Diyanet İşleri
Kitap ehlinden inkar edenler ile Allah'a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Beyyine suresi
Beyyine suresi, 1. ayet. لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
lem yeküni-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne münfekkîne ḥattâ te'tiyehümü-lbeyyineh.
Kitap ehlinden inkar edenler ile Allah'a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Apaçık delil ve emredilen din Beyyine 1–5 3
Kitap ehlinden inkar edenler ile Allah'a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Bu delil, tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamberdir.
O sahifelerde dosdoğru hükümler vardır.
Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1-3. “Kitap ehlinden” yani hristiyanlar ile yahudilerden “kâfir olanlar ve” sair ümmetler arasındaki çeşitli “müşrikler, kendilerine apaçık delil… gelinceye kadar” üzerinde bulundukları küfür ve sapıklıklarından “ayrılacak değillerdi.” Azgınlık ve sapıklıklarına devam edecekler, geçen zaman onların küfürlerinden başka bir şeylerini artırmayacaktı. Bu durumlarına da apaçık delil ve gözleri kamaştıracak belge gelinceye kadar devam edeceklerdi.
Arkasından bu belgenin mahiyetini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “...yani Allah tarafından gönderilmiş… bir rasûldür.” Allah, bu rasûlü insanları hakka davet etmek için göndermiştir. Ona insanlara hikmeti öğretmek, onları tertemiz edip arındırmak ve karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için de okuyacağı bir Kitap indirmiştir. Bundan dolayı o, “…tertemiz sahifeleri okuyan” yani şeytanın yaklaşmasına karşı korunmuş, ancak tertemiz kimselerin dokunabildiği sahifeleri okuyup durur. Çünkü bu sahifeler, en yüce sözün ifadesidir. Bundan dolayı bunlar hakkında şöyle buyurulmaktadır: “İçinde” yani bu sahifelerde “dosdoğru hükümler” gerçek haberler, hakka ve dosdoğru yola ileten adaletli emirler vardır.
İşte bunlara bu apaçık delil gelince, o vakit kimin hakka talip olduğu, hakkı aradığı, kimin de hakkı aramak gibi bir maksadının olmadığı açıkça ortaya çıkmış oldu. Helâk olan, apaçık bir delil üzere helâk oldu; hayatta kalan da apaçık bir delil üzere hayatta kalmış oldu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yahudi, Hristiyan ve müşrik kâfirler kendilerine apaçık deliller ve büyük kanıtlar gelinceye dek, küfür üzerine ittifak etmek ve toplanmaktan vazgeçecek değillerdi.
Aynı kök: فكك (2 geçiş)
O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Şüphesiz, inkar eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en…
Ortak kavram: Şirk
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Ortak kavram: Şirk
(Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine…
Ortak kavram: Şirk
İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Beyyine dipnot 1 (apaçık bir elçi) kendilerine gelinceye kadar kitap ehlinden ve müşriklerden bazı nankörler (küfürden) ayrılacak değillerdi.
İnkarda ısrar edenler, -ister kitap ehline isterse şirki hayat tarzı edinenlere mensup olsunlar- kendilerine hakikatin açık delili gelinceye kadar dışlanacak değillerdi!
Hakikati inkara şartlanmış olanlar, -ister geçmiş vahyin mensuplarından isterse Allah'tan başkasına da ilahlık yakıştıranlardan (olsunlar)- kendilerine hakikatin açık kanıtları gelmeden (O'nun tarafından) gözden çıkarılacak değillerdir,
Ehl-i Kitap'tan ve müşriklerden hakikat bilgisini inkar edenler, kendilerine o beyyine gelinceye kadar (sapkınlıklarından) ayrılacak değillerdi.
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.
Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehli kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Kitap halkının nankörlük edenleri ve ortaklar koşanlar, kendilerine Açık Kanıt gelinceye dek ayrılacak değiller. dipnot 608
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar tutumlarından vaz geçecek değillerdi.
Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, kendilerine açık delil/kanıt gelmesine rağmen yollarını terketmezler.
Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, kendilerine açık delil/kanıt gelmesine rağmen yollarını terketmezler.
Kitap verilmiş olanlardan ve müşriklerden o küfredenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.
Ehli kitab ve müşriklerden o küfredenler, infilak edecek değildi gelinciye kadar kendilerine beyyine
Kitap Ehli'nden ve Müşriklerden Kafirler kendilerine beyyine dipnot 1 gelmeden ayrılığa düşmüş değillerdi.
Kitap Ehli'nden ve Müşriklerden Kafirler dipnot 1 kendilerine beyyine dipnot 2 gelmeden ayrılığa düşmüş değillerdi.
Kitap Ehli'nden ve Müşriklerden gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine beyyine dipnot 1 gelmeden ayrılığa düşmüş değillerdi.
Kitap ehlinden ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.
(1-2-3) Kitablardan ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir hüccet, (ya'ni) içinde (kitabların) en doğru (hükümleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak değillerdi.
Kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, kendilerine apaçık bir huccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdi.
(1-5) Kitap halkından olan kafirler ve ortak koşanlar, Allah’tan temiz sahifeleri okuyan / tilavet eden elçi, onlara açıklama getirinceye kadar çözülüp ayrılacak değildiler. O sahifelerde sağlam / ayakta tutan yazılı kayıtlar vardı. Kitap verilenler, kendilerine açıklamalar gelinceye kadar bölünmüş değillerdi. Allah’a, ona has bir şekilde, doğruya yönelenlerin dini üzere ibadet etmeleri, namazı kalkıp kılmaları, zekâtı vermeleri dışındaki şeylerle emrolunmuş değillerdi, işte, sağlam olan / ayakta kalan din budur.
Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.
Kitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti).
Ehlikitaptan /kitaplarında uzman olanlardan ve müşriklerden dipnot 1 kafirlik edenler, kendilerine o beyyine/ açık delil gelinceye kadar çözülmüş değillerdi; dipnot 2
Ehl-i kitaptan dipnot 1 kafir olanlarla müşrikler dipnot 2 , kendilerine o beyyine gelinceye kadar çözülecek değillerdir. dipnot 3
Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfirler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değiller.
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine açık belgeler gelinceye kadar ayrılanlar olmadılar.
Ehlikitap'tan küfre sapanlarla müşrikler, kendilerine beyyine/açık kanıt gelinceye kadar çözülüp ayrılacak değillerdi.
Neither the unbelievers among Ahl AL-Kitab nor the idolaters were going to change their position until they have received clear divine evidence-
Those who disbelieve among the People of the Book and the idolaters were not about to change their ways until they were sent clear evidence,
Those who reject (Truth), among the People of the Book and among the Polytheists, were not going to depart (from their ways) until there should come to them Clear Evidence,-
Those who disbelieved dipnot 1 – be they from the People of the Book or from those who associated dipnot 2 others with Allah in His Divinity – will not desist from unbelief until the Clear Proof should come to them; dipnot 3
The People of the Book who are kafir and the mushrikun would not be cut off until the Clear Sign came to them:
Those who disbelieve from among the people of the Scripture (Jews and Christians) and Al-Mushrikûn,[1] were not going to leave (their disbelief) until there came to them clear evidence.
The faithless from among the People of the Book and the polytheists were not set apart until the proof had come to them:
Those who disbelieve from among the people of the Scripture and (from among) those who associate gods with God, would not be rid of their bigotry and rejection of Faith until there should come to them the manifest proof -
The unbelievers of the People of the Book and the idolaters would never leave off; till the Clear Sign came to them,
It is obvious that the followers of the scriptures, as well as the idol worshipers, would not have followed Islam unless a clear proof was sent to them.
Those of the people of the Book and the idolaters who misbelieve did not fall off until there came to them the manifest sign, -
Those who rejected amongst the people of the book and those who set up partners would not leave until proof came to them.
The unbelievers among those to whom the scriptures were given, and among the idolaters, did not stagger, until the clear evidence had come unto them:
Those of the People of the Book and the idolaters who disbelieve did not fall away until there came to them the Manifest Sign -
(The ones) who have disbelieved among the population of the Book (Or: family of the Book; i. e., the Jews and Christians) and the associators (Those who associate others with Allah) could not have left off (erring) until the Supreme Evidence came up to them-
Those who disbelieve among the People of the Scripture and the idolaters could not have left off (erring) till the clear proof came unto them,
THOSE AMONG THE people of the Book who disbelieve, and the idolaters, would not have been freed (from false beliefs) until the clear proof came to them --
IT IS NOT [conceivable] that such as are bent on denying the truth - [be they] from among the followers of earlier revelation or from among those who ascribe divinity to aught beside God should ever be abandoned [by Him] ere there comes unto them the [full] evidence of the truth:
The disbelievers from the People of the Book and the polytheists were not going to desist ˹from disbelief˺ until the clear proof came to them:
Those who rejected amongst the people of the Scripture and those who set up partners would not leave until proof came to them.
Those who disbelieved among the people of the scripture, as well as the idol worshipers, insist on their ways, despite the proof given to them.
Those who disbelieved among the People of the Scripture and the polytheists were not to be parted [from misbelief] until there came to them clear evidence -
Those who ignore warning among the doctors of the Law and the idolaters were not to desist until the clear evidence came to them:
It is inconceivable that those who are denying the Truth, whether they are among the People of the Scripture or the idolaters, could depart from their ways till the Clear Evidence reaches them. (The Qur'an liberates them from the shackles of their man-made dogmas and brings them from darkness to Light (7:157)).
Those who reject (truth), among the People of the Book and among the polytheists, who were not going to depart (from their ways) until there should come to them Clear Evidence—
Those who disbelieved from among the People of the Book and the polytheists were not (expected) to desist (from their wrong beliefs) unless there comes to them a clear proof,
Those who rejected among the people of the Book and the polytheists would not leave until a proof came to them.