Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 90. ayet

Âl-i İmrân suresi, 90. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّن تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلضَّآلُّونَ

inne-lleẕîne keferû ba`de îmânihim ŝümme-zdâdû küfral len tuḳbele tevbetühüm. veülâike hümu-ḍḍâllûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 87–93 · surenin 90. ayeti / 200

Konu Peygamberlerden alınan söz; İslâm'dan başka din arayan Âl-i İmrân 81–91 3

  1. Âl-i İmrân 87

    İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.

  2. Âl-i İmrân 88

    Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.

  3. Âl-i İmrân 89

    Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 90

    Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

  5. Âl-i İmrân 91

    Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

  6. Âl-i İmrân 92

    Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

  7. Âl-i İmrân 93

    Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–91. ayetler için yazılmıştır.

89-91. Diğer taraftan Yüce Allah, küfür ve günahlarından tevbe edip kusurlarını ıslah eden kimseleri bu tehditten istisna etmektedir. Allah, onların işledikleri günahları bağışlayacak ve geçmişteki hatalarını affedecektir.

Ancak kâfir olup da küfrü üzere ısrar eden, ölünceye kadar da küfrünü artırmaktan başka bir şey yapmayanlar ise hidâyet yolundan sapmış ve bedbahtlık yolunu izlemiş kimselerdir. Böylece onlar bu acı verici azabı hak etmişlerdir. Allah’ın azabına karşı kimse onlara yardım edemeyecektir. Hatta fidye verip kurtulmak kastı ile yeryüzü dolusu kadar altını harcamaya kalkışsalar bile bunun onlara faydası olmayacaktır. Küfürden ve küfrün şubelerinden Allah’a sığınırız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İman ettikten sonra kâfir olanlar ve ölünceye kadar da küfürlerini (inkârlarını) devam ettirenler var ya, (tevbe) vaktinin gitmesi/geçmesi sebebiyle onların ölüm anındaki tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte Allah Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yoldan sapanlar onlardır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar ettiler kök: كفر
  4. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  5. إِيمَـٰنِهِمْ imanihim inandıktan kök: امن
  6. ثُمَّ summe sonra
  7. ٱزْدَادُوا۟ zdadu arttı kök: زيد
  8. كُفْرًۭا kufran inkarları kök: كفر
  9. لَّن len
  10. تُقْبَلَ tukbele kabul edilmeyecektir kök: قبل
  11. تَوْبَتُهُمْ tevbetuhum onların tevbeleri kök: توب
  12. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte
  13. هُمُ humu onlar
  14. ٱلضَّآلُّونَ d-dallune sapıkların ta kendileridir kök: ضلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İmandan sonra inkâr edip sonra da inkârda ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmez. dipnot 1 İşte onlar sapkınların ta kendileridir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nisâ 4:137.

Mustafa İslamoğlu

İman etmelerinin ardından inkara sapıp, sonra da inkarda ileri gidenlere gelince: Onların tevbesi kabul olunmayacaktır; işte asıl sapıklar onlardır.

Muhammed Esed

İmana erdikten sonra hakikati inkara kalkışanlara ve sonra hakikati reddetmede (daha büyük bir inatla) ısrar edenlere gelince, şüphesiz, onların (diğer günahlardan dolayı) tevbeleri kabul edilmeyecektir; işte onlar gerçek sapkınlardır.

Ahmed Hulusi

İmanlarından sonra hakikati inkar edip, inkarlarında ısrarlı olanların tövbeleri asla kabul edilmez. İşte onlar sapanların ta kendileridir.

Ali Bulaç

Doğrusu, imanlarından sonra inkar edenler, sonra inkarlarını arttıranlar; bunların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir.

Ali Özek ve heyeti

İnandıktan sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, inandıktan sonra nankörlük eden, ardından nankörlüklerini artıranların pişmanlıkları asla kabul edilmez. Gerçek sapkınlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İnandıktan sonra hakikati inkara sapıp inkarcılıkta daha da ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridirler.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylamalarından sonra inkar edip de inkarlarında ileri gidenlerin tövbeleri kabul edilmez; onlar artık tümüyle sapmış demektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İmanlarından sonra inkar edip de inkarlarında ileri gidenlerin tevbeleri kabul edilmez; onlar artık tümüyle sapmış demektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kesinlikle inanmalarının arkasından inkara sapmış, sonra da inkarcılıkta ileri gitmiş olanların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Onlar, hep sapıklık içinde kalmış kişilerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

elbette imanlarının arkasından küfretmiş sonra da küfürde ileri gitmiş kimselerin tevbeleri kabul olunmak ihtimali yoktur, bunlar hep dalal içinde kalmış sapıklardır

Erhan Aktaş

İman ettikten sonra dipnot 1 Kafir dipnot 2 olup ve küfürlerinde dipnot 2 ısrarcı olanların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapkın olanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Emin olduğu halde.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman ettikten sonra dipnot 1 kafir dipnot 2 olup ve küfürlerinde dipnot 2 ısrarcı olanların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapkın olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Emin olduğu halde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Gültekin Onan

Doğrusu, inandıktan sonra küfredenler, sonra küfrlerini arttıranlar; bunların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar sapıkların ta kendileridir.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, imanlarının arkasından küfretmiş, sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

İbni Kesir

İman ettikten sonra küfredip de, küfürleri artanların tevbeleri kabul edilmez. İşte onlar sapıkların kendileridir.

Mehmet Alagaş

(84-91) De ki; Allah’a bana indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve Torunlarına indirilenlere Musa’ya İsa’ya verilenlere ve Rablerin den gelen N ebilere iman ettim , onlardan herhangi biri arasında fark gözetmeyiz, b iz O’na / Allah’a teslim olanlarız. Her kim din olarak İslam dışında bir şeye tabi olursa, bu ondan kabul edilmez , Ahirette de o, hasara uğrayacaktır. (Halkın isteklerine, şirketin politikalarına, nefsimin heveslerine hevasına şeytanın adımlarına tabi oldum demek Allah’a teslim olma dininden farklı dinlere uydum demektir.) Onlara açıklamalarla gelmiş Resulün, gerçeği / hakkı söylediğine de şahit olmuşlarken , iman ettikten sonra küfredenleri, Allah nasıl yola soksun ki? (Onlara nasıl kılavuzluk edebilir ki) Allah, zalim kavmi yola iletmez. İşte onların cezaları, Allah’ın, Meleklerin ve insanların hepsinin lanetinin kesinlikle üzerlerinde olmasıdır. Orada kalıcıdırlar. (Lanette kalıcılık Bakara 163’te yine geçmişti) Onlardan azap hafifletilmez, onlara bakılmaz, ancak bundan sonra / inkâr sonrasında vazgeçenler / tövbe edenler ve ıslah olanlar, Allah kesinlikle bağışlayıcıdır ve esirgeyicidir. İman etmelerinden sonra küfredenler sonra da küfürlerini ziyadeleştirmiş olanların vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edilmez , işte onlar sapmış olanlardır. Küffar olarak ta ölmüşler ise, artık yeryüzü dolusu altını, af fidyesi olarak verseler dahi, onların hiçbirinden kabul edilmez, işte onlara acıtıcı bir azap vardır ve onlara yardım da edilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman ettikten sonra kâfir olup küfürlerini arttıranların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Onlar sapıkların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Onlar ki, inandıktan sonra inkar ettiler, sonra inkarları arttı; onların tevbeleri kabul edilmeyecektir. Onlar sapıkların ta kendileridir.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvendikten sonra kafir olan ve kafirliklerini artıranların (ölüm gelince yapacakları) tövbeleri /dönüşleri dipnot 1 asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar yoldan sapmış olanlardır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu tövbe /dönüş, ölmekte olan kişinin tövbesidir (Müminun 23/99-100). Bunun örneği Firavun'dur (Yunus 10/90-91, Neml 27/14). Ölüm gelmeden tövbe edenin tövbesi kabul edilir (Nisa 4/17-18).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvendikten sonra kafir olan (ayeti görmezlikten gelen) ve kafirliği sürdürenlerin (ölünce yapacakları) dönme istekleri dipnot 1 kabul edilmez. İşte yoldan çıkanlar onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu dönüş (tevbe) ölen kişinin kabirdeki tevbesidir. Çünkü bir önceki ayette (89) kafirlerin hangi tevbesinin kabul edileceği, hemen sonrasındaki ayette (91) kafir olarak ölenlerin teklif edeceği hiçbir fidyenin kabul edilmeyeceği belirtilmektedir.

Şaban Britch

İman ettikten sonra kâfir olup, küfürlerini artıranların tevbeleri kabul edilmeyecektir. Onlar sapıkların ta kendileridir.

Şaban Piriş

İman ettikten sonra inkar edip, inkarlarını artıranların tevbeleri kabul edilmeyecektir. Onlar sapıkların ta kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

İmanlarından sonra küfre sapmış, sonra da küfürde daha da azıtmış olanların tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. Onlar, sapıkların ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed those who deny Allah after they have recognized Him and be so bold as to display their infidelity by acts of sedition and hostility in defiance of piety, never shall their penitence be accepted, and these are they who have been lost in the maze of error.

Abdul Haleem

[although] the repentance of those who, having believed, then increase in their disbelief, will not be accepted. They are the ones who have gone [far] astray:

Abdullah Yusuf Ali

But those who reject Faith after they accepted it, and then go on adding to their defiance of Faith,- never will their repentance be accepted; for they are those who have (of set purpose) gone astray.

Abul A'la Maududi

Those who relieved and have har-dened in their disbelief after once believing, dipnot 1 their (pretence to) repentance shall not be accepted. Indeed such men have altogether strayed.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They were not content with just rejecting the call to the Truth but stood in vehement opposition and hostility to it and spared no efforts in obstructing people from following the way of God. They created doubts, spread misgivings, sowed the seeds of distrust and engaged in the worst conspiracies and machinations in order to frustrate the mission of the Prophet (peace be on him).

Aisha Bewley

Those who become kafir after having iman and then increase in their kufr, their tawba will not be accepted. They are the misguided.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieved after their Belief and then went on increasing in their disbelief (i.e. disbelief in the Qur’ân and in Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) - never will their repentance be accepted [because they repent only by their tongues and not from their hearts]. And they are those who are astray.

Ali Quli Qarai

Indeed those who turn faithless after their faith, and then advance in faithlessness, their repentance will never be accepted, and it is they who are the astray.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who chose disbelief after they had believed and then go on increasing in disbelief, their repentance shall not be accepted and these are the people who are completely lost.

Arthur John Arberry

Surely those who disbelieve after they have believed and then increase in unbelief -- their repentance shall not be accepted; those are the ones who stray.

Bijan Moeinian

As to those who reject the faith after the belief, then plunge deeper into disbelief, their [eventual] repentance will not be accepted from them. They are indeed unjust [to themselves.]

E. Henry Palmer

Verily, those who misbelieve after believing, and then increase in misbelief, their repentance shall not be accepted; these are those who err.

Edip-Layth

Those who have rejected after their acknowledgement, then increased in rejection, their repentance will not be accepted; they are the strayers.

George Sale

Moreover they who become infidels after they have believed, and yet increase in infidelity, their repentance shall in no wise be accepted, and they are those who go astray.

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve after believing, and then increase in disbelief, their repentance shall not be accepted; these are those who are astray.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have disbelieved after their belief, thereafter have increased in disbelief, their repentance will never be accepted, and those are they (who) are the erring ones.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve after their (profession of) belief, and afterward grow violent in disbelief: their repentance will not be accepted. And such are those who are astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny, having once come to faith, and persist in denial, will not have their repentance accepted, for they have gone astray.

Muhammad Asad

Verily, as for those who are bent on denying the truth after having attained to faith, and then grow [ever more stubborn] in their refusal to acknowledge the truth, their repentance [of other sins] shall not be accepted: for it is they who have truly gone astray.

Mustafa Khattab

Indeed, those who disbelieve after having believed then increase in disbelief, their repentance will never be accepted.[1] It is they who are astray.

Progressive Muslims

Those who have rejected after their belief then increased in rejection, their repentance will not be accepted, they are the strayers.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve after believing, then plunge deeper into disbelief, their repentance will not be accepted from them; they are the real strayers.

Sahih International

Indeed, those who reject the message after their belief and then increase in disbelief - never will their [claimed] repentance be accepted, and they are the ones astray.

Sam Gerrans

Those who ignore warning after their faith, then grow in denial, their repentance will not be accepted; and it is they who are those who go astray.

Shabbir Ahmed

But those who reject belief after attaining belief and go on adding to their defiance, their repentance will not be accepted (4:18). They are traveling in the wrong direction, so they cannot reach the destination.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who reject Faith after they accepted it, and then go on adding to their defiance of Faith— Their repentance will never be accepted; Because they are those who have (willfully) gone astray.

Taqi Usmani

Those who disbelieve after having accepted Faith and then increase in disbelief, their repentance shall never be accepted. They are the ones who have lost the right path.

The Monotheist Group

Those who have rejected after their belief, then increased in rejection, their repentance will not be accepted, they are the strayers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩