Diyanet İşleri
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 12. ayet. وَإِن نَّكَثُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُم مِّنۢ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا۟ فِى دِينِكُمْ فَقَٰتِلُوٓا۟ أَئِمَّةَ ٱلْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَآ أَيْمَٰنَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنتَهُونَ
vein nekeŝû eymânehüm mim ba`di `ahdihim veṭa`anû fî dîniküm feḳâtilû eimmete-lküfri innehüm lâ eymâne lehüm le`allehüm yentehûn.
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Müşriklerle antlaşmaların bozulması ve berâet ilanı Tevbe 1–16 3
Allah'ın ayetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O'nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!
Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.
Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü'minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha layıktır.
(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Yüce Allah, daha önce müşrikler arasından antlaşmalı olanların antlaşmalarına bağlı kalıp dürüst davranmaları halinde müminlerin de onlara karşı dürüst davranıp anlaşmaya bağlı kalmalarını emrettikten sonra burada şöyle buyurmaktadır: “Eğer ahitlerinden sonra yeminlerini bozarlar” yeminlerine uymaz, bağlılıklarını sürdürmezler yahut da size karşı savaşanlara yardım eder ya da ahitlerinin gereğini tam anlamı ile yerine getirmeyecek olurlarsa “ve dininize dil uzatırlarsa” onu ayıplar ve onunla alay edecek olurlarsa -bunun kapsamına dine ya da Kur’an’a yönelik bütün eleştiri türleri de girmektedir- “siz de o küfür önderleriyle” Rahman olan Allah’ın dinine dil uzatıp şeytanın dinine yardımcı olan küfür önderleri ve elebaşları ile “savaşın.” Özellikle önderlerin söz konusu edilmesi, işledikleri cinâyetlerin büyüklüğünden ve başkalarının bu hususta onlara tâbi olmalarından dolayıdır. Ayrıca bu, dine dil uzatan ve onu reddetmeye kalkışan kimselerin, küfrün önderlerine dahil olduğuna da delildir.
“Çünkü onların yeminleri yoktur” Yani bunların bağlı kalmayı sürdürdükleri ve riâyet ettikleri ahitleri de antlaşmaları da yoktur. Aksine bunlar her zaman için hain, ahdi bozan ve kendilerine hiçbir şekilde güven duyulmayan kimselerdir. “Olur ki” sizin onlarla savaşmanız dolayısı ile dininize dil uzatmaktan “vazgeçerler.” Ve hatta dininize girerler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu müşrikler kendileri ile savaşmayı terk etmeye dair belirli bir süre için yapmış olduğunuz anlaşmalarını ve sözleşmelerini bozar, sizin dininize dil uzatır ve anlaşmalarından bir şeyi eksiltirlerse onlarla savaşın. Çünkü onlar küfrün ele başlarıdır. Artık onlara verilmiş olan kanlarının dökülmesini engelleyecek bir söz yoktur. Küfürlerinin, anlaşmayı bozmalarının ve dini eksik görmelerinin son bulması için onlarla savaşın.
Aynı kök: طعن (2 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…
Aynı kök: نكث (7 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…
Aynı kök: نكث (7 geçiş) · Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur.…
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Din
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: نكث (7 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa…
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, yeminleri olmayan (yeminlere sadakat göstermeyen) küfrün önderlerine karşı savaşın! Umulur ki küfre son verirler. dipnot 1
Fakat, anlaşma yaptıktan sonra sözlerini bozar ve inanç sisteminize hakarete yeltenirlerse, işte o zaman küfrün öncülerine karşı savaş açın; çünkü sözü-sebatı olmayan bu tipler, hainliklerine belki (bu sayede) bir son verirler.
Fakat eğer bir andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar da dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman, (kendi) andlarına saygısı olmayan bu sadakatsizlik timsali kimselerle savaşın, ki (o zaman) belki (azgınlıklarından) vazgeçerler.
Eğer sözlerinden sonra yeminlerini bozarlar ve Dininizi karalarlar ise, o takdirde küfrün önderlerini öldürün. . . Çünkü onların yeminleri yoktur. . . Umulur ki onlar vazgeçerler.
Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki (küfür, inat ve sapıklıktan) vazgeçerler.
Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, nankörlük edenlerin elebaşıları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böylece, belki buna son verirler.
Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşınız! Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız umulur ki yaptıklarına son verirler.
Anlaşma yaptıktan sonra antlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.
Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.
Ve eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırıya kalkarlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur, belki vazgeçerler.
Ve eğer verdikleri ahidden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa o küfr öncülerini hemen öldürün, çünkü onların yeminleri yoktur, ola ki vaz geçerler
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa dipnot 1 , küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa dipnot 1 , küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa dipnot 1 , küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.
Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün imamlarıyla çarpışın. Çünkü onlar yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.
Eğer ahidlerinden sonra yine andlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün önderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar (hakıykatda) andları olmayan adamlardır. (Bu suretle) umabilirsiniz ki (onlara tabi olanlar) vaz geçerler.
Eğer andlaşmalarından sonra yine yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa; o küfür önderlerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki son verirler.
(12-13) Eğer yeminlerini sözleştikten sonra bozarlarsa, dininize dil uzatırlarsa, örtbas edenlerin / kafirlerin öncülerini katledin, çünkü onların kesinlikle yeminleri yoktur, böylelikle belki sonlandırırlar. Yeminlerini bozan bir topluluk ile Resulü çıkaran bir t opluluk ile ilk defa saldırı başlatıcı olanlarla savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan çekiniyor musunuz? Eğer iman ediyorsanız, Allah, gerçekten çekinilmeyi hak edendir, onlarla savaşın ki Allah, onların bazılarına sizin elinizle azap etsin, onları rezil etsin, onların aleyhine size yardım etsin, mümin topluluğun göğüslerine şifa versin, onların kalplerinde ki öfkeyi gidersin, Allah, istediğinin vazgeçişini / tövbesini kabul eder, Allah bilendir, hâkimdir. Terkedildiğinizi mi hesap ettiniz? Oysa k i içinizden cihat edenleri ve Allah’ın, O’nun Resulünün ve müminlerin dışındaki kimselerin arasına katılmayanları Allah bilinceye kadar terkedilmediniz, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Eğer anlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşıları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur/riayet etmezler. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.
Eğer andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur; belki (böylece küfürden) vazgeçerler.
Antlaşmalarından sonra (ilişkiyi kesme ilanı dışında kalanlar) yeminlerini bozar ve dininize de saldırırlarsa o zaman siz de küfrün elebaşlarına savaş açın. Artık verdikleri sözün bir değeri kalmamış olur. Böyle yapın, belki yanlış davranışlarından vazgeçerler.
Eğer anlaştıktan sonra antlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün elebaşılarıyla o zaman savaşın. Çünkü verdikleri antlar artık bitmiş olur. Böyle yapın ki belki vazgeçerler.
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur/riayet etmezler. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri boştur. Belki vazgeçerler.
Eğer verdikleri ahitten sonra yeminlerini bozar, dininize saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler.
But should they infringe their oaths after they have pledged their vows to you, and assailed your religion with opprobrious or abusive language, then you must battle against the ring-leaders of bigotry whose professed system of faith is featured in idolatry and infidelity, for then they will have proved themselves of a faithless disposition, false to the vows. They may with such calculated punishment desist, for their own sake, from their hostile course of action.
But if they break their oath after having made an agreement with you, if they revile your religion, then fight the leaders of disbelief- oaths mean nothing to them- so that they may stop.
But if they violate their oaths after their covenant, and taunt you for your Faith,- fight ye the chiefs of Unfaith: for their oaths are nothing to them: that thus they may be restrained.
[9:12] But if they break their pledges after making them and attack your faith, make war on the leaders of unbelief that they may desist, for they have no regard for their pledged words.
If they break their oaths after making their treaty and defame your deen, then fight the leaders of kufr – their oaths mean nothing – so that hopefully they will stop.
But if they violate their oaths after their covenant, and attack your religion with disapproval and criticism, then fight (you) the leaders of disbelief (chiefs of Quraish pagans of Makkah) - for surely their oaths are nothing to them - so that they may stop (evil actions).
But if they break their pledges after their having made a treaty and revile your religion, then fight the leaders of unfaith —indeed they have no [commitment to] pledges— maybe they will relinquish.
If they break their oaths after (they have ratified) their pledge and revile and commit aggression against your Faith, then fight such leaders of disbelief that they may desist. Indeed, solemn (binding) oaths have no value with them.
But if they break their oaths after their covenant and thrust at your religion, then fight the leaders of unbelief; they have no sacred oaths; haply they will give over.
Now if these idol worshipers break their promises and make fun of your faith, then you have My permission to fight with these leaders of the disbelief as there will be no treaty left to be respected. May the use of force can bring them to their senses.
But if they break faith with you after their treaty, and taunt your religion, then fight the leaders of misbelief; verily, they have no faith, haply they may desist.
If they break their oaths after their pledge, and they taunt and attack your system; then you may kill the chiefs of rejection. Their oaths are nothing to them, perhaps they will then cease.
But if they violate their oaths, after their league, and revile your religion, oppose the leaders of infidelity, -- for there is no trust in them, -- that they may desist from their treachery.
But if they break faith with you after their treaty, and assail (taunt or attack) your religion, then fight the leaders of disbelief - verily, they have no faith - in order that they may desist.
And in case they breach their oaths after their covenant, and discredit your religion, then fight the leaders of disbelief; surely they have no (binding) oaths, that possibly they would refrain. .
And if they break their pledges after their treaty (hath been made with you) and assail your religion, then fight the heads of disbelief - Lo! they have no binding oaths - in order that they may desist.
If they break their pledge after giving their word and revile your faith, fight these specimens of faithlessness, for surely their oaths have no sanctity: They may haply desist.
But if they break their solemn pledges after having concluded a covenant, and revile your religion, then fight against these archetypes of faithlessness who, behold, have no [regard for their own] pledges, so that they might desist [from aggression].
But if they break their oaths after making a pledge and attack your faith, then fight the champions of disbelief—who never honour their oaths—so perhaps they will desist.
And if they break their oaths after making them, and they denounce the authority of your system; then you may kill the chiefs of rejection. Their oaths are nothing to them, perhaps they will then cease.
If they violate their oaths after pledging to keep their covenants, and attack your religion, you may fight the leaders of paganism - you are no longer bound by your covenant with them - that they may refrain.
And if they break their oaths after their treaty and defame your religion, then fight the leaders of disbelief, for indeed, there are no oaths [sacred] to them; [fight them that] they might cease.
And if they renege on their oaths after their covenant and revile your doctrine, then fight the leaders of denial: they have no oaths that they might desist.
If they keep breaking their pledges after their treaty, and assail your System, then fight the chiefs of the disbelievers. They have no respect for their binding oaths. This action will help restrain them from aggression.
But if they break their word after their promise, and make fun of you for your Faith— (Then) you fight the leaders of disbelief: Their words (of promise) are nothing to them: Like this they may be restrained.
And if they break their oaths after they have made a covenant, and speak evil of your Faith, then fight the leaders of infidelity,-since their oaths are nothing,-so that they may desist,
And if they break their oaths after making their pledge, and they challenge the authority of your system; then you may kill the leaders of rejection. Their oaths are nothing to them, perhaps they will then cease.