthur John Arberry

We will cast into the hearts of the unbelievers terror, for that they have associated with God that for which He sent down never authority; their lodging shall be the Fire; evil is the lodging of the evildoers.

Bijan Moeinian

Pretty soon I (God) will cast terror in the heart of those who reject the truth, in account of their elevating the others to the level of God for no reason. Their destiny is Hell. What a miserable place for the unjust people to end up in.

E. Henry Palmer

We will throw dread into the hearts of those who misbelieve, for that they associate that with God which He has sent down no power for; but their resort is fire, and evil is the resort of the unjust.

Edip-Layth

We will cast fear in the hearts of those who rejected, because of what they have set up besides God while He never sent down any authority to do so, and their destiny is the fire. Miserable is the abode of the wicked.

George Sale

We will surely cast a dread into the hearts of the unbelievers, because they have associated with God that concerning which he sent them down no power: Their dwelling shall be the fire of hell; and the receptacle of the wicked shall be miserable.

Hamid S. Aziz

We will throw dread into the heart of those who disbelieve, for that they associate partners unto Allah, for which He has revealed no authority; but their resort is fire, and evil is the resort of the wrong-doers.

Mahmoud Ghali

We will soon cast in (to) the hearts of the ones who have disbelieved horror for whatever they associated with Allah for which He has not sent down an all-binding authority; and their abode will be the Fire, and miserable is the lodging of the unjust!

Marmaduke Pickthall

We shall cast terror into the hearts of those who disbelieve because they ascribe unto Allah partners, for which no warrant hath been revealed. Their habitation is the Fire, and hapless the abode of the wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall strike terror into the hearts of unbelievers for ascribing compeers to God for which He has sent down no sanction. Hell is their residence, the evil abode of the unjust.

Muhammad Asad

Into the hearts of those who are bent on denying the truth We shall cast dread in return for their ascribing divinity, side by side with God, to other beings - [something] for which He has never bestowed any warrant from on high; and their goal is the fire - and how evil that abode of evildoers!

Mustafa Khattab

We will cast horror into the hearts of the disbelievers for associating ˹false gods˺ with Allah—a practice He has never authorized. The Fire will be their home—what an evil place for the wrongdoers to stay!

Progressive Muslims

We will cast terror in the hearts of those who rejected, because of what they have set up besides God while He never sent down any authority to do so, and their destiny is the Fire. Miserable is the abode of the wicked.

Rashad Khalifa

We will throw terror into the hearts of those who disbelieved, since they set up besides GOD powerless idols. Their destiny is Hell; what a miserable abode for the transgressors!

Sahih International

We will cast terror into the hearts of those who disbelieve for what they have associated with Allah of which He had not sent down [any] authority. And their refuge will be the Fire, and wretched is the residence of the wrongdoers.

Sam Gerrans

We will cast into the hearts of those who ignore warning terror because they have ascribed a partnership with God to that for which He sent not down authority; and their shelter is the Fire; and evil is the dwelling of the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

(Our Law removes fear and grief from the hearts of people who submit to the Divine Guidance alone. (2:38)) And causes fear in the hearts of those who are bent upon denying the Truth since they ascribe divine powers besides Allah. People and idols would have no authority against the Laws of Allah. Fire is their abode, a miserable resting place for the wrongdoers.

Syed Vickar Ahamed

Soon shall We put fear (and anxiety) into the hearts of the Unbelievers, because they joined companions with Allah in worship, for which He had sent no authority: Their home will be the Fire: And the home of the wrongdoers is evil!

Taqi Usmani

We shall put awe into the hearts of those who disbelieve, since they have associated with Allah something for which He has not sent any authority. Their ultimate place is the Fire; and evil is the abode of the unjust.

The Monotheist Group

We will cast terror in the hearts of those who have rejected, because of what they have set up besides God while He never sent down any authority to do so, and their destiny is the Fire. Miserable is the abode of the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 151. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 151. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 151. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩