Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 32. ayet

Ahzâb suresi, 32. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ لَسْتُنَّ كَأَحَدٍ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِٱلْقَوْلِ فَيَطْمَعَ ٱلَّذِى فِى قَلْبِهِۦ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

yâ nisâe-nnebiyyi lestünne keeḥadim mine-nnisâi ini-tteḳaytünne felâ taḫḍa`ne bilḳavli feyaṭme`a-lleẕî fî ḳalbihî meraḍuv veḳulne ḳavlem ma`rûfâ.

Diyanet İşleri

Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 29–35 · surenin 32. ayeti / 73

Konu Peygamber hanımlarına hitap Ahzâb 28–34 3

  1. Ahzâb 29

    "Eğer Allah'ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükafat hazırlamıştır."

  2. Ahzâb 30

    Ey Peygamber'in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, onun cezası iki kat verilir. Bu, Allah'a göre kolaydır.

  3. Ahzâb 31

    İçinizden kim Allah'a ve Resulüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.

  4. 32

    Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.

  5. Ahzâb 33

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

  6. Ahzâb 34

    Siz evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.

  7. Ahzâb 35

    Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. “Ey Peygamber hanımları!” Bu onların tümüne bir hitaptır. “Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takvâlı” Allah’tan korkup sakınan “kimselerseniz” ki sizler bu yolla diğer kadınlardan üstünsünüz ve takvanız sayesinde hiçbir kadın size erişemez. O bakımdan bütün yol ve maksatları ile takvânızı kemale erdirin. Bundan dolayı Yüce Allah, onları harama ulaştıran yolları kapamaya irşad ederek şöyle buyurmaktadır:

“sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin.” Yani namahrem erkeklerle konuşurken yahut onların işitecekleri şekilde söz söylerken, sözlerinizi yumuşatmayın, ince ve yumuşak konuşmayın. “sonra kalbinde hastalık bulunan kimse (kötü bir) ümide kapılır.” Yani kalbinde harama arzu duyma hastalığı bulunan kimse, böyle bir umuda kapılmaya hazırdır. O, kendisini harekete geçirecek asgari bir etkeni gözetler. Çünkü böylesinin kalbi sağlıklı değildir. Çünkü sağlıklı olan kalpte Allah’ın haram kıldığı şeye karşı arzu bulunmaz. Sebepler, sağlamlığı dolayısı ile ve bu tür hastalıktan uzak bulunduğu için o kalbi hemen hemen hiç eğri yollara düşüremez, o yönde harekete geçiremez.

Sağlıklı kalbin katlanabildiği şeylere katlanamayan ve onların sabrettikleri şeylere sabredemeyen hastalıklı kalpler ise böyle değildir. Hastalıklı bir kalp, kendisini harama çağıran ve bu türden var olan asgari bir sebebin dahi çağrısını kabul eder ve ona karşı en ufak bir direnç göstermez. İşte bu da araçların, amaçların hükmünü aldıklarına delildir. Aslı itibari ile yumuşak bir edâ ile konuşmak mubahtır. Fakat o, harama götüren bir yol olunca yasaklanır. Bundan dolayı da kadının erkeklerle konuşması halinde onlara karşı sözlerini yumuşatmaması gerekir.

Yumuşak söz söylemeleri yasaklandığından dolayı onların, kaba ve sert söz söylemekle emrolunduklarını zannedecek kimseler olabileceğinden dolayı böyle bir yanlış kanaati ortadan kaldırmak üzere de Yüce Allah: “Siz hep meşru ve münasip söz söyleyin” buyurmaktadır. Yani sözleriniz yumuşak ve edâlı olmadığı gibi kaba ve sert de olmasın, demektir.

Burada Yüce Allah’ın: “sözü yumuşak bir edayla/tonla söylemeyin” buyurarak “yumuşak söz söylemeyin” buyurmadığına dikkat edelim. Çünkü burada yasaklanan şey, kadının erkeğe karşı yumuşaklık, itaat ve eziklik hissettirecek türden bir yumuşak konuşmadır. Bu şekilde bir kadına karşı ümit duyulur. Oysa yumuşaklık, itaat ve ezikliğin söz konusu olmadığı yumuşak söz söyleyen kadının durumu böyle değildir. Hatta bu şekilde konuşan, bir bakıma hasmına karşı üstün ve ona baskın durumunda dahi olabilir. Bu şekilde konuşan kimseye karşı hasmının herhangi bir ümit beslemesi de söz konusu olmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, Rasûlünü böyle bir yumuşaklık gösterdiği için överek şöyle buyurmuştur: “Allah’tan bir rahmet sayesinde sen onlara yumuşak davrandın.” (Âli İmran, 3/159) Yine Mûsâ ile Hârûn’a -ikisine de selâm olsun- da şöyle buyurmuştur: “İkiniz Firavun’a gidin. Çünkü o haddini aşmıştır. Ona yumuşak söyleyin, belki öğüt alır yahut korkar.” (Tâ-Hâ, 20/43-44)

“Sonra kalbinde hastalık bulunan kimse (kötü bir) ümide kapılır” buyruğu, Allah’ın mahrem yerin korunmasına dair emri, mahrem yerini koruyanları övmesi ve zinaya yaklaşmayı da yasaklaması ile birlikte değerlendirildiğinde şu anlaşılır: Kişi kendisinde böyle bir hâl görür, hoşuna gidecek kimsenin sözlerini işittiği yahut bu tür bir hal gördüğü vakit haram fiili işlemeye karşı içinde bir meyil sezerse, ümit ve arzularının harama yönelik olduklarını anlarsa bunun bir hastalık olduğunu bilmelidir. O nedenle de böyle bir hastalığı yenmeye, aşağılık duyguların kökünü kazımaya olanca gayretini göstermeli, bu tehlikeli hastalıktan kurtulmak için nefsine karşı cihad etmeli, Yüce Allah’tan kendisini korumasını ve bu konuda kendisine tevfikini ihsan etmesini dilemelidir. Bunun da “mahrem yerini haramdan koruma” emrinin bir parçası olduğunu bilmelidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Nebi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımları! Sizler, fazilette ve şerefte diğer kadınlar gibi değilsiniz. Aksine sizler, eğer Allah'ın emirlerini yerine getirir, yasaklarından da sakınırsanız; fazilet ve şeref bakımından diğer hiçbir kadının ulaşamayacağı bir dereceye sahip olursunuz. Bundan dolayı yabancı olan erkeklerle konuşurken sözleriniz yumuşak ve sesiniz ince olmasın. Yoksa bundan dolayı kalbinde nifak ve haram arzular bulunan kimse size karşı kötü hisler besler. O halde sizler, şüphe uyandıracak ciddiyetsiz sözden uzak durup, gerektiği kadar konuşun.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰنِسَآءَ ya nisa'e kadınları kök: نسو
  2. ٱلنَّبِىِّ n-nebiyyi nebi kök: نبا
  3. لَسْتُنَّ lestunne siz değilsiniz kök: ليس
  4. كَأَحَدٍۢ keehadin herhangi biri gibi kök: احد
  5. مِّنَ mine -dan
  6. ٱلنِّسَآءِ ۚ n-nisa'i kadınlar- kök: نسو
  7. إِنِ ini eğer
  8. ٱتَّقَيْتُنَّ ttekaytunne (Allah'tan) sakınıyorsanız kök: وقي
  9. فَلَا fela
  10. تَخْضَعْنَ tehdea'ne yumuşak bir eda yapmayın kök: خضع
  11. بِٱلْقَوْلِ bil-kavli sözlerinizde kök: قول
  12. فَيَطْمَعَ feyetmea böylece tamah etmesin kök: طمع
  13. ٱلَّذِى llezi bulunan
  14. فِى fi
  15. قَلْبِهِۦ kalbihi kalbinde kök: قلب
  16. مَرَضٌۭ meradun hastalık kök: مرض
  17. وَقُلْنَ vekulne ve söyleyin kök: قول
  18. قَوْلًۭا kavlen bir söz kök: قول
  19. مَّعْرُوفًۭا mea'rufen güzel kök: عرف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خضع (2 geçiş)

    Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey Peygamber'in kadınları (hanımları)! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. dipnot 1 (Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı)ysanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir üslup ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Muhammed'in hanımları toplumun yani müslüman kadınların örnekleridirler; dikkatli davranmak zorundadırlar. Dahası Ahzâb 33:6'da belirtildiği gibi, onlar ümmetin anneleri konumunda kabul edildikleri için, apayrı bir saygınlığı temsil etmektedirler. Öyle ki Hz. Muhammed'den sonra onlarla evlenmek ebediyen yasaklanmıştır.

Mustafa İslamoğlu

Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir hanım gibi değilsiniz; tabi ki eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız. Şu halde işveli bir edayla konuşmayın, sonra kalplerinde hastalık bulunanlar yersiz bir arzuya kapılırlar; ama güzel ve düzgün konuşun!

Muhammed Esed

Ey Peygamber eşleri! Siz (öteki) kadınlar gibi değilsiniz, eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine (hakkıyla) sahip olursanız. O halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar (size karşı) bir arzuya kapılmasın, daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.

Ahmed Hulusi

Ey Nebi'nin Hanımları. . . Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz! Eğer korunmak istiyorsanız (muhatabınız olan erkeğe) edalı - işveli konuşmayın! Bu yüzden, düşüncesiz - hastalıklı olan kimse sizden umutlanır! Uygun ve yanlış anlaşılmayacak tarzda konuşun!

Ali Bulaç

Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.

Ali Özek ve heyeti

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. (kalbinde hastalık bulunan kimselere ümit vermeyen) Güzel söz söyleyin.

Ali Rıza Safa

Ey peygamber kadınları! Sizler, herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Sorumluluk bilinci taşıyorsanız, cilveli konuşmayın ki, yüreğinde sayrılık olan kimse, bir isteğe kapılmasın; yerinde ve yakışacak söz söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer kötülükten korunursanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayınız; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Örfe uygun söz söyleyiniz.

Edip Yüksel

Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Muhammed Peygamber dünyanın tanık olduğu en büyük politik ve askeri liderlerden birisiydi. Tanrı'nın yardımıyla yirmi üç yıl içinde yaptığı devrimleri ve o devrimlerin dünya tarihindeki yankılarını değerlendiren ünlü bir Batılı tarihçi onu "Tarihin En Büyük 100 Kişisi" adlı kitabında birinci sıraya oturtmuştu. Muhammed peygamber, büyük bir düşmanlık ve propagandayla karşı karşıyaydı. Eşleri yoluyla onu mahcup etmek, eşlerine iftira ederek onu yıpratmak isteyen birçok düşmanı vardı. Nitekim bu surenin 32'inci ayeti Muhammed peygamberin hanımlarını diğer müslüman kadınlardan ayırarak, liderlik kurumunu saldırılardan ve komplolardan korumak amacını güder.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer Allah'tan korkuyorsanız, konuşurken kırıtmayın ki, kalbinde bir hastalık bulunan, kötü bir ümide kapılmasın. Güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Peygamberin kadınları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz, eğer korunur takvalı olursanız, onun için söylerken kırıtmayın da kalbinde bir maraz bulunan tamaa düşmesin, güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin.

Erhan Aktaş

Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 1 olanını söyleyin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, doğru, yararlı, güzel olan. Toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen. Vahye uygun olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı dipnot 1 bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 2 olanını söyleyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yumuşak sesle.
  2. metne dön, dipnot 2
    İyi, doğru, yararlı, güzel olan. Toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen. Vahye uygun olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz sıradan bir kadın değilsiniz. Eğer takvalıysanız, dipnot 1 yabancı erkeklerle edalı dipnot 2 bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 3 olanını söyleyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yumuşak sesle.
  3. metne dön, dipnot 3
    Doğru, iyi ve yararlı kabul edilen toplumsal değer yargılarına ve vahye uygun olan.

Gültekin Onan

Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.

Hasan Basri Çantay

Ey peygamber kadınları, siz (diğer) kadınlardan (her hangi) biri gibi değilsiniz. Eğer (Allahdan) korkuyorsanız (size yabancı olan erkeklere) yumuşak söylemeyin. Sonra kalbinde bir maraz bulunanlar tamaa düşer (ler). Sözü ma'ruf vech ile (ve ağır başlı) söyleyin.

İbni Kesir

Ey peygamber kadınları; sizler, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer sakınıyorsanız; edalı olmayın yoksa kalbinde bir hastalık bulunanlar kötü şeyler umarlar. Ve hep ma'ruf söz söyleyin.

Mehmet Alagaş

(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takvalı kimseler iseniz, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Siz hep uygun söz söyleyin.

Süleyman Ateş

Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten) korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel, (kuşkudan uzak bir biçimde) söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınıyorsanız tatlı bir eda ile konuşmayın! Yoksa kalbinde hastalık olan biri umuda kapılır. Siz, marufa uygun sözler dipnot 1 söyleyin.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ma'rufa uygun söz, doğruluğu herkesçe bilinen söz demektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız cilveli konuşmayın, kalbi bozuk olan kimse umuda kapılır. Sözü, ciddiyeti bozmadan söyleyin.

Şaban Britch

Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah’tan korkuyorsanız , edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Güzel/uygun şekilde konuşun.

Şaban Piriş

-Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah'tan korkuyorsanız, edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Uygun şekilde konuşun.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you the wives of the Prophet: You must realize that you are not like any of the other women in privileges, dignity, state and all other aspects. If indeed you do entertain the profound reverence dutiful to Allah then you must not be disposed in your discourse, to accommodate yourselves to the rest nor care to please so that you guard yourselves from being supposed by the one whose heart reflects the morbidity inherent in his innermost being. Show discernment in the guidance of your discourse* and let it reflect equity and justice.

Abdul Haleem

Wives of the Prophet, you are not like any other woman. If you are truly mindful of God, do not speak too softly in case the sick at heart should lust after you, but speak in an appropriate manner;

Abdullah Yusuf Ali

O Consorts of the Prophet! Ye are not like any of the (other) women: if ye do fear (Allah), be not too complacent of speech, lest one in whose heart is a disease should be moved with desire: but speak ye a speech (that is) just.

Abul A'la Maududi

Wives of the Prophet, you are not like other women. dipnot 1 If you fear Allah, do not be too complaisant in your speech lest those with diseased hearts should covet you; but speak in a straight forward manner. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The verses from here to the end of the paragraph are those with which the commandments of hijab were introduced in Islam. In these verses, though, only the wives of the Prophet (peace be upon him) have been addressed, the intention is to enforce reforms in all the Muslim houses. The object of addressing the Prophet’s (peace be upon him) wives in particular is that when a pure way of life will start from his house, it will be followed by the women of all other Muslim houses as well, because this house was looked upon by the Muslims as a model to follow. Some people, when they see that these verses have been addressed only to the wives of the Prophet (peace be upon him), assert that these commandments were only meant for them. But when one reads what follows in these verses, he feels that there is nothing which might have been meant particularly for the wives and not for the other Muslim women. Could Allah have intended only this that the wives alone should be free from un-cleanliness and they alone should obey Allah and His Prophet (peace be upon him) and they alone should offer the Salat and pay the Zakat? If this could not be the intention, then how could the command for them to stay in their houses and avoid displaying the fineries and abstain from talking to the other men in an alluring voice be meant particularly for them to the exclusion of all other Muslim women? Is there any rational proof on the basis of which some commands in one and the same context and series be regarded as general and some others as particular and special?
  2. metne dön, dipnot 2
    As for the sentence, "You are not like any other women," it also does not mean that the other women should come out in full makeup and should talk to the other men coquettishly and flirt with them, but “as for you, you should not adopt such a conduct.” The style, to the contrary, is such as if a gentleman would tell his child, “You are not like the common children of the street: you should not use abusive language.” From this no sensible person would ever conclude that the speaker regarded only his own child using abusive language as bad; as for others he would not mind if they used abusive language.

Aisha Bewley

Wives of the Prophet! you are not like other women provided you have taqwa. Do not be too soft-spoken in your speech lest someone with sickness in his heart becomes desirous. Speak correct and courteous words.

Al-Hilali & Khan

O wives of the Prophet! You are not like any other women. If you keep your duty (to Allâh), then be not soft in speech, lest he in whose heart is a disease (of hypocrisy, or evil desire for adultery) should be moved with desire, but speak in an honourable manner.

Ali Quli Qarai

O wives of the Prophet! You are not like any other women: if you are wary [of Allah], then do not be complaisant in your speech, lest he in whose heart is a sickness should aspire, and speak honourable words.

Amatul Rahman Omar

O wives of the Prophet! you are like no other women, if you would guard against evil, so be not soft in speech lest he who carries a disease in his heart should feel tempted, and you should speak decent words in a dignified tone.

Arthur John Arberry

Wives of the Prophet, you are not as other women. If you are godfearing, be not abject in your speech, so that he in whose heart is sickness may be lustful; but speak honourable words.

Bijan Moeinian

Wives of the Prophet, you are not like ordinary women [you are the role model and have a social responsibility]. If you are God fearing, do not speak too softly; this may cause some men, with a disease in their hearts, to entertain the wrong ideas. Instead, speak business like. Stay at home [settle down, stick firmly, live peacefully, sit with dignity and take control of the internal affair of your household]; …..

E. Henry Palmer

O ye women of the prophet! ye are not like any other women; if ye fear God then be not too complaisant in speech, or he in whose heart is sickness will lust after you; but speak a reasonable speech.

Edip-Layth

O wives of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.

George Sale

O wives of the prophet, ye are not as other women: If ye fear God, be not too complaisant in speech, lest he should covet, in whose heart is a disease of incontinence; but speak the speech which is convenient.

Hamid S. Aziz

And whoever of you is obedient to Allah and His Messenger and does good, We will give to her a double reward, and We have prepared for her an honourable sustenance.

Mahmoud Ghali

O wives of the Prophet, you are not as any other women. In case you act piously, then do not be too subdued of speech, so that he in whose heart is sickness may long for (too much expectation of you); and speak beneficent words.

Marmaduke Pickthall

O ye wives of the Prophet! Ye are not like any other women. If ye keep your duty (to Allah), then be not soft of speech, lest he in whose heart is a disease aspire (to you), but utter customary speech.

Mohamed Ahmed - Samira

O wives of the Prophet, you are not like other women. If you are mindful of God, do not be too obliging in your speech, lest some one sick of heart should covet your person; so say only customary things.

Muhammad Asad

O wives of the Prophet! You are not like any of the [other] women, provided that you remain [truly] conscious of God. Hence, be not over-soft in your speech, lest any whose heart is diseased should be moved to desire [you]: but, withal, speak in a kindly way.

Mustafa Khattab

O wives of the Prophet! You are not like any other women: if you are mindful ˹of Allah˺, then do not be overly effeminate in speech ˹with men˺ or those with sickness in their hearts may be tempted, but speak in a moderate tone.

Progressive Muslims

O wives of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honourable manner.

Rashad Khalifa

O wives of the prophet, you are not the same as any other women, if you observe righteousness. (You have a greater responsibility.) Therefore, you shall not speak too softly, lest those with disease in their hearts may get the wrong ideas; you shall speak only righteousness.

Sahih International

O wives of the Prophet, you are not like anyone among women. If you fear Allah, then do not be soft in speech [to men], lest he in whose heart is disease should covet, but speak with appropriate speech.

Sam Gerrans

O wives of the Prophet: you are not like any among women. If you are in prudent fear, then be not soft in speech lest he in whose heart is disease should desire; but speak a fitting word,

Shabbir Ahmed

O Wives of the Prophet! You are not like other women. If you live upright, then, be not over-soft in speech, lest he in whose heart is a disease aspire (to you). But speak in customary kindness.

Syed Vickar Ahamed

O Wives of the Prophet! You are not like any (other) women: If you fear (Allah), do not be soft in (your) speech (about what is said while you teach Islam), in case a person in whose heart is a sickness should be moved with desire: But you speak honorably (in what is to be said).

Taqi Usmani

O wives of the prophet, you are not like any other women, if you observe taqwā (righteousness). So, do not be too soft in your speech, lest someone having disease in his heart should develop fancies (about you); and do speak with appropriate words.

The Monotheist Group

O women of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩