A'râf suresi

A'râf suresi, 14. ayet

A'râf suresi, 14. ayet. قَالَ أَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

ḳâle enżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri

Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 11–17 · surenin 14. ayeti / 206
  1. A'râf 11

    Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

  2. A'râf 12

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.

  3. A'râf 13

    Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

  4. 14

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

  5. A'râf 15

    Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

  6. A'râf 16

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

  7. A'râf 17

    "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.

14-15. Allah’ın düşmanı, hem Allah’a hem Âdem’e hem de onun soyundan gelenlere düşmanlığını ilan ettikten sonra Yüce Allah’tan kendisine öldükten sonra diriliş gününe kadar süre tanınmasını, mühlet verilmesini istedi. Böylelikle Âdemoğullarından gücünün yettiği kimseleri azdırma imkânını elde etmek istedi. Yüce Allah'ın hikmeti, kimin doğru, kimin yalancı, kimin kendisine itaat eden, kimin düşmanına itaat eden olduğunu açıkça ortaya çıkarmayı ve kullarını sınamayı gerekli kıldığından O da İblis’in isteğini kabul ederek: “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin.” buyurdu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İblis dedi ki: "Ey Rabbim! Bana yeniden diriliş gününe kadar mühlet ver ki, insanlardan yoldan çıkarmayı başarabildiğimi yoldan çıkarayım.”

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. أَنظِرْنِىٓ enzirni bana süre ver kök: نظر
  3. إِلَىٰ ila kadar
  4. يَوْمِ yevmi güne kök: يوم
  5. يُبْعَثُونَ yub'asune tekrar dirilecekleri kök: بعث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    İblis, "Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hicr 15:36-38; Sâd 38:79-81.

Mustafa İslamoğlu

(İblis) dedi ki: "Yeniden diriliş gününe kadar bana süre tanı!"

Muhammed Esed

(İblis): "Bana, herkesin ölümden kaldırılacağı Güne kadar zaman ver" dedi.

Ahmed Hulusi

"(İnsanların ölüm sonrasında) Ba's olacakları güne kadar bana mühlet ver" dedi.

Ali Bulaç

O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi.

Ali Özek ve heyeti

İblis: Bana, (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver, dedi.

Ali Rıza Safa

"Yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!" dedi.

Bayraktar Bayraklı

İblis, "Bana, insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi.

Edip Yüksel

"Dirilecekleri güne kadar bana süre tanı" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Dirilecekleri güne kadar bana süre tanı,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İblis: "Dirilip kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bana, dedi: ba'solunacakları güne kadar mühlet ver

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Tekrar diriltilecekleri güne kadar bana süre ver." dedi.

Gültekin Onan

O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele)" dedi.

Hasan Basri Çantay

(İblis) dedi: "Bana (halkın) dirilib kaldırılacakları güne kadar mühlet ver.

İbni Kesir

Dedi ki: Bana, onların tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

İblis: “Öyleyse bana, onların tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver!” dedi.

Süleyman Ateş

(İblis) dedi: "(Bari) bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar süre ver."

Süleymaniye Vakfı

İblis: "Bunların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana yaşama fırsatı ver." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İblis: "Öyleyse tekrar dirilecekleri güne kadar beni yaşat." dedi.

Şaban Britch

İblis: Onların yeniden diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver, dedi.

Şaban Piriş

İblis: -Onların yeniden diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "İnsanların diriltileceği güne kadar bana süre ver."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Give me respite", Said AL-Shaytan, "till the day they are resurrected".

Abdul Haleem

but Iblis said, ‘Give me respite until the Day people are raised from the dead,’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Give me respite till the day they are raised up."

Abul A'la Maududi

Satan replied: 'Give me respite till the Day they shall be raised.'

Aisha Bewley

He said, ‘Grant me a reprieve until the day they are raised up. ’

Al-Hilali & Khan

(Iblîs) said: "Allow me respite till the Day they are raised up (i.e. the Day of Resurrection)."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Respite me till the day they will be resurrected. ’

Amatul Rahman Omar

He (- Iblîs, in impertinent defiance) said, `Grant me respite till the day when they are raised up again. '

Arthur John Arberry

Said he, 'Respite me till the day they shall be raised. '

Bijan Moeinian

Satan said: "Would you do me a favor and let me stay till the Day of Resurrection?"

E. Henry Palmer

He said, 'Respite me until the day when they shall be raised. '

Edip-Layth

He said, "Grant me respite until the day they are resurrected?"

George Sale

He answered, give me respite until the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

He (Iblis) said, "Respite me until the day when they shall be raised. "

Mahmoud Ghali

Said he, "Respite me to the Day they are made to rise again. "

Marmaduke Pickthall

He said: Reprieve me till the day when they are raised (from the dead).

Mohamed Ahmed - Samira

"Grant me respite, " said he, "till the raising of the dead. "

Muhammad Asad

Said [Iblis]: "Grant me a respite till the Day when all shall be raised from the dead. "

Mustafa Khattab

He appealed, "Then delay my end until the Day of their resurrection."

Progressive Muslims

He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected"

Rashad Khalifa

He said, "Grant me a respite, until the Day of Resurrection."

Sahih International

[Satan] said, "Reprieve me until the Day they are resurrected. "

Sam Gerrans

Said he: “Grant Thou me respite until the day they are raised up.”

Shabbir Ahmed

He (Iblis) said, "Give me respite till the Day they are raised up. "

Syed Vickar Ahamed

He (Satan) said: "Give me respite (rest) till the Day (of Resurrection when) they are raised up. "

Taqi Usmani

He said, "Then give me respite until a day when all will be resurrected.

The Monotheist Group

He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩