Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 53. ayet

Ahzâb suresi, 53. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتَ ٱلنَّبِىِّ إِلَّآ أَن يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيْرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَٱدْخُلُوا۟ فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَٱنتَشِرُوا۟ وَلَا مُسْتَـْٔنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِى ٱلنَّبِىَّ فَيَسْتَحْىِۦ مِنكُمْ وَٱللَّهُ لَا يَسْتَحْىِۦ مِنَ ٱلْحَقِّ وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَٰعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٍ ذَٰلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَن تُؤْذُوا۟ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓا۟ أَزْوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦٓ أَبَدًا إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tedḫulû büyûte-nnebiyyi illâ ey yü'ẕene leküm ilâ ṭa`âmin gayra nâżirîne inâhü velâkin iẕâ dü`îtüm fedḫulû feiẕâ ṭa`imtüm fenteşirû velâ müste'nisîne liḥadîŝ. inne ẕâliküm kâne yü'ẕi-nnebiyye feyestaḥyî minküm. vellâhü lâ yestaḥyî mine-lḥaḳḳ. veiẕâ seeltümûhünne metâ`an fes'elûhünne miv verâi ḥicâb. ẕâliküm aṭheru liḳulûbiküm veḳulûbihinn. vemâ kâne leküm en tü'ẕû rasûle-llâhi velâ en tenkiḥû ezvâcehû mim ba`dihî ebedâ. inne ẕâliküm kâne `inde-llâhi `ażîmâ.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 50–56 · surenin 53. ayeti / 73

Konu Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme Ahzâb 53–59 3

  1. Ahzâb 50

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  2. Ahzâb 51

    Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  3. Ahzâb 52

    Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir.

  4. 53

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.

  5. Ahzâb 54

    Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

  6. Ahzâb 55

    Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü'min kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla şahittir.

  7. Ahzâb 56

    Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin, selam edin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. Yüce Allah, mü’min kullarına Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanelerine giriş çıkışlarında gereken edebi takınmalarını emrederek şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamber’in evlerine yemek için girmeyin.” Yani orada yemek yemek maksadı ile girmenize izin verilmeksizin o odalara girmeyin. Aynı şekilde “yemek vaktini de beklemeyin.” Yani ağırdan alarak yemeğin pişmesini, piştiği zamanları gözetlemeyi yahut da yemek yedikten sonra rahatça oturmayı da beklemeyin.

Yani sizler, peygamberin odalarına ancak şu iki şartla girebilirsiniz: Girmenize izin verilmesi ve sizin orada oturmanızın ihtiyaç kadarı ile olması. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Fakat davet edilirseniz girin. Yemek yediniz mi de dağılın,” ister yemekten önce ister sonra olsun “lafa dalmayın.”

Daha sonra bu yasağın hikmet ve faydasını beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü bu” sizin ihtiyaçtan fazla bekleyişiniz “peygamberi rahatsız etmekte” sizin onu evinin işlerinden alıkoymanız ve onu meşgul etmeniz, ona zor ve ağır gelmekte “fakat o, size (bunu söylemekten) utanmaktadır.” Yani o size “Çıkın, artık gidin” demekten utanır. Nitekim özellikle kerem ehli olan insanlar evlerinde bulunan kimseleri evlerinden çıkarmaktan haya ederler.

“Ama Allah haktan utanmaz.” Şer’î bir emir, -terk edilmesi bir edep ve haya gereği olduğu zannedilse bile- mutlaka yerine getirilmelidir. Şer’î emre uyulmalı ve ona muhalif olan hususun edeb ile en ufak bir ilişkisinin bulunmadığı kesinlikle kabul edilmelidir.

İşte Yüce Allah da sizin için hayırlı, Rasûlü için de uygun olan bir emri -ne olursa olsun- vermekten utanmaz.

İşte bu, onların Peygamber efendimizin hanelerine girip çıkarken takınmaları gereken edebe dairdir. Hanımlarına hitapta ona karşı takınmaları gereken edebe gelince: Ya onlarla konuşmaya gerek duyulur yahut gerek duyulmaz. Eğer böyle bir konuşmaya gerek duyulmuyor ise böyle bir hitaba ihtiyaç yok demektir, edeb bu gibi gereksiz konuşmayı terk etmektir.

Eğer onlarla konuşmaya ihtiyaç duyulursa -onlardan herhangi bir eşya yahut bir evde kullanılan kap kacak veya buna benzer bir şey istenecek ise- o vakit onlardan “perde arkasından” istenmelidir.

Yani sizinle onlar arasında -görünmelerine ihtiyaç bulunmadığından dolayı- onların görünmesini engelleyecek bir perde bulunmalıdır. Buna göre durum ne olursa olsun, onlara bakmak yasaklanmış olmaktadır. Onlarla konuşmaya gelince bu hususta da Allah’ın sözünü ettiği tafsilatlı durum söz konusudur.

Daha sonra Yüce Allah: “Bu sizin kalbiniz için de onların kalpleri için de daha temizdir” buyurarak bunun hikmetini de zikretmektedir. Çünkü böylesi, şüphelerden daha uzaklaştırıcıdır. İnsan da kötülüğe davet eden sebeplerden ne kadar uzak kalırsa onun için daha bir selametli, kalbi için de daha bir temiz olur.

İşte bundan dolayı Yüce Allah’ın, tafsilatının bir çoğunu açıklamış olduğu şer’î hükümlerden biri de kötülüğe götüren bütün yolların, kötülüğün sebeplerinin ve ona hazırlık olan şeylerin yasak olmasıdır. Her yolla bu kötülüklerden uzak durmak şer’î bir gerekliliktir.

Daha sonra Yüce Allah kapsamlı bir ifade ile ve genel bir kaide olmak üzere şöyle buyurmaktadır: Ey mü’minler “sizin Allah’ın Rasûlünü” ister sözlü olsun, ister fiili olsun eziyet olabilecek bütün hallerle onu “rahatsız etmeniz de ondan sonra onun hanımlarını nikâhlamanız da asla olacak şey değildir.” Böyle bir şey size yakışmaz, böyle bir işe kalkışmanız uygun değildir. Aksine bu, çirkin bir iştir. Ondan sonra hanımlarını nikahlamaya kalkışmak da onu rahatsız edecek işlerdendir. Çünkü o, tazim olunacak bir makamdadır. Üstün bilinmeli, ona ikram gösterilmelidir. Ondan sonra hanımları ile evlenmeye kalkışmak, bu makamı ihlâl eder. Aynı şekilde onlar, hem dünyada hem âhirette onun zevceleridirler. Onun zevceleri olmaları, vefatından sonra da bakidir. İşte bundan dolayı onun hanımlarını nikâhlamak, ümmetinden hiç kimseye helâl değildir.

“Çünkü bu, Allah katında çok büyük bir günahtır.” Ümmet bu emre aynen uymuştur. Allah’ın bu hususta koyduğu yasaktan uzak durmuştur. Yüce Allah’a hamd ve şükürler olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Peygamber'in evlerine, yemek için davet edildiğinizde içeri girmeniz için izin verilmeden sakın girmeyin! (Girdiğinizde) Oradaki oturma sürenizi yemeğin iyice pişmesini bekleyerek uzatmayın. Eğer yemeğe çağrılırsanız içeri girin ve yedikten sonra oradan ayrılın. Yemekten sonra birbirinizle konuşmaya dalarak orada beklemeyin. Muhakkak ki sizin oradaki bu bekleyişiniz, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermekte; fakat o, oradan ayrılmanızı istemekten utanmaktadır. Allah, size hakkı emretmekten haya etmez. Orada kalarak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermemeniz için Allah size oradan ayrılmanızı emretmektedir. Eğer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından kap kaçak gibi bir şeyler isteyecek olursanız ihtiyaçlarınızı perde arkasından isteyiniz. İhtiyaçlarınızı onlarla yüz yüze gelecek şekilde istemeyin ki onları görmeyesiniz. Onların korunması için; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in konumu için perde arkasından konuşmanıza dair sizlerden istenen bu davranış, kalplerinizin ve onların kalplerinin vesvese ve kötü düşüncelere düşmemesi adına daha temiz bir davranıştır. Ta ki şeytan, sizin ve onların kalplerine erişemesin. Ey Müminler! Konuşmak için orada bekleyerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyet etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra onun hanımları ile evlenmek size yakışmaz. Onlar; Müminlerin anneleridir. Bir kimsenin, annesi ile evlenmesi asla caiz değildir. İşte böyle eza vermek-vefatından sonra onun hanımlarını nikâhlamak- haramdır ve Allah katında büyük bir günahtır.

Kelimeler

69 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. تَدْخُلُوا۟ tedhulu girmeyin kök: دخل
  6. بُيُوتَ buyute evlerine kök: بيت
  7. ٱلنَّبِىِّ n-nebiyyi nebinin kök: نبا
  8. إِلَّآ illa ancak hariçtir
  9. أَن en
  10. يُؤْذَنَ yu'zene izin verilmesi kök: اذن
  11. لَكُمْ lekum size
  12. إِلَىٰ ila
  13. طَعَامٍ taaamin yemeğe kök: طعم
  14. غَيْرَ gayra olmadan kök: غير
  15. نَـٰظِرِينَ nazirine gözetleyiciler kök: نظر
  16. إِنَىٰهُ inahu vaktini kök: اني
  17. وَلَـٰكِنْ velakin fakat
  18. إِذَا iza zaman
  19. دُعِيتُمْ duiytum çağrıldığınız kök: دعو
  20. فَٱدْخُلُوا۟ fedhulu girin kök: دخل
  21. فَإِذَا fe iza
  22. طَعِمْتُمْ taimtum yemeği yeyince kök: طعم
  23. فَٱنتَشِرُوا۟ fenteşiru dağılın kök: نشر
  24. وَلَا ve la
  25. مُسْتَـْٔنِسِينَ muste'nisine dalmayın kök: انس
  26. لِحَدِيثٍ ۚ lihadisin söze kök: حدث
  27. إِنَّ inne çünkü
  28. ذَٰلِكُمْ zalikum bu
  29. كَانَ kane kök: كون
  30. يُؤْذِى yu'zi incitiyordu kök: اذي
  31. ٱلنَّبِىَّ n-nebiyye nebiyi kök: نبا
  32. فَيَسْتَحْىِۦ fe yestehyi fakat o utanıyordu kök: حيي
  33. مِنكُمْ ۖ minkum sizden
  34. وَٱللَّهُ vallahu fakat Allah kök: اله
  35. لَا la
  36. يَسْتَحْىِۦ yestehyi utanmaz kök: حيي
  37. مِنَ mine -ten
  38. ٱلْحَقِّ ۚ l-hakki gerçek(i söylemek)- kök: حقق
  39. وَإِذَا ve iza zaman
  40. سَأَلْتُمُوهُنَّ seeltumuhunne onlarda istediğiniz kök: سال
  41. مَتَـٰعًۭا metaan bir şey kök: متع
  42. فَسْـَٔلُوهُنَّ feseluhunne isteyin kök: سال
  43. مِن min -ndan
  44. وَرَآءِ vera'i arkası- kök: وري
  45. حِجَابٍۢ ۚ hicabin perde kök: حجب
  46. ذَٰلِكُمْ zalikum bu
  47. أَطْهَرُ etheru daha temizdir kök: طهر
  48. لِقُلُوبِكُمْ likulubikum sizin kalbleriniz için kök: قلب
  49. وَقُلُوبِهِنَّ ۚ ve kulubihinne ve onların kalbleri için kök: قلب
  50. وَمَا ve ma ve olamaz
  51. كَانَ kane kök: كون
  52. لَكُمْ lekum sizin
  53. أَن en
  54. تُؤْذُوا۟ tu'zu incitmeniz kök: اذي
  55. رَسُولَ rasule Elçisini kök: رسل
  56. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  57. وَلَآ ve la ve olamaz
  58. أَن en
  59. تَنكِحُوٓا۟ tenkihu nikahlamanız kök: نكح
  60. أَزْوَٰجَهُۥ ezvacehu onun eşlerini kök: زوج
  61. مِنۢ min
  62. بَعْدِهِۦٓ bea'dihi kendisinden sonra kök: بعد
  63. أَبَدًا ۚ ebeden asla kök: ابد
  64. إِنَّ inne çünkü
  65. ذَٰلِكُمْ zalikum bu
  66. كَانَ kane kök: كون
  67. عِندَ inde katında kök: عند
  68. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  69. عَظِيمًا azimen büyük(bir günah)tır kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Dediler ki: "(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir…

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir,…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza…

  • Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Siz (yemeğin hazırlanma) zamanını gözetmeksizin -bir yemek için size izin verilmesi hariç- Peygamber'in evlerine girmeyin; sadece davet edildiğiniz zaman girin! dipnot 1 Yemeği yediğinizde başka bir konuya girmeyerek hemen dağılın! (Çünkü) şüphesiz ki bu durum Peygamber'i üzmekte fakat o (size bunu söylemeye) utanmaktadır. (Ancak) Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onlardan (Peygamber'in hanımlarından) herhangi bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! dipnot 2 Bu (durum) hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Allah'ın Elçisini üzmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikâhlamanız sizin için asla söz konusu olamaz. dipnot 3 Şüphesiz ki bu durum, Allah katında büyük (bir günah)tır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ahzâb 33:45. ayette geçtiği üzere, Yüce Allah Hz. Muhammed'i ümmetine şahit olarak görevlendirdiğini ifade etmekte, böylece şahitliğin örneklik anlamı gereği, onun evinin de toplumun örnek alması gereken bir durumda olması zorunluluğu üzerinden mesaj verilmek istenmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu buyruk Hz. Muhammed'in hanımlarıyla ilgili özel bir emirdir; evlerin içindeki şartlar namahrem insanlara uygun olmayabileceği için Hz. Peygamber'in eşlerinden bir şeyler isteneceği zaman bunun bir perdenin, bir örtünün arkasından istenmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Ancak bu ayetteki evrensel mesaj ise kadın-erkek ilişkilerinde mahremiyete özen gösterilmesi, hiçbir yasağın bulunmadığı zannının reddedilmesi, tesettür, nezaket, rahatsızlık vermemek vs. noktalarda dikkatli davranılması gerektiğiyle ilgili uyarılar olarak anlaşılmalıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu cümle Ahzâb 33:6. ayetle birlikte okunmalıdır. Müminlerin annesi olan ve bu yüzden başka bir evlilik düşünmeyen annelerimizle evlenme "düşüncesi" bile gündemden düşürülmüştür.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin; yemeğe (davet) edildiğinizde (erken gelip) yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; lakin ne zaman davet edilirseniz o zaman içeri girin! Yemeği yediğiniz zaman da hemen ayrılın, lafa dalmayın! Çünkü böyle yapmanız Peygamber'i üzebilir, fakat o bunu söylemek için sizden çekinir; ama Allah hakikati söylemekten asla çekinmez. (Ey mü'min erkekler!) Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman, kapı dışından isteyin: bu sizin kalplerinizin de, onların kalplerinin de daha temiz kalması için en uygun yoldur. Dahası sizin ne Allah Rasulü'nü üzmeniz, ne de ölümünden sonra onun eşleriyle evlenmeniz ebediyyen helal değildir: çünkü bütün bunlar Allah katında zaten çok büyük bir vebaldir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! İzin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin ve yemek için (davet edildiğiniz zaman erkenden) gidip hazırlanmasını beklemeye kalkışmayın, çağrıldığınızda (en uygun zamanda) girin, yemeği yiyince hemen ayrılın, lafa dalmayın. Bu durum Peygamberi üzebilir, ama sizden (gitmenizi istemeye de) çekinebilir fakat Allah doğru(yu size öğretmek)ten çekinmez. (Peygamber'in eşlerine gelince,) onlardan bir şey isteyeceğiniz vakit perde arkasından isteyin! Bu hem sizin kalplerinizin, hem de onlarınkinin temizliğini pekiştirir. Ayrıca sizin Allah'ın Elçisi'ni üzmeniz ve onun vefatından sonra eşlerini nikahlamanız caiz değildir, doğrusu bu, Allah nazarında büyük bir günahtır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . O Nebi'nin evlerine, sizin için bir yemeğe izin verilmeniz dışında, girmeyin. . . (Bu da) onun (yemeğin pişme) vaktini beklemeksizin - gözlemeksizin (olsun). . . Fakat davet olunduğunuzda girin. . . Yemek yedikten sonra da (ev halkı veya birbirinizle) lakırdıya dalmaksızın dağılın! Muhakkak ki bu (davranışınız - laubaliliğiniz), O Nebi'ye eziyet veriyor, fakat O sizden çekiniyor (bir şey diyemiyor kırmamak için)! Allah, Hakk'ı açığa vurmaktan çekinmez! Onlardan (Nebi'nin eşlerinden) bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. . . İşte bu, sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha temizdir. . . Sizin Rasulullah'a eziyet vermeniz de, O'ndan sonra O'nun eşlerini nikahlamanız da ebeden olacak bir şey değildir. . . Muhakkak ki bu, Allah indinde Aziym'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler! (Rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Allah, hak(kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah'ın Resulü'ne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber’i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah’ın Rasûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Peygamberin evlerine yemeğe davet edilmeden girmeyin; yemek daveti de beklemeyin. Davet edildiğinizde girin; yemeği yiyince dağılın ve söze dalmayın. İşte bu durum, peygamberi üzer; fakat sizden çekinebilir. Oysa Allah, gerçeği bildirmekten çekinmez. Onlardan bir şey istediğinizde, kapı arkasından isteyin. Sizin yürekleriniz ve onların yürekleri için böylesi daha temizdir. Allah'ın elçisini üzmeniz ve Ondan sonra, Onun eşleriyle evlenmeniz size helal değildir. Kuşkusuz, işte bu, Allah'ın katında büyük bir suçtur.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Siz, zamanını gözetmeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyiniz. Ancak davet edildiğiniz vakit giriniz. Yemeği yediğinizde hemen dağılınız, sohbete dalmayınız. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o, bunu size söylemekten utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyiniz. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin, Allah'ın peygamberini üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikahlamanız asla caiz olmaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, peygamberin evine, yemeye çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 66:3; 33:38. Bak 33:32. Bir zamanlar babamızla evlenmiş bulunan kadınlarla evlenmemiz 4:22 ayetiyle yasaklanmıştır. Bu ilahi emir, babalarımıza ve onların özel hayatlarına olan saygıyı korur. Dini ve politik lider olarak tarihi bir misyona sahip olan Muhammed peygamberin özel hayatını korumak için peygamberin hanımları iman edenlerin anası olarak değerlendirildi (33:6).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, peygamberin evine, yemeğe çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Peygamberin evlerine, vaktine dikkat etmeksizin ve yemek için izin verilmedikçe girmeyin; ancak çağrıldığınızda girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın; sohbet etmek için de izinsiz girmeyin! Çünkü o, peygambere eziyet veriyor, üstelik sizden utanıyor; ama Allah, gerçeği söylemekten sıkılmaz. Bir de hanımlarına, gerekli birşey soracağınızda bir perde arkasından sorun! Öyle yapmanız, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha çok temizdir. Sizin, Allah'ın peygamberini incitmeye hakkınız yoktur; arkasından hanımlarını nikahlayamazsınız da. Çünkü, bunlar, Allah katında çok büyük bir günahtır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Vaktına bakmaksızın yemeğe izin verilmedikçe size Peygamberin evlerine girmeyin ve lakin çağırıldığınız vakıt da girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın, söz, sohbet için de izinsiz girmeyin, çünkü o, Peygambere eza veriyor, üzerine de sizden utanıyor, fakat Allah hakkı söylemekten sıkılmaz, hem haremlerine gerekli bir şey soracağınız vakıt da bir perde arkasından sorun, öyle yapmanız, hem sizin kalbleriniz ve hem onların kalbleri için daha temizdir ve sizin Resulullaha eza etmeniz olamaz, arkasından zevcelerini nikah eylemeniz de olamaz. Çünkü o günah, Allah ındinde çok büyük bulunuyor

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise dipnot 1 dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 2 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resul'üne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söze.
  2. metne dön, dipnot 2
    Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kastedilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının, mahremiyetinin korunmasıdır. İzin alınmadan, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Bu ev ortamında, başkasının görmesi uygun olmayan bir durumda olmaya karşı bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun kadının erkekle görüşmesini kısıtlayan bir uyarı olarak tanımlanması tamamı ile bir zihniyet sorunudur. Erkeğin kadına bakışını dinleştirmesinden kaynaklanmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise dipnot 1 dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 2 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resulüne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söze.
  2. metne dön, dipnot 2
    Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kastedilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının, mahremiyetinin korunmasıdır. İzin alınmadan, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Bu ev ortamında, başkasının görmesi uygun olmayan bir durumda olmaya karşı bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun cinsiyetler arası insani görüşmeleri kısıtlayan bir uyarı olarak algılanması doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Nebinin evlerine, yemeğe müsaade edilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de söze dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizden çekindiği için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 1 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Rasulü'ne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra da eşleriyle evlenmeniz asla olacak bir şey değildir. Bu buyruklara uymamanız Allah'ın yanında büyük günahtır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kast edilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının mahremiyetinin korunmasıdır. Müsaade istenmeden, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Ev ortamında, başkalarının gördüklerinde uygun olmayacak bir kıyafet ve durumla karşılaşmaya karşı bu bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun cinsiyetler arası insani görüşmeleri kısıtlayan bir uyarı olarak algılanması doğru değildir.

Gültekin Onan

Ey inananlar! (Rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağırıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Tanrı, hak(kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Tanrı'nın Resulüne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebediyen (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Tanrı katında çok büyük (bir günah)tır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, (bundan sonra) peygamberin evlerine — yemeğe da'vet olunmaksızın, vaktına (da) bakmaksızın — girmeyin. Fakat da'vet olunduğunuz zaman girin. Yemeği yediğiniz zaman dağılın. Söz dinlemek veya suhbet etmek için de (izinsiz) girmeyin. Çünkü bu, peygambere eza vermekde, o sizden utanmakdadır. Allah ise hak (kı açıklamak) dan çekinmez. Bir de onun zevcelerinden lüzumlu bir şey istediğiniz vakit perde ardından isteyin onlardan. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allahın peygamberine eza vermeniz (doğru) olmadı (ğı gibi) kendinden sonra zevcelerini nikahla almanız da ebedi (caiz) değildir. Bu, Allah nezdinde çok büyük (bir günah) dır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Peygamber'in evlerine yemeğe çağrılmaksızın ve vakitli vakitsiz girmeyin. Ama davet olunursanız; girin ve yemeği yeyince de lafa dalmadan dağılın. Bu haliniz, Peygamber'i üzüyordu, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah ise hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde; onu perde arkasından isteyin. Bu; sizin kalbleriniz için de, onların kalbleri için de daha temizdir. Allah'ın Rasulünü üzmeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamak asla caiz değildir. Çünkü bu; Allah katında büyük bir günahtır.

Mehmet Alagaş

(53-55) Ey iman edenler; Nebinin evine size izin vermeden, müsaitlik durumunu gözetmeden yemek için girmeyin ve lakin davet edilirseniz girin ve yemeği yedikten sonra da dağılın, sohbet için dahi beklemeyin , bu yaptığınız Nebiye eziyet vermekte, sizden utanmaktadır , Allah ise gerçek hakkında utanmaz , zevcelerinden geçimlik bir şeyler isterseniz de perde ardından isteyin / yüz yüze görüşmeyin , onların ve sizin kalbiniz için daha temiz olan budur , Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz olmaz, Onun zevcelerini bundan sonra nikahlamanız da olmaz, bunu yapmak Allah katında büyük bir günahtır. Bir şeyi açığa çıkarsanız da gizleseniz de Allah kesinlikle her şeyi bilendir. Hanımların babalarıyla, oğullarıyla, erkek kardeşleri ile, erkek kardeşlerinin oğulları ile, kız kardeşlerinin oğulları ile, kadınları ile, ellerinin altında çalışanlarla (cariyelerle) görüşmelerinde bir günah yoktur, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah, her şeye şahittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Nebinin evlerine sizin için yemeğe izin verilmeden girmeyin. Yemek vaktini de beklemeye kalkışmayın, fakat davet olunduğunuzda girin. Yemek yediniz mi dağılın, söze dalmak için beklemeyin çünkü bu Nebiyi rahatsız etmekte ama o sizden utanmaktadır. Allah ise haktan utanmaz. Hanımlarından ihtiyacınız olan bir şey istediğinizde onlardan hicap/perde arkasından isteyin. Bu sizin kalbiniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Sizin Allah’ın Rasulüne eziyet vermeniz de, ondan sonra zevcelerini nikâhlamanız da ebediyen olacak bir şey değildir. Çünkü bu Allah’ın yanında çok büyük bir iştir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, (rastgele) Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak yemek için size izin verilir de girerseniz (erkenden gelip) yemeğin pişmesini beklemeyin. Çağrıldığınız zaman girin; yemeği yeyince dağılın, söze dalmayın. Çünkü bu (davranışınız) Peygamberi incitiyor, fakat o, (size bunu söylemekten) utanıyordu. Ama Allah, gerçek(i söylemek)ten utanmaz. Onlardan (yani peygamberin hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allah'ın Elçisini incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikahlamanız asla olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah)tır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Yemek için izin verilmedikçe Nebinin evlerine girmeyin, (izin verildiğinde de) erken gidip beklemeyin. Ama içeri çağrıldığınızda girin. Yemeği yiyince sohbete dalmadan hemen dağılın. Bunlar nebiye sıkıntı veriyor fakat o sizden çekiniyor, halbuki Allah hakkı söylemekten çekinmez. Nebinin eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha nezih olur. Allah'ın elçisini incitmeye dipnot 1 de ondan sonra eşlerini nikahlamaya da asla hakkınız yoktur dipnot 2 . Bunları yapmanız, Allah katında ağır bir kusur olur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Başta geçen "nebiyi incitmek" ifadesi ayetin sonunda "Resulullah'ı incitmek" şekline dönmüştür. Çünkü nebiyi incitme ile resulü incitme arasında sonuca etki eden önemli bir fark vardır. Kur'an'da nebi ve resul kavramları birbirleriyle irtibatlı ama farklı anlamlarda kullanılır. Nebi, kendisine vahiy indirildiği için değeri yükseltilmiş kişidir. Bu yönüyle nebilik ünvandır ve beşeri özellikleri de kapsar. Resul ise kendisine indirilen vahyi tebliğ etme görevini ve tebliğ edilen şeyi ifade eder. Nebi olan kişi nebilik ünvanını, hayatının her anında taşır ama resullük sadece tebliğ faaliyetini sürdürdüğü anlar için söz konusudur. Bu sebepledir ki Kur'an'da nebiye mutlak itaatten bahsedilmezken (Mümtehine 60/12) resule mutlak surette itaat istenir ve bunun Allah'a itaat anlamına geldiği bildirilir (Nisa 4/80). Bu ayette de görüldüğü gibi nebiyi incitenler kınanır yahut en fazla uyarılırken resulü incitenler acıklı bir azapla tehdit edilir. Çünkü nebiyi incitme insani ilişkilerle ilgili bir eksikliğin tezahürü iken resulü incitme onun tebliğ ettiği şeyi, dolayısıyla Allah'ı hedef alan bir karşı koyuş anlamına gelir. Bu sebeple Muhammed aleyhisselamın etrafındaki insanlar, onunla konuşur yahut tartışırken onun hangi sıfatla konuştuğuna dikkat etmeleri konusunda uyarılmışlardır (Hucurat 49/2). Zira nebiyle polemiğe girmek en fazla nezaketsizlik olarak değerlendirilebilecek iken resul vasfıyla tebliğ ettiği şeye karşı çıkmak, kişiyi Allah'ın yolundan çıkaracaktır (Ahzab 33/57).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey iman etmiş kimseler! Yemek için izin verilmeden, vakitli vakitsiz nebinin evlerine girmeyin; davet edilirseniz girin, yemeği yiyince dağılın. Orada bir sohbet ortamı da aramayın. Bu haliniz nebiyi üzüyor ama sizden çekiniyor. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onun eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu sizin gönülleriniz için de, onların gönülleri için de daha nezih olur. Allah'ın elçisini üzmeye ve onun arkasından eşlerini nikahlamaya asla hakkınız yoktur. Böyle yapmanız Allah katında ağır bir kusur olur.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Siz yemeğe çağırılmadıkça peygamberin evlerine girmeyin ve (yemeğin) pişmesini gözetlemeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, söze dalmayın. Bu hal onu üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı (beyan etmekten) haya etmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbiniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah’ın Rasülü’ne eziyet etmeniz ve ondan sonra da onun eşlerini nikahlamanız ebedi olarak caiz değildir. Bu Allah katında büyük bir günahtır.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, yemeğe çağrılmadan Peygamber'in evlerine vakitli vakitsiz girmeyin. Davet edildiğiniz zaman gidin ve yemek yiyince dağılın, söze dalmayın. Bu hal onu incitiyor, size söylemekten de çekiniyor. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbiniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah'ın Rasülü'ne eziyet etmeniz ve ondan sonra da onun eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Bu Allah katında büyük bir günahtır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur. Allah'ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikahlanmanız, size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Allah's system of faith and worship: Do not enter the Prophet's houses unless you are permitted to do so for a meal, in which case you do not sit waiting for the food until it be ready. But if you are invited then you enter not too early but at the time expected and when you have dined then be excused and do realize that dispersion then is a necessary circumstance to be fulfilled. And do not linger to engage in a sociable discourse, for such behaviour has always caused inconvenience to the Prophet who is ashamed to ask you to leave, but Allah is not ashamed of declaring the truth. And if you wish to ask them for anything you want you must ask them from behind a screen. This has more influence on your hearts and their hearts to possess virtue in life and conduct. By no means should you cause annoyance or inconvenience to the Messenger of Allah nor is it appropriate ever to marry his widows following his death. This is an enormity in Allah's sight and a deviation from moral righteousness.

Abdul Haleem

Believers, do not enter the Prophet’s apartments for a meal unless you are given permission to do so; do not linger until [a meal] is ready. When you are invited, go in; then, when you have taken your meal, leave. Do not stay on and talk, for that would offend the Prophet, though he would shrink from asking you to leave. God does not shrink from the truth. When you ask his wives for something, do so from behind a screen: this is purer both for your hearts and for theirs. It is not right for you to offend God’s Messenger, just as you should never marry his wives after him: that would be grievous in God’s eyes.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Enter not the Prophet's houses,- until leave is given you,- for a meal, (and then) not (so early as) to wait for its preparation: but when ye are invited, enter; and when ye have taken your meal, disperse, without seeking familiar talk. Such (behaviour) annoys the Prophet: he is ashamed to dismiss you, but Allah is not ashamed (to tell you) the truth. And when ye ask (his ladies) for anything ye want, ask them from before a screen: that makes for greater purity for your hearts and for theirs. Nor is it right for you that ye should annoy Allah's Messenger, or that ye should marry his widows after him at any time. Truly such a thing is in Allah's sight an enormity.

Abul A'la Maududi

Believers, enter not the houses of the Prophet without his permission, dipnot 1 nor wait for a meal to be prepared; instead enter when you are invited to eat, dipnot 2 and when you have had the meal, disperse. Do not linger in idle talk. dipnot 3 That is hurtful to the Prophet but he does not express it out of shyness; but Allah is not ashamed of speaking out the Truth. And if you were to ask the wives of the Prophet for something, ask from behind a curtain. That is more apt for the cleanness of your hearts and theirs. dipnot 4 It is not lawful for you to cause hurt to Allah's Messenger, dipnot 5 nor to ever marry his wives after him. dipnot 6 Surely that would be an enormous sin in Allah's sight.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is an introduction to the general command that was given in (Surah An-Nur, Ayat 27) about a year later. In the ancient times the Arabs would enter one another’s house unceremoniously. If a person had to see another person he did not think it was necessary to call at the door or take permission for entry, but would enter the house and ask the womenfolk and children whether the master was at home or not, This custom of ignorance was the cause of many evils and would often give rise to some serious evils. Therefore, in the beginning a rule was made in respect of the houses of the Prophet (peace be upon him) that no person, whether a close friend or a distant relative, could enter there without permission. Then in Surah An-Nur a general command was given to enforce this rule for the houses of all the Muslims.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is the second command in this connection. An uncivilized practice prevalent among the Arabs was that the visitors would call on a friend or acquaintance right at the time of the meals, or would come and prolong their stay till the meals time approached. This would often cause the master of the house great embarrassment. He could neither be so discourteous as to tell the visitors to leave because it was his meals time, nor could feed so many unexpected guests together. For it is not always possible for a person to arrange meals immediately for as many visitors as happened to call on him at a time. Allah disapproved of this practice and commanded that the visitors should go for meals to a house only when invited. This command did not in particular apply to the Prophet’s (peace be upon him) house only but the rules were in the beginning enforced in that model household so that they become general rules of etiquette in the houses of the other Muslims as well.
  3. metne dön, dipnot 3
    This was to reform yet another foolish practice. The guests at a feast, after they had finished eating, would sit down to endless gossip and discussions much to the inconvenience of the people of the house. They would often embarrass the Prophet (peace be upon him) also by this practice, but he would forbear and forget. At last on the day of the marriage feast of Zainab the embarrassment thus caused crossed all limits. According to the Prophet’s (peace be upon him) special attendant, Anas bin Malik, the feast was held at night. Most of the people left after taking food but a couple or two of them got engaged in gossip. Disconcerted the Prophet (peace be upon him) rose and went round to his wives. When he returned he found the gentlemen still sitting. He turned back and sat in Aishah’s apartment. When a good deal of the night had passed he came to know that the gentlemen had left. Then he returned and went to the apartment of Zainab. After this it became inevitable that Allah Himself should warn the people of these evil practices. According to Anas these verses were revealed on this occasion. (Muslim, Nasai, Ibn Jarir).
  4. metne dön, dipnot 4
    This is the verse which is called "the verse of the veil". Bukhari has related on the authority of Anas that before the coming down of this verse, Umar had made a suggestion several times to the Prophet (peace be upon him) to the effect: O Messenger of Allah, all sorts of the people, good and bad, come to visit you. Would that you commanded your wives to observe hijab. According to another tradition, once Umar said to the holy wives, “If what I say concerning you is accepted, my eyes should never see you.” But since the Prophet (peace be upon him) was not independent in making law, he awaited divine revelation. At last, this command came down that except for the mahram males as being stated in ( Ayat 55) below no other man should enter the Prophet’s (peace be upon him) houses, and whoever had to ask some thing from the ladies, should ask for it from behind a curtain. After this command curtains were hung at the doors of the apartments of the wives, and since the Prophet’s (peace be upon him) house was a model for the Muslims to follow, they too hung curtains at their doors. The last sentence of the verse itself points out that whoever desire that the hearts of the men and women should remain pure, should adopt this way.
  5. metne dön, dipnot 5
    Now whosoever has been blessed with understanding by Allah can himself see that the Book which forbids the men and women to talk to each other face to face and commands them to speak from behind a curtain because "That is purer for your hearts and for their hearts," could not possibly permit that the men and women should freely meet in mixed gatherings, educational and democratic institutions and offices, because it did not affect the purity of the hearts in any way. For him who does not want to follow the Quran, the best way would be that he should disregard its commands and should frankly say that he has no desire to follow it. But this would be the height of meanness that he should violate the clear commandments of the Quran and then stubbornly say that he is following the spirit of Islam which he has extracted. After all, what is that spirit of Islam which these people extract from sources outside the Quran and the sunnah?
  6. metne dön, dipnot 6
    The allusion is to the false allegations that were being made in those days against the Prophet (peace be upon him), and some weak-minded Muslims also were joining the disbelievers and the hypocrites in doing this.

Aisha Bewley

You who have iman! do not go into the Prophet’s rooms except when you are invited to come and eat. Do not wait there while the food is being cooked. However, when you are called, go in, and when you have eaten, disperse, not remaining there to chat with one another. Doing that causes annoyance to the Prophet though he is too reticent to tell you so. But Allah is not reticent with the truth. When you ask his wives for something, ask them from behind a screen. That is purer for your hearts and their hearts. It is not right for you to cause annoyance to the Messenger of Allah or ever to marry his wives after him. To do that would be a dreadful thing in Allah’s sight.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Enter not the Prophet’s houses, unless permission is given to you for a meal, (and then) not (so early as) to wait for its preparation. But when you are invited, enter, and when you have taken your meal, disperse without sitting for a talk. Verily, such (behaviour) annoys the Prophet, and he is shy of (asking) you (to go); but Allâh is not shy of (telling you) the truth. And when you ask (his wives) for anything you want, ask them from behind a screen: that is purer for your hearts and for their hearts. And it is not (right) for you that you should annoy Allâh’s Messenger, nor that you should ever marry his wives after him (his death). Verily, with Allâh that shall be an enormity.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not enter the Prophet’s houses unless permission is granted you for a meal, without waiting for it to be readied. But enter when you are invited, and disperse when you have taken your meal, without settling down to chat. Indeed such conduct torments the Prophet, and he is ashamed of [asking] you [to leave]; but Allah is not ashamed of [expressing] the truth. And when you ask anything of [his] womenfolk, ask it from them from behind a curtain. That is more chaste for your hearts and their hearts. You may not torment the Apostle of Allah, nor may you ever marry his wives after him. Indeed that would be a grave [matter] with Allah.

Amatul Rahman Omar

Believers! do not enter the houses of the Prophet unless permission (to enter) has been given you for a meal (with him). Moreover do not wait (there) for the meal time. Rather you should come when you are invited, and disperse when you have had your meal, (nor should you stay over) seeking to listen to (idle) conversation. Surely, this behaviour of yours causes inconvenience to the Prophet, and he (being considerate of your feelings) forbears from (saying anything to) you. But Allâh forbears not from (saying) what is true. And when you ask the women for any commodity, ask them from behind a curtain. Such (a conduct) will better ensure the purity of your minds as well as theirs. And it is never proper for you to cause inconvenience to the Messenger of Allâh, nor (is it proper for you) that you should ever marry his wives after him. Indeed (if you do so) it would be a grievous thing in the sight of Allâh.

Arthur John Arberry

O believers, enter not the houses of the Prophet, except leave is given you for a meal, without watching for its hour. But when you are invited, then enter; and when you have had the meal, disperse, neither lingering for idle talk; that is hurtful to the Prophet, and he is ashamed before you; but God is not ashamed before the truth. And when you ask his wives for any object, ask them from behind a curtain; that is cleaner for your hearts and theirs. It is not for you to hurt God's Messenger, neither to marry his wives after him, ever; surely that would be, in God's sight, a monstrous thing.

Bijan Moeinian

The believers hereby are forbidden to enter the houses of the Prophet without permission and are not supposed to delay their stay hoping to be fed. Enter, if you are invited. Eat, if you are offered and leave immediately. Do not bother the Prophet with lengthy discussions; he is shy asking you to leave but God is not shy in bringing to your attention [theses etiquettes.] If you have to talk to the wives of the Prophet, do not talk face to face; talk from behind a curtain. This is better for the purity of your hearts as well as theirs. You should not do/say anything to hurt the Prophet of God. You should also not [as a sign of respect] marry any of the wives of the Prophet after him [as you are not supposed to marry your fathers’ wives after his death out of respect]; this is a great sin in the sight of God.

E. Henry Palmer

O ye who believe! do not enter the houses of the prophet, unless leave be given you, for a meal,- not watching till it is cooked! But when ye are invited, then enter; and when ye have fed, disperse, not engaging in familiar discourse. Verily, that would annoy the prophet and he would be ashamed for your sake, but God is not ashamed of the truth. And when ye ask them for an article, ask them from behind a curtain; that is purer for your hearts and for theirs. It is not right for you to annoy the prophet of God, nor to wed his wives after him ever; verily, that is with God a serious thing.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not enter the prophet's homes except if you are invited to a meal, without you forcing such an invitation. But if you are invited, you may enter. When you finish eating, you shall leave, without staying to wait for a hadith. This used to annoy the prophet, and he was shy to tell you. But God does not shy away from the truth. If you ask his wives for something, ask them from behind a barrier. This is purer for your hearts and their hearts. It is not for you to harm God's messenger, nor you should marry his wives after him. This is a gross offence with God.

George Sale

O true believers, enter not the houses of the prophet, unless it be permitted you to eat meat with him, without waiting his convenient time: But when ye are invited, then enter. And when ye shall have eaten, disperse yourselves; and stay not to enter into familiar discourse: For this incommodeth the prophet. He is ashamed to bid you depart; but God is not ashamed of the truth. And when ye ask of the prophet's wives what ye may have occasion for, ask it of them from behind a curtain. This will be more pure for your hearts and their hearts. Neither is it fit for you to give any uneasiness to the apostle of God, or to marry his wives after him for ever: For this would be a grievous thing in the sight of God.

Hamid S. Aziz

It is not lawful to you to marry more women afterwards, nor that you should change them for other wives, though their beauty be pleasing to you, except what your right hand possesses and Allah is Watchful over all things.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not enter the homes of the Prophet except (when you are permitted in for food, without waiting for its dueness. (i.e., its hour, its time) But when you are invited, then enter. So, when you have had food, then disperse yourselves, neither (announcing yourselves) into familiar discourse. Surely that (Literally: those) hurts the Prophet, so he (feels) shy before you; and Allah does not shy from the truth. And when you ask (his wives) for any article, then ask them from behind a curtain; that is purer for your hearts and their hearts. And in no way should you hurt the Messenger of Allah, nor marry his spouses even after him at all. Surely that would, in the Reckoning of Allah, be a monstrous (thing).

Marmaduke Pickthall

O Ye who believe! Enter not the dwellings of the Prophet for a meal without waiting for the proper time, unless permission be granted you. But if ye are invited, enter, and, when your meal is ended, then disperse. Linger not for conversation. Lo! that would cause annoyance to the Prophet, and he would be shy of (asking) you (to go); but Allah is not shy of the truth. And when ye ask of them (the wives of the Prophet) anything, ask it of them from behind a curtain. That is purer for your hearts and for their hearts. And it is not for you to cause annoyance to the messenger of Allah, nor that ye should ever marry his wives after him. Lo! that in Allah's sight would be an enormity.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, do not enter the houses of the Prophet for a meal without awaiting the proper time, unless asked, and enter when you are invited, and depart when you have eaten, and do not stay on talking. This puts the Prophet to inconvenience, and he feels embarrassed before you; but God is not embarrassed in (saying) the truth. And when you ask his wife for some thing of utility, ask for it from behind the screen. This is for the purity of your hearts and theirs. It does not behove you to annoy the prophet of God, or to ever marry his wives after him. This would indeed be serious in the sight of God.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not enter the Prophet’s dwellings unless you are given leave; [and when invited] to a meal, do not come [so early as] to wait for it to be readied: but whenever you are invited, enter [at the proper time]; and when you have partaken of the meal, disperse without lingering for the sake of mere talk: that, behold, might give offence to the Prophet, and yet he might feel shy of [asking] you [to leave]: but God is not shy of [teaching you] what is right. And [as for the Prophet’s wives,] whenever you ask them for anything that you need, ask them from behind a screen: this will but deepen the purity of your hearts and theirs. Moreover, it does not behove you to give offence to God’s Apostle - just as it would not behove you ever to marry his widows after he has passed away: that, verily, would be an enormity in the sight of God.

Mustafa Khattab

O believers! Do not enter the homes of the Prophet without permission ˹and if invited˺ for a meal, do not ˹come too early and˺ linger until the meal is ready. But if you are invited, then enter ˹on time˺. Once you have eaten, then go on your way, and do not stay for casual talk. Such behaviour is truly annoying to the Prophet, yet he is too shy to ask you to leave. But Allah is never shy of the truth. And when you ˹believers˺ ask his wives for something, ask them from behind a barrier. This is purer for your hearts and theirs. And it is not right for you to annoy the Messenger of Allah, nor ever marry his wives after him. This would certainly be a major offence in the sight of Allah.

Progressive Muslims

O you who believe, do not enter the prophet's homes except if you are invited to a meal, without you forcing such an invitation. But if you are invited, you may enter. And when you finish eating, you shall leave, without staying to wait for news. This used to annoy the prophet, and he was shy to tell you. But God does not shy away from the truth. And if you ask his wives for something, ask them from behind a barrier. This is purer for your hearts and their hearts. And it is not for you to harm God's messenger, nor that you should marry his wives after him. This is indeed a gross offence with God.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not enter the prophet's homes unless you are given permission to eat, nor shall you force such an invitation in any manner. If you are invited, you may enter. When you finish eating, you shall leave; do not engage him in lengthy conversations. This used to hurt the prophet, and he was too shy to tell you. But GOD does not shy away from the truth. If you have to ask his wives for something, ask them from behind a barrier. This is purer for your hearts and their hearts. You are not to hurt the messenger of GOD. You shall not marry his wives after him, for this would be a gross offense in the sight of GOD.,

Sahih International

O you who have believed, do not enter the houses of the Prophet except when you are permitted for a meal, without awaiting its readiness. But when you are invited, then enter; and when you have eaten, disperse without seeking to remain for conversation. Indeed, that [behavior] was troubling the Prophet, and he is shy of [dismissing] you. But Allah is not shy of the truth. And when you ask [his wives] for something, ask them from behind a partition. That is purer for your hearts and their hearts. And it is not [conceivable or lawful] for you to harm the Messenger of Allah or to marry his wives after him, ever. Indeed, that would be in the sight of Allah an enormity.

Sam Gerrans

O you who heed warning: enter not the houses of the Prophet, save that leave be given to you for a meal, without watching for its hour. But when you are called, then enter; and when you have eaten, then disperse. And seek not to remain for conversation; that hinders the Prophet, and he is shy of you; but God is not shy of the truth. And when you ask of his wives an item: ask it of them from behind a partition; that is purer for your hearts and their hearts. And it is not for you to hinder the messenger of God, or to marry his wives after him ever; that were, in the sight of God, monstrous.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not enter the Prophet's homes unless you are given permission. When invited to dine, arrive not too early waiting for preparation of the meal. When you are invited, come at the appointed time, and when you have finished eating, disperse. Linger not in the quest of HADITH (vain talk). Behold, this might hurt the Prophet, and he would be shy to say so. But Allah is not shy of telling you what is Right. And if you ask something you need from the ladies (the household of the Prophet), ask them from behind the curtain. This is good for your hearts and for their hearts. (Respect of privacy is an essential component of mutual respect). It is not for you to hurt the Messenger, nor that you should ever marry his wives after him. Verily, this would be a great offense in the Sight of Allah. (They are their mothers 33:6).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not enter the Prophet’s houses— Unless permission is given to you— (If you go) for a meal, do not be (so early as) to wait for its preparation: But when you are invited, enter (his house); And when you have taken your meal, go away, without trying to get into idle talk. Verily, such (behavior) does not please the Prophet: And he is (too) shy to ask you to leave, but Allah is not shy (to tell you) the truth. And when you ask (his ladies) for anything you may want, ask them with a screen between (them and you): That allows greater purity in your hearts and theirs. And it is not right for you that you may displease Allah’s Messenger (Muhammad), nor that you may marry his widows after him (after his death at any time). Truly, in Allah’s sight, such a thing is an enormous and evil act.

Taqi Usmani

O you who believe, do not enter the houses of the Prophet, unless you are permitted for a meal, not (so early as) to wait for its preparation. But when you are invited, go inside. Then, once you have had the meal, just disperse, and (do) not (sit for long) being keen for a chat. This (conduct of yours) hurts the Prophet, but he feels shy of (telling) you (about it), but Allah is not shy of the truth. And when you ask any thing from them (the blessed wives of the Prophet), ask them from behind a curtain. That is better for the purity of your hearts and their hearts. It is not allowed for you that you hurt Allah’s Messenger, nor that you ever marry his wives after him. Indeed, it would be an enormity in the sight of Allah.

The Monotheist Group

O you who believe, do not enter the homes of the prophet unless you are invited to a meal, without you forcing such an invitation. But if you are invited, you may enter. And when you finish eating, you shall leave, without staying to wait for a narrative. This used to bother the prophet, and he was shy to tell you. But God does not shy away from the truth. And if you ask his wives for something, ask them from behind a barrier. This is purer for your hearts and their hearts. And it is not for you to harm the messenger of God, nor that you should marry his wives after him. This is indeed a gross offence with God.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩