Diyanet İşleri
Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
A'râf suresi
A'râf suresi, 99. ayet. أَفَأَمِنُوا۟ مَكْرَ ٱللَّهِ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلْخَٰسِرُونَ
efeeminû mekra-llâh. felâ ye'menü mekra-llâhi ille-lḳavmü-lḫâsirûn.
Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Memleketlerin sınanması ve Allah'ın tuzağından emin olmak A'râf 94–102 3
Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler(in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik.
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi. Allah, kafirlerin kalplerini işte böyle mühürler.
Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
99. “Yoksa onlar Allah’ın tuzağından emin mi oldular?” Yani Allah'ın, hiç bilmedikleri bir yerden kendilerini yavaş yavaş azaba yaklaştırmasından ve onlara mühlet vermesinden emin mi oldular? Şüphesiz ki O’nun tuzağı pek sağlamdır.
“Halbuki hüsranda olanlardan başkası Allah’ın tuzağından emin olmaz.” Çünkü Allah’ın ansızın gelen azabından yana emin olan bir kimse, amellere karşılık verileceğine inanmamış, peygamberlere de gerçek anlamı ile iman etmemiş demektir.
Bu âyet-i kerimede yer alan ileri derecedeki korkutma dolayısı ile kul, hiçbir zaman sahip olduğu imandan yana emin olmamalıdır. Aksine sahip olduğu imanı alıp götürecek bir bela ile sınanacağından yana endişe etmeli, bundan dolayı korkup titremelidir. Her zaman Yüce Allah’a: “Ey kalpleri evirip çeviren! Kalbimi dinin üzere sabit kıl” diye dua etmelidir. Fitnelerin başgöstermesi halinde kendisini kötülükten kurtarabilecek her türlü sebebe yapışmalıdır. Çünkü kul, hangi dereceye ulaşırsa ulaşsın azaptan kesinlikle kurtulduğu kanaatine sahip olamaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara bakıp, ibret alın. Zira Yüce Allah onlara istidrac olarak mühlet ve bir süre vermiş, kuvvet ve rızıklarında bolluk bahşetmiş ve böylece onları adım adım azaba yakınlaştırmıştır. Yalanlayan o ülkelerin halkı Yüce Allah'ın gizli bir şekilde onlar için hazırlamış olduğu tuzağından emin mi oldular? Hâlbuki Allah'ın tuzağından, hüsrana uğrayan kimselerden başkası güvende olamaz. Fakat, muvaffak olanlar şüphesiz Allah'ın tuzağına uğramaktan korkarlar. Allah'ın kendilerine vermiş olduğu nimetlere aldanmazlar. Onlar ancak Allah'ın kendilerine olan ihsanını görürler ve O'na bunun için şükrederler.
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın tuzağından (ince düzeninden) güvende miydiler! Kendilerine yazık eden topluluktan başkası Allah'ın tuzağından (ince düzeninden) kendini güvende göremez. dipnot 1
Yani onlar, Allah'ın entrikayla alt edilemeyen düzenine karşı kendilerini güvencede sayabilirler miydi? Doğrusu, Allah'ın entrikayla alt edilemeyen düzenine karşı, sadece tükenmiş bir toplum kendisinin güvencede olduğunu sanır.
Kim güvenlik içinde görebilir kendini, Allahın önceden kestirilmeyen ince tertibine karşı? Hayır, zaten tükenip gitmiş insanlardan başka kimse Allahın ince tertibine karşı güvenlik içinde göremez kendini!
(Yoksa) Allah'ın mekrinden (Allah'ın yaptıklarının sonucunu onlara hiç fark ettirmeden yaşatmak suretiyle cezalandırmasından) emin mi oldular (bu şekilde yaptığımız karşılıksız kaldı, diyerek suç fiillerine devam ederler ve gittikçe batarlar)! Hüsrana uğrayan toplumdan başkası Allah'ın mekrinden emin olamaz.
(Veya) Onlar, Allah'ın tuzağından güvende mi idiler? Allah'ın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca) güvende olmaz.
Allah’ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın (böyle) mühlet vermesinden emin olamaz.
Allah'ın tasarılarına ilişkin güvenceleri mi var? Yitime uğrayan bir toplumdan başkası, Allah'ın tasarılarına ilişkin güven duymaz.
Allah'ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın böyle mühlet vermesinden emin olamaz.
ALLAH'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası ALLAH'ın planından emin olmaz.
ALLAH'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası ALLAH'ın planından emin olmaz.
Yoksa Allah'ın azabından emin mi oldular? Ancak, kendilerine yazık eden topluluktan başkası Allah'ın azabından emin olmaz!
Ya artık Allahın mekrinden emin mi oldular? fakat kendilerine yazık eden kavimlerden başkası Allahın mekrinden emin olmaz
Allah'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası Allah'ın planından emin olamaz.
Allah'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası Allah'ın planından emin olamaz.
Allah'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası Allah'ın planından emin olamaz.
(Veya) Onlar Tanrı'nın tuzağından güvencede miydiler (eminü)? Tanrı'nın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası güvende (ye'menu) olmaz.
Onlar artık Allahın (kendilerini) ihmal (etdiği) inden mi emin oldular? Fakat büyük zararı göze alanlar güruhundan başkası Allahın imhalinden emin olmaz.
Artık onlar; Allah'ın düzeninden emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah'ın düzeninden emin olmaz.
(94-102) Resul gönderdiğimiz her memlekette ehlini / mensuplarını zorlu sıkıntılar ve zararlar ile aldık, böylelikle belki yalvarırlar / yakarırlar. Sonra da kötülüğün yerine güzelliği getirdik, Bir zaman geldi şımardılar ve dediler ki babalarımıza da böylesi zararlar da dokundu ve kolaylıklar da dokundu (zaman içerisinde böyle şeyler olur) biz de onları ansızın, bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında yakalayıverdik. Şayet iman ederlerse ve sakınırlarsa, biz de onlara göklerden ve yerden bolluk / bereket açarız ve lakin onlar yalanladılar ve böylece bizde onları, kazandıklarından dolayı yakaladık. Memleketlerin halkları, onlara gece vakti uyurlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Memleketlerin halkları, onlara gündüzleyin oyalanırlarken / oynarlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Allah’ın kurduğu tuzak planından / mekrinden emin mi oldular ? Allah’ın kurduğu tuzak planından, hasara uğramış kavimler hariç, kim emin olabilir ki ? Halkından sonra arza , varis olan kimseler , hâlâ hidayete eremediler mi? Eğer ki biz isteseydik , onlara günahlarından dolayı musibet uğratırdık / yaralardık , kalplerini tab ederiz / mühürleriz de onlar işitmezler. İşte ş u memleketler ki başlarına gelenleri sana anlatıyoruz / kıssa ediyoruz , gerçekten onlara Resulleri açık delillerle geldiler, daha önceden yalanlamış olmaları nedeniyle iman etmediler, böylece Allah, kafi rlerin kal plerini mühürlüyor / tab ediyor. Onların çoğunu / ekserisini sözleşmeleri üzre bulamadık, onların çoğunu yoldan çıkmışlar olarak bulduk.
Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Allah’ın tuzağından hüsrana uğramış toplumdan başkası asla emin olmaz.
Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.
Peki ya şimdikiler Allah'ın planına karşı güvende midirler? Kaybeden topluluklar dışında hiç kimse Allah'ın planına karşı kendini güvende göremez.
Bunlar Allah'ın düzenine karşı kendilerini güvende mi görüyorlar? Allah'ın düzenine karşı kendilerini güvende görenler sadece kaybedecek olan topluluklardır.
Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Allah’ın tuzağından hüsrana uğramış toplumdan başkası asla emin olmaz.
(97-99) Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah'ın tuzağından emin midirler? Allah'ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.
Allah'ın tuzağından emin mi idiler? Hüsrana uğrayan topluluktan başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
Do they feel secure and from ignorance, their comfort flows to the extent that they can escape an event destined to happen according to Allah's plan! Indeed, no one in his own sound mind feels secure against Allah's predetermined actions but those who are born to be losers.
Do they feel secure against God’s plan? Only the losers feel secure against God’s plan.
Did they then feel secure against the plan of Allah?- but no one can feel secure from the Plan of Allah, except those (doomed) to ruin!
Do they feel secure against the design of Allah dipnot 1 None can feel secure against the design of Allah except the utter losers.
Do they feel secure against Allah’s devising? No one feels secure against Allah’s devising except for those who are lost.
Did they then feel secure against the Plan of Allâh? None feels secure from the Plan of Allâh except the people who are the losers.
Do they feel secure from Allah’s devising? No one feels secure from Allah’s devising except the people who are losers.
Do they feel secure from the design of Allâh? No one at all feels secure from Allâh's design, except the people who are (doomed to be) losers.
Do they feel secure against God's devising? None feels secure against God's devising but the people of the lost.
Are they not afraid of the Lord's plan? The fact of the matter is, only the losers are not afraid of the Lord's punishment.
were they secure from the craft of God? none feel secure from the craft of God except a people that shall lose.
Have they become sure about God's scheming? None feels secure about God's scheming except the losing people.
Are they then secure from the design of Allah? And none feels secure from the design of Allah save the people who are destined to perish.
Were they secure from the Plan of Allah? None deems himself secure from the Plan of Allah except a people that are doomed to perish.
So, do they feel secure against the scheming of Allah? Then none feels secure against the scheming of Allah except the people (who) are the losers.
Are they then secure from Allah's scheme? None deemeth himself secure from Allah's scheme save folk that perish.
Can they remain secure against the plan of God? Only they feel secure against the plan of God who are certain of being ruined.
Can they, then, ever feel secure from God's deep devising? But none feels secure from God's deep devising save people who are [already] lost.
Did they feel secure against Allah’s planning? None would feel secure from Allah’s planning except the losers.
Have they become sure about God's scheming None are sure about God's scheming except the people who are losers.
Have they taken GOD's plans for granted? None takes GOD's plans for granted except the losers.
Then did they feel secure from the plan of Allah ? But no one feels secure from the plan of Allah except the losing people.
Did they then feel secure from the scheme of God? And none feels secure from the scheme of God save the losing people.
Do they feel secure from the subtle progression of the Divine Laws? Do they think that the Divine Law grants them unconditional security? Only the losers feel secure from the subtle progression of Allah's Law of Requital.
Did they then feel safe against the Plan of Allah? But no one can feel safe from the Plan of Allah, except those (falling) into (his own) ruin!]
Do they feel secure from Allah’s plan? None can feel secure from Allah’s plan except the people who are losers.
Have they become secure about the scheming of God? None are secure about the scheming of God except the people who are the losers.