98. sure

Beyyine Suresi البينة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 2 konu
  1. Apaçık delil ve emredilen din 1–5 karşılaştır — Apaçık delil ve emredilen din
  2. İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı 6–8 karşılaştır — İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Apaçık delil ve emredilen din 1–5

  1. Beyyine suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 1. ayet. لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

    lem yeküni-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne münfekkîne ḥattâ te'tiyehümü-lbeyyineh.

    İbni Kesir

    Kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, kendilerine apaçık bir huccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdi.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 1. ayet

  2. Beyyine suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 2. ayet. رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً

    rasûlüm mine-llâhi yetlû ṣuḥufem müṭahherah.

    İbni Kesir

    Arınmış sayfaları okuyan, Allah katından bir peygamber.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 2. ayet

  3. Beyyine suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 3. ayet. فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ

    fîhâ kütübün ḳayyimeh.

    İbni Kesir

    İçinde en doğru yazılar bulunan.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 3. ayet

  4. Beyyine suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 4. ayet. وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

    vemâ teferraḳa-lleẕîne ûtü-lkitâbe illâ mim ba`di mâ câethümü-lbeyyineh.

    İbni Kesir

    Ama kitab verilmiş olanlar, kendilerine apaçık huccetler geldikten sonra ayrılığa düştüler.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 4. ayet

  5. Beyyine suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 5. ayet. وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ

    vemâ ümirû illâ liya`büdü-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîne ḥunefâe veyüḳîmu-ṣṣalâte veyü'tü-zzekâte veẕâlike dînü-lḳayyimeh.

    İbni Kesir

    Halbuki onlar; doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a tahsis ederek O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. En doğru din de işte budur.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 5. ayet

İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı 6–8

  1. Beyyine suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ

    inne-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne fî nâri cehenneme ḫâlidîne fîhâ. ülâike hüm şerru-lberiyyeh.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, cehennem ateşindedirler. Onlar, orada temelli kalacaklardır. Yaratıkların en kötüsü de işte bunlardır.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 6. ayet

  2. Beyyine suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 7. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ülâike hüm ḫayru-lberiyyeh.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki iman etmiş olup salih ameller işleyenler; işte onlar da, yaratıkların en hayırlısıdırlar.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 7. ayet

  3. Beyyine suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 8. ayet. جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ

    cezâühüm `inde rabbihim cennâtü `adnin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. raḍiye-llâhü `anhüm veraḍû `anh. ẕâlike limen ḫaşiye rabbeh.

    İbni Kesir

    Rabbları katında onların mükafatı; altlarından ırmaklar akan ve orada temelli kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan hoşnud, onlar da O'ndan razıdırlar. İşte bu, Rabbından korkan kimseye mahsustur.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 8. ayet