Diyanet İşleri
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Bakara suresi
Bakara suresi, 44. ayet. أَتَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ ٱلْكِتَٰبَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
ete'mürûne-nnâse bilbirri vetensevne enfüseküm veentüm tetlûne-lkitâb. efelâ ta`ḳilûn.
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun Bakara 40–46 3
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. “İnsanlara iyiliği” yani imanı ve hayrı “emredip de kendinizi unutuyor musunuz?” Yani kendinize bunları emretmeyi terk mi ediyorsunuz? “Hâlbuki Kitab’ı da okuyup duruyorsunuz. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” (Arapçada bağlamak anlamına gelen) “akl”a bu adın veriliş sebebi kişinin onun vasıtası ile kendisine fayda sağlayacak hayırlı şeyleri bağlaması ve onun sayesinde kendisine zarar verecek şeylerden uzak kalmasıdır. Akıl kişiye emrettiği şeyi ilk yapanın kendisi olmasını, yine vazgeçilmesini istediği şeyden de ilk vazgeçenin kendisi olmasını söyler. Buna göre bir kimse başkasına hayır olan bir şeyi emretmekle birlikte kendisi o şeyi yapmazsa yahut başkasını bir kötülükten alıkoyarken kendisi o kötülüğü terk etmeyecek olursa bu, o kimsenin akılsız ve cahil olduğunun bir delilidir. Özellikle de bunun farkında ise artık ona karşı delil gereği gibi ortaya konulmuş demektir.
Bu âyet her ne kadar İsrailoğulları sebebi ile inmiş ise de herkes hakkında umumidir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah’ın nezdinde büyük bir gazabı gerektirir!” (es-Saff, 61/2-3)
Âyet-i kerimedeki bu emir, kendisi amel etmeyenin, iyiliği emredip kötülükten alıkoymayı terk edeceği anlamında değildir. Zira ayet sadece iki yönlü görev ile ilgili kusurdan dolayı azarlama içermektedir. Bilindiği gibi insanın iki görevi vardır. Bir, başkasına emir vermesi ve yasaklaması, bir de kendisine emir verip yasaklaması. Bunlardan herhangi birisini terk etmek diğerini terk etmeye ruhsat değildir. Çünkü en mükemmel olan, insanın her iki görevi de yerine getirmesindedir. Tam eksiklik de her ikisini birlikte terk etmesindedir. Bunlardan birisini yerine getirip diğerini yerine getirmemesi ise birinci mertebeye ulaşmıyor ise de ikincisinden daha iyidir. Aynı şekilde nefisler sözü ile davranışı birbirine aykırı olan kimselere itaat etmemek gibi fıtrî bir özelliğe sahiptir. Dolayısıyla da insanların davranışları örnek almaları, kuru sözlere uymalarından daha ileri derecededir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Siz kendi nefislerinizi unutarak yüz çevirdiğiniz halde başkalarına imanı ve hayır işlemeyi emretmenizden daha kötü ne olabilir. Sizler Tevrat’ı okuyorsunuz, onda Allah'ın dinine ve resullerini tasdik etmeye ittiba etmenin emredildiğini biliyorsunuz. Akıllarınızı kullanmıyor musunuz?!
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir,…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…
Aynı kök: نسي (45 geçiş)
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Aynı kök: نسي (45 geçiş)
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…
Aynı kök: نسي (45 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Ey İsrailoğulları)! Kitab'ı (Tevrat'ı) tilavet ettiğiniz (okuyup aktardığınız) hâlde kendinizi unutup iyiliği (başka) insanlara mı emrediyorsunuz! dipnot 1 Akıl etmiyor musunuz?
Diğer insanlara sahici erdemlerle donanmayı öğütlerken sıra size gelince terk mi ediyorsunuz; ve üstelik Kıtabı da tilavet edip dururken? Siz hiç kafanızı çalıştırmayacak mısınız?
Siz kendinizi unutarak diğer insanlara erdemli olmayı mı öğütlüyorsunuz -hem de ilahi kelamı okuyup durduğunuz halde?- Siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız?
İnsanlara Birr'i (Allah Esma'sının sizde oluşturduğu güzelliği yaşamayı) tavsiye ederken, kendi nefsinizde bunu (hissedip) yaşamayı unutuyor musunuz? Oysa Kitabı (varlığın hakikati bilgisini) okuyorsunuz. . . Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?
(Ey bilginler!) Sizler Kitab’ı (Tevrât'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
İnsanlara erdemli olmaları öğüdünü verirken, kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik Kitap'ı da okuyorsunuz. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?
Ey bilginler, kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip, kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Halkı iyilik yapmaya çağırıp dururken kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik Kitabı da okuyorsunuz? Aklınızı kullanmaz mısınız?
Halkı iyilik yapmağa çağırıp dururken kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik Kitabı da okuyorsunuz? Aklınızı kullanmaz mısınız?
Kitab (Tevrat)'ı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Artık akıllanmayacak mısınız?
nasa iyilik emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitap okuyorsunuz, artık akıl etmez misiniz
İnsanlardan birr dipnot 1 olmalarını istiyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı da okuyorsunuz. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
İnsanlara birr dipnot 1 olmalarını buyuruyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı da okuyorsunuz. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
İnsanlardan birr dipnot 1 olmalarını istiyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı okuyup duruyorsunuz. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?
İnsanlara iyiliği (birr) buyururken kendinizi (enfüseküm) unutuyor musunuz? (tensevne) Üstelik kitabı da okuyorsunuz (tetlunelkitab). Akletmez misiniz?
(Ey Yahudi bilginleri) siz, insanlara iyiliği (gerçeği ve peygambere iman etmeği) emredersiniz de kendinizi unutur musunuz? Halbuki Kitab (Tevrat) da okursunuz. Haala aklınızı başınıza almayacak mısınız?
Siz; insanlara iyiliği emreder de, kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitabı da okuyorsunuz, hiç aklınızı başınıza almayacak mısınız?
(40-46) Ey İsrail oğulları size nimet olarak verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Benle olan ahdinize / Sözleşmenize uyun ki / vefalı olun ki ben de size olan sözleşmeme uyayım , sadece benden korkun . (İhtiyat ve endişeyle gelen korku, ruhban, manastır hayatında Ruhban yetiştirmede korkunun kullanıldığı bilinir, korkulu bir deve merhametli bir deveden daha iyidir der Araplar) Beraberinizde olanı onaylayan / tasdik eden, bu indirdiğime de iman edin, Onu görmezden gelen ilk kişiler olmayın, az bir pahaya ayetlerimi satmayın, sadece benden sakının, gerçeğin üzerine geçersiz olanı / batıl olanı giydirmeyin, bile bile / bildiğiniz halde gerçeği gizlemeyin , namazı kılın , zekâtı verin ve rükû edenlerle rükû edin. İnsanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? Kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı da sesli okuyorsunuz, akıl etmez misiniz? Sabır ve namazla yardım isteyin , bu, kalbi tedirgin olanlar / haşyet içinde olanlar dışındakilere ağır gelir (yardım isteyemez onlar) onlar (tedirgin olanlar) Rableri ile buluşacaklarını ve ona döndürüleceklerini düşünürler.
İnsanlara iyiliği emredersiniz de, kendinizi unutur musunuz? Kitabı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde düşünmez misiniz?
Siz Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Kitabı /Tevrat'ı bağlantılarıyla dipnot 1 birlikte okuduğunuz halde, insanlara erdemli olmayı emredip kendinizi unutuyorsunuz, öyle mi? Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?
İnsanlara iyi olmayı emredip kendinizi unutuyorsunuz, öyle mi? Bir de Kitab'ı okuyorsunuz. Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?
İnsanlara iyiliği emredersiniz de kendinizi unutur musunuz? Kitabı okuyup durduğunuz halde düşünmez misiniz?
İnsanlara iyiliği emredersiniz de kendinizi unutur musunuz? Kitabı okuyup durduğunuz halde düşünmez misiniz?
İnsanlara iyiyi ve güzeli emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
"Do you enjoin people to pay regard to what is just and right while you wilfully neglect to apply your hearts to wisdom and piety, when you peruse AL- Tawrah, and have knowledge of its text? Do you have no more sense than to indulge yourselves in vanity?"
How can you tell people to do what is right and forget to do it yourselves, even though you recite the Scripture? Have you no sense?
Do ye enjoin right conduct on the people, and forget (To practise it) yourselves, and yet ye study the Scripture? Will ye not understand?
Do you enjoin righteousness on people and forget your own selves even though you recite the Scripture? Have you no sense?
Do you order people to devoutness and forget yourselves, when you recite the Book? Will you not use your intellect?
Enjoin you Al-Birr (piety and righteousness and each and every act of obedience to Allâh) on the people and you forget (to practise it) yourselves,[1] while you recite the Scripture [the Taurât (Torah)]! Have you then no sense?
Will you bid others to piety and forget yourselves, while you recite the Book? Do you not apply reason?
How is it that you enjoin others to do good and neglect your ownselves while you recite the Scripture? Do you not even (after reading the Scripture) abstain (from evils)?
Will you bid others to piety, and forget yourselves while you recite the Book? Do you not understand?
How is that you invite others to follow the Right path, while forgetting to follow it yourself? And this (hypocrisy) in spite of the fact that you read the Scriptures in which you are ordered to practice the righteousness! [Why are not you consistent?]
Will ye order men to do piety and forget yourselves? ye read the Book, do ye not then understand?
Do you order the people to do goodness, but forget yourselves, while you are reciting the book? Do you not reason?
Will ye command men to do justice, and forget your own souls? Yet ye read the book of the law: Do ye not therefore understand?
Will you order men to piety and forget it yourselves? You read the Book, do you not then understand?
Do you command mankind to benignancy and forget yourselves, and you recite the Book? Do you then not consider?
Enjoin ye righteousness upon mankind while ye yourselves forget (to practise it)? And ye are readers of the Scripture! Have ye then no sense?
Will you enjoin good deeds on the others and forget your own selves? You also read the Scriptures, why do you then not understand?
Do you bid other people to be pious, the while you forget your own selves -and yet you recite the divine writ? Will you not, then, use your reason?;
Do you preach righteousness and fail to practice it yourselves, although you read the Scripture? Do you not understand?
Do you order the people to do good, but forget yourselves, while you are reciting the Scripture Do you not understand
Do you exhort the people to be righteous, while forgetting yourselves, though you read the scripture? Do you not understand?
Do you order righteousness of the people and forget yourselves while you recite the Scripture? Then will you not reason?
Enjoin you virtue upon mankind, and forget yourselves when you recite the Writ? Will you then not use reason!
What! You preach righteousness to others and forget yourselves even though you read the Scripture! Don't you, then, use any sense?
Do you enforce right conduct on the people, and forget (to practice it) yourselves, and yet you study the Scripture? Will you not understand?
Do you enjoin righteousness upon others while you ignore your own selves, although you keep reciting the Book? Have you then no sense?
Do you exhort the people to do good, but forget yourselves, while you are reciting the Book? Do you not comprehend?